S [updated last  March 23, 2016]

S (abbrev) [yaşama oranı] ® Survival rate.

saboron helmet [?] ® Phalium saburon.

sacculus [sacculus] Balıkların kulak kapsülünde, utrikulus ve lagena arasında yer alan, genelde en büyük iç kulak odacığıdır. Bu odacıkta sagitta adı verilen, genellikle en büyük otolit yer almaktadır. ® Sagitta.

sacrificial anode [tutya] Farklı metallerin suya konulması sonucu bunlardan biri anot gibi davranarak erir. Bu metallerin erimesini azaltmak için bunların yakınına elektrolit potansiyeli uygun başka bir metal örneğin çinko konulur ki buna eriyici anot ta denir.

saddled seabream [melanurya balığı, melanurya, melanur] ® Oblada melanura.

safe biological limit [güvenli biyolojik sınır] İçgöçün (stoğa katılmanın) kademeli olarak önemli ölçüde azaldığı stok biyokitlesi sınırıdır.

sagitta (arrow) [ok] 1- Ok anlamındadır. Kıllıçenelilerden olup yüzey-suda (pelajik kesimde) ve açıkta yaşayan, hızlı yüzebilen çok küçük boylu etçil (yırtıcı) hayvan. Örnek; Sagitta setosa.

sagitta [sagitta] 2- Balıkların kulak kapsüllerinde yer alan 3 çift (toplam altı) otolitten biridir. Sazangiller (Cyprinidae) ve Yayınbalığıgiller (Siluridae) hariç en büyük otolittir. Sagitta sacculus içinde bulunur. Yaş tayinleri ve eski kalıntılar ile mide muhtevasında balık türü tayininde kullanılmaktadır.

sailfin dragonet [küçüküzgün balığı, üzgün balığı] ® Callionymus pusillus.  

sailor (crew, seaman) [denizci (tayfa, gemi adamı)] Gemide sefere katılan işçi. ® Seaman.

sailor's hammock [branda] Denizcilikte, güvertede olup açıkta duran cihaz ve malzemenin örtülmesinde kullanılan su geçirmez bir cins kumaş.

Saint Peter's fish (John Dory) [dülger balığı, güneş balığı, dikenlipeygamber balığı, dikenlidülger, peygamber balığı] ® Zeus faber.

sakates, rays [Özkedibalığıgiller] ® Tırpanagiller. ® Rajidae.

Salaria basilisca (zebra blenny) [horozbina] Tabansal (demersal) olup 2-15 metrelerde rastlanır. Boyu TL=18 cm olabilir. Deniz çayırları arasında bulunur. Birkaç dişinin yumurtasını erkek bekler. Yumurtaları yapışkan ve tabansaldır.

Salaria pavo (peacock blenny) [ibiklihorozbina balığı] Tabansaldır (demersaldır). Acı ve tatlı-suya girer. Boyu TL=13 cm olabilir. Balıkçılığı kişisel tüketim düzeyindedir. Sığ suda kayalıklar ve deniz çayırları arasında bulunur. Yumurtaları yapışkan ve tabansaldır.

salema [sarpa, sarpan, çitari, sarpan balığı, salpa] ® Sarpa salpa.

saline lakes in Turkey [Türkiye acı-su gölleri] Türkiye’de dışarıya akıntısı olmayan yani kapalı havza (endorreic göl) olup bu nedenle de acı-su ihtiva eden çok ünlü iki göl bulunmaktadır. Bunlardan biri Van Gölü diğeri ise Burdur Gölü’dür. ® Lake Van  (Van Gölü). ® Burdur Lake (Burdur Gölü).

salinity [tuzluluk (salinite)] çözünmüş tuzların ölçüsü olup deniz suyunun 1 kg’ındaki katı maddelerin gram cinsinden ağırlığıdır. Sulardaki tuzluluk dağılımı kaynağa göre değişmekle birlikte yaklaşık şöyledir:

Tatlısu <1,0 ppt

İçsular 0,5-2,0 ppt., ve daha az.

Hafif tuzlu 1,0-3.0 ppt.

Orta derecede tuzlu 3,0-10,0 ppt.

Acısu 0,5–2,0 ve 17,0 -21 ppt.

Çok tuzlu 10,0-35,0 ppt.

Deniz suyu 35,0 ppt

Salamura >35,0 ppt. (doymuş çözelti)

Karasal tuz göllerindeki miktarlar ise çok daha yüksektir.

salinity in the sea [denizlerde tuzluluk] Dünya denizlerinde genelleme olarak ortalama tuzluluk %o35 okyanusların açık kesimlerinde %o32-38 arasında, Akdenizde %o39, Kızıldenizde %o41’dir.

salinometer [tuzluluk ölçer (salinometre)] Elektrik iletkenliğini kullanarak suların tuzluluğunu ölçmede kullanılan alet. 

Salmo labrax (Black Sea salmon) [denizalası balığı, alabalık, deniz alası] Karadeniz alabalığı, Salmo trutta labrax bilimsel adıyla da tanınmaktadır. Doğu Karadeniz’de yukarı-göçer (anadrom) balık olup Çıldır gölünde de bulunur. Boyu TL=110 cm olabilir. Deniz, acı-su ve tatlı-suda yaşar. Nisan-Mayıs aylarında ırmak ve derelere girer.

Salmo salar (Atlantic salmon) [som balığı] Karadeniz’de yetiştiriciliğinin denendiği ancak başarısız olan ve o yıllardan sonra dilimize somon adıyla da giren Atlas Okyanusu’nda yaşayan Alabalıkgil bir türdür. Boyu TL=150 cm ve ağırlığı 47 kg kadar olabilir. Bilinen en yaşlı birey 13 yıllıktır. Taban-yüzücü (bentopelajik) ve yukarı-göçerdir (anadromdur). Deniz, acı-su ve tatlı-suya girer. Ticari balıkçılığı ve yetiş-tiriciliği çok önemlidir. Genç bireyler tatlı-suda 1-6 yıl kaldıktan sonra denize göçerler. Denizde 1-4 yıl geçirirler. Eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşanlar doğdukları tatlı-suda yumurtladıktan sonra yeniden denize dönerler. Ancak bunların büyük çoğunluğu yumurtlama sonrasında ölür. Tatlı-sudaki büyüme yavaştır. Denizde hızlı büyürler.

Salmo trutta abanticus (?) [göl alabalığı] Abant gölünde ilk kez 1954’te tanımlanmış olup küçük boylu, en çok 58 cm’ye ulaşan bir Alabalıkgildir. Yeni bir tür olduğundan şüphe edenler vardır.

Salmo trutta caspius (?) [sea trout] Yazında Salmo caspius bilimsel adı da kullanılmaktadır. Hazar Denizi kökenli olup Aras nehrinde yaşadığı belirtilmektedir. Avrupa kaynakları bunun yeni bir tür olmadığını ileri sürmektedir. ® Salmo trutta trutta.

Salmo trutta macrostigma (?) [dağ alabalığı, büyük lekeli alabalık] Sapanca, Uludağ yöresinde yaşayan alabalık türüdür. En çok TL=60 cm olabilir. Taban-yüzücü (bentopelajik) olup yukarı-göçerdir (anadromdur).

Salmo trutta trutta (sea trout) [deniz alası, denizalası balığı] Yüzücü (pelajik) yukarı-göçerdir (anadromdur). Tatlı ve acı-suda bulunur. Boyu TL=150-155 cm civarında olabilir. Ağırlığı 50 kg kadar olup 38 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlk 1-5 yılı tatlı-suda ve 6 ay ile 5 yılını tuzlu-suda geçirir. 3-4 yılda eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşır. Her dişi yaklaşık 10 bin yumurta üretir. Tatlı-suda normalde birden çok kez yumurta bırakır. Soyu tehlikedeki türler listesinde az tehlikede sınıfında yer alır.

salmon (Atlantic salmon) [som] Alabalıkgiller familyasının bir ferdi. ® Salmo salar.  

salmon and trout (salmons) [Alabalıkgiller] ® Salmonidae.

Salmonidae (salmons, salmon and trout) [Alabalıkgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Teleostei arasınıfı, Protacanthopterygii üsttakımı, Salmoniformes takımı, Alabalıkgiller (Salmonidae) ailesi 3 alt aileye [Coregoninae (3 cinste 77 tür); Thymallinae (1 cinste 12 tür); Salmoninae (6 cinste 101 tür)] ayrılır. Yaygın bilinen gruplar som balıkları ile alabalıklardır. Akdeniz sular sisteminde tek türü yaşar. Yumuşak ışınlı balık ailesidir. Gövde iğ gibidir. Ağız büyük, alt çene yaşlı erkeklerde bazen kıvrımlıdır. Çenelerde dişler vardır. Sırt yüzgeci tek ve kısadır. Yağ yüzgeci bulunur. Kuyruk hafif çataldır. Pullar küçük, kaygan ve çok sayıdadır. Sırt esmer-yeşil, karın ise beyazımsıdır. Gövdede çok sayıda koyu ve kırmızı renkli noktacıklar vardır. Çoğunluğu 55-90 cm olmak üzere boyları 110 cm’ye kadar ulaşır. Alabalıkgiller tatlı-suda yumurtlar ancak yaşamlarının büyük bir kısmını denizde geçirirler (yukarı-göçer –anadromous- balıklardır). Yırtıcıdırlar, küçük kabuklular, böcekler ve küçük balıklarla beslenirler. Birkaç yüz kilometre göç edebilirler. Erkekler 2, dişiler 3 yaşından sonra yumurtlamak için tatlı-sulara girerler, nehir ve ırmak boyunca akıntıya karşı tırmanarak yumurtlayacakları kesime ulaşırlar. Yumurtlama oksijence zengin soğuk suda  (5-10ºC) çakıllı tabanda olur. Gençler denizel yaşama geçmeden önce 1-5 yıl tatlı-suda kalırlar. İlk eşeysel olgunluk 3 yaşında olur.

salmons [Alabalıkgiller] ® Salmonidae.

salt absorbing cells [tuz soğuran gözeler (hücreler)] Solungaçlarda sudan tuzu vücut içine alan gözeler. 

salt front [tuz cephesi] Denizden ırmağa doğru kama gibi uzanan tuzlu su.

salt gland [tuz bezesi] Tuz salgılayan beze. Vücutlarındaki tuz miktarını belirli bir düzeyde tutmak için örneğin deniz suyu ile alınan aşırı tuzu (NaCl) atmaya yarayan beze. Deniz sürüngenlerinde olduğu gibi martıların gözlerine yakın kısmında böyle beze bulunur.

salt lake [tuz gölü] Genellikle balığı olmayan ve yüksek buharlaşma nedeniyle tuzlanmış kapalı su kütlesi.  

salt marsh [tuzlu bataklık] Tuzlu suyun ıslattığı kara parçası. Bu gibi kesimler sığ olup yavru balıkların önemli beslenme alanıdır. Bu alanlardaki üretim zirai üretimden daha yüksek olup açık suların 20 katına ulaşabilir.

salt secreting cells [tuz salgılayan gözeler (hücreler)] Solungaçlardan tuzu vücut dışına (suya) atan gözeler. 

salt wedge [tuz kaması (tuz dili)] Tabandan haliç içine doğru kama şeklinde uzanan tuzluluğu yüksek su tabakası. 

salted and dried mackerel [çiroz] Önce tuzda 8-10 saat bekletilmiş, sonra temizlenerek kurutulmuş uskumru.

salted fish [salamura balık] Tuzlu suda koruma ve saklanmaya alınmış balık.

salted tunny (lakerda) [lakerda] Tuzlanarak hazırlanmış balık. Tuzlu balık.

salting [tuzlama] Tat vermek ya da diğer işlemler için balığın kısa ya da uzun süreli tuzla muamelesi. 

samlet (parr, skegger) [parmakboy] ® Fingerling.

sample [örnek (numune)] 1- Belirli bir yerden alınan su, canlı ya da taban malzemesidir. Örnek ne kadar çok ve bol olursa buna dayalı oluşturulacak sonuç da o denli doğadaki duruma yakın yani kısaca güvenilir olur. Ancak belirli bir noktadan sonra örnek sayısını artırmak güvenirliği aynı oranda artırmayacağı gibi aşırı çaba ve giderin oluşmasına yol açar. Bu nedenle istenen istatistiki güvenirliği sağlayan sayının üstünde örnek alınmasından kaçınılmalı fakat gereken sayıda da örnek alınmalıdır.

sample [örnek (numune] 2- Bir balık stokunun, stoğu temsil edecek düzeydeki bir kısmının ya da bir parçasının araştırma amacıyla alınmasıdır. Alınan örnek miktarı ya da sayısı ne kadar çoksa bu örnekten elde edilecek bilginin güvenirliği de o ölçüde yüksektir.

sampling [örnekleme] 1- Saha çalışmalarında ilgi duyulan öğenin bir kısmının alınması, ölçülmesi vb. ® Stratified sampling (Tabakalandırılmış örnekleme). ® Unstratified sampling (Tabakalandırılmamış örnekleme). ® Probabilities proportional to size (Olasılıkları büyüklüğe oranlanmış).

sampling [örnekleme] 2- Sahadan örnek alma çalışması. 

sand [kum] Çakıldan küçük mil ve balçıktan büyük parçacık (0,06-2,00 mm).

sand borers (sillaginids, smelt-whitings, sand-smelts) [Gümüş-sillagogiller] ® Sillaginidae.

sand cockle [?] ® Acanthocardia spinosa.   

sand gap system [kum boşluk sistemi] ® Mesopsammon.

sand gaper [?] ® Mya arenaria.

sand goby  [küçükkaya, hurmakayası balığı, kayabalığı] ® Pomatoschistus minutus.

sand lance (sand-eels, sandlance) [Kumbalığıgiller] ® Ammodytidae.

sand sharks (whaler sharks) [Harhariyasgiller] 2- ® Carcharhinidae. ® Carchariidae- Odontaspididae. 

sand sharks (whaler sharks, Odontaspididae) [Harhariyasgiller] 1- ® Carcharhinidae (syn. Carchariidae).  

sand smelt [aterina, aterina balığı, gümüş, gümüş balığı] ® Atherina (hepsetia) presbyter.

sand sole [kumdil balığı, dil balığı] ® Pegusa lascaris.

sand tiger shark [pamuk balığı] ® Carcharias taurus.

sandbar shark [büyükcamgöz balığı, camgöz] ® Carcharhinus plumbeus.

sand-eels (sand lance, sandlance) [Kumbalığıgiller] ® Ammodytidae.

Sander lucioperca (zander) [tatlısu levreği, akbalık, uzunlevrek, sudak balığı] Yüzücü (pelajik) olup ırmak-göçerdir (potamadromdur). Tatlı-suda bulunur, acı-suya girer. Boyu TL=130 cm ve ağırlığı 20 kg olabilir. 2-30 metre derinliklerde rastlanır. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Soğuk suyu sever. Farklı mevsimlerde farklı yaşam-alanlarda bulunur. Kışın derine, çukurlara iner. İlkbaharla birlikte ırmaklarda yukarı doğru göçer. Yumurtlamadan sonra erinler akıntıyla birlikte göllere döner. Yumurtlama dişilerin ölüm oranlarını etkiler. Sarı renkli yumurtalar taş, çakıl, bitki gibi hareketsiz nesnelere yapışık bulunur. Eti suludur, sevilen bir olta balığıdır.  Gizil (potansiyel) derttir. Soyu tehlikedeki türler listesinde az riskli sınıfında yer alır.

Sander marinus (estuarine perch) [denizakbalığı, deniz akbalığı] Taban-yüzücüdür (bentopelajiktir), acı-suda bulunur, nadiren nehirlere girer. Soyunun durumu hakkında yeterli veri yoktur.

Sander volgensis (Volga pikeperch) [berş, sekret balığı] Tabansal (demersal) olup acı-suya girer. Nehirlerde bulunur. Ticari balıkçılığı vardır.

sandlance (sand-eels, sand lance) [Kumbalığıgiller] ® Ammodytidae.

sand-smelts (sillaginids, smelt-whitings, sand borers) [Gümüş-sillagogiller] ® Sillaginidae.

sandworm [kumkurdu] Denizde yaşayan Çokkıllılar’a (Polychaeta) verilen bir diğer isim.

sandy ray [kumvatozu balığı] ® Leucoraja circularis.

sanguins [?] ® Psammobiidae.

sanitary fish [temizlikçi balık] Bitkisel büyümeyi sınırlaması için akvakültür havuzlarına aşılanan otobur (herbivor) balık.

sapro- (prefix) [sapro-] Çürük, çürümüş.

saprobian systems [saprob sistemler] Bakteri miktarları açısından balıkçılığa uygun ve uygun olmayan sabrob sistemler.

polysabrobe zone

[polisaprob kuşak]

1 milyon bakteri/ml (balıkçılığa uygun değil).

a mesosabrobe zone

[a-mezosaprob kuşak]

105-106 bakteri/l (balıkçılığa uygun değil).

b mesosabrobe zone

[b-mezosaprob kuşak]

105 bakteri/l den az  (balıkçılığa uygun).

oligosaprobe zone

[oligosaprob kuşak]

100 bakteri/l den az (balıkçılığa uygun).

saprobic [saprob] Organik malzemenin fazla, oksijenin az olduğu ortamla ilgili. 

sapropel [sapropel] 1- Derin suda oksijensiz koşullarda oluşan çökelti katmanı.

sapropel [sapropel] 2- Göl tabanındaki yapışkan, kokan çürümüş malzeme. 

saprophagy [saprofaj] Ölü ya da çürümekte olan malzemeyle beslenme.

saprophystes [saprofitler] Çürüyen ya da çürümekte olan dokular üzerinde ya da onlarla beslenerek yaşayan mantarlar ve bazı bakteriler gibi canlılar.

saprophyte [saprofit] Çürükçül. Ölü ya da çürümüş organik malzemeyle beslenen.

saprozoic [çürükçül (saprozoik)] Ölmüş, kokuşmuş malzemeyle beslenen organizma.

saprozoic nutrition [çürükçül (saprozoik) beslenme] Çözünmüş organik malzemeden yararlanma ya da beslenmedir.

sarcophagi [sarkofaj] Etle beslenme. Etobur, karnivor. 

Sarda sarda (Atlantic bonito) [palamut, torik, sivri balığı] Yüzücü (pelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). Acı-suya girer. 80-200 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=100 cm ve ağırlığı 11 kg kadar olabilir. Balıkçılığı çok önemlidir. Kıyısal yüzey sularında sürü oluşturan türdür. Yamyamdır. Boy sınıflarına göre dilimizde kullanılan farklı adları şunlardır:

12-16 cm         Palamutvonozu   

16-22 cm         Kestanepalamudu

22-28 cm         Çingenepalamudu

28-35 cm         Palamut

35-40 cm         Zındandelen 

40-45 cm         Torik

45-55 cm         Sivri

55-65 cm         Altıparmak

     65 cm <      Piçuta (Peçuta)

Sardina pilchardus (European pilchard) [Akdeniz sardalya balığı, ateş balığı, sardalya balığı, sardalya] Avrupa kıyılarında yaşayan, sürü oluşturan, yüzücü (pelajik) ve okyanus-göçer (okyanodrom) bir balık türüdür. Acı ve tatlısuya girer. 10-100 m derinliklerde rastlanır. 15 yıl yaşayabilir. Boyu TL=25-30 cm civarında olabilir. Ticari balıkçılığı çok önemlidir. Kıyısaldır fakat açıkta 50-60 bin yumurta bırakır. Gece 25-55 ile gündüz 100 m derinlikte sürü oluşturur. Sürü gece yüzeye yaklaşır.

Sardinella aurita (round sardinella) [sardalya, kulaklısardalya, sardalya, büyük sardalya] Okyanus-göçerdir (okyanodromdur). Acı-suya girer. 0-350 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=31 cm olabilir. 7 yıl yaşayabilir. Kıtasal sularda sürü oluşturur. Göçmendir. Gece yüzeye yükselir. Gençleri fitoplankton ile beslenir. Büyükleri zooplankton yer. Bazı bölgelerde tüm yıl boyunca yumurtlarsa da yılda belirgin artışların olduğu iki dönem olabilir. Ticari balıkçılığı çok önemlidir.

Sardinella maderensis (Madeiran sardinella) [sardalya, beneklisardalya, tirsi] Yüzücü (pelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur).  0-80 m derinliklerde rastlanır. Acı-suya girer. Boyu TL=40-42 cm civarında olabilir. Ticari balıkçılığı önemlidir. Kıyısal kesimde sürü oluşturur. Kısmen bitkisel plankton (fitoplankton) yer.

sardines (herrings, shads) [Sardalyagiller (Ringagiller)] ® Clupeidae.

Sardinia coral [kırmızı mercan] ® Corallium rubrum.

Sargasso Denizi [Sargasso Sea] Bermuda ve Azor arasında kalan kuzey Atlas Okyanusu kesimine (200N ve 350N enlem ile 300W ve 700W boylam arasına) verilen addır. Yüzen Sargassum cinsi su yosununun çokça bulunmasından adını almıştır. Deniz ABD’nin doğusu ile Gulf Stream’in güneyine düşer. Suyu görece sıcak ve tuzlu olup birçok girdap barındırır. Besin tuzlarınca zengin suyla karışma olmadığı için biyolojik yönden fakirdir. Avrupa yılan balığının (Anguille anguilla) yumurtladığı alan olarak bilinir.

Sargassum acinarium (slender sargassum) [?] Sin. Sargassum linifolium. Esmer algdir. Çatal dallıdır. Üst litoral tabakada yaşar. Elle toplanır. Alginat kaynağı olup beslenme ve eczacılıkta kullanılabilir. Boyu 1 metreye ulaşabilir. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur.

Sargassum linifolium (slender sargassum) [?]  ® Sargassum acinarium.

Sargassum vulgare (common sargassum) [?] Esmer algdir.Tallus dallı çubuk gibidir. Birincil ve ikincil dallar bulunur. Büyüme uçtadır. Üreme monogenetik döngülüdür. Boyu 50 - 70 cm olabilir. Gelgit alanın üst kısmında yaşar. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur. Hasad elle yapılır. Tıbbi ve besi olarak kullanımı vardır.

Sargocentron rubrum (redcoat) [Hindistan balığı, naylon balığı, asker balığı, sincap balığı] Denizel olup 1-85 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=32 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Hint Okyanusu kökenli olup Süveyş kanalının açılmasından sonra Akdeniz’e göçmüştür. Gruplar halinde rastlanır. Gündüz kayalıklar ve kovuklara saklanır. Ön solungaç kapağındaki dikeni ağı (zehir) taşır.

Sarpa salpa (salema) [sarpa, sarpan, çitari, sarpan balığı, salpa] Taban-yüzücü (bentopelajik) ve okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 70 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=60 cm civarında olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kayalık tabanda gruplar halinde bulunur. Bazen büyük sürü oluşturur. Gençleri etoburken (karnivorken) erinleri otoburdur (herbivordur). Tezerlik (protandri) gösterir yani önce erkek sonra dişi olan erseliktir (hermafrodittir). Taze iken eti lezzetlidir. Çabuk bozulur.

sashimi [suşi] ® Sushi.

saturate [doymuş] Herhangi bir çözünür maddenin çözeltide daha fazla çözülemeyecek aşamaya ulaşmış olması.

saucer jelly (common sea jelly, moon jelly) [medüz] ® Aurelia aurita.

Saurida undosquamis (brushteeth lizardfish) [mırlan balığı, zurna balığı, iskarmoz, lokum balığı, gümüş balığı] Hint Okyanusu-Kızıldeniz kökenli (Lessepsian göçmen) olan bu kemikli balık Süveyş kanalı üzerinden doğu Akdeniz’e yerleşmiştir. Filistin kıyılarında ilk kez 1954-55 yıllarında avda görünmeye başlamış ve daha sonra ekonomik önemi olan baskın tür haline gelmiştir. İğ şeklinde vücuda sahip olan bu balık Türkiye kıyılarında yılda iki kez (Mayıs-Temmuz ve Eylül-Ekim aylarında) yumurta bırakmakta olup sıcak kıyıya yakın suları tercih etmektedir. 1-350 m derinlikler arasında (çoğunlukla 100 m’den az derinliklerde) rastlanır. Tam boyu 50-55 cm ve 8 yaş ve üstüne çıkabilir. Etraf-göçer (amfidrom) olup çoğunlukla balıkla beslenir (piskivordur). Oldukça büyük iğ şeklindeki diğer balıkları yutabilir. Türkçede yerel ve genel olarak farklı adlarla anılmaktadır.

sauries [Zurnabalığıgiller] ® Scomberesocidae.

saw like (serrate) [testeremsi] Testere dişine benzeyen, tırtıklı.

sawback angelshark [keler] ® Squatina aculeata.

sawfishes [Testerebalığıgiller] ® Pristidae.

scads (jacks, jack mackerels, pompanos) [İstavritgiller] ® Carangidae.

Scaeurgus unicirrhus (unihorned octopus) [?] Her bir göz üstünde bir kirpik vardır. Dış solungaç yaprakçıkları 11 ile 14 adettir. Rengi kırmızımsı kahverengi, sıklıkla yeşilimsi lekeli ve turuncudur. Manto boyu dişilerde en çok 12 cm’ye; erkeklerde 7,5 cm’ye ulaşır. Bentik tür olup 100 m ile 800 m derinlikler arasında kumlu çamurlu tabanda, özellikle 100 ile 500 m’ler arasında yaşar. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

scaldback [dil balığı, pisi balığı, küçük pisi] ® Arnoglossus kesleri.

scaldfish [dil balığı, pisi balığı, küçük pisi] ® Arnoglossus laterna.

scale [ölçü] Bir malzeme ya da canlının ölçülmesinde kullanılan derecelendirme.

scale [pul] Balıkların vücudunu örten ve koruyan küçük plakalar şeklindeki sertçe yapılar. ® Ganoid scale (Ganoit pul). ® Placoid scale (Plakoid pul). ® Cycloid scale (Çember pul). ® Cyclo-ctenoid scale (Siklo-ktenoid pul). ® Cosmoid scale (Kosmoid pul). ® Ctenoid (Taraksı pul).

scale [terazi kefesi] 1- Ağırlık ölçümünde kullanılan eşit ağırlıklı kap.

scale [terazi] 2- Balığın ağırlığını ölçmeye yarıyan alet. ® Hand-held scale (El terazisi). 

scale counts [pul sayımı] Balık vücudundaki pulların belirli ve tanımlanmış bir ya da bir kaç hat boyunca sayılması. 

scale formula [pul formülü] Pul sayımları bazen bir formül olarak verilir. Yanal çizginin üstündeki pullar paya ve altındaki pullar paydaya yazılır. Bunların önüne ve arkasına ise bulunan en çok ve en az pul sayıları konur. Örnek; 22 4-5/6-8 24. Anlamı şudur: Yanal çizgi boyunca en az 22 en çok 24 pul bulunmaktadır. Yanal çizgi üstünde 4-5 ve altında da 6-8 pul vardır. Pul sayıları bazen daha farklı da verilebilmektedir. Bunun 4/8 şeklinde verilmesi halinde 4 pul yanal çizginin üstünde 8 pul yanal çizginin altında denilmektedir. Bir başkası, 8+35+12 şeklinde de olabilir. Bu kez denilmek istenen pulların 8’inin yanal çizgi üstünde, 35 tanesinin yanal çizgi boyunca ve 12’sinin de yanal çizgi altında olduğudur.

scale-eating (lepidophagy) [pul yeyici] Birçok taksonomik birimin diğer balıkların pullarını değişik yöntemlerle yemede uzmanlaşmış olan(ları). ® Lepidophagy (Pul yeyici).

scale-rayed wrasse [derin-su lapini] ® Acantholabrus palloni.

scalloped hammerhead [çekiç balığı] ® Sphyrna lewini.

scalloped ribbonfish [tepelikağıt balığı, kağıt balığı] ® Zu cristatus.

scallops [Tarakgiller, tarak midyeleri] ® Pectinidae.

scalpel [neşter] Küçük bıçak.

Scalpellidae (?) [?] Total boyları 1 cm ile 12 cm arasındadır. Scalpellidae ailesi Akdeniz'de iki cinste birer tür ile temsil edilir.

scaly dragonfish [kocaağız balığı] ® Stomias boa boa.

scaphium [Weber üzengisi] ® Stapes Weberi.

Scaridae (parrotfishes) [Papağan-balığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Levreksiler (Perciformes) takımı, Labroidei alttakımı, Scaridae ailesinde 10 cins bulunmaktadır. Ailede küçükten (8-10 cm), büyüğe kadar (yaklaşık 1 m) bireyler yer almaktadır. Papağan balıkları 10 cins ve 80 türü kapsar. En çok 70 m derinliğe kadar rastlanırlar. Akdeniz’de tek türü bulunur. Vücut basık ve uzundur. Baş konik yüz ise küttür. Ağızda bireysel dişler rahatça görülmektedir. Büyük ve düzenli çemberimsi (sikloid) pullar baş ve gövdede yer alır. Sırt yüzgeci yumuşak ışınlı ve aralıksızdır. Yanal çizgi iki kesimlidir. Eşeysel çift renklilik (dikromatizm) vardır. Mercan resifi kesimlerinde boldurlar. Çoğunluk 1-30 m derinliklerde bulunurken bazıları 80 m’ye kadar inerler. Gündüz sürekli beslenirler. Papağan gagasına benzer ağız yapılarıyla çoğunlukla yosunlar (algler) mercanlar deniz çayırları ile beslenirler. Ayrıca bunların üzerindeki omurgasızları da birlikte yerler. Kayalık kumlu tabanda yaşarlar. Renk turuncu yamalarla parlak mavidir. Gençlerin rengi değişkendir. IP (başlangıç) evresi geçirirler. Baskın erkek kaybolursa, haremdeki dişilerden biri eşey değiştirir ve TP (uç erkek) evresi rengini alır. Su kolonunda yumurtlarlar. Yumurtalar zamanla çöker ve kuluçka evresi sonuna kadar tabanda kalır.

Scartella cristata (molly miller) [horozbina] Resiflerle birliktedir. 0-10 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=12 cm olabilir. Balıkçılığı yoktur. Kayalık yerler, kovuklar ve yosunlar (algler) arasında bulunur. Otoburdur (herbivordur). Yumurtaları tabansal (demersal) ve yapışkandır.

scattering [saçılma] Gelen ya da giden enerji, parçacık ses ve benzerindeki değişme.

scavenger (necrophagous) [leşcil] 1- Kadavra, leş (bozunmakta olan organik madde) yeyici.

scavenger [çürükçül] 2- Ölü hayvansal organizmalarla (leş ile) beslenen. 

Schaefer model [Schaefer modeli] Ürün ile çabanın bakışımlı (simetrik) parabol oluşturduğu üretim, modelin temel şeklidir. 

Schedophilus medusophagus (cornish blackfish) [?] Yüzücüdür (pelajiktir). Boyu TL=51 cm olabilir. Balıkçılığı yoktur. Medüz ve taraklılar ile beslenir.

Schedophilus ovalis (imperial blackfish) [?] Taban-yüzücü (bentopelajik) olup 70-700 m derinliklerde rastlanır. Boyu 100 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Sahanlık alanının derin kesimlerini seçer. Etinin lezzetli olduğu söylenir.

schizogamy [epitoki (şizogami)].

Schnabel method [Schnabel yöntemi] Bir stoğun büyüklüğünü saptamaya yarayan bir markalama ve tekrar yakalama yöntemidir. Yöntem markalı ve markasız avlanan balıkların sayısına dayanır. 

school (shoal) [sürü] Aynı türden olup hepsi ya da büyük bir kısmı aynı fizyolojik düzeyde olan, geçici bir süre için bir araya gelmiş, karşılıklılık ilkesi çerçevesinde düzenli hareket eden ve kural olarak biyolojik anlamda sürüdeki balık bireylerinin yararına olan birlikteliktir.

schoolfish [sürü balığı] Sürü oluşturan balık türü.

schooling behaviour [sürü davranışı] Balıkların sürü oluşturmasının nedenine ilişkin iki görüş vardır. Birincisi, sürü oluşturma evrimsel bir sonuçtur. İkincisi ise, sürü vardır çünkü ekolojik yönden önemlidir.

Sciaena umbra (brown meager) [işkine, eşkine, eşkina, mavruşkil balığı, kaya levreği] Tabansaldır (demersaldır). 200 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=70 cm olabilir. 21 yıl yaşar. Daha çok sığ kıyısal kesimde kayalık kumluk zeminde bulunur. Gece aktiftir. Acı-suya ve nehir ağızlarına girer.

Sciaenidae (drums, croakers, hardheads) [Gölgebalığıgiller] Actinopterygii-Işınlı-yüzgeçliler sınıfı, Levreklersiler (Perciformes) takımı, Percoidei alttakımı, Sciaenidae ailesi 70 cinste 275 türü barındırır. Sırt yüzgeçleri uzundur, neredeyse kuyruğa erişir. Gövde basık ve pullarla tamamen kaplıdır. Gözler genelde küçüktür. Yüz yuvarlak ya da sivridir. Ağız iri, eğik olup alttadır (Argyrosomus) ya da küçük olup tabansal balıklar gibi yataydır ve alttadır (Sciaena, Umbrina). Alt çenede sakalcık olabilir (Umbrina). Dişler genellikle küçük ve tüysüdür (villiforme). Kuyruğun bir parçası kesilmiş gibidir, eşkenar dörtgendir. Pullar taraksıdır (ktenoidtir) ancak çemberimsi de (sikloid de) olabilir. Yüzme kesesi iyi gelişmiştir. Renk değişkendir, gümüş renginden koyu esmere doğrudur. Sırt ve kuyruk genellikle koyu gridir. Karın ve dışkıl (anal) yüzgeçler sarımsıdır. Dünya denizlerine yayılmışlardır. Hem tuzlu hem de tatlı-suda yaşarlar. Tabansal etoburdurlar; omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenirler. Orta boydan büyük boya kadar (2 m) olan balıklardır. Kıyı kesiminde kumlu çamurlu zeminde yaşarlar. Küçük gruplar halinde bulunurlar. Beslenme ve üreme süreçlerinde bir araya gelirler. Yüzme keseleriyle ses çıkarırlar. Ses çıkarmalarını sağlayan kaslar genellikle erkeklerde gelişmiştir. 

sciaphilic [gölge-sever, skiafil] Ekoloji terimidir – Gölgeyi (karanlığı) seven anlamına gelir; yani bitkilerin zayıf ışık enerjilerine uyum sağlamasıdır (® Fotofil; ışık-sever).

scientific fishery survey [bilimsel balıkçılık çalışması] Bir gemi (tekne) kullanılarak balıkçılık hakkındaki bilimsel bilgileri artırmak amacıyla yapılan çalışmadır. Bu tür çalışmalar balıkçılık düzenlemesi ve idaresi dışındandır ve çalışmalarda standart ağ kullanılmaz. Bu nedenle ve ticari kaygılar dikkate alınmadığından dolayı da balık bolluğunu daha doğru yansıtırlar.

scientific name [bilimsel isim] Yerel ve halk tarafından kullanılan isimlerin aksine taksonomik bir bütünün Latince ya da Latinceleştirilmiş adıdır. Burada Linne’nin çift isim sistemi kullanılır. Her türün bir cins ve bir de türü belirten adı vardır. Bilimsel isimler yazı içerisinde ya italik ya da altı çizilerek belirginleştirilir. Örnek; Mullus barbatus ya da Mullus barbatus (keserbaş barbunya). Bilimsel isim keşfedilmiş organizmalara verilmektedir. Ancak henüz keşfedilmemiş bir hayvana Pithecanthropus alalus (dik duran, konuşmayan, kçük beyinli maymun adam) adı Ernst Haeckel tarafından verilmiştir. İzleyen dönemde (1890) Java adamına (ya da insanına) Du Bois Haeckel'in cins adını alıp Pithecanthropus erectus adını vermiştir. ava insanının bugükü adı ise Homo erectus'tur.

scientific research vessel [bilimsel araştırma gemisi] Bir kuruma ait olan ya da bütünüyle (av ve personeli dahil) kiralanmış deniz aracıdır. Bu araçla yapılan çalışmalar bilimsel çalışma plan ve programına göre yürütülür. Denizdeki bilimsel çalışmaların gerçekleştirilmesi ve çalışma programının uygulanmasından başuzman sorumludur. 

sclera [gözakı] Kornea (saydam tabaka) ile birlikte gözü dışardan saran beyazımsı, donuk koruyucu zar.

scleroblast [skleroblast] Sünger iğnesini oluşturan göze(ler), hücre(ler).

sclerochronology [sklerokronoloji] Kalsiyum ihtiva eden otolit, pul, iskelet, solungaç kapağı vb’nin incelenmesiyle canlının geçmiş yaşam hikayesinin yeniden yapılan-dırıldığı araştırma. 

Scomber japonicus (chub mackerel) [kolyoz, kolyoz balığı] Yüzücü (pelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 0-300 m derinliklerde yayılır. Boyu TL=64 cm ve ağırlığı 3 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı çok önemlidir. Yetiştiriciliği yapılmaktadır. Boy grupları itibarıyla sürü oluşturur. Sürü diğer yüzücü türlerle karışık olabilir. Gündüz tabana yakın, gece açık suya gider.

Scomber scombrus (Atlantic mackerel) [uskumru] Yüzücü (pelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). Ac-ısuya girer. Soğuk ve ılıman suların 0-200 m derinliklerinde rastlanır. Boyu TL=62 cm ve ağırlığı 3,5 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı çok önemlidir. Serin sularda sahanlık üstünde yüzeye yakın büyük sürüler oluşturur. Yumurta ve kurtçukları (larvaları) yüzücüdür. İçgöçü (stoğa katılımı) dengesiz ve değişkendir. Gündüz aktiftir. Hayvansal plankton (zooplankton) ve küçük balıklarla beslenir.

Scomberesocidae (sauries) [Zurnabalığıgiller] Actinopterygii-Işınlı-yüzgeçliler sınıfı, Beloniformes takımı, Scomberesocidae ailesi iki cinste (Cololabis-2 tür, Scomberesox-2 tür) 4 türü barındırır. Üst-yüzücü (epipelagic) denizel canlılardır. Sıcak ve ılıman sularda bulunurlar. Yüzerken su dışına sıçrayabilirler. Gövde uzun ve basıktır. Çeneler gaga gibi olup uzun ya da görece kısa olabilir. Ağız açıklığı küçük, dişler zayıftır (tüysüdür-villiform). Sırt ve dışkıl (anal) yüzgeç arkada olup bunlardan sonra ise yüzgeçcikler bulunur. Çatal olan kuyruk lobları neredeyse eşittir. Pullar çemberimsidir (sikloittir). Yüzme keseleri yoktur. Türlerin boyları en az 7,7 cm en çok 50 cm olur.

Scomberesox saurus saurus (Atlantic saury) [uskumru turnası, zurna balığı, zargana, zurna, pinnüllü zargana] Yüzücü (pelajik) ve okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 0-30 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=50 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Gruplaşır ve sürü oluşturur.

Scomberomorus commerson (narrow-barred Spanish mackerel) [tombak balığı, ceylan balığı, palamut kolyozu] Yüzücü (pelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 10-70 m derinliklerde yayılır. Boyu TL=2,5 m ve biraz fazla ve ağırlığı 70 kg kadar olabilir. Balıkçılığı çok önemlidir. Kızıldeniz’den Akdeniz’e göçmendir. Sahanlık üstünde ve sığ suda bulunur. Kıyı boyunca göçtüğü bilinir.

 

Scombridae (mackerels, tunas, bonitos) [Uskumrugiller] Actinopterygii - Işınlı-yüzgeçliler sınıfı, Levreksiler (Perciformes) takımının bir ailesidir. Aile ekonomik önemi yüksek 15 cins ve 55 türü kapsamaktadır. Gövde uzun ve iğ biçimlidir. Bazı cinslerde basıktır. Yüz sivridir. Yağlı gözkapağı bazen vardır (Scomber). Ağız büyük; çenelerdeki dişler güçlü ya da zayıftır. İki sırt yüzgeci bulunur. Öndeki, arkadakinden kısa ve ayrıdır. Kuyruk derin bir şekilde çatallaşmıştır. Kuyruk sapında karina vardır. Yanal çizgi basittir. Gövde, pullarla tekdüze (Scomber, Scomberomorus) kaplıdır ya da başın arkası ile karın yüzgeçlerinin çevresi daha kalın pullarla kaplı olup gövdenin geri kalanı çıplaktır (Auxis, Euthynnus, Katsuwonus) ve ya da küçük pullarla kaplıdır (Thunnus). Rengi türden türe çizgiler ve sırttaki koyu mavi ya da yeşil lekelerle ayrılır. Boyları değişken olup 20 cm ile 4,6 m arasında değişmektedir. Hızlı yüzen yırtıcılardır. Az ya da çok oranda göçen, açıkta yahut kıyıda yaşayan üst ya da orta yüzücü (mezopelajik) balıklardır. Sürüler halinde yer değiştirirler. Doymak bilmez leşçildirler. Uskumru-gillerden olan ton balıkları bir kısım organlarının sıcaklığını sabit tutarlar.

scoop basket [kepçe] Çuval tipli olup gözenekleri olan ve küçük balıkların avlanmasında kullanılan araç.

scoop net [kaldırma ağı (kepçe)] ® Dip-net.

scoophead sharks (hammerhead sharks, bonnethead) [Çekiçbalığıgiller] ® Sphyrnidae.

Scophthalmidae (turbots) [Çivisizkalkan-balığıgiller] Actinopterygii-Işınlı-yüzgeçliler sınıfı, yassıbalıklar (Pleuronectiformes) takımı Pleuronectoidei alt takımının bir ailesidir. Ailede Lepidorhombus, Phrynorhombus, Scophthalmus, Zeugopterus cinsleri yer almaktadır. Çivisizkalkan-balığıgiller gözleri sol tarafta olan ekonpmik önemi yüksek, iri sayılabilecek boyda (Psetta maxima 1m) yassı balıklardır. Ağız iri olup uçtadır. Alt çene öne çıkıktır. Gözlerin yer aldığı  üst tarafın (aslında sol tarafın)rengi değişkendir ve taban rengine göre de değişiklik gösterir. Kör (alt) taraf genellikle beyazımsıdır. 800 m derinliğe kadar, kıta sahanlığı ve kıta bayırlarındaki tabanda demersal olup uyuşukça dolaşan, Kuzey Atlas Okyanusu, Baltık Denizi, Karadeniz ve Akdeniz’de yayılmış, bazı türleri sucul yetiştiricilikte kullanılmış balıklardır.

Scophthalmus rhombus (brill) [dişikalkan, çivisizkalkan, çivisizkalkan balığı] Tabansal (demersal) okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 5-50 metre derinliklerde yayılır. Boyu TL=75 cm ve ağırlığı 8 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Farklı zeminlerde, daha çok kumluk kesimde yaşar.

Scorpaena elongata (slender rockfish) [iskorpit] Tabansal (demersal) olup 75-800 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=50 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Kayalık zeminde yer değiştirmeden yaşar.

Scorpaena loppei (Cadenat's rockfish) [?] Tabansaldır (demersaldır) ve 50-200 m derinliklerde yayılır. Boyu TL=15 cm olabilir fakat daha çok 10 cm civarında rastlanır. Çamurlu, kumlu ve çakıllı zeminde bulunur. 

Scorpaena maderensis (Madeira rockfish) [iskorpit] Tabansal (demersal) olup acı-suya girer. 20-40 m derinliklerde bulunur. Boyu TL=14 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır.

Scorpaena notata (small red scorpionfish) [altın iskorpit balığı, benekliiskorpit, kırmızı iskorpit balığı] Tabansaldır (demersaldır). 10-700m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=24 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kayalık kıyısal kesimde bulunur. Dikenleri ağılıdır (zehirlidir).

Scorpaena porcus (black scorpionfish) [lipsoz balığı, iskorpit, lipsoz] Göçmen olmayan tabansaldır (demersaldır). 800 m derinliğe kadar rastlanır. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Tek ve yer değiştirmeden kayalıklar ve yosunlar (algler) arasında bulunur.

Scorpaena scrofa (largescaled scorpionfish) [iskorpit balığı, lipsoz balığı, kırmızı iskorpit, iskorpit, adabeyi] Tabansaldır (demersaldır). Göçmez. 20-200 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=50 cm ve ağırlığı 3 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kayalıklarda ya da kumlu, çamurlu zeminde tek ve yer değiştirmeden yaşar. Ağı (zehir) taşır, tehlikelidir. Dokunurken dikkatli olunmalıdır.

Scorpaenidae (scorpionfishes, rockfish, firefish) [İskorpitgiller] Actinopterygii sınıfı Scorpaeniformes takımının bir ailesidir. Çoğu denizde yaşar. Denizlerde bilinen en ağılı (zehirli) balıklardır. Dikenleri zehirli mukus taşır. Tropik ve ılıman iklimde yer alan sularda yayılmıştır. Geniş bir ailedir. Tabanda dururlar. Sınıflandırılmaları zor olup henüz yerleşmemiştir. Bir sınıflandırmaya göre 10 alt ailede 388 tür, bir diğerine göre 3 alt ailede 200 tür bulunmaktadır. Baş büyüktür, dikenlerle donatılmıştır. Gözler nispeten büyüktür. Ağız büyük, eğik olup öne uzar (protraktil). Her iki çenede küçük tüysü (villiforme) dişler bulunur. Sırt yüzgeci tek olup sert ve yumuşak ışınlardan oluşur. Sert ve yumuşak ışınlar V şeklinde bölünmüştür. Kuyruk yüzgeci yuvarlak-laşmıştır, pullar ktenoid (taraksı-pürtüklü) ya da sikloidtir (çemberimsi-kaygandır). Yanal çizgi vardır, bazen tam değildir ya da pulsuz olukçuklarla temsil edilir. Birçok türün gövde ve baş kısmı üzerinde deri parçaları ve dokunaçlar mevcuttur; zehirli bezler dikensi yapılarla birleşmiştir. Kıyısal türler kırmızımsı kahverengi ya da az çok koyu sarı, siyah ya da beyaz mermer damarlı olup yüzgeçler üzerinde lekeler bulunur. Bulunduğu ortamın rengine sahiptir ki bu da kendini gizlemeyi sağlar. Bütün okyanuslarda sıcak ve soğuk sularda görülür. Kıta sahanlığının yumuşak ya da kayalıklı kesimlerinde tabancıldır (bentiktir). Bazı türleri 1,000 m derinliğe kadar iner. Aile büyükten küçüğe balıkları kapsar.  Kabuklularla ve küçük balıklarla beslenirler.

Scorpionfishes (rockfish, firefish) [İskorpitgiller] ® Scorpaenidae.

scrap fish [döküntü balık] Ticari değeri olmayan ya da insanların tüketmesinde kullanılmayan balık.

scraper [kazıyıcı] 1- Kaya ve bitkiler üzerindeki malzemeyi kazıyarak yiyen balık. Örnek; Chondrostoma nasus.

scraper [raspa] 2- Kabaran boya ve pası kazımada kullanılan L şeklindeki çekiç ve yapılan iş.

screen [çit (perde)] Balığın, örneğin hidroelektrik santrallerinin türbinlerine girmesini engellemek ve yönlendirmek için kullanılan bir çeşit kafes, çit.

screening [eleme] Kaba malzemeyi incesinden eleme yoluyla ayırma.

screw [uskur (pervane)].

Scrobicularia plana (peppery furrow) [?] Kabuk yüksekliği (boyu) eninden usundur. Dıştan mattır. Dış zar (deri) koyu- sarı-gri, ince ve lifsidir. Eklem (mafsal) sol kabukta bir asıl dişli; sağ kabukta ise indirgenmiştir. Rengi içte ve dışta solu beyaz ya da bejdir. Boyu en çok 6,5 cm ve sıklıkla rastlanan boyları 4 cm ile 5 cm arasındadır. Organik maddenin bol olduğu kumlu-çamurlu kıyısal kesimin korunaklı körfez ve lagünleri ile mansaplarda görülür. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Scrobiculariidae (?) [?] Kabuk ince, eşit büyüklükte ve elips şeklindedir. Kancalar küçüktür. Dışta büyüme halkaları görülür. Her bir kabuktaki eklem (mafsal) 2 asıl ve yan dişlidir. Yanal dişler bazen bulunmaz. İki kas izi vardır. Manto sinüsü derindir. İç kenarlar pürüzsüzdür. Kabuğun içi ve dışı beyazdır. Solungaçları yapraksı tiptir. Ayak iri ancak bisus bulunmaz. Sifonlar farklı büyüklükte olup hareketlidir. Çöken malzemeyle beslenirler.

sculpture [yontu, heykel] Karındanbacaklılar ve midyelerde pürüzlü, kabartmalı, süslemeli kabuk yapısı. Alışılagelmiş günlük kelimelerin kullanılmasıyla birçok kabartı (rölyef) tanımlanabilir. Örnek; kaburgalar, kenarlar, boyutlar, nervür, varisler, bağlanma–düğüm çizgileri, dikenler, iğneler şişlikler vs.

scupper pipe [firengi] Güvertedeki suyun boşaldığı bordoya açılan oluklu delikler.

scute [iri pul] Bazı balıklar ile timsah ve kaplumbağaların vücutlarının dış yüzeyinde görülen sertleşmiş kısım ya da pul.

Scyliorhinus canicula (small-spotted catshark) [küçük kedi balığı, dişlikedi balığı, kedi balığı, kedibalığı] Tabansaldır (demersaldır). 10-780 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=100 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Sahanlık alanı ve sahanlık yamacının üst kesiminde bulunur. Çakıllı ve çamurlu taban ile bazen orta-suda 110 m civarında görülür. Yumurtlayarak çoğalır (ovipardır).

Scyliorhinus stellaris (nursehound) [kedi balığı, bozlekelikedi balığı] Mercan resifleriyle ilişkilidir. 1-400 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=170 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Yakın kıyıda ve açıkta sert zemin üstünde, bulunur. Yumurtlayarak çoğalır (ovipardır).

Scyllaridae (slipper lobsters) [Cırcırgiller, cırcırlar] Küçük boydan büyüğe kadar kabuklulardır (Crustacea). Kabukları kalın, sert ve yassıdır. Renkleri genellikle gri-esmer gölgelidir. Karın kısımları parlak lekelidir. Akdeniz sular sisteminde aile bireylerinin 5 türünün boyları 5 cm ile 45 cm arasında değişmektedir. Sığ kıyısal sulardan 150 m derinliğe kadar yayılırlar ancak bazen 350 m'ye kadar da inebilirler. Türleri bentiktir, çamurlu ve kalık kumlu tabanda yaşarlar.

Scyllarides latus (Mediterranean locust lobster) [böcek] Karapaks iri olup dörtgen yapılı ve neredeyse eni boyuna eşittir; iri tanecikler ile kaplıdır. Rengi kırmızı kahverengidir. Antencikleri mavi-mordur. En çok 45 cm olabilir. Sıkça rastlanan boyları 5 ile 35 cm arasındadır. Kayalık ve kumla kaplı tabanda (demersal) yaşar. 4 m ile 100 m'ler arasında yayılır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Yaz aylarında avlanır. Soyu bazı bölgelerde tükenme tehlikesi altındadır.

Scyllarus arctus (small European locust lobster) [?] Karapaks dikdörtgensidir. Boyu eninden az uzundur. Belirgin gaga burunludur. Boyu 16 cm olabilir. Sıklıkla 5 - 10 cm boyunda rastlanır. Çamurlu ve kayalık taban ile Posidonia çayırlarında yaşar. 4 m ile 50 m arasında yayılır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Yazın avlanır.

Scyllarus pygmaeus (pygmy locust lobster) [?] Karapaks dörtgensi olup eni boyundan biraz kısadır. Rengi soluk kahverengi ve ya da kıllı esmerdir. Boyu en çok 5,5 cm; sıklıkla rastlanan boyu ise 4 cm kadardır. Kıyıdan (5 m'den) 100 m derinliğe kadar yayılır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Scylliorhinidae (catsharks) [Kedibalığıgiller] Chondrichthyes-kıkırdaklılar sınıfı, Carcharhiniformes takımının bir ailesidir. 15 cins ve bilinen 110 türü vardır. Gözleri kedi gözünü andırır. İki küçük sırt yüzgeci geridedir. Çoğu büyükçe olup 60-70 cm boya ulaşırlar. Güney Çin Denizi’nde 4 m boya ulaşan türü yaşar. Küçük balıklar ve omurgasızlarla beslenirler. Çoğu keseli yumurta bırakır. Bazıları canlı doğurucudur.

Scyphomedusae [skifomedüz] Gerçekmedüzgillerin medüz dölü (evresi).

scyphozoa (jellyfish; sea jellies) [medüzler; deniz jölelileri] Knidlilerin bir sınıfıdır. Okyanussal iri medüzlerdir. Dokunulunca yakıcı gözeleri acı verir ki bu oluşabilecek alerjik reaksiyon nedeniyle tehlikeli olabilir. Bazı türleri Akdeniz sular sisteminde ekonomik önem taşır. Medüzler ile diğer jölelilerin şemsiye çapı 10 cm'den büyüktür. Kenarları i.i boş dokunaçlı ya da dokunaçsız olabilir. Akdeniz'de 8 ailesi bulunmaktadır.

Scyphozoa (jellyfishes) [gerçekmedüzler] Medüzler, denizanası olarak ta tanın-maktadır. Knidliler kabilesinin bir sınıfıdır ve Stauromedusae, Coronatae, Semaeostomeae, Rhizostomae olmak üzere 4 takımını kapsar. Vücutları çan ya da şemsiyemsi olup içyapıları jölemsidir. Duyargaları (kolları) ısırgan otu gibi yakıcı gözeler (hücreler) taşır. Bunlarla hem kendilerini korur hem de besinlerini yakalarlar. Yalnız Rhizostoma’nin duyarga kolları yoktur. Medüzler pasif yüzücülerdir ve su hareketleriyle taşınırlar. Sindirim sistemleri tam gelişmemiştir. Ağız aynı zamanda artıkların atılmasında kullanılır.  Medüzlerin çoğu iki farklı vücut yapısından geçer. Bunlardan ilki polip evresidir. Bu evrede ya bir sap ile tabana yapışıktır ya da benzer bir yapıda serbesttir. Yakınından geçen besini alır. İkincisi ışınsal (radial) bakışımlı (simetrik) medüz evresidir. Çan şeklindeki bu evrede kollar çan kenarından sarkar ki çoğunlukla bilinen medüz budur. Çift eşeylidirler (cinsiyetlidirler). Erkek atmığı suya bırakır. Atmık dişinin ağzına yüzer ve içeri girer ve döllenme işlemi başlar. Döllenme ve ilk gelişme aşamasından sonra planula denilen kirpikli kurtçuk (larva) evresi gelir. Planula belirli bir yere yapışır ve bundan da bölmeli polip evresi gelişir. Gelişen polip eşeysiz olarak bölmeleri tomurcuklandırmak suretiyle ephyra denilen olgunlaşmamış medüzleri oluşturur. Medüzler patlama şeklinde çoğalıp akıntılarla taşınan sürü oluşturabilirler. Genellikle patlama şeklindeki çoğalma insanların (balıkçılığın) etkisiyle yaşam-alanın boşalması ve bu alanın medüzlerce doldurulması şeklinde olur. Aşırı gübrelenme (eutrophication) küçük organizmaların çoğalmasına yol açtığından bunlarla beslenen medüzlerin de artması beklenmelidir. Japonya ve Çin’de salamuraya yatırılmış medüzler susam, susam yağı ve bazen taze soğan ya da Vietnam’da süs biberiyle hazırlanarak iştah açıcı olarak yenmektedir. Akdeniz’de yaşayan ve 1980’li yılların sonlarına doğru Adriyatik Denizi başta olmak üzere batı Akdeniz’in diğer kesimlerinde önemli bir sorun olan Pelagia noctulica çarpmasından yaralanan çok olmuştur. Bu gibi durumlarda hekimlere başvurulması önemlidir. Zor iyileşen ciddi yaralar oluşabilir. ® Medusae.

sd (abbrev) [standart sapma] ® Standard deviation.

sea [deniz] 1- Göl, deniz ya da okyanusta rüzgâr nedeniyle oluşan kaba dalgalı durum. 

sea [deniz] 2- Okyanustan küçük, az ya da çok kara içerisinde olup okyanusa ya da kendisinden daha büyük su kütlesine bağlı geniş su kütlesi. 

sea anchor [deniz çapası] ® Anchor.

sea anemone (snakelocks) [denizgülü, denizşakayığı] Mercanlar sınıfından çok sayıda dokunacı olan bir hayvan. ® Actinia.

sea anemone [deniz şakayıkları] ® Anthozoa.

sea breeze [meltem (deniz meltemi)]  Denizden karaya doğru esen rüzgâr.

sea cactus [?] ® Halimeda tuna.

sea cage [deniz kafesi] Denizde, kıyıya yakın ya da açık suda ağdan yapılmış, yüzer haldeki balık yetiştirme düzeni. 

sea chubs [Kambursugiller] ® Kyphosidae.

sea cradles (chitons) [İlkel-yumuşakçalar (amfinöra)] ® Amphineura.

sea cucumber [denizhıyarı] Salatalık şeklindeki derisidikenli hayvan.

sea cucumbers [deniz hıyarları]  ® Holothuroidea.

sea farming (sea ranching) [deniz çiftliği (marikültür)] Denizel canlıların yine denizde, açık suda ya da kıyı kesiminde kültüre alındığı yapı ve yapılanma. ® Mariculture (Marikültür). ® Sea ranching.

sea fig [?] ® Microcosmus sabatieri.

sea god(s) [deniz tanrıları] Farklı kültürlerde denizle ilgili olarak tanrıların varlığına inanılmıştır. ® Neptun (Neptün). ® Poseideon (Poseydon). ® Proteus (Proteus).

sea grass [deniz çayırı] Suya batık halde bulunan uzun dar şerit halinde yaprakları olan deniz bitkileri. Örnek; Zostera.

sea jellies [medüzler, deniz jölelileri]  ® Scyphozoa.

sea lamprey [deniz taş-emeni, bofa balığı]  ® Petromyzon marinus.

sea lettuce [deniz marulu] Gözeleri (hücreleri) iki katlı olan yeşil suyosunu. ® Ulva lactula.  

sea level [deniz seviyesi]  Uzun süreçli zaman serisi ölçüm değerlerinden elde edilen ortalama deniz seviyesidir.

sea lilies (feather stars) [deniz laleleri] Derisidikenlilerden denizde yaşayan ve kendiliğinden fazla yer değiştirmeyen hayvan. ® Crinoidea.

sea louse (louse – pul. lice) [deniz biti] Asalak olan bir kısım kabukluya (Crustacea) verilen genel addır.

sea mile [deniz mili] ® Nautical mile.

sea mouse [deniz köstebeği] Köstebekle ilgisi yoktur. Belki görünüşü nedeniyle böyle adlandırılmıştır. Bu hayvan Çokkıllılar (Polychaeta) sınıfının Phyllodocida takımının Aphroditidae ailesinden olup bilimsel adı Aphrodite aculeate olan bir deniz kurdudur. Bilinen karadaki yağmur solucanına akrabadır. Boyu 15-20 cm kadar olabilir.

Sea of Galilee [Celile Denizi (Gölü)] ® Lake Tiberias (Taberiye gölü).

Sea of Marmara [Marmara Denizi] Türkiye boğazlar sistemini oluşturan İstanbul ve Çanakkale boğazları arasında kalan bir iç denizdir. Yüzey alanı 11,500 km2 kadardır. Görece derin bir denizdir. Yüzey sularının tuzluluğu (22 ppt) derin suya göre (38 ppt) daha azdır. Bir geçiş suyu niteliğini taşıyan bu denizin boyu 250 km ve genişliği 70 km kadardır. En derin yeri 1,390 m civarındadır. 25 m derinliklerde önemli bir tabakalaşma olan bu denizde seyir ve sefer trafiği yüksek olup gizil (potansiyel) tehdit ve tehlike oluşturmaktadır. Çevresindeki görece büyük yerleşim birimleri bir başka kirlenme tehdit ve öğesidir. Denizin geçiş suyu olması yalnız deniz trafiği ile sınırlı değildir. Birçok göçmen balık türü kuzey Ege ve Karadeniz arasında göçerken bu denizin kıyıları boyunca hareket eder. Bu yönüyle de balıkçılık açısından önemli bir sudur.

sea pine [?] ® Halopitys incurvus.

sea potato [?] ® Styela plicata.

sea puss [sualtı akıntısı] Kıyı boyunca akan tehlikeli su akıntısı. 

sea ranching [deniz çiftliği] Balığın denize bırakıldıktan sonra tatlısuya geri göçleri esnasında yeniden yakalanması şeklindeki çiftlikçilik. Som smoltları 2-5 yıl sonra erin birey olarak avlanır. Avlanma payı %5 ile en çok %20’dir. ® Mariculture (Marikültür). ® Sea farming.

sea robins (gurnards) [Kırlangıçbalığıgiller] ® Triglidae.

sea sickness [deniz tutması] Geminin yalpalaması, balık kokusu, motorin kokusu ve egzoz dumanı, yağ buharı vb’nin etkileri insanın kendisini iyi hissetmemesine neden olabilir. Aslında deniz tutması duyu organlarının algılamalarındaki karmaşadan ileri gelmektedir. İçkulaktan beyne giden semboller kişinin hareket halinde olduğunu bildirirken, kamaraya ya da güverteye bakan göz onun hareket etmediğini beyne iletir. Bu durum vücudun dengesini bozar. Sonuç ise sindirim sisteminin verdiği karşılık olup kişiden kişiye ve genel fizyolojik kondisyonla değişmektedir. Deniz tutması (hastalığı) denilen rahatsızlığı en aza indirmek için dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

- Sefer öncesi güzelce dinlenilmelidir.

- Asitli yağlı yemeklerden (hazmı zor yiyecekler ile asitli ve gazlı sıvılardan) uzak durulmalıdır.

- Sefere boş mideyle çıkılmamalı ve hafif yiyecekler yenmelidir. Boş mide tıka basa doldurulmuş mide kadar kötü sonuç verebilir.

- Vücudun susuz kalmasını önlemek için yeterince su içilmelidir. İyon dengesinin bozulmasını önlemek için kolalı içecekler içilebilir. Bunlar ayrıca fosfor ihtiva etmeleri nedeniyle önemlidir.

- Alkolden kesinlikle uzak durulmalıdır.

- Hoş olmayan kokulardan ve kapalı yerlerden kaçınılmalıdır.

- Temiz havada ufka bakmak ve teknenin en az sallanan orta kısmında bulunmak çoğu kez yardımcıdır.

- Midenin bulandığı hissedildiğinde oturmak ve yatmak en yanlış olan davranıştır. Bu yanlış davranışın getireceği sonuçtan geri dönüş yoktur.

- Deniz hastası olup çıkaranın yanından hemen uzaklaşılmalıdır.

- Yapılan işe yoğunlaşmalı, mümkünse sallantı ve etkisi akıldan çıkartılmalıdır.  

sea slugs (nudibranchs) [Arttansolungaçlılar] ® Ophistobranchia.

sea spaghetti [?] ® Nemalion helminthoides.

sea spirulina ® Spirulina subsalsa.

sea squirts [tulumlular] ® Ascidiacea.

sea stars (starfishes) [Deniz-yıldızları] ® Asteroidea.

sea state [deniz durumu (bofor ölçeği)] ® Beaufort scale.

Sea Surface Temperature (SST) [deniz yüzeyi su sıcaklığı] Deniz yüzeyinde ölçülen su sıcaklığıdır. Yüzey suyu sıcaklığı çalışılan alan ya da istasyonda basit termometre ile ölçülebileceği gibi günümüzde geniş alanlardaki yüzey suyu sıcaklığı dağılımları uydulardan elde edilebilmektedir.

sea time [denizde geçen zaman (denizde geçen süre)] Denizde kalınan süre. Bilimsel örneklemelerin bir ölçüsü olduğu gibi çaba değeri olarak da kullanılabilir. 

sea trout [deniz alası, alabalık, denizalası balığı] Alabalıkgil ailesinden yukarıgöçer (anadrom) balıkların genel adı. ® Salmo trutta trutta. ® Salmo trutta caspius.

sea turtles [deniz kaplumbağaları] Denizde yaşayan kaplumbağalara verilen addır. Yakın çevremizde dört türü vardır. Chelonia mydas – yeşil kaplumbağa. Eskiden çorba kaplumbağası olarak da adlandırılırdı. Caretta caretta – sini, ya da karet kaplum-bağası. Dermochlys coriacea – kiremitli ya da derisırtlı kaplumbağa ve dördüncüsü ise  Tryonix triunguis Nil yumuşak kabuklu kaplumbağası’sıdır. ® Testudinata (Deniz kaplumbağaları). ® Chelonia. ® Chelonidae. ® Chelonia mydas.

sea urchins & sea cucumber (euechinoidea & holothuroidea) [deniz kestaneleri ve deniz hıyarları] ® Echinodermata (Derisidikenliler).

sea urchins [deniz kestaneleri] ® Echinoidea.

sea water [deniz suyu] Çözünmüş tuzların karışımını ihtiva eden ve tuzluluğu 30-35 ppt arasında değişebilen okyanus suyu.  

seabroom [?] ® Stypocaulon scoparium.

seagrass [deniz çayırı] Posidonia çayırı.

seahorses (pipefishes, leafy dragons) [Deniziğnesigiller] ® Syngnathidae.

seaman (sailor, crew) [denizci (tayfa, gemi adamı)] Ücret karşılığı gemilerde çalışan kişi.

seamount [deniz dağı] Su altındaki dağ. Genellikle volkanik olup yerel türleri barındırır.  

search time [arama süresi] Avlanabilecek büyüklükte balık sürüsünü bulmak için yapılan aramada geçirilen süredir. Gırgırcılıkta denizde kalınan süre eksi ağı çevirmek ve güverteye ya da taşıyıcıya aktarmak için harcanan süre olabilir.

season [mevsim] Belirli bir av aracıyla belirli balıkların yıl içerisinde avlandığı zaman dilimi. 

seasonal closure [kapalı mevsim (mevsimsel kapama)] Balık avcılığının balıkçılığı düzenleyici önlemler çerçevesinde belirli bir yer ya da belirli bir zaman diliminde tamamen yasaklandığı dönem.

seasonal fishing mortality rate [mevsimsel balıkçılık ölüm oranı] Koşullu balıkçılık ölümü olup başlangıç stokunun bir kısmının bir yıl ya da mevsimde (diğer ölümler etkili olmamak kaydıyla) avlanmasıdır.  Buna yıllık ölüm oranı da denmektedir. 

seasonal growth rate [mevsimsel büyüme oranı] Bir mevsimde ölenlerin sayısının başlangıç sayısına bölümüdür. 

seasonal total mortality rate [mevsimsel toplam ölüm oranı] Balıkçılıktan gelen ölümler hariç bir mevsimde ölenlerin sayısının başlangıç sayısına bölümüdür. Buna ayrıca yıllık ölüm oranı, yıllık doğal ölüm oranı, koşullu doğal ölüm oranı ya da mevsimsel doğal ölüm oranı da denmektedir. ® Total mortality rate (Toplam ölüm oranı).

sea-urchin [deniz kestanesi] Deniz kestaneleri sınıfından derisidikenli hayvanlar için kullanılan genel ad.

Secchi depth [Secchi (seki) derinliği] Sudaki ışık geçirgenliğinin bir ölçüsüdür. Uygun bir ipe bağlı olan dairesel Secchi diski, gözden kaybolup göründüğü ana kadar suya bırakılır ki bu anda su yüzeyinden itibaren ölçülen ip boyu Secchi derinliğidir.

Secchi disc [Secchi (seki) disk] Sularda (göl, deniz ve okyanuslarda) bulanıklık ve berraklık durumunu (ışık geçirgenliğini) ölçmeye yarayan 30 cm çapında beyaz renkli dairesel basit alet. Alet 1865’te Pietro Angelo Secchi SJ tarafından bulunmuştur.

secondary male [ikincil erkek] Yumurtalığı (ovaryumu) dumura uğradığı için erbezi (testis) geliştiren dişi. Bazı gruplarda uç-erkek cinsiyet değişikliği nedeniyle ikincil erkek olarak bilinir. Kısaca erkeğe dönüşen dişi. ® Primary male (Birincil erkek).

secondary ring [ikincil halka] Balıklarda yaş tayininde yıllık büyüme halkalarına denk düşmeyen halkalar olup yanıltıcı büyüme halkalarıdır ve çoğunlukla ayrık ya da çift halka ya da kuşak oluştururlar.

secondary sex characteristic [ikincil cinsiyet özelliği] Yumurtalık (ovaryum) ve erbezi (testis) hariç cinsiyetin ayırt edilmesinde kullanılabilen herhangi bir anatomik özellik.  

secondary structure [ikincil yapı] ® Secondary ring (İkincil halka).

secretion [salgı (sekresyon)] Göze (hücre) ya da bezin dışına atılan madde, sıvı.

securing [bağlama] ® Mooring.

sedentary [yerleşik] 1- Bir yere yapışık olup yer değiştirmeden yaşayan.

sedentary [yerleşik] 2- Fazla yer değiştirmeyen. Bulunduğu, salıverildiği yerden 1,5 km’den fazla uzaklaşmayan balık. 

sediment [tortul (sediman)] 1- Sudaki malzemenin, askı malzemenin tabana çökmüş hali.

sediment [tortul (sediman)] 2- Tabanda katılaşmamış organik ve inorganik malzeme.

sedimentation [çökelme (sedimentasyon)] 1- Tortulların (sedimanların) bir yerde birikmesi, tortul oluşumu. 

sedimentation [çökme (çökeltme)] 2- Askı parçacıkların yer çekimi nedeniyle çökmesi.

sedimentation pond (settling basin) [çökeltme havuzu] Erozyon önleyici olarak oluşturulmuş gölden küçük havuz.

sedimentation tank (settling tank) [çökeltme tankı] 1- Atık sudaki askı maddelerin arıtma tesislerinde çöktürülmesinde kullanılan havuz (tank).

sedimentation tank (settling tank) [çökeltme tankı] 2- Sıvı ve katı malzemenin çökeltildiği (birbirinden ayırt edildiği tank).  

segment [bölüt (metamer)] ® Metamere. ® Bölüt.

segmentation [bölme (bölünme)] Birimlerin (elemanların) tekrarı.

segmented [bölünmüş] Elemanlara ayrılmış.

segmented worms [Halkalıkurtlar] ® Annelida.

segregation [yalıtım (ayrım)] ® Isolation.

seiche [sayhe (zaihe)] Durağan göl suyunun periyodik salınımına verilen ad. İsviçre’nin Cenova gölünde ilk kez (1869) tespit edilmiştir. Yöresel bu terim evrensel literature geçmiştir.

seine [gırgır] Perde tipli olup balık sürülerinin etrafının sarılarak avlanılmasında kullanılan ağ. 

seine boat (seine vessel) [gırgır (gırgır teknesi)] 1- Gırgır balıkçılığında kullanılan balıkçılık tekne ya da gemisi. Sürü oluşturan balıkları etrafını sararak avlayan deniz aracı, tekne. 

seine net (purse seine) [gırgır ağı] Balık sürüsünün etrafını sardıktan sonra altı (kurşun yakası) büzülerek kapatılan 1 km boy ve 200 m derinliği olan perdemsi balık ağıdır. Ağ, avcı tekne ve bir yardımcı tekne tarafından atılır. Ağın normalde aşınmasının önlenmesi için tabana değmemesi gerekir ancak Türkiye sularında çoğu gırgır ağı buna rağmen tabana değecek şekilde kullanılmaktadır.

seine rope [gırgır halatı] Gırgır ağının toplanmasında kullanılan iki halattan biri. 

seine vessel [gırgır teknesi] ® Seine boat.

seiner [gırgırcı] Gırgır balıkçılığı yapan kişi.

selachians (sharks) [Köpekbalıkları]  ® Selachii.

Selachii (selachians, sharks) [Köpekbalıkları] Omurgalılar (Chordata) kabilesi, Kıkırdaklılar (Chondrichthyes) sınıfı, Keskisolungaçlılar (Elasmobranchii) altsınıfının Selachimorpha üsttakımıdaki Carcharhiniformes, Heterodontiformes, Hexanchiformes, Lamniformes, Orectolobiformes, Pristiophoriformes, Squaliformes, Squatiniformes takımlarını kapsar. Toplam 360’tan fazla tanımlanmış köpekbalığı türü vardır. Solungaçları normalde 5 fakat türe bağlı olarak 7 çift yarıklı olabilir. Değişebilen dişleri vardır. Dişler ete gömülüdür, çeneye yapışık değildir. İskelet kıkırdaksıdır. Vücut iğ şeklinde olup kuyruk yüzgeçlerinin üst kısmı uzundur (heteroserk). Koku alma duyuları ppm düzeyinde hassastır. Diğer omurgalılara benzer gözleri vardır. Gözler deniz ortamına uyumludur. Göz kapakları olmasına rağmen gözlerini kırpmazlar. Yanal çizgileriyle su hareketlerini algılarlar. Duyma organları çok gelişmiştir. Oksijen ihtiyacını karşılamak için sürekli yüzerler fakat dinlendikleri de bilinmektedir. Gezinirken hızları saate 8 km civarında iken beslenme ve hücum anında hızları 19 km/saat olabilmektedir. Köpekbalıklarının cinsiyeti kolaylıkla belirlenebilir. Erkeklerin karın yüzgeçleri bir çift kıskaca dönüşmüştür. Üreme stratejileri balıklardan farklıdır. Çok sayıda yumurta yerine birkaç düzine yavru verirler. Bazı köpekbalıkları bir kapsül içerisinde korunan yumurta bırakırlar (ovipar). Diğerlerinde plasenta bağlantısı vardır ve memeliler gibi yavrularını canlı doğururlar (vivipar). Gebelik 22 ay kadar sürebilir. Çoğu köpekbalığında gençler yumurta kanalındaki bezlerden salgılanan sıvı ve yumurtanın yumurta sarısıyla beslenirler (ovovivipar). Sosyal yaşantıları ve problem çözme yetenekleri vardır. Oyun oynarlar. Bilinen 360 türden ancak 3-4 tanesinin insanlara nedensiz zarar verdiği görülmüştür. Kalan anlatımlar hikaye ve korkuya dayanır. Doğurganlıkları az olan köpekbalıkları balıkçılığa hassastır. Çabuk etkilenirler. Ticari balıkçılıkları yapılmaktadır ve her yıl yaklaşık 100 milyon bireyi ticari ve sportif balıkçılıkta öldürülmektedir.

selachophobia [selahofobi] Köpek balıklarından korkma. ® Galeofobi.

selection [seçme] 1- Benzerleri birbirinden ayırmak.  

selection [seçme] 2- Doğal ortamda her yaş ve boydan hayvanlar ve bitkilerdeki ölümler yüksektir. Ortama daha az uyum sağlayan bireyler zamanla ve kademeli olarak yok olurken daha iyi uyum sağlayanların yaşamlarını sürdürmeleri (seçilmeleri) olayıdır.   

selection [seçme] 3- Balıkçılıkta küçük balıklara yaşama olanağı veren büyüklerin seçilme (avlanma, ayıklanma) olayıdır. ® Trawl net selection (Trol ağında seçme). ® Gill net selection (Solungaç ağında seçme). ® Knife-edge-selection (Bıçak ağzı seçme).

selective breeding [seçici yetiştirme (seçici üretme, seçici çoğaltma)] Yapay üretim programında belirli bir özelliğin geliştirilmesi için yumurtlatılacak bireylerin bilinçli seçilmesi.

selective gear [seçici araç] Hedef tür dışında kalanlardan ancak birkaç tanesinin avlanmasına izin veren ya da avlanmasını sağlayan araç.

selective trawl [seçici trol] Avdaki belirli bazı küçük balık türlerini ya da balık boylarını bir ön-seçme ile ayırt etmek ve bu yolla tür ya da stoğu korumak amacıyla tasarlanmış trol. 

selectivity [seçicilik] Av aracının belirli cins (tür seçiciliği) ya da boyu (boy seçiciliği) diğer tür ya da boylara oranla avlama yeteneğidir. Seçici araç genç balıkların ya da hedeflenmeyen balıkların kaçmasını olanaklı kılabilir.

selectivity curve [seçicilik eğrisi] Eğer (a) seçiciliği belirlenmek istenen trol ağının (geniş gözlü) ve (b) araştırma alanındaki (dar gözlü) torbadaki balıkların boy dağılımları ise o zaman seçicilik eğrisi (a/a+b).100 oluşturularak hesaplanır. (Y) ekseninde yüzde değerleri, (X) eksenine de boy değerleri yerleştirildiğinde yatık S şeklinde yüzde seçicilik eğrisi elde edilir. Buna ağdan (av aracından) kurtulma eğrisi de denilebilir. Pasif (durağan) ağların seçicilik eğrisi çan şeklindedir. Bu tip ağlar belirli boyları tutarken bu boylardan daha küçük ve daha büyük olan balıkları etkin tutmazlar. Bir diğer anlatımla belirli bir boydan daha küçük ve daha büyük balıklar kurtulurlar.

self-purification [özarıtım (kendi kendini temizleme)] Kendi kendini temizleme. Kirleticilerle yüklenmiş bir suyun kendisini (doğal) temizlemesi. 

self-sustaining population [kendisini sürdüren popülasyon] Doğal ortamda yeterince bireye sahip olup mevcut düzeyini insanın kısmi (desteği) olmadan sürdürebilen popülasyondur.

semelparous [bir kez yumurtlayan] Yaşamında yalnız bir kez yumurtladıktan sonra ölen balıklar. Örnek; Büyük Okyanus som balığı - Oncorhynchus tshawytscha.

semi- (prefix) [semi-] Yarı, yarım, kısmen. Örnek; semipelajik (semipelagic). Yarı-yüzücü (yarı-pelajik).

semi-anadromous [yarı yukarı-göçer (yarı anadrom)] Tatlı-su ile tuzlu-su arasında tamamlanmamış göç. 

Semicassis undulatum (grooved helmet) [?] ® Phalium granulatum.

semidemersal (semipelagic) [yarı tabansal (yarı demersal)] Yaşamlarının bir kısmını tabanda, bir kısmını tabanın üstünde su kolonunda geçiren balıklar.

semi-diadromous [yarı-çift-göçer (yarı diadrom)] Acı-suda –delta alanlarında yaşayıp yalnız yumurtlamak için tatlı-suya giren balıklar.  

semi-diurnal [yarım günlük] Yarım günlük döngüsü, süreçleri olan.  

semidrift gill net [yarı gezgin solungaç ağı] Bir ucu çapayla sabitlenmiş, diğer ucu serbest olup gezer halde kullanılan solungaç ağı.

semi-intensive culture [yarı-yoğun kültür] 1- Balıkların yetiştirilmesinde doğal üretimi artırmak ve bu yolla besin kaynağı yaratmak için gübrelemeden yararlanılmasıdır. Bu tür kültürde yemleme düzeyi çok düşük olup ancak destekleme amaçlıdır.

semi-intensive culture [yarı-yoğun kültür] 2- Balıkların yaşam döngülerinin bir kısmının (özellikle erken evrelerinin) kontrollü ortamda geçirmeleri daha sonra salıverilmeleridir.

semipelagic (semidemersal) [yarı yüzücü (yarı tabansal - demersal)].

semipelagic trawl [yarı yüzücü trol] Gerektiğinde tabanda da çekilebilen fakat genellikle tabana değdirilmeden çekilen trol ağı. 

semipermeable [yarı-geçirgen] Çözeni geçiren ancak çözüleni geçirmeyen zar (membran).

senescent fishery [yaşlanan balıkçılık] Genellikle aşırı avcılık nedeniyle bir kaç yıl boyunca önemli ölçüde azalan ürün elde edilen balıkçılık. 

senescent period [yaşlılık dönemi (ihtiyarlık dönemi)] Balığın büyümesinin çok az ve yavaş olduğu, yumurta ve atmığı üretememe aşamasına ulaştığı ihtiyarlık dönemi. Türe bağlı olarak bu süreç birkaç günden birkaç seneye kadar uzayabilir.

sense organs [duyu organları] Çevreden gelen dış uyarıları algılamaya yarayan organ. Örnek; göz, kulak vs.

sensory canal [algılama kanalı] ® Lateral line.

separator trawl [ayırıcı trol] Göz açıklıkları hedef tür ve avlanacak boya göre farklı oluşturulmuş trol ağı. Balık türlerindeki davranış farklılığına bağlı olarak trol ağında bazı balıklar ağın daha çok alt kısmında diğerleri ağın daha çok üst kısmında avlanırlar.

Sepia elegans (elegant cuttlefish) [?] Gövde basıktır. Çomak kısa ve yayılmış olup 6 ile 8 sıra vantuzludur. Rengi pembemsi portakaldir Boyu en çok 9 cm (manto uzunluğu); genelde 4 - 7 cm olur. 30 - 450 m derinlikler arasında yaşar. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.

Sepia officinalis (common cuttlefish) [?] Gövde güçlü, sağlam, sırt-karın yönünde yassılmıştır. Dokunaç çomağı vantuzludur. Rengi gri-esmer, koyu esmer arsında değişir. Erinleşmiş erkek bireyler zebra çizgilidir. Boyu en çok 35 cm (manto uzunluğu); geneli 15 - 25 cm kadardır. Kumlu çamurlu tabanda 150 m derinliğe kadar ancak daha çok 100 m'den daha sığ kıyısal sularda bulunur. Ömrü 18 - 30 aydır. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Sepia officinalis (cuttlefish) [sübye, mürekkep balığı] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi, Kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfı, Coleoidea altsınıfı, Decapodiformes üsttakımı, sübyemsiler (Sepiida) takımında yer alan Sepiidae ailesinin Sepia cinsi bir türüdür. Boyu en çok 35 cm (manto uzunluğu); geneli 15 - 25 cm kadardır. Manto uzunluğu 45 cm olabilir. Ancak 60 cm olanına da rastlanmıştır. Kafa manto kaidesi üzerinde olup iri iki gözü taşır. Merkezdeki çene etrafında 8 dokunaç bulunur. Rengini gri-esmer, koyu esmer arsında değiştirebilir. Erinleşmiş erkek bireyler zebra çizgilidir. Yırtıcılardan korunmak için suya koyu boya maddesi salar. Küçük odacıklı bir iç kabuk taşır. Bu odacıklara gaz doldurup boşaltma yoluyla suda batma/batmamayı sağlar. 200 m derinliğe kadar rastlanır. Çift eşeylidir (cinsiyetlidir). Erkek sperm keseciklerini dişiye aktarır. Yumurtalar 6-9 mm çapında olup gruplar halinde sert aksamlara yapıştırılır. Ticari balıkçılığı önemlidir. Kumlu çamurlu tabanda 150 m derinliğe kadar ancak daha çok 100 m'den daha sığ kıyısal sularda bulunur. Ömrü 18 - 30 aydır. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.

Sepia orbignyana (pink cuttlefish) [?] Gövde az yassılmıştır. Dokunaç çomağında vantuz bulunur. Rengi pembe-kırmızı olup renkler düzensizdir. Boyu en çok 12 cm (manto uzunluğu); geneli 5 - 10 cm'dir. Demersal türdür. 50 -450 m'ler arasında yayılır ancak en çok 80 ile 150 m'ler arasında boldur. Ömrü 12 - 18 aydır. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Sepietta neglecta (elegant bobtail) [?] Kıyısal kuşakta 300 m derinliğe kadar yayılır. Boyu en çok 2,5 cm (manto boyu) olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Balıkçılığı bilinmiyor.  

Sepietta oweniana (common bobtail) [?] Tabansal türdür. 50 m ile 700 m derinlikler arasında görülür. Boyu en çok 3 cm (manto boyu) olur. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.  

Sepiida (squids, cuttlefish) [mürekkep balıkları] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi, Kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfı, Coleoidea altsınıfı, Decapodiformes üsttakımı, Sübyemsiler (Sepiida) takımında yer alan Sepiadariidae (2 cins ve 7 tür)  ve Sepiidae (3 cins ve 112 tür) ailelerindeki toplam 119 türü kapsar. Bu gruptaki canlıların bir iç kabuğu, büyük gözleri ve üzerinde emici diskler bulunan 8 dokunacı vardır. İç kabuk küçük odacıklardan oluşur. Bu odacıklara gaz doldurup boşaltma yoluyla suda batma/batmamayı sağlarlar. Yırtıcılardan saklanma yetenekleri yüksek olup renklerini hızla ortam rengine uydurabilirler. Hayvanlar aleminin gelişmiş canlılarındandırlar. Kanları, demirin (Fe) yerini bakırın (Cu) alması hemosiyanür (hemocyanin) nedeniyle yeşil-mavimsidir. Kalpleri 3 adettir. İkisi kanı solungaçlara biri vücuda pompalar. Tehlike anında korunmak için suya boya maddesi salarlar. Midye, yengeç, karides ve balıkla beslenirler. Etleri yenir.

Sepiidae (cuttlefishes) [?] Manto geniş, güçlü, sırt-karın yönünde yassıdır. Yüzgeçler dar, uzun (kabaca manto boyunda) olup arka lobları serbesttir ve orta hatta birleşmezler. Gözler bir zar (kornea) ile örtülüdür. Sıcak ve ılıman suların kıyısal kuşağında ve kıta sahanlığı yamacında demersal hayvanlardır. Yumurtlama kıyıya yakın sularda gerçekleşir. Türe bağlı olarak erinleşmeleri birkaç aydan 3 yıla kadar sürebilir. Balık ve kabuklularla (Crustacea) beslenirler.

Sepiola robusta (robust bobtail) [?] Kıyısal kesimde tabansaldır. Boyu en çok 2 ile 2,5 cm (manto boyu) olur.

Sepiola rondeleti (Rondelet’s  bobtail) [?] Kıyısal kuşakta tabansaldır ve 400 m derinliğe kadar yayılır. Boyu en çok 2 ile 2,5 cm (manto boyu) olur. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Sepiola steenstrupiana (Steenstrup’s bobtail) [?] Kıyısal kuşakta bentiktir.  Boyu en çok 1,5 ile 2 cm (manto boyu) olur. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı bilinmiyor.

Sepiolidae (?) [?] Gövde ve yanal yüzgeçler yuvarlaklaşmıştır. Göz kornea ile örtülüdür. Kılıç (kabuk) çok küçüktür. Yumuşak tabana gömülür.

septibranch gill type [yedi-yapraklı solungaç tipi] Derinde yaşayan bazı midyelerde solungaç kaslı, yatay, delikli bir çeper (septum) ile değiştirilmiş hali.

septum [bölme (septum)] Benzeyen ya da benzemeyen kısımları (doku, boşluk vb) ikiye ayıran zar ya da katman.

septum papillaris [bölme-göz] Gözün bölmeli olması. Örnek; Osteoglossum’un gözü yatay bölmeli olup balık su yüzeyinde aynı anda hem suyun içini hem de dışını görebilir. 

sequential population analysis [ardışık popülasyon çözümlemesi] Yaşa göre av (yaşa dayalı av) değerlerini kullanarak stok büyüklüğünü, içgöç (stoğa katılma) ve balıkçılık ölümünü farklı yaş ya da yıllar için geriye doğru hesaplama yöntemidir. Bir diğer anlatımla geçmişin hikâyesi ve bugünkü stok bolluğu kullanılarak izleyen yıldaki balık sayısı ile izin verilebilecek toplam av miktarının karmaşık ve gelişmiş istatistiki programlar yardımıyla belirlenmesidir.

serial spawning [dizisel yumurtlama] Bir yumurtlama mevsiminde (sürecinde) bir kereden çok yumurta bırakma.

Seriola dumerili (greater amberjack) [sarıkuyruk balığı, avcı balığı, sarıkuyruk, avcı] Okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 1-360 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=190 cm ve ağırlığı 81 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Resiflerin açık denize bakan tarafını seçer. Bazen koylara girer. Gençleri küçük sürüler oluşturur ya da tek gezer.

serology [seroloji] Serumların incelenmesi. 

serpent eel [yılankurdu balığı, dikenli yılanbalığı] ® Ophisurus serpens.

serra [karın dikeni] 1- Balık vücudunun karın tarafında pul’dan oluşan diken. Karın dikenleri serisi testeremsi bir yapı oluşturur. Balığın diğer benzer türlerden ayırt edilmesinde kullanılır. Örnek; çaça balığı (Sprattus sprattus).

serra [saw] 2- Testere.

Serranidae (grouper) [Hanigiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı Levreksiler (Perciformes) takımı, Percoidei alttakımı, Percoidea üstailesinin bir ailesidir. Bu ailede Anthiinae, Epinephelinae, Grammistinae, Liopropomatinae ve Serraninae olmak üzere 5 altaile yer almaktadır. Geniş bir balık ailesidir ve yaklaşık 64 cins ve 500 kadar türü kapsar. Ailede en küçüğü 4 cm ve en büyüğü 2,7 m ve ağırlığı 400 kg olan (Epinephelus lanceolatus) balıklar yer bulmaktadır. Akdeniz’de 14 türü yaşamaktadır. Bodur gövdeli balıklardır. Ağız büyük, hafif öne çıkıktır (protraktil). Çene kemiği geniştir, balıkla beslenen türlerde köpek dişleri uzundur. Ancak bunların ön sırası ile iki çenede yer alan diğer dişler şerit halinde olup tüysüdür (villiforme). Sırt yüzgeci tektir, 7-12 sert ışınlıdır. Kuyruk çatallaşmıştır. Yanal çizgi genelde mevcut olup aralıksız devam eder. Pullar küçüktür ve genellikle taraksıdır (ktenoidtir). Renkleri parlak ve değişkendir. Gövdede açık ya da koyu renkli, dikey ya da eğik lekeler ve şeritler vardır. Birçok tür hızlı renk değiştirebilme özelliğine sahiptir. Çoğu, yaşadıkları derinliğe göre değişik renktedir. Sarı hani balıkları ve hani balıkları genelde demersal balıklar olup derin sularda, nadiren 300 m’nin ötesindeki tropikal ve alt-tropikal bölgelerde yaşarlar. Çoğu Hanigiller otlarla kaplı ve kumlu-çamurlu tabanı yeğler. Yine diğer birçoğu da kayalıklı, mercanlardan oluşmuş sığ kayalıklarda bulunur. Üreme zamanı hariç, türlerin çoğu yalnız gezer. Çoğu balık yiyen etobur ya da leşçildir. Ayrıca kabuklular ve omurgasızlarla da beslenirler. Birçok türü aşamalı erseliktir (hermafrodittir). Önce erkek iken sonra dişiye dönüşürler (protogyre);. Yumurta sayıları yüksektir. Yumurta ve kurtçukları (larvaları) planktonda yaşar.  Ailenin ticari balıkçılıkta önemli bir yeri vardır.

Serranus cabrilla (comber) [hanı balığı, deniz hani balığı, asıl hani, hani, asılhani balığı, hanoz] Tabansal (demersal) olup 500 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL= 50 cm civarında olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Sahanlık eğiminin üst kısmında, Posidonia çayırları ile kumlu çamurlu tabanda bulunur.

Serranus hepatus (brown comber) [beneklihani balığı, benekli hani] Tabansaldır (demersaldır) ve 5-100 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=25 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Deniz çayırları, çamur ve kayalıklar üstünde bulunur. Etoburdur (karnivordur) ve akvaryuma uyumludur.

Serranus scriba (painted comber) [deniz hani, taş hani balığı, yazılı hani, yazılıhani balığı, çizgili hani balığı, hani, hanoz, Ali bereket] Tabansaldır (demersaldır). 150 metreye kadar rastlanır. Boyu TL=45 cm kadar olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Posidonia çayırları ve kayalık tabanda bulunur. 

serrate [testeremsi (tırtıklı)] Testere gibi çentikli. ®  Saw like.

Serre’s pelican foot [?] ® Aporrhais serresianus.

Sertoli cell [follikel hücre] ® Follicle cell.

service speed [normal sürat] Başka türlü belirtilmediği sürece geminin yapacağı hız.

serving mallet [façuna tokmağı] Façuna yaparken halatın sıkı sarılmasında kullanılan bir tarafı oyuk tokmak.

sessile [yapışık (durağan)] Bir sap ile tabana (zemine) sürekli yapışık olan. Yer değiştirmeyen, sabit.  

seston [seston] Suda askıda bulunan organik ve inorganik parçacıkların bütününe verilen ad.

sestonophagy (suspensiphagy) [sestonofaj] Seston ile beslenen, seston yiyen. 

seta [seta] Dikencik ya da dikenimsi kılsı yapı.  

setline [parakete] Çok oltalı av aracı.

setting [ağ atma] ® Paying away.

settled species [yerleşik tür] Aynı ve tek bir kesimde yaşayan ne kısa ne de uzun mesafeli hareket ve göç eden balık. Örnek; mercan resifi balıkları.

settlement [yerleşme] Yüzücü (pelajik) kurtçuk (larva) ya da genç bireylerin zemindeki yaşama şekline uyum sağlama olayı.

settlement success [yerleşme başarısı] Yerleşme işlemini tamamlayan balık sayılarının ölçüsü.

settling basin [çökeltme havuzu] ® Sedimentation pond (Çökeltme tankı).

settling chamber [çökeltme kabı (durultma kabı)] Askıdaki maddelerin (parçacıkların örneğin plankton organizmalarının) yerçekimi etkisi ile çöktürülmesinde kullanılan kap.

settling tank [çökeltme tankı] ® Sedimentation tank.

sex [eşey] Dişi ya da erkek olma durumunu belirten görevsellik, özellik.

sex inversion (sex reversal) [cinsiyet değiştirme] Cinsiyetin ya doğal olarak ya da steroid hormonu uygulamasıyla değişmesi.

sex ratio [eşeysel oran (cinsiyet oranı)] 1- Bir popülasyonda ya da stoktaki dişi ve erkek bireylerin göreceli sayısı (birbirine oranıdır). 

sex ratio [eşeysel oran (cinsiyet oranı)] 2- Dişi başına düşen erkek sayısıdır. Genelde 1:1’den farklı olup erkek sayısı daha azdır.

sex reversal [cinsiyet değiştirme] ® Sex inversion.

sexing [cinsiyeti belirleme] Bir balığın cinsiyetini genellikle dış özelliklerinden belirleme.

sexual dichromatism [eşeysel çift-renklilik] Erkek ve dişi balıkların renklerindeki farklılık. 

sexual dimorphism [eşeysel çift-yapısallık] Erkek ve dişi balıkların şekil ve boylarındaki farklılık. Erkek ve dişi bireylerin farklı görünüşte olması. ® Dimorphism (Çift-yapısallık).

sexual reproduction [eşeyli (seksüel) üreme] Eşeyli üremede genetik malzeme ve bilgiler yeni bir birleştirme (combination) olanağı vardır. Cyanophyceae'de eşeyli üreme gözlenmemiştir; Euglenophyceae'de ise bu henüz doğrulanmamıştır. Tüm diğer alg sınıflarında eşeyli üreme vardır. Bu, 3 temel yöntemden etkilenmektedir. i- İzogami (isogamy); ii- Anizogami (anisogamy) ve iii- Oogami (oogamy). İzogamide, iki benzer morfolojiye sahip, gametin birleşmesi gerçekleşmektedir. Anizogamide benzer olmayan iki gametin birleşmesi (çiftleşmesi) gerekmektedir (yani bir gamet diğerinden küçüktür). Bazı durumda morfolojileri özdeş gametler farklı davranır ki burada fizyolojik anizogami sergilenmektedir. Bazı alglerde gameter çift biçimlidir (dimorphic). İri ve hareketsiz olan gamete yumurta ya da ovum; küçük ve hareketli olan ise sperm ya da spermatozoid olarak anılır. Sperm ile yumurtanın birleşmesi oogami olarak bilinmektedir. Döllenme sonrası zigot oluşur. Zigottan zoospor ve sonuçta yeni bir bitki oluşur.

sexual transformation [eşeysel transformasyon] ® Protandry (Tezerlik). ® Protogyre (Tezdişilik).

shackle [kilit] Bir tarafı değirmi diğer tarafı harbili (düz geçme vidalı) olup gözlü halat ya da iki zincir ucunun birleştirilmesinde kullanılan bir cins ara zincir baklası.

shads (herrings, sardines) [Sardalyagiller (Ringagiller)] ® Clupeidae.

shaft [şaft] Makinenin şanzımanına bağlı olup pervanenin dönmesi için güç aktarmada kullanılan kalın dolu demir çubuk.

shaft pipe [şaft kovanı] Şaft dönerken bodoslama aşınmasını önlemek için göbeğe konulan yuva.

shaft seal [salmastra] Makine ve boru bağlantı yerlerinde sızdırmazlığı sağlamak için lifli malzemeden yapılmış urgan conta. ® Gasket.

shagreen ray [dikenlivatoz balığı] ® Leucoraja fullonica.

shamefaced crab [utangaç yengeç] ® Calappa granulata.

Shannon index [Shannon göstergesi] H = å (ni/N) log (ni/N) Burada; ni = beher türün önemsellik değeri (birey sayısı), N = Önemsellik toplamı (toplam birey sayısıdır). ® Margalef species diversity index (Margalef tür çeşitliliği göstergesi). ® Community analysis (Topluluk çözümlemesi).

Shannon index of general diversity [Shannon’un genel çeşitlilik göstergesi] ® Shannon index (Shannon göstergesi).

shanny [karaibiklihorozbina balığı] ® Lipophrys pholis.

shared stock [ortak stok] 1- Komşu ülkenin münhasır ekonomik kuşağını aşarak göç eden balık stoğu. 

shared stock [ortak stok] 2- Birden çok ülke tarafından avlanan balık stoğu.

sharks (rays) [Keskisolungaçlılar] 1- ® Elasmobranchii.

sharks (selachians) [Köpekbalıkları] 2- ® Selachii.

sharpnose sevengill shark [yedi-yarıklı balık, yediyarıklıcanavar, öküz balığı, boz camgöz] ® Heptranchias perlo.

sharpsnout seabream [sivriburunkaragöz balığı, sivriburun karagöz] ® Diplodus puntazzo.

shearboard link (backstrop link, board link, door sling ring) [kapı terazisi] Trol kapısının yatay açılmasını sağlayan üçgen şeklindeki uçurtma tipi ayar düzeni. ® Towing chain (Kapı zinciri).

shelf [sahanlık] Kıta sahanlığını kısaca belirtmede kullanılan ad.

shelf area [sahanlık alanı] Denizde 0-200 m derinlik kesimi. ® Continental shelf (Kıta sahanlığı).

shelf break [sahanlık sınırı] Kıta sahanlığı ve kıta yamacının birleştiği yer. Genellikle 200 m civarındaki derinlik.

shelf fauna [sahanlık faunası] Kıta sahanlığında (0-200 metrelerde) yaşayan hayvansal organizmaların bütünü.  

shelf life [raf ömrü] İşlenmiş balığın belirli koşullarda bozunmadan, insan sağlığını etkilemeden saklanabileceği süre.

shelf reef [sahanlık resifi] Kıta sahanlığı üzerinde oluşan resif. 

shell [kabin] 1- ® Nacelle.

shell [kabuk, kavkı] 2- Kalsiyum karbonatlı (CaCO3) kabuk kılıf. Midye ve salyangoz kabuğu.

shell of Sepia [sübye kabuğu] Sübyenin kalkerleşmiş kabuğu olup gaz karışımı ile dolu küçük boşluklar ihtiva eder ki bu da hayvana suya batmada neredeyse nötr kaldırma özelliği sağlar. Kabuğun arka tarafındaki her bir küçük boşluk büyüme halkası olarak görünür.

shelter [korunak (sığınak)] Yapay ya da doğal malzemeden insan eliyle oluşturulmuş olup balıkların zaman zaman sığınmak, saklanmak, dinlenmek ve barınmak için kullanabilecekleri ancak kolayca avlanabilecekleri yapılar.

shi drum [melakopiya, han balığı, gölge balığı, işkine, minakop, milakop, kötek balığı, kötek, minekop] ® Umbrina cirrosa.

shiff arms jellyfish (barrel jellyfish) [deniz lahanası] ® Rhizostoma pulmo.

shild [bağa] ® Carapax.

shine [çakmak] Su içerisindeki balıktan ışığın anlık yansıması.

shining top-shell [?]  ® Calliostoma conulum.

ship [gemi] Motorla deniz üzerinde hareket eden araçlara denir.

ship’s cabin [kamara] Gemilerde dinlenilen görece küçük odalara verilen ad.

shipper [donatan] Kendi adına, kâr ve zararı kendisine ait olmak üzere bir gemiyi çalıştıran kişi ya da kurum.

ship's boat [filika] Gemi personel ya da yolcuların tahliyesinde kullanılan kürekli ya da motorlu kayık ve bot gibi küçük deniz araçları. Kürekli ya da yelkenli tekneler.

shipworm [Teredo] ® Teredo.

shipyard [tersane] Gemi yapan işyeri.

shirimps [karidesler] Kabuklulardan (Crustacea) olup farklı boylardadırlar. Boyları (gaga burun uzantısı (rostrum) ucundan telson sonuna kadar ölçüldüğünde) birkaç milimetreden yaklaşık 35 cm’ye kadardır. Denizlerde 2,500 türü bulunmasına rağmen bunlardan ancak 300 kadarının ekonomik önemi vardır. Karideslerin gövdeleri yanlardan az basıktır. Gaga burun yassı ve dişlidir. Karın karapaks ve kafadan uzundur. Yürüme bacaklarının ilk 3 çifti kıskaçlı (chela) olabilir. Karınsal bacaklarını yüzmede kullanırlar. Karidesler yaygın tür olup Ekvatordan kutup bölgelerine kadar yayılmıştır. Acı-su tatlı ve deniz suyunda yaşayabilirler. Denizel türler sığ ve orta derinlikteki sularda görülür. Bazı türlere 5,700 m'ye kadar rastlanırken çoğu ticari tür 100 m'den sığda bulunur. Birçok karides türü pelajiktir ancak çoğunluk demersal olup tabanda yayılır. Birçok karides türünde cinsiyetler ayrıdır. Bazı türler (örnek, Pandalus borealis) erkek evresinden sonra dişiye dönüşür. Bir kısım Penaeidae ailesine ait karidesler sperm alıcı hazneye sahiptir. Stenopodidea ve Caridea'da dişi yumurtlamadan sonra yumurtaları karınsal bacaklarında taşır. Bunun aksine Penaeidae bireyleri yumurtaları doğrudan suya bırakır. Kurtçuklar değişim (metamorfoz) geçirerek hem tatlı ve hem de tuzlu sudaki yaşam döngülerine başlarlar. Penaeus cinsi karidesler 10 - 80 m'ler arsında yumurtlar. Yumurtadan basit ve küçük (nauplius) larvalar birkaç saat içinde çıkar. 11 düzenli kurtçuk evresinin ilki 5 nauplius, bunu 3 protozoea, 3 mysis evresi izler. Kurtçuklar akıntıyla kıyıya taşınır ve burada geçkin kurtçuk evresine ulaşırlar ve acı sulara girerler. Lagün ve mansaplarda erinleşirler. Yumurtlama ile geçkin kurtçuk evresi arası 3 hafta sürer.

shirimps families [karides aileleri] Akdeniz sular sistemindeki karides aileleri şunlardır: Alpheidae, Aristeidae, Atyidae, Bresillidae, Crangonidae, Gnathophyllidae, Hippolytidae, Luciferidae, Nematocarcinidae, Ogyrididae, Oplophoridae, Pandalidae, Palaemonidae, Pasiphaeidae, Penaeidae, Processidae, Sergestidae, Sicyoniidae, Solenoceridae, Stenopodidae.

shoal [sürü] ® School.

shock [şok] Organizmaya etki eden ani, beklenmedik zararlı olay.

shock ring [şok halkası] Balıkların sert aksamlarından yaş tayininde kullanılan halkalara benzeyen ve büyümenin yavaşladığı dönemi gösteren halka gibi görünen örneğin yumurtlama gerginliği, besin yetersizliği, hastalık, parazit vb nedeniyle oluşan ancak yaş halkası olmayan halkalar için kullanılan terim.

SHOD (abbrev) [Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi] ® Turkish Navy-Office of Navigation, Hydrography and Oceanography.

shoot [atmak] Ağın suya bırakılması.

shoot [sürgün] Başka yere dikilmek ya da ekilmek için alınan, yaşama yeteneği olan bitki parçası. Posidonia kökü (rizomu) ve sürgününün-filizinin uygun ortama taşınarak aşılanması gibi.

shore [kıyı] Geniş su kütlesinin karasal sınırı. 

shore clingfish [yapışkan, ördek balığı] ® Lepadogaster lepadogaster.

shore fishery [kıyı balıkçılığı] Küçük tekne ve kayıklarla kıyıya yakın kesimde yapılan balıkçılık.

shore off [avara] ® Free-running.

shore reef (fringing reef) [kıyı resifi] Dar, şerit şeklinde kıyıya yakın resif.

shore rockling [gelincik balığı] ® Gaidropsarus mediterraneus.

shore rope [kıyı ipi] Ağı kıyıya bağlayan ip, halat. 

shore seine (haul seine, drag seine, draw net, yard seine, sweep net) [ığrıp] ® Beach seine.

shore species [kıyısal tür] Sürekli kıyı bölgesinde bulunan deniz balıkları. 

shore weir [kıyı dalyanı] Balıkları bir tuzağa doğru yönlendiren düzen (çit). 

short coral-shell [?] ® Coralliophila brevis.

short-beaked garfish [zargana] ® Belone svetovidovi.

shortfin mako [dikburun, canavar, sivriburuncanavar, dikburuncanavar] ® Isurus oxyrinchus.

shortnose chimaeras (chimaeras) [Denizkedisigiller] ® Chimaeridae.

shortnose greeneye [yeşilgöz balığı] ® Chlorophthalmus agassizi.

short-snouted seahorse [denizatı, denizaygırı balığı] ® Hippocampus hippocampus.

shortwiring [kısa telleme] Bir trol ağı çekme tekniğidir. Ağ, çelik tel vince sarılarak tabandan havalandırılır fakat sudan çıkartılmaz. Kapılar suda kalabileceği gibi tekneye de alınmış olabilir. Kısa tellemede ağ düşük hızda çekilir. Bu teknik uygun olmayan taban koşullarından korunmak, ağ ve tellerin istenmeyen malzemeye sarılmasını önlemek, manevra yapmak, avlanan balık miktarını görmek, balıkları işleyici ana tekne gelene kadar taze tutmak gibi nedenlerle uygulanır.   

shower [sağanak] Yere düşen katı ya da sıvı haldeki yağış. 

shrimp [karides] Kabuklular-Crustacea, Decapoda-onayaklıların iyi yüzücü Penaeidae ailesi içerisinde yer alan eti leziz bireylerine verilen genel ad. ® Penaeidae (Büyükkaridesgiller).

shrimp scad [çatal balığı] ® Alepes djedaba.

shrimpfishes (razorfishes, snipefishes, trumpet fishes) [Çullukbalığıgiller]® Centriscidae.

shrimps (lobsters, crayfish, crabs, prawns) [Onayaklılar] ® Decapoda.

shrink [çekme] Bir cins büzülme olup örneğin vücudun hacimce küçülmesidir. Medüz ve taraklılarda besin kıtlığında görülür.

sibling species [gizli tür(ler)] ® Cryptic species.

Sicyonia carinata (Mediterranean rock shrimp) [?] Sin. Sicyonia sculpta. Gövde ağır, kalın ve sert kabukludur. Rengi koyu zeytin yeşili, bazen kırmızı, kestane rengi ve esmer beneklidir. sarı halkalıdır. Tam boyu 8 cm, sıkça rastlanan boyu 6 cm civarındadır. Kumlu çamurlu taban üstünde demersal olup Posidonia çayırlarında 3 m ile 35 m derinliklerde ama daha çok 5 m derinlikte rastlanır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır, yem olarak kullanılır.

Sicyonia sculpta (Mediterranean rock shrimp) [?] ® Sicyonia carinata.

side light [borda feneri] Geminin sancak tarafında yeşil, iskele tarafında kırmızı yanan açılı oturtulmuş ışık kaynağı.

side pockets [yan cepler] Bir seri deri cep yan nişler oluşturur. Bunlar kafanın karınsal yüzeyinde çukurcukların ters tarafında normal pozisyonda huni tüpünün olduğu alçaltıda bulunur (bazı pelajik derin deniz kalamarları Oegopsida).

side scan sonar [yan bakan sonar] Torpido benzeri bir gövdeye yerleştirilmiş ve çeviricileri – aynaları (transducer) belirli bir açıyla yanlara bakan, içerisinde iletici bir kablo bulunan çelik tel ile güvertedeki birimine bağlanmış olup taban yapısının incelenmesinde kullanılan bir tür akustik cihaz.

sideburn wrasse [filamentli çırçır] ® Pteragogus pelycus.

sifonoforlar [siphonophores] ® Siphonophora.

Siganidae (rabbitfishes, spinefoots) [Çarpan-balığıgiller (Sokar-balığıgiller)] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Neopterygii altsınıfı, Teleostei arasınıfı, Acanthhopterygii üsttakımı, Levreksiler (Peciformes) takımının tek cins (Siganus) ve 28 türü içeren bir ailesidir. Gövde oval yanlardan basıktır. Ağız küçük olup kesici dişler tek sıradır. Gövde küçük pullarla kaplıdır. Sırt yüzgeci sert ve yumuşak ışınlıdır. Sert ışınları zehirlidir. Zehirleri bir hayli acı verir ama (alerjik bir reaksiyon yoksa) insanı  öldürmez. Renk değişken, bazı türlerde koyu tonlar hakimdir. Ailede parlak renkli, çizgili olanlarda vardır. Hint Okyanusunda tropik ve alt-tropik sularda, mercanlar ve kıyısal sularda bazıları acı-suda yaşar. Otoburdurlar tabansal yosunlarla (alglerle) beslenirler. Siganus cinsinin iki türü (Siganus luridus ve Siganus rivulatus) Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz’e gelmiş (Lessepsian göçmen) ve ilk kez Filistin kıyılarında 1964 yılında görülmüştür. Eti yenilebilir. Boyları 40 cm olabilir. Çarpan-balığıgillerin bazıları tek gezer diğerleri sürü oluşturur. Su kolonunda yumurtlarlar. 

Siganus luridus (dusky spinefoot) [çarpan, esmer sokar, sokan] Resiflerle ilişkilidir. 20-40 m derinliklerde bulunur. Boyu TL=30 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Kızıldeniz’den Akdeniz’e göçmendir. Sığ suda tabana yakın küçük sürüler oluşturur. Erinler yalnız ya da 3’ü, 4’ü bir arada gezer. Dikeni ağılıdır (zehirlidir). Elle tutulurken dikkatli olunmalıdır. Tabandaki yosunlarla (alglerle) beslenir.

Siganus rivulatus (marbled spinefoot) [çarpan balığı, çarpan, çilliçarpan balığı, beyaz sokar] Resiflerle ilişkilidir. Acı-suya girer. 30 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=27 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Yetiştiriciliği yapılmaktadır. Kızıl-deniz’den Akdeniz’e göçmendir. Genellikle sürü oluşturur. Dikeni ağılıdır (zehirlidir). Elle tutulurken dikkatli olunmalıdır. Tabandaki yosunlarla (alglerle) beslenir.

sight field of fish eye [balık gözünün görme alanı] Balıkların gözleri genellikle başın ön kısmındadır. Bu nedenle çok geniş bir alanı görebilirler. Gözlerin görme eksenlerinin çakıştığı noktadan itibaren ise çift gözlü (binoküler) görürler.

sigma-t (st) [sigma-t (st)] Deniz suyu yoğunluğunun ifade edilmesinde kullanılan terim ve deyim.

silica [silis] Silisyumdioksit (SiO2).

silico- (prefix) [siliko-] Silisyumlu (Si), silisli.

Silicoflagellata [silikoflagellata] Silis iskeletli, kamçılı birgözeli (birhücreli) canlılar sınıfı.

sill [yükselti] ® Ridge.

Sillaginidae (smelt-whitings, sillaginids, sand borers, sand-smelts) [Gümüş-sillagogiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Levreksiler (Perciformes) takımı, Percoidei alttakımı, Percoidea üstailesi, Sillaginidae ailesi üç cinste 31(?) bilinen türü barındıran, kıyısal tabanda yaşayan deniz balıklarını içermektedir. Batı Afrika’dan güney Avustralya ve Japonya’ya kadar yayılmışlardır. Gövde uzunca ve hafif basıktır. Renkleri  açık esmer ve gümüşi olup lekelidir. Kızıldeniz’den Akdeniz’e göçen istilacı tür olarak anılmaktadır. Yumurtlayarak çoğalırlar. Türe bağlı olarak eşeysel (cinsi) olgunlaşma ve üreme mevsimi değişmektedir. Akdeniz’de yaşayanların boyları en çok 25 cm’dir. Sıkça rastlanan boyları ise 15 cm civarındadır.

sillaginids (smelt-whitings, sand borers, sand-smelts) [Gümüş-sillagogiller] ® Sillaginidae.

Sillago sihama (silver sillago) [sivriburun gümüş] Etraf-göçerdir (amfidromdur). Acı-suya girer. 0-60 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=38-40 cm civarında olabilir. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği vardır. 7 yıl kadar yaşar. Kızıldeniz’den Akdeniz’e göçmendir. Kıyı boyunca görülür. Rahatsız edildiklerinde erinler kendisini kuma gömer. Kurtçuk (larva) ve gençleri yüzücüdür (pelajiktir). 

silo culture [silo kültür] Bina içinde ya da dışarıda büyük dikey yapılar kullanılarak yapılan balık yetiştiriciliği.

silt [silt] İnorganik çökelti. Tane boyu kum ve kil arasında olup çapı 0,002-0,06 mm arasındaki tortul (sediman).

siltation [siltasyon] Silt’in çökelmesi.

Silurian [silür] Jeolojik evre. 441-113 milyon yıl öncesi dönem. Çoğu ana balık gruplarının erken silür döneminde oluştuğu düşünülmektedir. 

Siluridae (freshwater catfishes) [Yayınbalığıgiller] Actinopterygii – Işınlı-yüzgeçliler sınıfının, Yayınsılar (Siluriformes) takımının 12 cinsini içeren bir ailesidir. Alt ve üst çenedeki bıyıklarıyla ünlü, uzun vücutlu balıklardır. Güney Kutbu hariç diğer kıtalarda temsilcisi bulunan tatlı-su balıklarıdırlar. Pulları yoktur. Avrupa sularının yerlisi yayın cinsi Silurus’tur. Tatlımsı mülayim etlidir. Boyları 2 m ve ağırlıkları 100 kg kadar olabilir. Türkiye’de adi yayın da denilen Silurus glanis ile Mezopotamya yayını olarak tanınan Silurus triostegus olmak üzere iki türü bulunmaktadır.

silver scabbardfish [kılkuyruk, çatal kuyruk, çatalkuyruk balığı, palaska balığı] ® Lepidopus caudatus.

silver sillago [sivriburun gümüş] ® Sillago sihama.

silversides (herring smelts, argentines) [Gümüşbalığıgiller] ® Argentinidae.

silvery cod [pamukçuk balığı] ® Gadiculus argenteus argenteus.

similarity [benzerlik] İki nesne arasındaki cinse özgü benzerlik ölçüsü olup bir ile sıfır arasında yer alan ölçekle belirtilir. ® Dissimilarity (Benzemezlik).

simulation [benzetim] 1- Doğal koşulların laboratuar ya da bilgisayar modelleri kullanılarak sınanması.

simulation [benzetim] 2- Matematiksel formüller kullanarak balığın üretim ve hasadını gösteren önceden kestirimci yaklaşım.

simultaneous hermaphrodite [eşanlı erdişi] ® Synchronous hermaphrodite.

single chain [bakla] Zincirin bir halkası.

single species model [tek türlü model] Ekosistemdeki diğer türlerle etkileşimi dikkate almayan model.  

single-celled organisms (unicellular animals) [birgözeliler (birhücreliler)] ® Protozoa.

sinistral [sinistal] Sol tarafı üste gelen yassı balıklar.  

sink [batma] Su kolonundaki malzemenin zamanla tabana inmesi. 

sinker (weight) [batırıcı (kurşun)] ® Lead.

sinus palleal [manto sinüsü] Midye kabuğu içindeki manto çizgisinin araka girintisi ile ilgili iz.

siphonal [sifonsal] ® Channel.

Siphonophora (siphonophores) [sifonoforlar] Knidliler (Cnidaria) kabilesine dahil omurgasız Hidrozoa sınıfının bir takımıdır. Koloni oluştururlar. Kolonileri medüz görüntüsündedir. Kırmızı soğuk ışık saçarlar (biyoluminesens).

siphonophores [sifonoforlar] ® Siphonophora.

siphonostome [sifon-ağzı] ® Peristome (Karından-bacaklılar).

site [yer] Bir olayın gerçekleştiği yer ve zamanı bilinen belirli bir nokta.

site selection criteria of marine fish cage culture [denizde kafes çiftlikçiliğinin yer seçimi ölçütleri] Yer seçimi ölçütleri üç ulamda (kategoride) özetlenmektedir.

Ulam (Kategori) 1

Ulam (Kategori) 2

Ulam (Kategori) 3

Su kalitesi

Su derinliği

Yasal gereklilik

Sıcaklık

Korunaklılık

Ulaşım-Destek olanakları

Tuzluluk

Taban yapısı

Güvenlik

Kirlilik

Akıntılar

Pazara uzaklık

Askı yük

Hava durumu

İdari strateji

Alg patlaması

Fouling

 

Hastalık organizmaları

 

 

Su değiş tokuşu

 

 

Akıntılar

 

 

Fouling

 

 

size and some interesting relationships [büyüklük ve ilginç bazı ilişkiler] Büyüklük kural ve ilişkileri çerçevesinde dolaylı olarak ortaya çıkan bazı ilginç ilişkiler şöyle sıralanabilir (µ ilişkilidir):

i)          Ses µ Büyüklük (küçük canlıların çıkardığı ses tizdir).

ii)         Kuşak (nesil) µ Büyüklük (küçük canlılar daha sık kuşak değiştirir).

iii)         Ömür µ Büyüklük (küçük canlıların ömrü kısadır).

iv)        Hız µ Büyüklük (hız boyla artar, büyükler daha hızlıdır).

v)         Çap µ Boy, yükseklik (boy arttıkça gövde çapı büyür). ® Size rules and its relationships (Büyüklük kural ve ilişkileri).

size class [büyüklük sınıfı] Belirli bir boydaki balıkları ifade eder. 

size frequency distribution [boy sıklığı dağılımı (boy dağılımı)] Aynı türden, farklı boydaki balıklarda yapılan uzunluk ölçümlerinin hangi boylarda (uzunluk gruplarında) kaçar tane ölçüldüğünü gösteren tablo ya da şekil.

size limit [büyüklük sınırı] Yasal olarak avlanmasına izin verilen balık büyüklüğüdür. Büyüklük alt ve üst sınırlar olarak belirlenebilir. Alt sınır, küçük balıkların pazar boyuna ulaşmasını (kısaca korunmasını) sağlarken üst sınır gelecek kuşakların devamını sağlamak için başarılı döl veren büyük balıkların geride kalmasını hedefler.  

size ranges of marine plankton [denizel planktonların büyüklük aralığı] Denizel planktonları geniş anlamda büyüklüklerine göre 3 grupta tanımlamak olasıdır.

Bacterioplankton [Bakteriyoplankton]

0,5-1,0 µ

Phytoplankton [Bitkisel (fito)-plankton]

2,0-300 µ

Zooplankton [Hayvansal (zoo)-plankton]

5,0-10,000 ya da 50,000m (@10-50 mm)

size rules and its relationships [büyüklük kural ve ilişkileri] Büyüklüğün yaşamı yönlendirmesiyle ilgili kurallar şunlardır: i) Güç büyüklükle değişir (Güç µ Ağırlık2/3), ii) Oksijen, su, besin, sıcaklık vs’nin vücuda girip çıkmasına izin veren yüzey alanı büyüklükle değişir (Yüzey µ Ağırlık2/3), iii) İşbölümü ve bunun karmaşıklığı büyüklükle değişir (Karmaşıklık µ Ağırlıka), iv) Bolluk büyüklükle değişir (Bolluk µ Ağırlık-b), v) Yaşam olaylarının (metabolizma, çoğalma süreci, hareket etme vb’nin) hızı büyüklükle değişir (Metabolizma µ Ağırlıkc) Not: µ = ilişkilidir ve a, b, c ise eğimi gösteren regresyon değeridir). ® Size and some interesting relationships (Büyüklük ve ilginç bazı ilişkiler).

size-at-age [yaşa göre büyüklük] Belirli bir yaştaki balığın boyu ya da ağırlığıdır.

size-at-first-capture [ilk avlanma büyüklüğü] Balığın pazar boyuna ulaşması ve üremeyi gerçekleştirmesi için avlanmasına izin verilen en küçük büyüklük (boy ya da yaş) sınırıdır.  

size-at-first-maturity [ilk olgunlaşma büyüklüğü] Balıkların %50’sinin eşeysel (cinsi) olgunluğa ilk kez ulaştığı boyu ya da ağırlığıdır.

skates (rays)  [Tırpanagiller (vatozlar)] ® Rajidae.

skegger (samlet, parr) [parmakboy] ® Fingerling.

skewness [yamukluk] Bakışımsız (asimetrik) sıklık (frekans) dağılımı. 

skin [deri] Vücudun dış kısmını kaplayan örtü. ® Periostracum.

skin brooder [deride kuluçkalayıcı] Karın bölgesine yumurtalarını yapıştıran balık. Örnek; bazı Güney Amerika yayın balıkları.  

skipjack tuna [ton balığı, palamut, çizgiliton, çizgili-orkinoz balığı, yanlışlıka palamut] ® Katsuwonus pelamis.

skipper [reis] Balıkçılık teknelerinde denizcilerin başı, ağ yapım ve kullanımına hakim ve genellikle tekneyi kullanan kişinin (kaptanın) unvanıdır.

skylight [kaporta] Gemi içinde ya da güvertede merdivenlerin üzerindeki kapalı yer.

sl (abbrev) [standart boy] ® Standard length. 

slack ice (broken ice, open ice, loose ice, loose pack ice, open pack ice) [gezgin buzlu] ® Pack ice.

sleeping sickness [uyku hastalığı] Tek gözeli (hücreli) asalakların (parazitlerin) neden olduğu hastalık. Balık haftalar boyunca yan yatar, yavaş solur ve çok az hareket eder.

sleepy crab [uykucu yengeç, tüylü yengeç] ® Dromia personata.

slender goby [kayabalığı] ® Gobius geniporus.

slender rainbow sardine [Hint sardalyası] ® Dussumieria elopsoides.

slender rockfish [iskorpit] ® Scorpaena elongata.

slender sargassum [?]  ® Sargassum acinarium.

slender sunfish [uzunpervane balığı, büyük pervane balığı] ® Ranzania laevis.

slender swimcrab [?]  ® Portumnus latipes.

slick [parlama] Balık sürüsünün yüzeyin altında beslendiğinin göstergesidir. Su yüzeyi yağlı, dışkılı, balık artıklarını içeren parıldayan bir filmle kaplanır. Örnek; beslenmekte olan lüfer balığı (Pomatomus saltator).

sliding keel [kontra omurga] Ana omurganın altına konulan şerit şeklindeki parça.

slime (blenna) [çamur].

slimeheads (roughies, redfish) [Kemikbaşlıgiller] ® Trachichthyidae.

sling (backstrap, back board becket, board bridle, board leg, door legs, door strop) [sapan] ® Backstrop.

slip [kıç rampası] ® Stern ramp.

slipper limpet crepidula [?] ® Crepidula gibbosa.

slipper lobsters [Cırcırgiller, cırcırlar] ® Scyllaridae.

slit [yarık] Doku yüzeyinin uzun, düz, dar kesilerek yarılmış olması hali.

Sloane's viperfish [büyük-ağızlı balık, engerek balığı] ® Chauliodus sloani.

slope [eğim] y=a+bx doğrusal denklemdeki b değeri. Doğrunun eğimi. 

sludge worm [tubifeks] ® Tubifex tubifex.

slurpy mouth [tüp-ağız] ® Tube mouth.

small European locust lobster [?] ® Scyllarus arctus.

small lantern fish [ışıldak balığı] ® Diaphus holti.

small red scorpionfish [altın iskorpit balığı, benekliiskorpit, kırmızıiskorpit balığı] ® Scorpaena notata.

small sandeel [kum balığı, küçük kum yılan balığı] ® Ammodytes tobianus.

small triplefin [karabaş balığı] ® Tripterygion melanurus.

smalleye hammerhead [çekiç balığı] ® Sphyrna tudes.

small-headed clingfish  [?] ® Apletodon dentatus dentatus.

small-scale fishery (artisanal fishery) [küçük ölçekli balıkçılık] Temelde kendi ihtiyacını karşılayacak kadar kısa süren avcılık olmakla birlikte bazen avın bir kısmı satılabilmektedir. Balıkçılık yakın kıyıda genellikle kayıklarla yapılmakla birlikte kullanılan deniz aracı ve konulan ölçek ülkeden ülkeye ve gelişmişlik düzeyine bağlı olarak değişmektedir. 

small-spotted catshark [küçük kedi balığı, dişlikedi balığı, kedi balığı, kedibalığı] ® Scyliorhinus canicula.

smalltooth sand tiger [pamuk balığı] ® Odontaspis ferox.

smalltooth sawfish [incedişlitestere balığı] ® Pristis pectinata.

Smaris chryselis (izmarit) [blotched picarel] ® Spicara maena.

smelt-whitings (sillaginids, sand borers, sand-smelts) [Gümüş-sillagogiller] ® Sillaginidae.

smoked [füme] Tütsülü. Gri renkte olan.

smoked fish [tütsülenmiş balık] Tütsüyle (dumanla) muamele edilerek pişirilmiş (suyu kısmen alınmış) balık. İşlem için özel odalar ve odun kullanılır. Balığın tadı dumansı olur. 

smolt [smolt] Tatlı-sudaki gelişmesini tamamlamış ve gri-gümüşümsü renkte erin birey görünümüne dönüşmüş kabaca 2 yaş civarındaki som ya da deniz alası.

smooth callista [?] ® Callista chione.

smooth donax [?] ® Donax variegatus.

smooth dosinia [?]® Dosinia lupinus.

smooth hammerhead [çekiç balığı] ® Sphyrna zygaena.

smooth scallop [?] ® Flexopecten glaber.

smooth swimcrab [?] ® Liocarcinus vernalis.

smoothback angelshark [lekelikeler, keler balığı, keler] ® Squatina oculata.

smooth-hound [öz köpekbalığı, köpek balığı, adi köpekbalığı] ® Mustelus mustelus.

smouth muscle [düz kas] Çalışması istemsiz olan kas. İç organ kası. Örnek; kalp.

snail [salyangoz] Sarmal kabuklu karındanbacaklı yumuşakça.

snails & slugs [karındanbacaklılar] ® Gastropoda.

snails [salyangozlar (Karındanbacaklılar)] ® Gastropoda. (Karındanbacaklılar).

snake (anguis) [yılan].

snake blenny [yılansı balık, kayış balığı] ® Ophidion barbatum.

snake eels [Yılankurdu balığıgiller] ® Ophichthidae.

snake mackerels (escolars) [Kalasbalığıgiller] ® Gempylidae.

snake pipefish [yüzgeçsizdeniziğnesi balığı (yüzgeçsiz-deniziğnesi balığı)] ® Entelurus aequoreus.

snakelocks [deniz-şakayığı] ® Sea anemone.

snakelocks anemone (?) ® Anemonia sulcata.

snap swivel [fırdöndü] ® Swivel.

snapping shrimps [çıt karidesleri] ® Alpheidae.

snatch block [bastika] Palangalarda kullanılan dilli makara.

sneak spawner [sinsi erkek] ® Sneaky male.

sneaky male (sneak spawner) [sinsi erkek] Yumurtlama yerine aniden (ok gibi) yaklaşarak dişinin yumurtalarını döllemek için atmık (sperm) bırakmaya çalışan küçük, baskın olmayan erkek balık.

snipefishes (shrimpfishes, razorfishes, trumpet fishes) [Çullukbalığıgiller] 1- ® Centriscidae.

snipefishes [Borubalığıgiller] 2- ® Macroramphosidae.

snout [burun] Gözlerin önünde, başın uç kısmı. 

snout length [burun boyu] Başın en uç kısmı ile göz çukuru kenarına olan uzaklık.  

snow [(kar) deniz karı] ® Marine snow.

SO (abbrev) [güneyli salınım] ® Southern Oscillation.

social constraints [sosyal kısıtlamalar] Balıkçıların davranışı ya da yerel topluluğun balıkçılığa giriş (geçiş) sınırlaması. 

sodium thiosulfate (thiosulfate sodium) [sodyum-tio-sulfat] Kimyasal formülü Na2S2O3 olup Winkler yöntemiyle çözünmüş oksijenin belirlenmesinde titre (titrant) olarak kullanılır.

soft coral [epizoantus] ® Epizoanthus.

soft corals [yumuşak mercanlar] ® Octocorallia.

soft ray [yumuşak ışın] Boğumlu, bölümlü basit ya da çatallı yüzgeç ışını. 

soft release [yumuşak salma] Stoku desteklemek vb amaçla balıklar salıverilmeden önce yeni ortama uyum sağlamaları ve üzerlerinden taşınma vb gerginliği atmaları için bir süre salıverilecekleri yerde bekletildikten sonra salıverilmeleri. ® Sert salma.

soft water [yumuşak su] Çözünmüş kalsiyum (Ca) ve magnezyum (Mg) tuzları derişiminin (konsantrasyonunun) az olduğu su. 

soft-finned fish [Yumuşak-yüzgeçliler] ® Malacopterygii.

softhead grenadier [?] ® Malacocephalus laevis.

softshell clams [?] ® Myidae.

so-iuy mullet [Rus kefali, pelingas] ® Mugil soiuy.

SOLAS (abbrev) (International Convention for the Safety of Life at Sea) [Uluslararası Denizde Can Emniyeti Sözleşmesi].

sole plate [kapı tabanı] Trol kapısının alt tarafını (deniz tabanına bakan kenarını) saran kaplama, demir koruyucu.  

Solea solea syn: Solea vulgaris (common sole) [dil balığı] Tabansal (demersal) ve okyanus-göçerdir (okyanodromdur). Acı-suya girer. 0-150 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=80 cm ve ağırlığı 3 kg kadar olabilir. Sıkça rastlanan en uzun boylu dil 45 cm civarındadır. 26 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği çok önemlidir. Genellikle tek gezer. Kendisini kumlu, çamurlu tabana gömer. Kışın derine iner. İçgöçü (stoğa katılımı) değişkendir. Üreme göçü yapar.

Solecurtidae (?) [?] Kabukları eşit ve dikdörtgen şekillidir. Dış yapısı (yontusu) aslında eş merkezli ya da çaprazidir. Kabukların eklemi genellikle 2 asıl dişlidir;  bazen bunlara yan dişler eklenir. Kabuklarda iki yaklaştırıcı kas izi vardır. İç kenarlar pürüzsüzdür. Solungaçlar yapraksı tiptir. Ayak dil gibi; sifonlar uzun ve ayrıktır. Akdeniz sular siteminde ailenin 12 türü yaşamaktadır.

Solecurtus strigilatus (rasp short razor) [?] Sin. Solenocurtus strigillatus. Kabuk katı olup eni yüksekliğinin (boyunun) yaklaşık 2 katı kadardır. Dış deri zarsı, esmerimsi olup dökülebilir. Kabuklardaki eklem 2 asıl diş ve bir kıvrık kancaya sahiptir. Manto sinüsü (yayı) geniş ve derindir. Rengi dışta pembe, içte beyazdır. Boyu en çok 8 cm olur. Sıklıkla rastlanan boyu 7 - 7 cm kadardır. Temiz ve ince kumda ve çakıllı kesimlerde görülür. Organik birikinti ile beslenir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Soleidae (soles, true soles) [Dilbalığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Yanyüzersiler (Pleuronectiformes) takımı Soleoidei alttakımının bir ailesidir. Ailenin sistematiği sorunlu olmakla birlikte bugün 28 cinste 135 türün yer aldığı söylenebilir. Aile, Akdeniz’de 7 cinste 16 tür ile temsil edilir. Gövdeleri oval olan yassı balıklardır. Gözler sağ taraf üstüne kayarak yerleşmiştir. Ağız küçük ve altta olup az çok yay gibi eğiktir. Dişler küçük olup kadife gibidir ve zor görülür, hatta bazen yoktur. Yüzgeçlerde sert ışın bulunmaz. Kuyruk yüzgeci ayrıdır. Her iki yüzeyde de (altta üstte) yanal çizgi vardır. Pullar taraksıdır (ktenoidtir), dokununca kabadır. Gözlerin olduğu tarafta renk koyu kahverengi, gri lekelidir. Kör (alt) taraf beyazımsıdır. Kıyıdan 1,000 m derinliğe kadar olan ılıman denizlerin kumlu çamurlu tabanında yaşayan balıklardır. Kabuklular ve diğer omurgasızlarla beslenirler. Su kolonunda yumurtlarlar. 

Solemya togata (Mediterranean awning clam) [?] Yanlardan basık kabuklar eşittir. Ön ve arak esner (açılır). Kancalar küçük, arka uca daha yakın olup belirgin değildir. Kabuk dışı neredeyse pürüzsüzdür. Dış deri (zar) açık esmer, çok yapışık, kalın ve gösterişli görünümlüdür. Eklem dişsizdir. İç kenar pürüzsüzdür. Boyu en çok 9,3 cm olurken sıklıkla rastlanan boyları 3 - 4 cm kadardır. Organik maddece zengin, çamurlu ve ince kumlu kesimlerde görülür. Tabana gömülü yaşar. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında yer yer (aralıklarla) bulunur. Avcılığı vardır.

Solemyidae (solemyids) [?] Sindirim sistemleri çok küçüktür ya da yoktur. Beslenme uzantıları çok kısa olup dışarıya ulaşmaz. Bu tür kükürt oksitleyen bakterilerin konağıdır. Konak sembiyoz yaşadıklarına kemoototrof yaşama ortamı sağlar ve bunlar H2S indirgerler. Akdeniz sular sisteminde tek türü bulunmaktadır.

solemyids [?] ® Solemyidae.

Solen marginatus (grooved razor shell, grooved razor clam) [?] Sin. Solen vagina. Kabuk dikdörtgen yapılı olup sırtsal ve karınsal kenarlar neredense düzdür. Eklem tek bir asıl dişe indirgenmiştir. Dıştan abuk rengi sarıya çalar, sıkça esmerdir. Dış deri parlaktır. Kabuk içi beyazdır. Boyu en çok 17 cm olabilir. Genelde rastlanan boyları 9 ile 11 cm arasındadır. Temiz kumlu ya da çamurlu tabanda yaşar. Eşeyler ayrı olup yumurtlayıcıdır. Askı yük ile beslenir. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır. Karadeniz'de avlanmaz.

Solen marginatus (razor clam) [ustura midyesi] Çift kabuklu olup uzuncadır. Sifonu kısadır. Tabanın hemen altında yaşar. Kendisini çok hızlı gömer. Kabuklarını açıp kapayarak yüzer. Türkiye sularında Ensis ensis, Solen marginatus, Solen vagina türleri bulunmaktadır.

Solen vagina (grooved razor shell, grooved razor clam) [?] ® Solen marginatus.

solenette [akdil balığı, dil balığı, küçük dil balığı] ® Buglossidium luteum.

Solenidae (razor clams) [usturamidyesigiller; ustura midyeleri] Kabuklar eşit, dar ve uzamış şekilli olup bir bıçağı andırmaktadır. Yanlardan eşit değildir. Kabuklar ön ve arkadan açılır (esner). Dışı genellikle eşmerkezli büyüme halkalıdır. Dış bağ, kabuk enince uzayan doğrusal bir oluğa yerleşmiştir.  Eklem alçaktır. Manto sinüsü derin değildir. İç kenar pürüzsüzdür. Solungaçları yapraksı tiptir. Sifonlar kısa, birliktedir. Uçtaki güçlü ve genişlemiş ayak kuma aniden ve hızla gömülmeye uygundur. Akdeniz sular sisteminde 6 türü bulunmaktadır.

Solenocera membranacea (Atlantic mud shrimp) [?] Yumuşak gövdelidir. Rengi kızıl turuncu olup az ya da çok şeffaftır. Boyu en çok 12 cm olup sıkça rastlanan boyu 8 - 10 cm kadardır. Çamurlu tabanda 40 m ile 700 metreler arasında demersaldir. Çoğunluğu 50 m ile 450 m arasında yayılır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Ticari avcılığı vardır ve iyi av verir.

Solenocurtus antiquatus (antique razor clam) [?] ® Azorinus chamasolen.

Solenocurtus strigillatus (rasp short razor) [?] ® Solecurtus strigilatus.

soles (true soles) [Dilbalığıgiller] ® Soleidae.

solid [katı] Belirli bir hacmi ve şekli olan.

solid waste [katı atık] Katı haldeki atık madde.

solitary [yalnız] Tek başına ve benzerlerinden ayrı yaşayan ve var olan canlı.

soluble BOD [çözünür BOD] Filtrelenmiş suda ölçülen BOD. ® Biyokimyasal oksijen ihtiyacı.

solute [çözülen] Çözücü içerisinde dağılmış gaz ya da katı madde.

solution [çözelti] İki ya da daha çok maddenin eş-dağılmış karışımı.

solvent [çözücü] Çözeltinin ana parçası. Örnek; NaCl’ün çözücüsü sudur. Çözücü su değilse belirtilir. Proton alan çözücülere protofil (protophyllic) çözücü (su), proton verenlere protojen (protogenic) çözücü (sıvı HCl), proton almayanlara aprotik (aprotic) çözücü (toluen) denmektedir.

som hastalığı [salmon disease] Alabalıkgillerde görülen bakteriyel bir hastalık. 

some interessant characteristics of marine plants [denizel bitkilerin ilginç bazı özellikleri] Bu özellikler şöyle özetlenebilir: i) Denizde yaşayan bitkisellerin bir kısmı tamamıyla kendibeslek (ototrof) değildir. Bunlarda bazı vitaminleri dışarıdan almak zorundadırlar ki buna auxotrphy denmektedir. ii) Birçok tür öncelikle kendibeslek (ototrof) olmalarına karşın çözünmüş besinleri ve parçacıkları gözelerine (hücrelerine) alarak dış-beslek (heteretrof) olarak da beslenebilirler. iii) Bütün bitkiler solunur. Böylece daha önce ürettikleri besini tüketirler. iv) Birçok alg türü çevresine bazı kimyasalları verir. Örnek; kızıl gelgit organizmaları.

somite [somit] Vücut kısmı, vücut bölümü. 

sonar (abbrev) (SOund NAvigation and Ranging-SONAR) [su altı radarı (sonar)] Bu cihaza balıkçılar çoğunlukla su altı radarı demektedir. Yankı iskandilinin ses dalgalarını istenen belirli (dikey, yatay ya da bunların arasında kalan) bir açıyla yayan, dinleyen, işleyen sistemdir.

sonic muscles [ses kasları] Balıkların hava kesesiyle birleşik olup ses çıkarmada kullanılan kaslar.

sonic scattering layer [ses dağıtan tabaka] ® Sound scattering layer.

soniferous [ses çıkartan] Birçok balık su altında ses çıkartır. Örnek; kırlangıç balığı (Trigla lucerna). 

sore [yara] Tallus yüzeyindeki iyice sınırlanmış çoğalma bölgelerini oluşturan kist grubudur.

sound scattering layer (sonic scattering layer) [ses dağıtan tabaka] Herhangi bir tabaka ya da nesne, çarpan ses dalgalarını dağıtarak yansıtır.  

sounder [iskandil] Yüzeyden tabana olan derinliğin ölçümünde kullanılan araç.

sounding [iskandil] 1- Derinlik ölçmek.

sounding [iskandil] 2- Ölçülen su derinliği.

source [kaynak] 1- ® Spring.

source [kaynak] 2- Belirli bir amaç için suyun alındığı su kütlesi.

source [kaynak] 3- Kullanılan ya da ihtiyaç duyulan nesne ve malzeme ve canlıların bulunduğu kesim.

source [kaynak] 4- Alıcı ortama atık veren öge (atık su, fabrika vb).  

sources of errors in fisheries acouticical method [balıkçılık akustiği yönteminin hata kaynakları] Yöntemin hataları şöyle listelenebilir: i) Çeviricinin (transducer) ister gemide sabit ister bir gövde içerisine çekilen türden olsun yüzeyden belirli bir derinlikte tutulması gerekmektedir. Bu alan örneklenememektedir. ii) Çeviricilerin görmedikleri, örnekleme yapılamayan bir kaç metrelik kör bölgesi vardır. iii) Geminin sallanması sonucu ses dalgalarının tabana dik gitmemsi, tabanın hemen üstünde yer alan bir tabakanın işlem dışı tutulmasını gerekir ki buna da ölü alan denmektedir.

south [kıble, güney, (cenup, cenub)].

South American lungfish (African lungfish) [Balçıkbalığıgiller] ® Lepidosirenidae.

south European toothcarp (Mediterranean killifish) [dişli-sazancık] ® Aphanius fasciatus.

south southeast [kıble-keşişleme] Güney-güneydoğu.

south-east [keşişleme] Güneydoğu. 

southern ninespine stickleback [uzundikence balığı, küçük güney dikenli balığı] ® Pungitius platygaster.

Southern Oscillation (SO) [güneyli salınım] El Niño (küçük oğlan) ve La Niña (küçük kız) olarak adlandırılan sıcaklık dalgalanmalarının atmosferdeki etkilerine verilen ad. ® El niño.

southern rough shrimp [?] ® Trachypenaeus curvirostris.

south-southwest [kıble-lodos] Güney-güneybatı.

south-west [lodos] Güneybatıdan esen rüzgâr için kullanılan genel isim. Denizcilikte güneybatı yönü.

sp. (abbrev) (species, sp.) [tür].

sp. ind. (sp. indet.) (abbrev) (species indeterminate) [yeri belirsiz tür]. 

sp. n. (sp. nov.) (abbrev) (species nova) [yeni tür]. 

sp. rev. (abbrev) (species revivisco) [?] Daha önceki eşanlamlı adın tekrar kullanılması.

SPA (abbrev) [ardışık popülasyon analizi] ® Sequential Population Analysis.

space [uzay] Galaksi, uydu ve yıldızların bulunduğu evren.

spaghaetti tag [spagetti markası] Bakır telinin yalıtım malzemesi ve iğne yardımıyla büyük balıklara takılan işaret. ® Carlin tag (Carlin markası). ® Lea tag (Lea markası). ® Petersen tag (Petersen markası). ® Pop-up tag (Pop-ap marka). ® Hot branding (Sıcak-dövme marka). ® Cold branding (Soğuk-dövme marka). ® Gill clamp (Solungaç markası). 

spaghetti trawl [halat trol] ® Rope trawl.

Spanish agar [?] ® Pterocladia capillacea.

Spanish ling [gelincik, uzungelincik balığı] ® Molva macrophthalma.

Sparidae (porgies) [İzmaritgiller] ® Centracanthidae.

Sparisoma cretense (parrotfish) [iskaroz, papağan balığı] Resiflerle ilişkilidir. 20-50 m derinliklerde bulunur. Boyu TL=50 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kayalık kıyıda ve sığ suda yaşar. Otoburdur (herbivordur). Uzmanlaşmış gırtlak kemiği ve kasları vardır.

Sparus aurata (gilthead seabream) [çipura, alyanak] Tabansaldır (demersaldır). Acı ve tatlı-suya girer. 1-150 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=70 cm ve ağırlığı 17 kg olabilir. 11 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği önemlidir. Çoğunlukla 30 m derinlikte deniz çayırları ve kumluk tabanda bulunur. Küçük gruplar oluşturur. Aslında etoburdur (karnivordur) bazen otoburlukta (herbivorlukta) yapar. Sıkça acı suda bulunur.

spat [küçük istiridye (spat)] Küçük istiridyeler için kullanılır. Veliger (kurtçuk) evresini aşıp bir yere yapışmış istiridye.

spatial [uzaysal] Yere göre düzenlenmiş ve yerleşmiş.

spatial closure [alansal yasak] Sürekli ya da mevsimsel olarak belirli bir alanda (bölgede) ya da kıyı şeridinde balıkçılığın yasaklanması. Stok tahminlerinde çoğunlukla dikkate alınmamaktadır.

spatial heterogeneity [yerel benzemezlik] Basit model uygulamalarında yok sayılan (dikkate alınmayan) yaşam-alanlar ile canlıların dağılımlarının birbirinin benzeri olmayan doğası.

spawn [yumurta] 1- Balık ya da diğer organizmaların yumurtası.

spawn [yumurtlamak] 2- Üreme aşamasında çok sayıda yumurtaları bırakmak (dökmek) ve döllemek. 

spawn binding [yumurta tutma] Akvaryumda erkek bireyin bulunmaması nedeniyle olgun yumurtalardaki başarısızlık. Yumurtalar suya bırakılabileceği gibi, balık tarafından geri emilebilir ya da bozulabilir.  

spawned out [yumurtlamış] ® Spent fish.

spawner [yumurtlayan (anaç)] Yumurtlama dönemindeki balık. ® Egg-layer (Yumurtlayan).

spawner trap [yumurtlayan tuzağı (anaç tuzağı)] Üreme aşamasına gelmiş balıkların yumurta ve atmığını kültür amacıyla almak (anaç olarak kullanmak) için ırmak ya da balık merdiveni ya da geçidine konulmuş yönlendirici set, çit.

spawner-recruit relationship [yumurtlayan-içgöçer (stoğa katılan) ilişkisi] Stoka katılan genç balık ya da iç-göçer sayısının ana-baba sayısıyla olan bağlantısı, ilintisi.

spawner-to-spawner ratio [yumurtlayan-yumurtlayan oranı] Bir önceki yumurt-layanlardan gelen kuşağın ürettiği yumurtlayanlar sayısının tahminidir. Yumurtlayan-yumurtlayan oranının 1,0 olması ortalama olarak her yumurtlayanın yumurtlama aşamasına kadar yaşayan bir yeni kuşak verdiğini ima etmektedir.

spawning [yumurtlama] Yumurta ve atmığın döllenme için suya bırakılması.

spawning area [yumurtlama alanı] Yumurtlamanın gerçekleştiği bölge.

spawning biomass [yumurtlayanlar biyokitlesi] Bir popülasyonda eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşmış bütün balıkların toplam ağırlığıdır.

spawning channel [yumurtlama kanalı] Belirli bir balığın ihtiyaçları doğrultusunda akıntı hızı, su derinliği vb’nin en uygun koşulda tutulduğu ve kontrol edildiği yapay kumlu çakıllı tabana sahip yumurtlama alanı. Ekonomik getirisi yüksek balıklar için özellikle dikkate alınmaktadır. Örnek; Mersin balıkları.

spawning colour [yumurtlama rengi] Yumurtlama sürecinde balıkların aldığı renk.

spawning fishery [yumurtlama balıkçılığı] Yumurtlama davranışı ve bölgesine ait bilgilere dayalı balıkçılık. 

spawning ground (spawning place) [yumurtlama alanı (üreme alanı, yeri, bölgesi)] Balıkların yumurta bıraktıkları özel koşullara sahip bölgedir ve avcılığın yanında birim stok’un belirlenmesi için de kullanılır.

spawning mark [yumurtlama halkası (üreme markas)ı] ® Spawning ring (Üreme halkası).

spawning migration (gametic migration) [üreme göçü (yumurtlama göçü)] 1- Çoğalmak amacıyla örneğin yumurtlamaya uygun alanlara gitmek. Yumurtlama göçü de denir. ® Migration (Göç).

spawning migration (gametic migration) [üreme göçü (yumurtlama göçü)] 2- Balıkların beslenme ya da kışlama alanından yumurta bırakacakları alana, bölgeye hareketi.

spawning period [yumurtlama dönemi (üreme dönemi)] Yumurtlamanın olduğu belirli zaman aralığı.

spawning place [yumurtlama alanı] ® Spawning ground.

spawning pond [yumurtlama havuzu] Doğal yumurtlamayı sağlamak için akvakültürde bu amaçla oluşturulan özel yapay havuz.  

spawning population [yumurtlayan popülasyon] Yumurtlama döneminde popülasyonun erinleşmiş bireyleri. 

spawning potential ratio [üreme potansiyeli oranı] İçgöçer (stoğa katılan) başına düşen yumurtlayan ve avlanan stok biyokitlesi bölü içgöçer başına düşen yumurtlayan fakat avlanmayan stok biyokitlesidir (SSB/R)f/(SSB/R)uf. SSB=Spawning Stock Biomass (yumurtlayan stok biyokitlesi), R=Recruit (içgöçer), f=fished (avlanan) ve uf=unfished (avlanmayan).

spawning ring [üreme halkası] Yumurtlama gerginliği ve beslenmenin yavaşlatılmış ya da durdurulmuş olması sonucu balıkların sert aksamlarında oluşan ve bazen yıllık halkalara çok benzeyen ikincil halka. 

spawning season [yumurtlama mevsimi (üreme mevsimi)] Balıkların üremek için eşeysel (cinsel) aktif oldukları yılın belli bir dönemi. 

spawning spread [yumurtlamanın yayılması] Yumurtlamanın başlaması ile tek bir batın değil bir çok batın süren yumurtlamanın sona ermesi arasında geçen süreç. 

spawning stock (adult stock) [erin stok] 1- Bireylerinin %50’sinin cinsi olgunluk yaşı ya da boyuna ulaşmış olduğu stok.

spawning stock (adult stock) [yumurtlayan stok] 2- Stoğun eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşmış yumurtlama kabiliyetindeki kısmı. Belirli bir yaş ve boyun üstünde olup %50’si eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşmış bireylerin sayısı ya da biyokitlesi ki buna erin stok da denmektedir. 

Spawning Stock Biomass (SSB) [yumurtlayan stok biyokitlesi] 1- Bir stokta eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşmış balıkların toplam ağırlığıdır. Bunun miktarı yıllığın şiddeti, sömürme şekli, büyüme, balıkçılık ve doğal ölüm oranları, eşeysel (cinsi) olgunluğun başlaması ile çevresel faktörlere bağlıdır.

Spawning Stock Biomass (SSB) [yumurtlayan stok biyokitlesi] 2- Bireylerinin %50’si eşeysel (cinsi) olgunluk yaşı ve boyuna ulaşmış balıkların toplam ağırlığıdır. 

Spawning Stock Biomass per Recruit (SSB/R) [içgöçer (stoğa katılan) başına düşen yumurtlayan stok biyokitlesi] 1- Belirli bir yaştaki içgöçerin yumurtlayan stok biyokitlesine, beklenen ve ömrü boyunca yapabileceği (örneğin 2 birey/yaş grubu gibi bir) katkıdır. Verilmiş bir sömürme yapısı, büyüme ve doğal ölüm oranında her bir F düzeyi için beklenebilir SSB/R denge değeri hesaplanabilir. Verilen bir x yaşı için SSB/R’nin en yüksek değerine balıkçılığın olmadığı (F=0) durumunda ulaşılır.

Spawning Stock Biomass per Recruit (SSB/R) [içgöçer başına düşen yumurtlayan stok biyokitlesi] 2- Stoğa katılan başına düşen yumurtlayan stok biyokitlesi. Yumurtlayan stok biyokitlesinin iç-göçer sayısına bölümüdür. 

species [tür] Yapısal özellikleri ve genetik karakterleri birbirine benzeyen ve yine aynı genetik karakterde yeni kuşaklar verebilen bireylerin tümüdür. Kısaca biyolojik genetik bir bütündür.

species aggregate [türler yığını] Yapısal özellikleri yönünden birbirine benzeyen ve bu nedenle tanımlanması zor türler grubu.

species assemblage [türler asemblajı] Belirli bir bölgede bir arada olup belirli bir av aracıyla avlanan türler grubu. 

species group [türler grubu] Ayrıntılı çözümleme yapılmadan ayırt edilemeyen, bir arada oldukları kabul edilen türler grubu.

species indeterminate (sp. ind., sp. indet.) [yeri belirsiz tür] Özgün (original) tanımlamasından tanınamayan tür.

species name [tür adı] Türe verilen taksonomik addır. Linne’nin isimlendirme sisteminde her bir türün iki adı vardır (Örnek; Mullus barbatus-keserbaş barbunya). Bu ad uluslararası bilimsel topluluklar tarafından ortak tanım için kullanılır.

species nova (sp. n., sp. nov.) [yeni tür] Bilimsel adı, türü tanımlayana göre konulmamış tür.

species richness [tür zenginliği] Bir bölge ya da yaşam-alandaki tür sayısıdır.

specific gravity [özgül yerçekimi] Madde yoğunluğunun su yoğunluğuna oranını gösteren kavram.

specific growth rate [özgül büyüme oranı] Akvakültürde belirli bir süre sonra üretimi tahmin etmede kullanılan terim. Özgül büyüme oranı = (Hasat ağırlığı-Stoklama ağırlığı)/Üretim periyodu x 100.

specimen [örnek] Bilimsel örnekteki birey. 

speckled ray [vatoz] ® Raja polystigma.

speckled shrimp [?] ® Metapenaeus monoceros.

spectrophotometer [spektrofotometre] Işığın dalga boyunu hassas ölçen alet. Alet ışık demetinin ortamda yayılma, yansıma ve geçirgenliğini ölçer.

speed log [parakete] Gemi ya da teknenin hızını ölçen alet.

spent fish (spawned out) [yumurtlamış] Yumurtlamayı tamamlamış (yumurta ve atmığı bırakmış) olup bitkin haldeki balık. 

sperm [atmık, ersuyu] Erkek tohum hücresi.

sperm packet [atmık paketi] Erkekten dişiye gonopodium üzerinden aktarılan atmık kütlesi. Örnek; Poeciliidae ailesi.

sperm sac [atmık kesesi] Erkek köpek balıklarında atmık bir pasaj (ductus deferens) üzerinden geçerek atmık kesesine iner.

sperm whale (cachalot) [ispermeçetbalina, adabalığı, amberbalığı, kadırga balığı] ® Physeter catodon.

sperm whales [İspermeçetbalınasıgiller] ® Physeteridae.

spermathophore [atmık (sperm) kapsülü, spermatofor] Atmık (sperm) kümesinin sarılı olduğu kapsül. Kafadanbacaklılarda atmık (sperm) bezinin ürettiği boru şeklinde atmık kabı olup atmığın depolanması ve atmığın çiftleşmede toplu aktarım düzeneği. Döllenme çiftleşmeden çok daha sonra olabilir.  ® Hectocotylus.

spermatium [spermatyum] Erkek eşeylik hücresidir, kamçılı değildir (Kırmızı alglerde görülür).

spermatocyste [spermatosist] Erkek eşeylik hücresi ihtiva eden gametosisttir (erkek eşeylik hücreleri genellikle çoktur).

Spermatophyta [Spermatofita] Çiçekli bitkiler.

spermatozoa [spermatozoa] Kamçılı erkeklik gameti (sperm). Atmık. 

spermatozoid [spermatozoid]