P [updated last  March 23, 2016]

 

P1 (abbrev) [P1] Göğüs yüzgeci.

P2 (abbrev) [P2] Karın yüzgeci.

Pacific Ocean [Büyük Okyanus (Pasifik Okyanusu)] Kıyı denizleri dahil Amerika, Asya ve Avustralya kıtaları arasındaki okyanus. Dünyada bilinen en derin çukurlar bu denizde ölçülmüştür. Kuriller Çukuru -10,377 m; Filipinler Çukuru -10,504 m; Tonga Çukuru -10,790 m; Marian Çukuru -11,033 m.

pack ice (open ice, broken ice, loose ice, loose pack ice, open pack ice, slack ice) [gezgin buzlu] Su yüzeyinin %50-80’inin yüzen ve bir araya yığılmış buzla kaplanmış olması.

paçoz balığı  [flathead mullet] ® Mugil cephalus.

paddlefish family [Çokdişli-mersinbalığıgiller] ® Polyodontidae.

padeye [mapa] ® Eyebolt.

Padina pavonia (marine peacock’s tail) [?] ® Padina pavonica.

Padina pavonica (marine peacock’s tail) [?] Sin. Padina pavonia. Esmer algdir. Tallus yelpaze gibi olup güneşe bakan tarafı kireçtaşı birikmesi nedeniyle beyazımsı renktedir. Çok-çubukludur (polystick). Kenarlarından büyür. Üreme eş-yapılı digenetik döngü ile olur. Boyu 5 - 15 cm'dir. Bol ışık alan infralitoral katmanın tabanında yaşar. Türkiye'nin Ege ve Karadeniz kıyılarında bulunur. Elle hasad edilir. Gizil besin ve tıbbi kullanımı vardır.

paedomorphosis [pedomorfoz] Evrilme sürecinde genç ya da kurtçuk (larva) özelliklerin erin (yetişkin) formda bulunması.

paedophage (paedophore) [pedofaj] Kurtçuk (larva) ile beslenen. ® Larvivor.

paedophore [pedofor] ® Paedophage.

Pagellus acarne (axillary seabream) [kırma mercan, kırmamercan balığı, yabani mercan] Taban-yüzücü (bentopelajik) ve okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 500 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL= 45 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Erinler değişik zemin üzerinde daha çok 40-100 metre derinliklerde, gençleri kıyıya daha yakın bulunur. Et-ot-oburdur (omivordur) fakat hayvansal gıdayı tercih eder.

Pagellus bogaraveo (blackspot seabream) [mercan, mandagözmercan balığı, mandagöz mercan] Taban-yüzücü (bentopelajik) olup 700 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=90 cm ve ağırlığı 4 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Değişik yapılı tabanda bulunur. Et-ot-oburdur (omnivordur) fakat hayvansal besini tercih eder. Tezerlik (protandri) gösterir yani önce erkek, sonra 20-30 cm boylarında dişi olur.

Pagellus erythrinus (common pandora) [mercan, kırma, mercan balığı, kırma mercan] Taban-yüzücü (bentopelajik) olup 300 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=70-80 cm ve ağırlığı 3 kg’dan fazla olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kıyısal kesimde farklı zemin üzerinde bulunur. Kışın derine iner. Et-ot-oburdur (omnivordur) fakat hayvansal besini tercih eder. Tezdişi (protogir) erseliktir (hermafrodittir). Dişiler 3 yıl sonra ya da @20 cm boydan sonra erkek olur. 

Pagrus auriga (redbanded seabream) [çizgili mercan] Okyanus-göçer (okyanodrom) ve taban-yüzücüdür (bentopelajiktir). 170 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=90 cm’den büyük olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Sert zeminde yaşar.

Pagrus caeruleostictus (bluespotted seabream) [trança, yalancı trança, antenli mercan] Okyanus-göçer (okyanodrom) ve taban-yüzücüdür (bentopelajiktir). Acı-suya girer ve 200 metre derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=100 cm’den fazla olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Sert zeminde yaşar. Gençleri kıyıya yakın dururken erinler derindedir. 2 yılda erinleşir. Yumurtlama göçü kıyıya koşuttur (paraleldir). Kesintili olarak ilkbahar ve sonbaharda yumurtlar.

Pagrus pagrus (common seabream) [mercan, mercan fangri, sinagrit, trança balığı, fangri, mercan balığı] Okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 0-250 metre derinliklerde rastlanır. Boyu 91 cm ve ağırlığı 8 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Kaba çakıllı, kayalık ve kumlu tabanda bulunur. Soyu tehlike altındaki türler içerisinde yer almaktadır.

PAH (abbrev) (Polycyclic Aromatic Hydrocarbons) [Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar] Çevresel kirleticiler olarak balık ürünlerinde bulunan az miktarlardaki poliaromatik hidrokarbon. Yüksek değerler, petrol ve petrol ürünleri kirliliğinden gelmektedir. Bazı PAH’lar kanserojendir. Tütsülenmiş balıkta tütsülenmemiş olandan bir kaç kat (10 kat) daha fazla olabilir.

painted comber [deniz hani, taş hani balığı, yazılı hani, yazılıhani balığı, çizgili hani balığı, hani, hanoz, Ali bereket] ® Serranus scriba.

painted eel [mırmır balığı, mırmır yılanbalığı] ® Echelus myrus.

painted goby [küçükkaya balığı, kayabalığı, benekli-hurmakayası balığı] ® Pomatoschistus pictus.

painted top-shell [?] ® Calliostoma zizyphinum.

pair trawling (two boat trawling) [çift trol] Aynı, taban ya da orta-su trol ağını çeken iki tekne. Ağ her bir teknenin tek başına çekebileceğinden büyük olup çekim sonunda ya bir ya da diğer tekneye aktarılarak güverteye alınır. Ağın ağzı teknelerin yanlara kayarak sürüklemeleriyle yatayda açılır, kapı kullanılmaz.

paired appendage [çift ek] Çift yüzgeç. 

paired fin [çift yüzgeç] Göğüs ve karın yüzgeçleri.

Palaemon adspersus (Baltic prawn) [teke] Küçükten orta boya kadar (en çok 8 cm ve geneli 3 - 6 cm) olan karideslerdir. Tekdüze saydam görünümlü olup bantlar yoktur. Türkiye'nin tüm deniz kıyılarında bulunur. Mansap ve lagünlere girer. Taban üstünde 1 m ile 10 m arasında ve deniz çayırlarında görülür. Avcılığı yapılmaktadır. Satış fiyatı yem düzeyindedir.

Palaemon elegans (rockpool prawn) [teke] Küçükten orta boya kadar olan karidestir. Şeffaftır. Karınsal bölmelerin arka kenarı enine koyu bantlıdır. Boyu en çok 6 cm kadar olabilir, sıklıkla rastlanan boyu 3 - 5 cm'dir. Avcılığı yapılmaktadır. Pazarı yem amaçlıdır.

Palaemon serratus (common prawn) [teke] Sin. Leander serratus. Orta boylu (en çok 11 cm ve sıkça rastlanan boyu 5 - 8 cm olan) karidestir. Yüzen kabuklulardan olup rengi pembemsidir. Gövde saydam olup yatay bantlıdır. Karınsal bölmeleri koyu çizgilidir. Gözleri arasında dikkati çeken yukarı kıvrık uzantısı (rostrum) bulunur. İlk beş bölmede (segment) kenarlardan yassı, yüzme ayakçıkları yer alır. Göğüsteki (toraks) ilk üç uzantı beslenme amaçlı değişime uğramıştır. Deniz çayırları ve kayalık tabanda demersal olup kıyısal kuşakta 10 m derinliğe kadar yayılır. Türkiye'nin tüm deniz kıyılarında bulunur; ancak Karadeniz kıyısında enderdir. Yem amaçlı da satılır.

Palaemon xiphias (Posidonia prawn) [teke] Küçükten orta boya kadar olan karidestir. Rengi tekdüze yeşilden esmer-yeşile çalar. Şerit ve benekli değildir. Maksimum boyu 6,5 cm, geneli ise 3 6 cm kadardır. Kıyısal deniz kesiminde ve Posidonia çayırlarında demersaldir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege sahillerinde bulunur. Avcılığı vardır. Yem olarak kullanılır.

Palaemonetes antennarius (pond shrimp) [hayalet karides] Küçük boylu karidestir (en çok 4,5 cm, erkekleri daha küçüktür). Gövde saydam olup üzerinde birkaç dağınık benek (renk hücreleri - kromatofor) bulunur. Deniz kulakları ve mansaplarda, yosunlu yumuşak tabanda yaşar. Türkiye'nin güney Ege kıyılarında bulunur. Nadiren avlanır.

Palaemonidae (?) [?] Gövdeleri genelde pürüzsüzdür. Yürüme bacaklarının ilk ikisi kıskaçlıdır. Küçükten orta boya kadar olan bu karides ailesi bireyleri deniz, acı-su ve tatlı-sularda yaşarlar. Balıkçılık açısından önemli türleri barındıran Palaemoninae alt ailesi 137 cinste ve 950 türü kapsamaktadır.

Palaeocene [Paleosen] Tersiyer dönemde jeolojik çağ. 65-55 milyon yıl öncesinde kuşlar ve ilkel memelilerin ortaya çıktığı dönem.

palaeoichthyologist [paleoihtiyolog] Fosil balıkları inceleyen bilim insanı.

Palaeozoic (Paleozoic) [Paleozoik] Kambriyen, Ordovisyen, Silur, Devon, Karbonifer ve Permiyen dönemlerini içine alan jeolojik dönem. 570-245 milyon yıl öncesi dönem.

palate [palat] Ağız tavanı. Damak.

pale lucina [?] ® Loripes lucinalis.

paleaoniscoid scale [paleoniskoit pul, ganoit pul].

paleoclimatology [paleoklimatoloji] Jeolojik süreçlerdeki (geçmiş) iklimselliğin incelenmesi.

paleoecology [paleoekoloji] Soyu tükenmiş canlıların günümüzde yaşayanlarla ilişkisini ve evrim sırasındaki fiziksel koşulları inceleyen bilim dalı.

paleontology [paleontoloji] Yerküredeki eski yaşam ya da eski yaşamdan kalanları (fosilleri) inceleyen bilim.

Paleozoik [Paleozoic] ® Palaeozoic.

Palinuridae (spiny lobsters, langouste, rock lobsters) [Dikenli-ıstakozgiller]  Aile çoğunlukla sıcak sularda yayılır. Kaya aralıkları ve oyuklarda barınırlar. Gece avlanırlar. Bazen uzun gruplar halinde göç ederler. Yönlerini koku, tad alma ve dünyanın manyetik alanını kullanarak bulurlar. Antenlerini dış iskeletlerine sürterek ses çıkartırlar. Birlikte bulunurlar. Orta ve büyük boylu kabukludurlar (Crustacea). Karapaks yuvarlak olup neredeyse silindir gibidir. Yürüme bacaklarının 5. çifti pati kıskaç ile donatılmıştır. Birçok türü parlak renkli ve bant ve beneklerle süslüdür. Ailede yaklaşık 60 tür yer almakta olup bunlardan yalnız üçü Akdeniz'de yaşamaktadır. Karapaks ön kenarı kuyruk ucu arası boyu 35 - 50 cm kadardır.

Palinurus (rock lobster, spiny lobster, languste) [böcek] Palunuridae ailesinden eti yenen kabuklu. İstakoza benzer. Kollarında kıskaç yoktur. Türkiye’de Karadeniz hariç diğer denizlerde 50-150 m derinliklerde rastlanır. Böcek tabir edilen Palunuridae ailesinde yer alan kabuklular dünya denizlerinde 45 türle temsil edilir. Plankton olarak yaşayan kurtçukları (larvaları) bu evre sonunda kaya kovuklarına girer ve yerleşir. Akdeniz bölgesinde adi böcek olarak adlandırılan (Palinurus elephas ya da Palinurus vulgaris) bulunur. Vücudunun arka tarafı beyaz lekelidir. Boyu 50 cm ve ağırlığı 8 kg’a kadar ulaşabilir. Kaliforniya böceği adıyla anılan (Panulirus interruptus) en çok 60 cm boya ulaşır. Lessepsian göçmenidir. Ziynet böceği (Panulirus ornatus) 50 cm boya ulaşabilir ancak daha çok 30-35 cm civarında rastlanır. Lessepsian göçmenidir.

Palinurus elephas (common spiny lobster) [böcek] Sin. Palinurus vulgaris. Karapaks hemen hemen sildir şekillidir; ard çeyreği daha geniştir. Rengi kızıl kahverengi fonda esmer -pembedir. Karın kısmı koyudur. Simetrik sarımcı leke bulunur. En çok 50 cm boya ulaşır. Çoğunluğu 20 cm ile 40 cm arasındadır. Sıklıkla kayalık kesimde ve nadiren kumlu tabanda rastlanır. 15 m'den 160 m derinlikler arasında görülür ancak çoğunluğu 10 m ile 70 m'ler arasında yer alır. Türkiye'nin Marmara ve Ege Denizi kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Palinurus vulgaris (common spiny lobster) [böcek] ® Palinurus elephas.

palleal [manto] Manto ile ilişkili.

palleal line [manto bağlantısı] Midyenin sol kabuğunun iç kısmında olup kenar boyunca yer alan kas lopu izi.

palmate octopus [?] ® Tremoctopus violaceus.

paludarium [paludaryum] Kuru karasal kısmı ile suyu olan akvaryum.

pan  [pan] 1- Doldurma, sığ havuz ya da göl.

pan- (prefix) [pan-] 2- Her, hepsi, tüm. Pankromatik (panchromatic)-Her renkten ışığa tepki veren.

pan fish [tava balığı] Pazarda satılmayan, oltayla avlanan herhangi bir yemeklik küçük balık.

pancreas disease [pankreas hastalığı] Denizel evredeki Alabalıkgillerde pankreasın bozulmasına (yozlaşmasına) ve bu yolla yüksek ölümlere neden olan viral hastalık.

pandalid shrimp [?] ® Pandalidae.  

Pandalidae  (pandalid shrimp) [?] Küçükten orta boya kadar olan karideslerdir. Ailede birçok deniz türü bulunmakta olup çoğu derin-suda yaşar ki bunlar iri türler olup balıkçılığın ilgi alanındadır.

Pandalus crassicornis (green shrimp) [?] ® Chlorotocus crassicornis.

Pandorina [Pandorina] 8, 16, 32 hücreden oluşan kamçılı canlı cinsi.

panel [panel] Birleştirilmiş ağ parçalarından (pafta) oluşan ağ.

panmictic population [panmiktik popülasyon] Tüm bireylerin çiftleşmeye eşit düzeyde hazırlıklı olduğu popülasyon.

pan-size fish [tava boyu balık] Bütün olarak kızartılabilecek herhangi bir balık.

Panturichthys fowleri (?) [?] Tabansaldır (demersaldır) ve 25-60 metrelerde rastlanır. Tür hakkında mevcut bilgi azdır.

paper thracia [?] ® Thracia papyracea.

papilla [papilla] Meme ucu gibi küçük etsi kabarcık.

papillose laurenzia [?] ® Laurencia papillosa.

para- (prefix) [para-] Yanında, yan tarafında. Paranükleus (paranucleus)-Çekirdeğin yanındaki küçük çekirdek.

Parablennius gattorugine (tompot blenny) [bantlıhorozbina balığı, horozbina] Tabansaldır (demersaldır) ve göçmez. 3-32 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=39 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Alacakaranlıkta aktiftir. Birçok dişinin yumurtasını erkek korur. Yumurtaları tabansal olup yapışkandır.

Parablennius incognitus (?) [horozbina] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=6,5 cm olabilir. Kayalık kıyıda, sığ suda bulunur. Et-ot-oburdur (omnivordur). Yumurtaları tabansal olup yapışkandır.

Parablennius rouxi (longstriped blenny) [horozbina] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=8 cm olabilir. Sığ sularda bulunur. Işıklı kayalıklar ve kaba çakıllı yerlerde rastlanır. Erkekleri dar yarık ve çukurlarda durur. Bulunduğu yerden çıkar ve geri girer. Dikey yüzer. Düşmanlarını ağzını açarak, yanını göstererek ve çarparak korkutur. Dişi erkeğin bulunduğu kovuğa yumurta bırakır. Yumurtaları erkek korur. Yumurtaları tabansal olup yapışkandır.

Parablennius sanguinolentus (rusty blenny) [horozbina] Tabansaldır (demersaldır). Göç etmez. Boyu TL=20 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Yosunla (algle) kaplı ışıklı kayalıklarda bulunur. Yumurtalar tabansal olup yapışkandır.

Parablennius tentacularis (tentacled blenny) [kahküllühorozbina balığı, horoz-bina] Tabansal (demersal) olup 3-15 metrelerde rastlanır. Boyu TL=15 cm olabilir. Balıkçılığı yoktur. Kumlu zeminde bulunur. Yarıklarda saklanır. Yumurtaları tabansal olup yapışkandır.

Parablennius zvonimiri (Zoanimir's blenny) [horozbina] Tabansaldır (demersaldır). 6 metre derinliğe kadar yayılır. Boyu TL=7 cm olabilir. Kayalık altı ya da mağara gibi hafif aydınlık kesimlerde bulunur. Yumurtaları tabansal olup yapışkandır. Çökel ya da yosunlar (algler) üzerindeki malzemeyle (periphyton) beslenir. 

Paracentrotus lividus (stony sea urchin) [?] Gövde hafif basıktır. Dikenleri mor, yeşil, zeytuni, esmer ya da kızılımsı; çıplak kabuk yeşil, anüs çevresi mordur. Çapı en çok 7 cm olup dikenleri 3 cm'ye ulaşır. 0 - 80 m'ler arasında yayılır. Marmara Denizi ve aralıklı topluluklar halinde Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Paralepididae (barracudinas) [Yalancı-turnagiller] Actinopterygii sınıfı, Aulopiformes takımı, Paralepididae ailesi 12 cins ve dünyaya yayılmış 50 derin deniz balığını içermektedir. Gövde uzunca ince ve silindirimsidir. Göz iridir. Yüz sivri, ağız uçtadır. Alt çene çok az öne çıkıktır. Dişler çengelimsidir. Yüzgeçlerde sert ışın yoktur. Sırt yüzgeci kısa ve tektir. Yağ yüzgeci dışkıl (anal) yüzgecin hizasında yer almaktadır. Yağsı karın yüzgeci vardır. Yanal çizgi rahat görülebilir. Pullar, varsa çemberimsi (sikloid) ve dokununca kaygan olup kolayca kopabilir. Yüzme kesesi yoktur. Yetişkinlerde sırt genelde esmerimsi bazen de siyah şeritli ve gümüşidir. Boyları 15- 50 cm arasındaki orta boya kadar olan balıklardır. Orta ya da derin yüzücülerdir (800 m).

Paralipophrys trigloides (grey blenny) [horozbina] Tabansaldır (demersaldır). Kayalık kıyıda bulunur. Su dışında kayaların üstünde durabilir. Su dışında durduğunda hava solur. Gece aktiftir. Boyu TL=13 cm olabilir. Yumurtaları tabansal olup yapışkandır.

parallel evolution [koşut (paralel) evrim] Benzer akraba formların birbirinden ayrı gelişmesi.

parallel ponds [koşut (paralel) havuzlar] Bağımsız (bireysel) su giriş ve çıkışı olan akvakültür havuzları seti.

Paramecium [Paramecium] Terliksi hayvan.

parameter [parametere] Türkçe karşılığı değişken ya da değiştirge’dir. Daha çok değişken olarak anlaşılmakta ve kullanılmaktadır. Bir stok ya da popülasyonun bazı özelliklerini tanımlayan bir ölçüm değerini, bir sabiti, gerçek bir sayıyı belirtmek için kullanılabildiği gibi sanal (imaginary) olarak ta kullanılabilmektedir.  

paramorph [paramorf] Bir türün çevresel etkiler nedeniyle değişiklik gösteren ancak kalıtsal yapısı değişmeyen grubu.

paramylon [paramilon] Karbonhidrattır (glükoz tabanlıdır), Öglenalarda (Euglenophyta) bulunur.

Parapandalus narval (narval shrimp) [?] Sin. Parapandalus pristis. Orta boyludur. Gaga-nurundan - telsona tam boyu genelde 5 cm ile 12 cm arasındadır. Gaga burun hariç boyu 9,5 cm kadardır. Rengi şeffaf-beyaz olup parlak kırmızı bantlıdır. Çamurlu, kumlu-çamurlu ve sert (kayalık) tabanda demersal olup 10 m ile 920 m'ler arasında görülür ancak genellikle ve daha çok 200 m ile 400 m'ler arasında yaygındır. Türkiye'nin güney Ege kıyısında bulunur. Avcılığı yapılmaktadır.

Parapandalus pristis (narval shrimp) [?] ® Parapandalus narval.

parapatric [parapatrik] Komşu fakat kesişmeyen dağılımlar.

Parapenaeus longirostris (deep-water (deep sea) pink shrimp) [derin-su pembe karidesi] Gövde tüysüz, sırt kılsızdır. Gaga burnu turuncu kızıl ya da açık kırmızıdır. Karapaksın alt kısmı şeffaftır. Total boyu erkeklerde 16 cm, dişilerde 19 cm'dir. Sıkça rastlanan boyları erkeklerde genelde 8 - 14 cm dişilerde 12 - 16 cm'dir. Kumlu çamurlu ve çamurlu taban üstünde 20-700 m'ler arasında yayılır ancak çoğunlukla 70 m ile 400 m'ler arasında rastlanır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Ticari avcılığı vardır.

paraphyses [parafiz] Yaralardaki (ya da üreme organlarındaki) sistlerin arasına yerleşmiş, az çok değişikliğe uğramış, steril bitkisel hücrelere sahip hücreler ya da ipliciklerdir.

parapodium [parapodyum] Çokkıllı halkalı solucanlarda yürüme görevi yapan ve halkaların dış yanında yer alan tüpsü uzantı.

pararostrum [pararostrum] Otolitin ön ucu.

parasite [asalak, parazit, konuk] Heterotrof organizmadır. Konağa (bitki ve hayvan) zarar vererek yaşayan canlı. ® Hyperparasite. ® Facultative parasite. ® Obligate parasite.

parasites of fish [balık asalakları (parazitleri)] Birçok organizma balıklarda asalak olarak bulunur. Bunların başlıcaları şunlardır:

Crustacea - Copepoda - Caligidae

                                              Caligus lacustris

Crustacea - Copepoda - Argulidae

                                                     Argulus sp. 

Crustacea - Copepoda - Mytilicolidae
                                                  Mytilicola sp.

Crustacea - Copepoda - Ergasilidae

                                                   Ergasilus sieboldi

Crustacea - Copepoda - Caligidae

                                                 Caligus rapax

Flagellata – Kamçılılar

                                         Trypanoplasma spp.

Sporozoa - Sporlular

                                       Leutospora cerebralis

Ciliata – Kirpikliler 

                                   Ichthyophtirius multifiliis

Hirudinea – Sülükler

                                          Piscicola geometra

                                          Hemiclepsis marginata 

                                       Cystobranchus respirans

 

parasitic male [asalak (parazit) erkek] Dişi üzerinde yaşayan, gonadları hariç yozlaşmış tamamlayıcı erkek. Örnek; bazı Ceratioidei.

parasitic spawning [asalakcıl (parazitçe) yumurtlama] Baskın erkek ile dişi yumurtlarken baskın olmayan erkeğin yumurtaları döllemesi.

parasitism [asalaklık] Bir türün yararına diğerinin zararına olan ilişki (+ -). Örnek; mantar bulaşması, balık ve insanlardaki iplik kurtları (Nematoda), balık solungaçlarındaki bazı kabuklu türleri (Crustacea, Copepoda) ve birçokları bilinen asalaklık (parazitçilik) örneklerindendir.

parasitology [parazitoloji] Asalak bilimi.

paravivipare [paravivipar] Yumurtladıktan sonra yumurtaların dişi ya da erkek tarafından bir kuluçka kesesinde taşındığı sonra kesenin açılıp yavruların dışarıya salındığı türlerdeki üreme şekli. Örnek; deniz atı. Keseli hayvanlar paravivipar değildir.

parcelling [badarna etmek] Halatın koruyucu malzemeyle sarılması.

parent population [ana-baba popülasyonu] Araştırma ve çözümleme için başlangıç ya da çıkış popülasyonu olarak değerlendirilen herhangi bir popülasyon.

parental biomass [ana-baba biyokitlesi] Kısaca yumurtlayan popülasyonunun ağırlığıdır. Bir türün erin yani cinsi olgunluğa ulaşmış bireylerinin ağırlığıdır.

Parexocoetus mento (African sailfin flyingfish) [uçankefal balığı, uçan balık] Yüzücü (pelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 0-20 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=12-13 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Kızıldeniz’den Akdeniz’e göçerek yerleşmiştir. Sudan çıkarak su üstünde süzülebilir.

parietal [parietal] Genelde duvara ait, çepere bağlı anlamındadır. Örneğin, parietal bir plastid hücre çeperinin yakınında yerelleşmiş bir plast’tır.

Parophidion vassali (dusky cusk-eel) [sarıkayış balığı] Işınlı-yüzgeçlilerden (Actinopterygii) olup Ophidiidae ailesine ait boyu TL=30 cm kadar olabilen denizde tabansal (demersal) bir türdür. Balıkçılığı yoktur. Sahanlık alanının derin kesimlerinde rastlanır. Doğu Atlas Okyanusu ve Akdeniz’de yaşar.

parr (samlet, skegger) [parmakboy] ® Fingerling.

parr mark [par lekesi (par imi)] Genç alabalıkgil bireyinin vücudunun yan taraflarındaki koyu leke.

parrot seaperch [kırmızıberber balığı, berber balığı] ® Callanthias ruber.

parrotfish [iskaroz, papağan balığı] ® Sparisoma cretense.

parrotfishes [Papağan-balığıgiller] ® Scaridae.

part [kısım] Canlılarda bir organ ya da dış özelliğin diğerlerinden ayrı değerlendirilebilen parçası. Örnek; kol, bacak, çene vb.

parthenogenesis [döllemsiz (döllemesiz) çoğalma] Döllenmemiş yumurtadan yeni kuşak verme şekli. Döllenmemiş yumurtanın gelişmesiyle oluşan çoğalma şekli. Dişinin (ananın) kopyası, klonu.

parthenogenetic [partenojenetik] ® Parthenogenesis.

partial recruitment [kısmi içgöç (kısmi stoğa katılma)] 1- Avlanan stoğa yeni yıllığın katılma derecesidir. Avlanan stoğa katılanlardan iri olanlar av aracına yakalanırken büyük çoğunluk ağ gözlerinden geçerek kurtulur. Hiç genç balık avlanmıyorsa bunların kısmi iç*göçü (stoğa katılımı) sıfırdır. Bir yıllığın bireylerinin artan boyu ile artan avlanan birey sayısı %50’ye ulaştı ise tam içgöç (stoğa katılım) sağlanmış demektir. Bu durumdaki kısmi içgöç 0,5’tir. 

partial recruitment [kısmi içgöç (kısmi stoğa katılma)] 2- Bir yıllığın hangi ölçüde (derecede) avlanan stoğa katılmasıdır. Bir yıllık genç ise bu yıllığın içerisinden yalnız bazı hızlı büyüyen bireyler avlanır. Böylece bu yıllık stoğa tamamıyla değil kısmen katılmış olur. ® Recruitment (İçgöç).

partial spawner [kısmi yumurtlayıcı] Uzun bir dönemde (2-3 ay boyunca) yumurtlayan ve gonadlarında henüz atılmamış faklı gelişme aşamasında yumurta ve atmık bulunan balıklara verilen ad.

partially spawned fish (half spent fish) [kısmi yumurtlamış] Yumurtalığındaki yumurtaların bir kısmını yumurtlamış balık.

particle [partikül] Tanecik.

particle size [parçacık boyu] Uluslararası Wentworth-Udden ölçütlerine göre çökellerdeki (sediman) tane boyu aralıkları şunlardır:

Boy aralığı

Parçacık adı

Boy aralığı

Parçacık adı

 >256 mm

 boulder

[Kaya]

1/16-2 mm

sand

[Kum]

64-256 mm

 cobble

[Kaba taş]

1/256-1/16 mm

silt

[Balçık]

  4-64 mm

 pebble

[Çakıl taşı]

<1/256 mm

clay

[Kil]

  2-4 mm

 gravel

[İnce çakıl]

 

 

 

particle trajectory model [parçacık izleme modeli] Atmosfer taşınım modellerinde parçacıkların gidiş yollarını izlemede kullanılan model.

particulate feeding [parçacıkla beslenme] Yem olan zooplankton ya da balığı tek tek avlayıp yeme.

particulate matter (suspended solids)  [parçacık madde] 1- Su ya da havada asılı durabilen, görünmeyen parçacıklar.

particulate matter (suspended solids) [parçacık madde] 2- Uygun dar gözlü (Whatman GFC – 0,22 µm ya da 0,45 µm Millipore) filtresinden süzülen sudan filtrede arta kalan maddelerin ağırlığıdır.

parturition [doğum] Doğum, doğurmak. Örnek; erkek deniz atı.

Pasiphaea multidentata (pink glass shrimp) [?] Bento-pelajik türdür. Gövdesi yanlardan oldukça basık olup kırmızı kromatoforlarla şeffaftır.  Toplam boyu 12,5 cm ve sıklıkla rastlanan boyları 5 cm ile 10 cm arasındadır. 200 m il2 2,000 m derinlikler arasında rastlanır ancak özellikle 500 - 700 m'lerde görülür. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı yapılmaktadır.

Pasiphaea sivado (white glass shrimp) [?] Gövde yanlardan basık olup neredeyse cam gibi (tamamen) şeffaftır ancak anten ve yürüme bacaklarında renk hücreleri (kromatofor) bulunur. Tam boyu 8 cm, sıklıkla rastlana  boyu 4 - 7 cm kadardır. Özellikle 100 - 300 m'ler olmak üzere 700 m derinliğe kadar yayılır. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Pasiphaeidae (glass shrimps) [?] Gövdeleri yanlardan basık bentopelajik (tabansal-yüzücü) karideslerdir. Kıyıdan derin sulara (700 m) kadar yayılır. Akdeniz sular sisteminde bulunan 4 türden 2'si balıkçılığın ilgi alanına girer.

passage [geçit (pasaj)] Göçmen balığın baraj, bent vb’ni tali su yoluyla geçmesi.

passage facilities [geçit araçları] ® Passway.

passive fishing [pasif balıkçılık] Hareket halinde olmayan av aracıyla (fanyalı, fanyasız ağlar) yapılan avcılık.

passive gear [pasif araç] Suya bırakılan ve aktif hareket ettirilmeyen av aracı.

passway (passage facilities) [geçit araçları] Zarar görmeden balığın barajı aşmasına olanak veren tali ark, balık merdiveni ya da asansörü vs.

patch [yama, leke] Bazı midyelerin bir ya da diğer kabuğunda gelişmiş sırtsal (dorsal) kenar boyunca kancaya kadar uzanan süslemeli yüzey.

patella [patella] 1- Diz kapağı.

patella [patella] 2- Örümceklerde üst bacak ile alt bacak (kalça) arasındaki parça.

Patella [Patella] 3- Yassı koni biçimli kabuğu olan Patella, Patelloidea üstailesi, Patellidae ailesinde bir salyangoz cinsidir. Kayalık kıyı kesiminde bulunur. Kayalar üzerindeki deniz yosunlarıyla (alglerle) dişli-dilini kullanarak ve zik-zak hareketleri yaparak beslenir. Bazı türleri 0-6 m derinlikler arasında yayılır. 

Patella aspera (rough limpet) [?] ® Patella ulyssiponensis.

Patella caerulea (rayed mediterranean limpet) [?]  Kıyısal kuşakta 10 m derinliğe kadar yayılır. Boyu en çok 7 cm olabilir. Genelde sıklıkla 5 cm boylarda rastlanır. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur.    

Patella lusitanica (rustic limpet) [?]  ® Patella rustica.

Patella rustica (rustic limpet) [?]  Sin. Patella lusitanica. Mediolitoralda yaygın türdür. Boyu en çok 7 cm ve sıkça rastlanan boyu 5 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. 

Patella ulyssiponensis (rough limpet) [?] Sin. Patella aspera. Kıyısal kuşakta topluluklar oluşturur. Boyu en çok 7 cm ancak genelde 6 cm kadardır. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. 

Patellidae (?) [?] Kabuk koni şekillidir. Sarmal değildir. Dış yontusu çok değişken ya da aşınmış vb olabilir. İçi parlak olup kas izi taşır. Üreme her iki cinsiyete ait eşeysel malzemenin döllenmenin olacağı suya salınması şeklindedir. Beslenme kaya üzerindeki organizma ve organizma artıklarının kazınması ile olur. Plankton olan larvaları metamorfoza ve bir yere sabitlenene kadar mikroskopla görülebilen küçük su yosunları (algler) ile beslenir.

path- (prefix) [pat-] 1- Istıraplı. Hastalıklı. Örnek; patolojik (pathological)-hastalıklı.

path [hat] 2- Uzayda güncel ya da varsayımsal yol. Bir nesne ya da ışığın geçtiği kısım.

pathogen [hastalık yapıcı (patojen)] Hastalık oluşturan (hastalık yapan) canlı organizma. 

patriarch/matriarch family [ataerkil/anaerkil aile] ® Male-with-harem family.

patriarchal [ataerkil].

patriarchal family [ataerkil aile] Çiftler arasında bir bağ yoktur. Erkek yumurta ve larvalara (kurtçuklara) bakar ve korur. Bu aile tipi Sihlidgillerden Sarotherodon melanotheron türünde görülür. Cinsiyetler arasında görüntü ve renk farklılığı yoktur. ® Matriachal family.

pattern [gidişat] Tekrarlanan ya da nesne, olay, özellik, davranışların düzenli ayarlanması.

pavement teeth [mozaik dişler] ® Mosaic teeth.

paying away (setting) [ağ atma] Bir ağı (av aracını) suya salmak.

Payraudeautia intricata (entangled moon-shell) [?] Yaygın türdür.Kumlu çamurlu tabanda yaşar. Boyu en çok 1,9 cm, çapı 1,6 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.     

PCB (abbrev) (PolyChlorinated Bipheyl) [poliklorlu bifenil] Çok dayanıklı, ağılı (zehirli), endüstriyel kimyasallar sınıfından bir madde.

pea (bill) [gaga] Çapa ucundaki tırnakların uç kısmı.

pea gravel [ince çakıl] ® Gravel.

peacock blenny [ibiklihorozbina balığı] ® Salaria pavo.

pearl culture [inci kültürü] Yapay yolla inci üretimini belirtir. İnci kültürü tatlı suda midye ve denizde ise istiridyeden elde edilir. Manto dokusundan alınan küçük bir parça, inci üretmek için kullanılan canlıya yabancı madde olarak ekilir. Canlı bunun oluşturacağı zararı (tahribatı) önlemek için bu parçacığın etrafını eş merkezli (concentric) çok küçük aragonit (biyolojik yolla oluşturulan CaCO3) ile sarar. İnci üretminde öncü ülke Japonya’dır. Duruma ve kullanım amacına göre inci 2-7 yıl arasında tatlı suda ve 2-4 yıl arasında farklı denizlerde elde edilir.

pearl fish [inci balığı] ® Carapus acus.

pearl mullet [tarek, inci kefali, Van fish] ® Chalcalburnus tarichi.

pearl oyster [deniz incimidyesi] ® Pinctada margaritifera.

pearlfishes [İğnebalığıgiller] ® Carapidae. 

pearlsides [ışık balığı, ışıldak balığı] ® Maurolicus muelleri.

pearly razorfish [devedişi, papağan balığı, ustura balığı] ® Xyrichtys novacula.

peat-spawner [turbaya yumurtlayıcı] Dişlisazancıkgiller (Cyprinodontidae) - Dalaba balıkları yumurtalarını çürümüş malzeme üzerine bırakırlar. 

pebble crabs [?] ® Xanthidae.

Pecten jacobaeus (great Mediterranean scallop) [?] Kabuklar değirmi ve yanlardan neredeyse eşittir. Kabuk kulakları iyi gelişmiştir. Dıştan ışınsal kaburgalıdır. İçi parlak ve pürüzsüzdür. Dış kaburga içe yansır. Rengi kırmızı esmer ve renkli motiflidir. Sağ kabuk beyazdır. Kabuk içi beyaz kenarları kırmızımsı esmerdir. Boyu en çok 15 cm olabilirken sıklıkla rastlanan boyları 8 - 10 cm kadardır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

pectinate [taraksı (ktenoid)] ® Ctenoid.

pectinate scale (squama ctenoidea, pul. squamae ctenoideae) [taraksı pul (ktenoid pul)] ® Ctenoid scale.

Pectinidae (scallops) [Tarakgiller, Tarak-midyesigiller] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi, çift-kabuklu (Bivalvia) sınıfı, istiridyemsiler (Ostreoida) takımında yer alan Pectinidae ailesi bireylerini kapsar. Kabukları eşit büyüklükte olup bunlardan genellikle biri diğerinden biraz daha şişkindir. Kabuklar oval kenarlı ve kulaklıdır. Kulaklardan öndeki daha iyi gelişmiştir. Sağ kabuk taraksı dişlidir. Kabuklar dıştan ışınsal kaburgalı ya da kıvrımlıdır. Eklem dişsiz ya da çok zayıf kırışıklıdır. Manto boşluğu yoktur, büyük merkezi çekme kasları vardır. Kas izi simetrik değildir. Solungaçları lifsi tiptir. Askı yükle beslenirler. Eşeyler çoğunlukla aynı bireyde bulunur. Aile bireyleri bizususları ile tabanda yatabilir. Ailede 39 cins yer almaktadır. Aktif yüzücü ve göçmendirler. Yüzme, kabukların açılıp kapanmasıyla (kabukların çırpılması) ile aktif yüzme gerçekleşir. Daha çok yırtıcılardan korunmak için sıçrama şeklinde kullanılır. Erdişidirler (hermafrodit-tirler) ancak eşeylerini (cinsiyetlerini) değiştirme yetenekleri de vardır. Yumurtalar kırmızıdır. Kurtçuk (larva) belirli bir süre sonra uygun yere yerleşir. 18 yıl kadar yaşayabilirler. Etleri genelde tereyağında sote ya da kızartılarak yenir. Tabandan, ya ağlı kızakla ya da dalgıç marifetiyle elde edilirler. Akdeniz sular sistemin tarak midyesi türleri bakımından zengindir ancak bunlardan yalnız 10 tür balıkçılık açısından ilginçtir.

pectoral [pektoral] Göğüs, göğüsle ilgili.

pectoral fin (omopterygium, homopterygium) [göğüs yüzgeci (pektoral yüzgeç)] Solungaç açıklıklarının hemen arkasında vücudun her iki tarafında bulunan bir çift yüzgeç. Bu yüzgeçler karın yüzgecinden biraz büyüktür. Bu yüzgeçleri balık dönme ve yön değiştirmede kullanılır.

pectoral girdle [göğüs kuşağı] Solungaçların arkasında kafanın arka kısmında göğüs yüzgeçlerinin kemik desteği.

pectoral ring [göğüs halkası] Deniziğnesigillerde (Syngnathidae) birinci gövde halkasında, hemen kafanın arkasındaki deri plakalardan biri.

pedal [ayak] Ayakla ilgili.

peduncle [pedinkül] ® Caudal peduncle.

peduncle [sap] Sepioidea ve Teuthoidea’da vantuz  taşıyan kaslı kısa çubuk.

peduncle disease [kuyruk sapı hastalığı] Daha çok alabalıkgillerin yumurta sarısı taşıyan kurtçuklarında görülen bakteriyel soğuk su hastalığıdır. Sıcaklığın 10°C’nin altına düşmesini izleyen süreçte yaralar belirir. Balıklar sarmal (helezoni) yüzmeye başlar, vücutta şişme ve koyu lekeler belirir, kırım (ölümler) yaygındır. Bu hastalığa soğuk su hastalığı da denmektedir.

Pegusa impar (Adriatic sole) [dil balığı] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=35 cm olabilir. 12 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği vardır.

Pegusa lascaris (sand sole) [kumdil balığı, dil balığı] Tabansaldır (demersaldır). Acı-suya girer. 5-350 m derinliklerde yayılır. Boyu TL=45-48 cm kadar olabilir. 15 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Çakıllı ve çamurlu kesimde bulunur.

pelagic [pelajik (yüzücü)] 1- Tabana bağlı ya da bağımlı olmayan tabanın üstünden yüzeye kadar olan bölgede yaşayan canlıların belirtilmesinde kullanılır.   

pelagic [pelajik (yüzücü)] 2- Tabanı örten ve tabanın üstünde yer alan kıyıdan uzak denizsel, okyanussal sular. ® Üst-yüzücü (epipelajik). ® Derin-yüzücü (batipelajik). ® Tüm-yüzücü (holopelajik). ® Orta-yüzücü (mezopelajik).

pelagic [yüzücü (pelajik)] 3- Yaşamının büyük bir kısmını su kolonunda yüzerek geçiren kısaca tabanda durmayan balık.

pelagic egg(s) [yüzücü (pelajik) yumurta(lar)] Tabanın üstünde su kolonunda yüzen yumurta(lar).

pelagic fishery [yüzücü (pelajik) balıkçılık] Yüzücü (pelajik) balıkları avlamayı hedef alan balıkçılık. Örnek; hamsi balıkçılığı.

pelagic pipefish [dikenli iğne balığı, deniz iğnesi] ® Syngnathus phlegon.

pelagic stingray [iğnelivatoz, mavirina balığı, rina] ® Pteroplatytrygon violacea.

pelagic swimcrab [kum yengeci] ® Portunus pelagicus.

pelagic trawl [yüzücü (pelajik) trol] Yüzücü trol. ® Orta-su trolü.

pelagos [pelagos] Yunancada ‘deniz’; örnek, Aigaion Pelagos = Ege Denizi. Deniz Bilimlerinde ise su kolonunda yaşayan plankton, nekton, nöston organizmalarının oluşturduğu topluluğu belirtmek için nadiren de olsa kullanılır. ® Pelajik.

Pelates quadrilineatus (fourlined terapon) [ispinoz, çizgili isparoz] Kıyısal türdür. Acı-suya girer. Boyu TL=39 cm olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Kızıldeniz’den Akdeniz’e göçmendir. Genellikle sürü oluşturur.

Pelecypoda (Lamellibranchiata, Bivalvia, bivalve, mussels) [Yassısolungaçlılar, midyeler] Yumuşakça (Mollusca) sınıfı. ® Mussels (Midyeler). ® Bivalvia.

pelican's foot snails [?] ® Aporrhaidae.

pellet [topak (pelet)] Boyutu değişen, tane haline getirilmiş, içerisinde hayati besleyicilerin bulunduğu, akvakültürde kullanılan balık yemi.

pelvic [pelvis] Karın kısmıyla, karınla ilgili.

pelvic bone (pelvic plate, posterior process, pubic bone, medial plate) [pelvis kemiği] Karının alt kısmındaki isimsiz kemik. Kalça kemiği, leğen kemiği.

pelvic fin (ischiopterygium) [karın yüzgeci] Balığın karın tarafındaki bir çift yüzgeç. Bu yüzgeç çiftini balık yönelme, durma ve dönmek için kullanır.

pelvic girdle [pelvis kemeri] Leğen kemiği. Burada karın yüzgeçlerini destekleyen iskelet yapı.

pelvic plate (posterior process, pubic bone, medial plate) [pelvis kemiği] ® Pelvic bone.

Pempheris vanicolensis (vanikoro sweeper) [üçgen balığı, gölge balığı, yaprak balığı] Sığ kayalık alanlarda rastlanır. Erinler büyük gruplar oluşturur. Boyu TL=20 cm olabilir. Gündüz mağara ve gölgelik yerlerde, gece açık suda bulunur.

pen [çit] Akvakültürde istenen balıkları tutmak ve istenmeyenleri dışlamak için kullanılan ağ tipli bir cins ağıl, kafes.

pen culture [kafes kültürü] ® Cage culture.

pen shells [?] ® Pinnidae.

penaeid shrimp [?] ® Penaeidae.

penaeid shrimp [Büyükkaridesgiller] ® Penaeidae.

Penaeidae (penaeid shrimp) [Büyükkaridesgiller] Karides dendiğinde Ege ve Akdeniz kıyısal kesiminde genellikle farklı gruplara (ailelere) ait kabuklular anlaşılmaktadır. Ancak genelde belirtilmek istenen ise Penaeidae ailesinin bireyleri olmaktadır. Büyükkaridesgiller, Kabuklular (Crustacea) altkabilesi, Malacostraca sınıfı, onayaklılar (Decapoda) takımı, Dendrobranchiata alttakımı Penaeoidea süperailesinin 26 cinsi barındıran bir ailesidir. Karidesgillerin yürüme bacaklarının ilk 3 çiftindeki kıskaçlar boy ve şekil olarak özdeştir ve arkaya doğru hafif irileşirler. Son iki yürüme bacağı çifti iyi gelişmiştir. Renkleri değişken, esmer, beyaz ya da pembe olabileceği gibi tekdüze lekeli veya bantlıdır. Karideslerin yaşam alanlarının genişliği yaş gruplarına ve gelişme evrelerine göre değişmektedir. Kıyısal kesimde erinleşen bireyler açığa göçer ve yumurtlama denizde ve açık suda olur. Yumurta ve kurtçuk (larva) evresinde kıyıdan açıkta bulunan bu canlılar dip yaşamına (tabansal yaşama) geçerken kıyıya yaklaşırlar. Günümüze değin Türkiye sularında Penaeidae (8 tür), Palaemonidae (7 tür), Atyidae (1 tür), Alpheidae (5 tür), Processidae (2 tür), Hyppolytidae (4 tür), Crangonidae (3 tür), Gnathophyllidae (1 tür) olmak üzere toplam 31 karides türü saptanmıştır. Ekonomik önem taşıyan türler şunlardır: Penaeus kerathurus (TL=20 cm), Penaeus japonicus (TL=22 cm), Penaeus semisulcatus (TL=25 cm), Parapenaeus longirostris (TL=13 cm), Metapenaeus monoceros (TL=15 cm) ve Trachypenaeus curvirostris (TL=10 cm). Belirlenen türelrden 5'i Hint Okyanusu-Büyük Okyanus kökenli olup Kızıldeniz-Süveyş üzerinden Akdeniz'e göçmendir. Akdeniz'deki türlerin tamamı tabansaldır. Ekonomik yönden önemli olup avcılığı sürütme ağları ile yapılmaktadır.

Penaeus (Marsupenaeus) japonicus (kuruma shrimp) [jumbo karides, çil karides, Japon karidesi] Karapaks pürüzsüzdür. Gaga burun dahil gövde soluk sarı, enine pembemsi esmer bantlıdır. Yürüme bacakları kaide kısmında beyaz kaideye yakın kısmında sarı ve uçlarda mavimsidir. Total boyu erkeklerde en çok 19 cm ve dişilerde 22,5 cm'dir. Genelde sıkça görülen boyları erkeklerde 16 cm ve dişilerde 19 cm'dir. Kumlu, kumlu-çamurlu taban üstünde 90 m derinliğe kadar yayılır. Çoğunlukla 20 m derinlikte görülür. Gece aktif olup Türkiye'nin doğu Akdeniz kıyısında görülür. Ticari avcılığı vardır. Uzak-doğuda sucul kültürü yapılmaktadır.

Penaeus (Melicertus) kerathurus (caramote prawn) [jumbo karides] Sin. Penaeus trisulcatus; Penaeus caramote. Karapaks pürüzsüzdür. Rengi değişken ve eşeylere göre de farklıdır. Boyu erkeklerde en çok 18 cm, dişilerde ise 22,5 cm olur. Sıkça rastlanan boyları erkeklerde 8 - 14 cm ve dişilerde 17 cm kadardır. Kumlu, kumlu-çamurlu taban üstünde 5 - 90 m'lerde yayılır. Çoğunlukla 40 m civarında rastlanır. Genç bireyler acı-sulu kıyısal kesime girer. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Ticari avcılığı vardır.

Penaeus (Penaeus) semisulcatus (green tiger prawn) [?] Karapaks pürüzsüzdür. Gövde rengi soluk kahverengi, bazen yeşilimsidir. Karapaks enine bantlıdır. Bantlar krem sarısıdır. Antenler beyaz esmer çizgilidir. Erkenler en çok 19 cm, dişiler ise 22,8 cm olabilir. Sıklıkla rastlana boyları erkelerde 17 - 18 cm ve dişilerde 17,5 - 22i5 cm kadardır. Kıta sahanlığı alanının çamurlu, kumlu ya da kumlu-çamurlu kesiminde 130 m derinliğe kadar yayılır ancak en çok 60 m civarında rastlanır. Gece aktiftir, gündüz tabana gömülür. Küçük sürü oluşturabilir. Türkiye'nin doğu Akdeniz kıyısında bulunur. Ticari avcığı vardır. Trol ve fanyalı ağlarla elde edilir. Uzak-doğuda sucul kültürü yapılmaktadır.

Penaeus caramote (caramote prawn) [jumbo karides] ® Penaeus (Melicertus) kerathurus.

Penaeus trisulcatus (caramote prawn) [jumbo karides]® Penaeus (Melicertus) kerathurus.

pencil squids [?] ® Oliginidae.

pendulum feeder (demand feeder) [istemsel beslenme] ® On-demand feeder.

penguin [penguen] Güney kutbunda bulunan perde ayaklı bir cins deniz kuşu.

penis [penis] Erkek hayvanların çiftleşme organı. Farklı tür ve bunların büyüklüklerine göre cinsiyet organları da değişmektedir. Genelde büyük vücutluların çiftleşme organlarının büyük olması uygun görünmektedir. Fakat bu kural değildir (görece büyüklük için örnek, düğme = barnacle). Doğal olarak en büyük organa Cetacea (Balinagiller) sahiptir. Balıkgillerden penislilere örnek olarak Bythitidae ailesi verilebilir.

pennant [flama] İşaret ya da diğer amaçlı kullanılan üç köşeli küçük bayrak.

penta- (prefix) [penta-] Beş, beşten. Örnek; pentadaktilus (pentadactylous)-uzantısında 5 kısım olması.

pentad [beşli] Beş günlük süreçli, periyotlu. 

penultimate [sondan ikinci] Sonuncudan önceki. Sondan ikinci olan.

Peplum clavatum (club scallop) [?] ® Pseudamussium clavatum.

pepper dulse [?]® Laurencia pinnatifida.

peppery furrow [?] ® Scrobicularia plana.

Percidae (?) [Levrekgiller].

Perciformes (?) [Levreksiler] Levreğe benzeyen balıklardan oluşan takım. Balıkların 540’ı bu grupta yer alır.

peregrine  shrimp [?] ® Metapenaeus stebbingi.

perforate [delikli] Gözenekleri olan biyolojik malzeme.

peri- (prefix) [peri-] Yanında, etrafında, saran, çevreleyen. ® Sirkum.

perianal [perianal] Anüs’e yakın ya da anüs’ü saran.

periblast [periblast] Kemikli balıklarda (Teleostei) yumurta sarısını saran zar.

pericardial cavity [perikardiyal boşluk] Kalbin içinde bulunduğu vücut boşluğu.

periderm [periderm] Embriyonu saran sızdırmaz (geçirgen olmayan) uzmanlaşmış örtücü gözeler (hücreler).

period [dönem (periyot)] Eşit zaman aralıklarında yinelenen.

periostracum [zar, dış zar, deri] 1- Yumuşakça kabuğunun dış tabakası, organik maddeden olup kabuğa diğer canlıların yapışmasını önler. Farklı gruplarda ya da çok farklı kalınlıkta olup dayanıklıdır.

periostracum [zar, dış zar, deri] 2- Kabuğun dış kaplama filmi olup conchiolin adı verilen bir proteindir.

peripheral [sınırsal] Tatlı-suda yaşayan fakat tuzlu-suya dayanıklı balıklar. Örnek; Petromyzontidae, Acipenseridae, Anguillidae, Gobiidae.

periphyton [perifiton] Su altındaki yüzeyler ile köklü sucul bitkilerin üstünde ya da bunlara yapışan çoğunlukla küçük bitkisel ve bazı küçük hayvansal organizmalar.

periphytonophagy [perifitonafaj] Perifitonobur.

peristaltic pump [peristaltik pompa] Belirli miktarda malzeme (sıvı, hava vb’ni) esnek tüpleri sıkıştırarak aktaran (basan) pompa.

Peristediidae (armored searobins, armored gurnards) [Dikenliöksüzbalığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Scorpaeniformes takımının bir ailesi olup Gargaricus (1 tür), Heminodus (2 tür), Paraheminodus (2 tür), Peristeidon (25 tür) Satyrichthys (16 tür) cinslerinde toplam 46 türü barındırmaktadır. Tropik ve alt tropik suların derin kesimlerinde yer almaktadırlar. Akdeniz’de bir tür ile temsil edilmektedir.

Peristedion cataphractum (African armoured searobin) [dikenliöksüz balığı, dikenli öksüz] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=40 cm kadar olabilir. Balıkçılığı kişisel tüketim düzeyindedir. 50-600 m derinliklerde rastlanır. Gruplar oluşturur. Çamurlu kayalık sahanlıkta bulunur. Göğüs yüzgeçleriyle tabanda durur ve yürür. Burnuyla tabanı yem için karıştırır. Genç bireyleri kıyıda yaşar, sonra derine göçerler.

peristome [ağız (açıklığı) çevresi] Karındanbacaklı kabuğu ağzının kenarı. Kabuk açıklığını değiştiren bir çentik ya da kanal ve yoksa böyle kabuğa ‘holostome - tam açık’ aksine ise ‘siphonostome – sifonsu açık’ denir.

peritoneum [periton] Karınzarı.

perivisceral cavity [sölom] ® Coelom.

perivitelline space [perivitellin boşluk] Embriyonu saran zar ile yumurta dış çeperi arasındaki sıvı dolu kısım.

permanent current [sürekli akıntı] Irmak ve okyanus akıntısı gibi kesintisiz devam eden akıntı.

permeability [permeabilite] Geçirgenlik. Bir zarın iki tarafındaki sıvıyı bir taraftan öbür tarafa geçirme yeteneği.

permeable [geçirgen] Sıvının geçmesine izin veren.

Permian [Permiyen] Jeolojik dönem. 290-245 milyon yıl öncesi dönem.

permit [lisans] ® License.

Peronaea planata (flat tellin) [?] ® Tellina planata.

Peronidia albicans (glossy tellin) [?] ® Tellina albicans.

Peronidia planata (flat tellin) [?] ® Tellina planata.

pers. comm. (abbrev) (personal communication) [kişisel iletişim (söz. bild.)] Yayınlan-mamış fakat yazarına sözlü ya da yazılı iletilmiş bilgi, bulgu.

persistence [istikrarlı] Kısa süreçli artma ve azalmalara rağmen bir popülasyonun uzun dönemde varlığını sürdürme eğilimi.

persistent chemicals [dayanıklı kimyasallar] Yok edilmesi zor ve uzun süreçler gerektiren kirleticiler (kimyasal bileşikler). 

Peru Current [Peru Akıntısı] ® Humbodt Akıntısı.

pescatarian (pescavore, demi-vegetarian) [peskataryan (demi-vejetaryen)] Balık yiyen fakat kırmızı et yemeyen vejetaryen ve kişi.

pescavore (demi-vegetarian) [peskataryan (demi-vejetaryen)] ® Pescatarian.

pesco-vegetarian [pesko-vejetaryan] ® Pescatarian.  

pesticide [pestisid] Bitki ve hayvan zararlılarını kıran doğal ya da yapay kimyasallara verilen genel ad.

pesticides [pestisitler] Zararlı kabul edilen bitki ve hayvanları yok etmede kullanılan, kimyasallar. 

Petersen method (of aging) [Petersen (yaş tayini) yöntemi] Stoktaki bireylerin boy dağılımından yaşın belirlenmesi. Yöntem daha çok geç bireyler için uygulanabil-mektedir. İleri yaşlarda yavaşlayan büyüme sonucu balık boylarının iç içe geçmesi nedeniyle kullanışlı değildir.

Petersen tag [Petersen markası] İki plastik disk’ten oluşan ve bir tel ya da plastik tutucu ile çoğunlukla yassı balıklara uygulanan işaret. ® Carlin tag (Carlin markası). ® Lea tag (Lea markası). ® Pop-up tag (Pop-ap marka). ® Hot branding (Sıcak-dövme marka). ® Cold branding (Soğuk-dövme marka). ® Gill clamp (Solungaç markası). ® Spaghaetti tag (Spagetti markası).

Petri dish [Petri kabı] Cam ya da plastikten değirmi ve şeffaf bir kap olup besi ortamı konularak bakteri vs küçük (mikro) organizmaların kültürü (gelişmelerinin incelenmesi) için kullanılır.

Petricolidae (?) [?] Kabuklar eşittir. Hilal yoktur. Eklem asıl dişlerden oluşur ancak bazen indirgenmiştir. Kabuklarda 2 kas izi  olup manto sinusü derin değildir. Solungaç yapraksı tiptir; sifonlar uzundur. Sıklıkla gömülerek yaşar. Ailenin Akdeniz sular sisteminde 5 türü bulunmaktadır.

petro-chemical [petrokimyasal] Petrol tabanlı hidrokarbonları belirtir.

Petromyzon marinus (sea lamprey) [deniz taş-emeni, bofa balığı] Yılan tipli olup kaydedilen boyu 120 cm, ağırlığı 2,5 kg’dır. 9 yıl yaşayabilir. 1-650 m derinliklerde bulunur. Yukarı-göçerdir (anadromdur). Yumurtlamadan sonra erinler genellikle ölür. Ticari önemi düşüktür.

Petromyzontidae (lampreys, northern lampreys) [Taşemengiller] Yuvarlakağızlılar (eskiden Cyclostomata, günümüzde Cephalaspidomorphi) sınıfına giren Petromyzonti-formes takımından bir aile. Bu aile Geotriinae, Mordaciinae, Petromyzontinae alt-ailelerini barındırır. Ilıman iklimde yayılırlar. Gövde yılanbalığı şeklindedir. Vantuz ağızda dişler bulunur. Aile bireylerinin yanlarda 7’şer solungaç deliği vardır. Sırt ve kuyruk yüzgeci vardır, göğüs ve karın yüzgeçleri yoktur. Sularımızda Lampetra mariae bulunmaktadır. Denizde büyür (yaşar) tatlı-suda ürer. Beslenirken bir canlıya yapışarak kan emer. Yapısallıkları (vücut şekilleri) ve fizyolojilerinin farklılığı nedeniyle zoolojide balık olarak kabul edilmezler. Taşemengiller tatlı-suda kendisini gömen kurtçuk (larva) olarak yaşamaya başlarlarlar. Kurtçuk evresi 5-7 yıl sürebilir. Bu süre sonunda değişikliğe uğrayarak erin şekle geçerler. Bu geçiş sırasında iç organlar yeniden şekillenir. Bir kısım taşemen tatlı-suda kalır. Tatlı-suda kalanlar genellikle küçüktür. Denize göçenler geri döndüklerinde uygun bir yuvaya yumurtlar ve ölürler. İnsanlar Taşemengilleri tüketmektedirler. Etleri balıktan çok kırmızı et lezzetindedir.

Petroscirtes ancylodon (Arabian fangblenny) [horozbina] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=11,5 cm olabilir. Yosun (alg) ve deniz çayırı içerisinde bulunur. Yumurtaları tabansal olup yapışkandır.

Pfeffer’s enope squid [?] ® Abraliopsis pfefferi.

pH [pH] p=Potansiyel ve H=Hidrojen’den. Bir çözeltinin ne denli baz ya da asit özellikte olduğuna ait ölçüdür. Çözeltideki negatif, log10 tabanlı, hidrojen iyonu konsantrasyonudur. pH<7,0 asit, pH=7,0 nötr, pH>7,0 baz özellik. Çoğu balık pH = 6-9 arasında yaşar. pH tatlı-suda fazlaca değişebilirken, deniz suyundaki değişimi, deniz suyunun tamponlayıcı özelliği nedeniyle, azdır.

phaeton dragonet [üzgün balığı] ® Synchiropus phaeton.

phagocyte [yutargöze (yutarhücre)] Organik ya da inorganik maddeyi sararak içine alan ve sindiren hücre.

phagocytosis [fagositoz] İnorganik ve organik malzeme ile diğer hücreleri yiyen uzmanlaşmış gözeler (hücreler).

phagotrophy [fagotrofi] ® Holozoic nutrition (Holozoik beslenme).

phagy [faj] Beslenmeyle ilgili davranış terimi. Çoğunlukla önek ya da bazı hallerde sonek olarak kullanılır. Örnek; monofaj, polyfaj, fitopaj, hematofaj, koprofaj, jeofaj ve disfaj ya da disfaji.

Phalium granulatum (grooved helmet) [?] Sin. Semicassis undulatum; Cassis sulcosa. Kabuk iridir. Kabuk ağzı uzundur. Dudak kenarı kalınlaşmıştır. Sarmal turlar kaburgalıdır. Rengi bej olup koyu lekelidir. Boyu en çok 10 cm ve çapı 6,7 cm olabilir. Yaygın türdür. Kumlu çamurlu kesimlerde yaşar. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Phalium saburon (saboron helmet) [?] Sin. Cassis saburon. Kabuk iri, kule sarmalları az bombelidir. Son sarmal şişkindir. Kabuk 30 dan çok sarmal şeritlidir. Kabuk ağzı kapağı nasırsı olup çekirdeği iç kenardadır. Rengi sarımsı bej ve koyu dörtgen yamalıdır. Kabuk ağzı çevresi ve nasırlı bölge beyazdır. Boyu en çok 7 cm, çapı 4,9 cm olur. Yaygın bir tür değildir. Kumlu çamurlu tabanda yaşar. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Kullanımı bilinmiyor.

phanerogame [fanerogam] Çiçekli bitkiler. Denizdeki temsilcilerinin en yaygın bilinen örneği; Posidonia ve Zostera’dır.

Pharus legumen (bean solen) [?] Kabuk ince kırılgandır. Eni yüksekliğinden (boyundan) 4 kez daha büyüktür. Sol kabukta eklem 2 asıl dişli, sağ kabukta tek dişli olup her bir kabukta 2 yanal diş bulunur. Manto sinüsü derin değildir. Rengi dışta beyaz, zar (dış deri) ince ve parlaktır. Kabuk içi az ya da çok yarı saydamdır. Boyu en çok 13 cm kadardır. Sıklıkla rastlanan boyları 6 cm ile 8 cm kadardır. Çöken malzeme ile beslenir. Temiz kumlu kesimlerde yaşar. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

pharyngeal mill [taşlık] Gırtlakta öğütücü dişlerin yer aldığı ve sert besin maddelerinin ezildiği kısım.  Örnek; Sparidae.

pharyngeal teeth [solungaç dişleri] ® Gill teeth.

pharynx [yutak (farinks)].

phenology [fenoloji] Biyolojik süreçlerin zamanlaması ve tekrarının biyolojik ve biyolojik olmayan güçlere göre incelenmesi.

phenotype [fenotip] 1- Aynı genotipe sahip organizmaların çevresel koşullara tepki (yanıt) olarak gösterdiği değişiklik(ler)dir. Yani organizmada görünen fenotip onun genetik özelliği ve çevresel faktörlerin sonucudur. ® Ecophenotype.

phenotype [fenotip] 2- Bir organizmanın gözlemlenebilir yapısal ve işlevsel özellikleri.

Pheophyceae (brown algae) [esmer (kahverengi) algler] Esmer (Kahverengi) su yosunu (alg) sınıfı. Bu yosunlarda klorofilin yeşil rengi esmer boya maddeleriyle (fikosantin ya da fikofein) gizlenmiştir. Çoğunluğu denizlerde yaşar. 30 m derinliğe kadar yayılırlar. 10 takıma ayrılırlar. Bunlar;

  Ectocarpales

  Chordariales

  Cutleriales

  Desmaretsiales

  Dictyosiphonales

    Dictyotales

  Laminariales

  Punctariales

  Sphacelariales

  Tilopteridales

Philbert’s gibbula [?] ® Gibbula philberti.

Philippine Deep (Mindanao Deep) [Filipin Çukuru, Mindano Çukuru] ® Mindanao Trench.

pH-meter [pH-Metre] Çözeltinin asit ve baz durumunu ölçmede kullanılan alet.

Phocidae (monk seals) [Fokgiller, Denizköpeğigiller] Memeliler (Mammalia) sınıfı, etoburlar (Carnivora) takımının bir ailesidir. Bu ailede Monachus cinsi 3 tür bulunmaktadır. Monachus schauinslandi Havai foku, Monachus monachus Akdeniz foku ve Monachus tropicalis Karayip fokunun ise soyu tükenmiştir. Ege ve Akdeniz’de az sayıda bireyi kalan Monachus monachus türünün de soyu tükenme tehdidi ve tehlikesi altında olup koruma çabaları sürdürülmektedir.

Pholadidae (piddocks) [?] Kabukların ön kısmında eş merkezli kaburgalar ışınsal olup kesişme noktalarında az ya da çok dikensidirler. Kabukların üstünde sayısı 4’e ulaşan kalkerli plaka bulunur. Bağ indirgenmiş olup sadece içtedir, Eklem (menteşe, mafsal) dişsizdir. Solungaçlar yapraksı tiptir. Sifonlar birleşik ve pürüzsüz olup kitin zarla sarılıdır. Çift kabuklu Pholadidae ailesi bireyleri görece set malzemeyi delmede ustalaşmıştır. Ailenin Akdeniz sular sisteminde 6 kadar türü bulunmaktadır.

Pholas (piddock) [folas] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi, midyeler (Bivalvia) sınıfı, özyassısolungaçlılar (Eulamellibranchia) takımının Pholadidae ailesinde bir cinstir. Cins özelliklerini gösteren tür Pholas dactylus’tur. Kabuk boyu 12 cm olabilir. Esmer renklidir. Kabuklarını açıp kapayarak taş ve ağacı delen midyedir. Ahşap gemiler için tehlike oluşturur.

Pholas callosa (common piddock) [?] ® Pholas dactylus.

Pholas dactylus (common piddock) [?] Sin. Pholas callosa. Kabuk ince olup ön karınsala doğru uzar. Her iki kabukta sırtsal ve karınsalda delme çekülü kancaya yapışıktır. Kas izi 3 tanedir. Rengi dışta ve içte beyazdır. Dış deri (zar) soluk sarı- gridir. boyu en çok 15 cm olabilir. Sıklıkla rastlanan boyu 8 cm kadardır. Çeşitli yüzey ve malzeme içerinde (ahşap, torf, kum ve sıkışmış kum, az ya da çok sert kayalarda örneğin kumtaşı, kabuk, kireçtaşı, granitsi yapıtaşı içinde ucu kapalı tünellerde 20 m derinliğe kadar yaşar. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Pholidae, (syn. Pholididae) (gunnels) [Tereyağıbalığıgiller] Perciformes - Levreksiler takımından bir aile olup Apodichthys, Pholis, Rhodymenichthys cinslerini kapsar. Toplam 15 türü bilinmektedir. Boyları uzunca balıklardır. Kabuklular ve yumuşakçalarla beslenirler. Kutup denizleri, Atlas ve Büyük Okyanus’un yerlisidirler.

phoneses [yapışkanla avcılık] Yavaş yüzen yapışkan bir balığın kuyruğuna ip bağlanarak salıverilmesi ve bunun hızlı yüzen balığa yapışmasından sonra iple geri çekilerek asıl avın elde edilmesi. Örnek; yapışkan balığı Echeneis ve Remora ile kaplumbağa ve köpek balığının avlanması.

phosphate [fosfat] Çoğunlukla bitki gübresi anlamında kullanılır. Ancak insan ve hayvan besin maddelerinin bileşeni olarak ta bulunmakta olup evsel kullanım suyuna deterjan ve benzeri malzemeden de karışmaktadır. 

phosphorescence in the sea [yakamoz] Gece denizde oluşan parıltı. Balık ve tek gözelilerin (hücrelilerin) ışıldaması.

phosphorus [fosfor] Periyodik tablonun 5. Grubunda azot ile birlikte yer alan metal olmayan elementtir. Karasal ve sucul ortamda oluşturduğu tuzlar (fosfat) önemli gübre maddesidir. Kimyasal açıdan en önemli olan element halindeki "beyaz" fosfordur. Polimerik olan "kızıl" ya da kırmızı fosfordur. Bunun sertleştirme ürünü "mor" fosfordur. Termodinamik açıdan kararlı olan ise “kara” fosfor olarak anılır. Çeşitli organik bileşenleri, oksitleri, asitleri ile birlikte fosforun 23 izotopu bilinmektedir.

photocyte [fotosit] Işık üreten hücre.

photokinesis [fotokinez] Hareketli organizmaların ışığa tepki olarak tesadüfi hareketi şeklide tanımlanırken bir diğerinde ışığı kontrol, üretme, ya da  emme yeteneği şeklinde verilmektedir. Bir diğer tanım hayvanların ışıkta iken karanlığa, karanlıkta iken ışığa yönelmeleri dürtüsü şeklindedir.

photometer [ışıkölçer (fotometre)] Belirli bir uzaklıktan ışık kaynağının parlaklığının  (yarattığı aydınlığın) ölçümünde kullanılan alet. 

photoperiod [fotoperiyod] Yer ve zamana göre değişen günün aydınlık kısmı. Akvaryum deneylerinde kullanılan ışık rejimi.

photophilous [ışık-sever, fotofil] Ekoloji terimidir. Işığı seven anlamına gelir; güçlü ışık enerjilerine uyum sağlamış bitkilerdir (® Sciaphile).

photophore [fotofor] Işık üreten organ. Işık ya balığın kendisi, ya yediği, ya da ortakyaşar (sembiyoz) bakteriler tarafından üretilebilir. Işık üreten organ basit olabileceği gibi yansıtıcı, mercek vb’den de oluşabilir. Örnek; Myctophidae, Gonostomatidae, Batrachoididae.

photosynthesis [fotosentez] Klorofil’in katalizatör ve güneş ışığının enerji kaynağı olarak kullanılması ile inorganik maddelerden organik maddelerin sentezlenmesi (oluşturulması) olayıdır ve genel formül olarak;

                         h.n ve besin tuzları

nCO2 + nH2O  ¾¾¾¾¾¾¾¾®  C H2 O)n + nO2  ve özel formül olarak

                               klorofil

 

  h.n ve besin tuzları

6CO2 + 6H2O  ¾¾¾¾¾¾¾¾®  C6H12O6 + 6O2    şeklinde verilmektedir.

                               klorofil

Oksijensiz (anaerob) koşullarda enerji bağlanması örneğin sülfür baterilerinde (ki buna bakteriyo-fotosentez de denmektedir) şöyledir:

 h.n ve besin tuzları

6CO2 + 6H2S ¾¾¾¾¾¾¾¾® C6H12O6 + 12S + 6H2O .

      klorofil

phototaxis [fototaksi] Işığa gitme (ışığa göç).

phototropic (heliotropic) [fototropizm] Işığa yönelim.

Phoxinellus thracicus (?) [golyan balığı] Sazangiller (Cyprinidae) ailesinden olup kuzey yarımkürede yayılmış kemikli bir tatlı-su balığıdır. Sivrisinek kurtçuklarıyla beslenir. Boyu 10 cm kadardır.

Phycagrostis minor (dwarf eel-grass) [?] ® Zostera noltii.

Phycis blennoides (greater forkbeard) [gelincik balığı, çatalsakal gelincik, eşek balığı] Taban-yüzücü (bentopelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 10-1,045 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=110 cm ve ağırlığı 3,5 kg olabilir. Sıkça rastlanan boyu 45 cm civarındadır. Ticari balıkçılığı vardır. Kumlu, çamurlu taban üstünde bulunur. Gençleri kıta sahanlığında, erinler kıta yamacında göç eder.

Phycis phycis (forkbeard) [gelincik balığı, çatalsakal gelincik, eşek balığı] Taban-yüzücü (bentopelajiktir) ve göçmez. 13-614 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=65 cm ve ağırlığı 4 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Sert ve kumlu tabanda, kayalara yakın bulunur. Gündüz kayalıklarda saklanır, gece aktif olur. 

phycobiliprotein [fikobilin, fikobiliprotein] Fikokanin ve (gereğinden fazla olan) fikoeritrin ve bunlarla ilintili fotosentetik pigmentleri belirtmek için kullanılan genel terimdir. Diğerlerinin yanında siyanobakteriler ve kırmızı algler gibi bazı bitki gruplarına bulunur. Suda çözünebilen herhangi bir protein sınıfı  olup ışık enerjisini tutar ve klorofile aktarır.

phycocolloid [fikokolloid] Su yosunlarından (alglerden) çıkartılan (eksrakte edilen) kolloidleri (örneğin agar ve alginatı) tanımlayan genel terimdir.

phycocyanin [fikosiyanin] Mavi-yeşil renk maddesidir. Mavi suyosunlarında (Cyanophyta) ve kırmızı alglerde (Rhodophyta) bulunur.

phycoerythrin [fikoeritrin] Kırmızı renk maddesidir. Kırmızı alglerde ve siyanobakterilerde görülür.

phycology [fikoloji] Su yosunları bilimi. ® Algology (Yosunbilim).

Phyllonotus trunculus (banded murex) [?] Sin. Hexaplex trunculus; Murex trunculus; Trunculariopsis trunculus. Kabuk iğsi olup iri-yarı sarmaldır. Kabuk ağzı açıklığı kuleden daha uzundur.  Kabuk ağzı kapağı nasırsı ve eş merkezlidir. Rengi bej, bazen pembedir. Boyu en çok 8,3 cm; çapı 5,6 cm olabilir. Yaygın türdür. Kayalık çamurlu tabanda yaşar. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Phyllophora brodiaei (truncate phyllophora) [?] ® Phyllophora truncata.

Phyllophora epiphylla (crisp phyllomorpha) [?] ® Phyllophora nervosa.

Phyllophora interrupta (truncate phyllophora) [?] ® Phyllophora truncata.

Phyllophora nervosa (crisp phyllomorpha) [?] Sin. Phyllophora rubens, Phyllophora epiphylla. Kırmızı algdir. Tallusu esnemez, serttir. Çatal dallanma bazen çok sıktır. Çok eksenlidir. Büyüme uçtadır. Üreme trigenetik döngülüdür. Genelde boyu 10 - 15 cm'dir. Litoral kuşakta sert tabana yerleşir. Türkiye'nin Karadeniz ve Ege kıyılarında görülür. Hasadı tarama ile yapılır. Agar üretimi ve gizil tıbbi kullanımı vardır.

Phyllophora rubens (crisp phyllomorpha) [?] ® Phyllophora nervosa.

Phyllophora truncata (truncate phyllophora) [?] Sin. Phyllophora brodiaei, Phyllophora interrupta. Kırmızı algdir. Kayalık taban ve diğer sert malzeme üzerinde 1 - 10 m derinliklerde yaşar. Boyu 10 - 15 cm'dir. Hasadı elle ya da kepçe ile yapılır. Agar üretimi ile gizil tıbbi kullanımı olabilir. Karadeniz'in Kafkasya kıyı boyunca bulunur.

phylogenese [soyoluş (filogenez)] ® Phylogeny.

phylogenetic systematics [evrimsel sistematik] Organizmanın evrilme sistematiğini hedef alan çalışma.

phylogeny [soyoluş (filogeni)] Bir tür, ırk ya da soyun gelişme (evrimle) öyküsü, evrilmesi.

phylum [kabile (filum)] 1- Canlıların sınıflandırılmasında aynı soydan (atadan, cetten) gelen ve dalların (kladus) birleştirilmesiyle oluşturulan büyük (geniş) taksonomik sınıflandırma üst grubunun adıdır. Eşanlamlı olarak soy da kullanılmaktadır.

phylum [kol] 2- Kabile (filum) anlamında da kullanılmaktadır. ® Strain (Soy).  

phylum [soy] 3- Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan deyim olup dalların (kladus) birleşmesinden oluşur. Yazında kol olarak da adlandırılmaktadır. Eşanlamlı olarak kabile de kullanılmaktadır.

Physeter catodon (sperm whale) [ispermeçetbalina, adabalığı, amberbalığı, kadırga balığı] Dünyadaki en büyük dişli balınadır. Dar çeneli ve kare kafalıdır. Mavi-gri ya da esmerimsidir. Göbek kısmı beyaz lekelidir. Erkeklerde sıkça rastlanan boy 21 m ve dişilerde ise 12 m olabilir. Ağırlığı 35-57 ton olabilir. Dişi ve erkeğin yapısallıkları farklıdır yani eşeysel (cinsi) çift yapısallık gösterirler (seksüel dimorfizm). Yeni doğan bebek 4 metre olabilir. Bu balina türü memelilerde bilinen en büyük beyne sahiptir (9 kg). Alt çenede ve her iki yanda 18-28 diş bulunur. Üst çene dişleri seyrek ve zayıftır. Çok derine (400-1,200 hatta 3,000 m) dalıp 20 dakikadan 1 saate kadar su altında nefes almadan kalabilir. Ses çıkarırlar ve sesleri su altında kilometrelerce uzaktan duyulabilir. İngilizcedeki ‘sperm’ atmık terimi hayvanın kafasından çıkartılan isper-meçet yağından gelmektedir. Fakat bu adın hayvanların sahip olduğu memelilerdeki en büyük penisten de (2-3 m) geldiği de düşünülmektedir. Sosyal hayvanlardır ve gruplar oluştururlar. Çok eşlidirler. Çiftleşme sürecinde erkekler arasında yarış vardır. 8-10 yılda cinsi olgunluğa ulaşırlar. 25-27 yaşına kadar sosyal durumları uygun olmadığı için çiftleşemezler. Bilinen en yaşlı birey 77 yıl yaşamıştır. Gebelik 14-16 ay sürer. Tek yavru verirler ve emzirme 2 yıl sürer.

Physeteridae (sperm whales) [İspermeçetbalinasıgiller] Erken Oligosen’den günümüze yaşaya-gelmektedirler. İspermeçetbalinaları balık olmayıp memeliler (Mammalia) sınıfının balinalar (Cetacea) takımının dişlibalinalar alttakımında (Odontoceti) yer alan üç balina türüne verilen toplu addır. 1998’den bu yana İspermeçetbalinasıgillere ait türlerin sınıflandırılması şu şekilde yorumlanmaktadır. i) Üç türde Kogiidae ailesindendir. ii) Physeteridae bir aile ve Kogiidae alt aile ya da Physeteridae üstaile Kogiidae ailedir. iii) Physeteridae ve Kogiidae iki ayrı ailedir. ® Whales (Balinalar). ® Physeter catodon (ispermeçetbalina).

physical oceanography [deniz fiziği (fiziksel oseanografi)] Deniz ve okyanusların fiziksel özelliklerini inceleyen dal.

physio- (prefix) [fizyo] Doğadan.

physiology [fizyoloji] Canlıların işleyiş mekanizmalarını inceleyen bilim dalı.

physoclist (physoclistous) [fizoklist] Kapalı hava (gaz) kesesine sahip türler. Hava (gaz) kesesi bir boruyla (tüple) sindirim sistemine bağlı değildir. Örnek; ışınlı-yüzgeçliler (Acanthopterygii). ® Physostome (Fizostom).

physoclistous [fizoklist] ® Physoclist.

physode [fizode] Bazı alglerin sitoplasmasındaki mikrozomlar olup alglerin hücrelerindeki ışın kırıcılardır (Chromophyta’lar/Kahverengi alglerde boldur); fenolik bileşenler bakımından zengindir. Kırmızı ve mavi renklendiricidir.

physostome (physostomous) [fizostom] Hava (gaz) kesesinin bir tüple sindirim sistemine bağlı olduğu tür. ® Physoclist (Fizoklist).

physostomous [fizostom] ® Physostome (Fizostom).

phytal system [fital sistem] Deniz tabanın kendibeslek bitkilerin varlığıyla tanımlanmış (karakterize olmuş) bölümü.

phytobenthophagous [fitobentofaj] Tabandaki (sedimandaki) bitkisel besini yiyen.

phytobenthos [fitobentos] Bentik bölgedeki bitkisel organizmalar.

phytolithophil [fitolitofil] Üreme birliği. Yumurtalarını su altındaki malzemeye yapıştıran balık. Örnek; Perca flavescens (Percidae).

phytophagy [fitofaj] Bitki yiyen, bitkiyle beslenen. Otobur, otçul.

phytophil [fitofil] 1- Üreme birliği. Yumurtalarını su altındaki canlı ya da cansız bitkisel malzemeye yapıştıran balık. Örnek; Cyprinus carpio (Cyprinidae) ve Pomoxis annularis (Centrarchidae).   

phytophil [fitofil] 2- Üreme birliği. Yumurtalarını su altındaki yuvaya sarkan bitkisel malzemeye yapıştıran balık. Örnek; Amia calva (Amiidae). 

phytoplankton [fitoplankton (bitkisel plankton)] Planktonun kendibeslek (ototrof) bitkisel kısmıdır. Su kolonunda askıda olup su hareketleriyle taşınırlar. Gözle görülemeyecek kadar küçüktürler fakat suda çok miktarda bulunmaları halinde, suya ve türe bağlı olarak yeşilimsi, sarı ya da esmere çalan renk verirler. Su kolonunun ışıklı tabakasında (öfotik kuşakta) fotosentez yoluyla enerji elde ederler ve yeni organik madde oluştururlar. Bu yönleriyle birincil üreticilerdir. Üretimde, karasal bitkilerde olduğu gibi nitrat, fosfat gibi makro besinler ile demir vb gibi mikro besinleri kullanırlar. Önemli fitoplankton grupları diatomlar (Diatomae), dinoflagellatlar (Dinoflagellata), kokolitler  (Coccolithphore)  ve siyanobakterilerdir (Cyanobacteria).

phytoplankton net [fitoplankton ağı] Bitkisel planktonların toplanmasında kullanılan ağzı kasnaklı, huni şeklinde çok dar gözlü (~55m) ağ.

phytoplanktophagy (microphytophagy) [fitoplanktofaj] Bitkisel plankton (fito-plankton) ile beslenen.

picarel [izmarit balığı, izmarit, smirida, istrongiloz balığı, istrangiloz] ® Spicara smaris.

picarels [İzmaritgiller] ® Centracanthidae.

pickerels (pikes) [Turnabalığıgiller] ® Esocidae.

pico [piko] 10 üzeri eksi 12 (10-12).

piddock [folas] ® Pholas.

piddocks [?] ® Pholadidae.

pied [ayak] ® Foot.

pier [iskele] Gemilerin yanaşıp yükleme, boşaltma yapabilecekleri karadan denize olan uzantı.

pier fishing [iskele balıkçılığı] Su yüzeyinin üstünde olup denize uzanan yapay yapılardan (iskele vb) yapılan avcılık.

piercing fin rays [yüzgeçleri delme] Markalama ve tekrar yakalama ya da benzeri çalışmalar çerçevesinde bireysel balığı işaretlemek amacıyla yüzgeçlerin belirli bir sırayla delinerek balığın işaretlenmesi. Delinen yüzgeç kısmı kapansa da yerinde yara izi kalmaktadır. ® Fin clip (Yüzgeç kırpma). ® Cutting fin rays (Yüzgeçleri kesme).

piezoelectric [piezoelektrik] Basınç ya da şekil değişikliğiyle maddelerde (kristallerde) oluşan zayıf elektrik. Balık otolitlerinde söz konusu olup derinlik duyusunu oluşturduğu düşünülmektedir.

pig catcher [madraj] ® Madrague.

pigment [pigment] İçinde bulunduğu dokuda renk veren boya maddesi.

pike (horned pike, northern pike) [turna balığı] ® Esox lucius.

pike congers [Mızrak-mığrıgiller] ® Muraenesocidae.

piked dogfish [mahmuzlucamgöz, mahmuzlu camgöz, köpek balığı, dikenli köpek balığı, katran balığı] ® Squalus acanthias.

pikes (pickerels) [Turnabalığıgiller] ® Esocidae.

pilose bittersweet [?] ® Glycymeris pilosa.

pilot ladder [şeytan çarmıhı] Yanları halattan yapılmış bordodan sarkıtılarak kullanılan merdiven.

pilot whale [karabina] ® Globicephala melaena.

pilotfish [maltapalamudu, klavuz balığı] ® Naucrates ductor.

pimple disease [kabarcık hastalığı] ® Knot disease.

Pinctada margaritifera (pearl oyster) [deniz incimidyesi] Yumuşakçalar (Mollusca) kabilesi, midyeler (Bivalvia) sınıfı, Pterioida takımı, Pteriidae ailesi, Pinctada cinsi tür. Bu cinsten 12 tür bilinmektedir. Yenilebilir istiridyelere (Ostreidae) yakındır. Cinsteki bütün türler ticari önemi yüksek büyük inci oluşturmalarıyla ünlüdür. Yetiştirme yoluyla inci üretimi ise Türkiye’ye yakın sularda (Basra Körfezi, Kızıldeniz, Akdeniz) Pinctada radiata türünde gerçekleştirilmiştir.

Pinctada radiata (rayed pearl oyster) [?] Farklı döküntü malzemesi üzerinde 150 m derinliğe kadar yayılır. Kızıl Deniz'den Akdeniz'e göçmendir. Boyu en çok 9,6 cm olabilir. Türkiye'nin Akdeniz kıyısında bulunur. Avcılığı rastlantısaldır.

pineapple disease (pinecone disease) [su toplama hastalığı] Vücudun su-tuz dengesizliğinde (osmoregulation) şişmesi. Çeşitli sıvı vücut boşluğunda birikir. Belirtileri; uyuşukluk, hava yutma, hızlı soluma ve renk kaybı vs şeklinde olur.

pinecone disease [su toplama hastalığı] ® Pineapple disease.

pinger (acoustic device) [pinger] Ses yayan aygıt. Ağlara bağlanarak yunus vb’ni ürküterek ağdan uzaklaştırmada kullanılan ses yayıcı cihaz.

pink comb jelly [hıyar medüzü] ® Beroe ovata.

pink cuttlefish [?] ® Sepia orbignyana.

pink dentex [sinagrit, tellisinarit balığı, antenli mercan, trança] ® Dentex gibbosus.

pink glass shrimp [?] ® Pasiphaea multidentata.

pink shrimp [?] ® Metapenaeus monoceros.

pinna (pul. pinnae) [yüzgeç].

pinna abdominalis [karın yüzgeci (pelvik yüzgeç)].

pinna adiposa [yağ yüzgeci].

pinna analis [dışkıl yüzgeç (anal yüzgeç)] ® Pinna analis.

pinna ani (pinna analis) [dışkıl yüzgeç (anal yüzgeç)].

pinna caudalis [kuyruk yüzgeci].

pinna dorsalis [sırt yüzgeci].

Pinna fragilis (brittle pen shell) [?] ® Atrina fragilis.

Pinna nobilis (noble pen shell) [?] Kabuk kırılgandır, öne doğru kama gibi olup ard kısmı yuvarlaktır. Kabukların ön kısmı ışınsal karinalıdır. Sedefsi iç alan 2 loba ayrılır; karınsaldaki lob daha iridir. Kabuk dıştan esmerceden gri-esmere çalar. Kabuk içi sedefsi yanar-döner olup öne doğru parlak kızıl esmerdir. Boyu en çok 108 cm olabilir; çoğunlukla rastlanan boyları 20 ile 40 cm arasındadır. Kumlu, çakıllı kıyısal tabanda bulunur. Bazen inci oluşturur. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

pinna parilis (pinna Paris) [çift yüzgeç] Çift olan yüzgeç.

pinna paris [çift yüzgeç] ® Pinna parilis.

pinna pectoralis [göğüs yüzgeci].

Pinna pernula (rough pen shell) [?] ® Pinna rudis.

Pinna rudis (rough pen shell) [?] Sin. Pinna pernula. Farklı döküntülü kıyısal kuşakta yaşar. Enderdir. Boyu en çok 30 cm'yi geçebilir. Rastlantısal avlanır. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur.

pinna ventralis [karın yüzgeci].

Pinnidae (pen shells) [?] Kabuklar eşit olup üçgen gibidir. Ön kısmı dar ard kısmı geniştir. Kanca öndedir. Eklem dişsizdir. Kabuğun ön yarısı sedefsidir. Manto sinüsü yoktur. Solungaçlar yapraksı tiptir. Tür bisus taşır. Değişik yapıdaki tabansal malzemeye yapışır. Akdeniz sular siteminde ailenin 3 türü yaşamaktadır.

Pinnipedia (pinnipeds) [Yüzgeçayaklılar] Memelilerin Carnivora takımının bir alt-takımındaki hayvanları kapsar. Uzuvları değişikliğe uğramış ve yüzgeç halini almış olup kuyrukları kısadır. Vücutları mekiğe benzer. Deri altında yağ tabakası vardır. Denizde ve kısmen karada yaşarlar (ikiyaşayışlıdırlar). Et-ot-oburdurlar (omnivordurlar). Fokgiller (Phocidae), İrikulaklıgiller (Otariidae), Morsgiller (Odobenidae) sınıflarına ayrılırlar.

pinnipeds [Yüzgeçayaklılar]  ® Pinnipedia.

pipe (tail piece, swallow piece, taper, Y-piece) [kuyruk] ® Tail.

pipefishes (leafy dragons, seahorses) [Deniziğnesigiller] ® Syngnathidae.

piper gurnard [öksüz, öksüz balığı, kırlangıç] ® Trigla lyra.

pipette [pipet] Laboratuar ve bazen sahadaki kimyasal çalışmalarda kullanılan genellikle eşit hacim aralıkları olan, cam boru.

Piranha [piranya (piranha)] Daha önce Characinidae şimdi ise Characidae ailesinden balıkların genel adıdır. Amerika ve güney Amerika’nın alt tropik ve tropik tatlı-sularında yaşarlar. Boyları çok değişkendir. Çok küçükleri 13 mm olabilirken büyük boyluları 15-25 hatta 40 cm kadar olabilirler. Dişlerinin keskinliğiyle tanınmışlardır. Oltayı dişleriyle kesebilirler. Saldırgan iştahlı etoburdurlar. Kalabalık gruplar oluştururlar.

pirate [korsan] Deniz haydudu. Akdeniz’de önce korsan sonra önemli denizciler olarak Turgut Reis, Piri Reis, Murad Reis, İlyas Reis, İshak Reis, Oruç Reis, Hızır Reis, Uluç Ali Reis en yaygın bilinenlerdir.  

Piri Reis [?] Asıl adı Muhiddin Piri olan Türk denizci (1465-1554). Kemal Reis ve Oruç Reis’in yanında denizcilik yaptı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Hint kaptanıderyalığını üstlendi. Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabını yazdı. Bir kısmı kaybolmuş, ceylan derisi üzerine çizilmiş olan haritası meşhurdur. Ferman üzerine 80 yaşında idam edilmiştir.

Pisania maculosa (striate pisania) [?] ® Pisania striata.

Pisania striata (striate pisania) [?] Sin. Pisania maculosa. Medio ve infralitoral katların kayalık tabanında yayılır. Boyu en çok 3 cm, çapı 1,5 cm olabilir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.

piscary [balıkçılık] ® Fishery.

piscatology [piskatoloji] Balıkçılık bilimi.

Pisces (fish, fishes) [balıklar] Balıklar suda yaşayan ve dolaşan omurgalılar (Vertebrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları kapsayan canlıları olup solungaçlarıyla solunurlar. Vücutları uzuncadır. Yüzgeçleri ve genellikle yüzme keseleri vardır. Çoğu balık türü ayrı eşeyli olup yumurtlamayla çoğalır. Yumurta sayıları yüksektir. Bazı türlerde canlı doğum da görülür. Kimyasal algılama yetenekleri gelişmiştir. Boyları küçükten büyüğe çok farklıdır. 8 mm’den 16 m boya ulaşanları vardır. Yaşam süreleri genellikle 1 ile 25-30 yıldır. 100 yıla kadar yaşayanlarının da olduğu ileri sürülmektedir. Balıklar soğukkanlı olup vücut sıcaklıkları ortam sıcaklığıyla nerdeyse aynıdır. Ancak bunun istisnaları da vardır. Bir kısım balık karada (çamurlu kesimde) birkaç gün yaşayabilir. Diğer bazı türler vücutlarındaki bazı organlarının sıcaklığını düzenlerler. Gelişmiş sindirim, dolaşım, solunum, sinir ve kas sistemleri bulunur. Balıklar omurgalıların çeşidi en yüksek gurubudur ve dünyada 29,000’den fazla balık türü bulunmaktadır. Balık sistematiğinin kesin ilişkileri tartışmalıdır. Alışılagelmiş sınıflandırmadaki tür sayıları şöyledir: Çenesizler sınıfı-Agnatha 75 türü, Kıkırdaksılar sınıfı-Chondrichthyes 800 türü ve kalanları ise kemikli balıklar sınıfı-Osteichthyes türleri oluşturmaktadır. Yunus balıkları balık olarak anılmakta ise de balık değil balina ve foklarla birlikte denizde yaşayan memeli hayvanlardır. Balıklar insanların önemli bir besin ve beslenme kaynağıdır.

pisci- (prefix) [piski] Balıkla ilgili.

pisciculture [piskikültür] Balıkların yapay yolla yetiştirilmesi.

piscifauna [piskifauna] Bir bölgedeki balıklar.

pisciform [balık şekilli] Balığa benzeyen.

piscivore [balıkobur (piskivor)] Balıkla beslenen. Balık yiyen.

pit [çukur] 1- Balıkların genellikle toplandığı havuz ya da bataklıktaki çukur kısım.

pit [çukur] 2- Malzeme alınarak oluşturulmuş ve doğal yolla suyla dolmuş olup balık aşılanmış yer.

Pitar rudis (rough pitar venus) [?] Cirkalitoraldaki kumlu, çamurlu alt gelgit katmanında yaklaşık 150 m derinliğe kadar yayılır. Boyu en çok 3 cm'dir. Aralıklı olarak Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.

pitching [baş-kıç vurma] Geminin baş-kıç ekseninde aşağı yukarı hareketi.

place [yer] Bir nesne ya da organizmanın hacmi nedeniyle kapsadığı ya da boş olan uzay parçası.

placenta [etene (plasenta)] Cenin anne rahminde iken cenini rahim çeperine bağlandığı, besin, atıkların giderilmesi, gaz alışverişi (O2, CO2) ihtiyacının karşılanmasında kullanılan bir organdır. Cenine bir kordonla bağlıdır. Buna bazen eş de denmektedir.

placoid [plakoid] Plakamsı. Plakaya benzer.

placoid scale [plakoid pul] Keskisolungaçlılar (Elasmobranchii) ve Tümbaşlılar’da (Holocephali) görülen diken şekilli pul tipi.

plain bonito [akpalamut balığı, ak palamut] ® Orcynopsis unicolor.

plankter [plankton] Bireysel plankton organizması.

planktivore (planktonivorous, planktophagy, plankton feeder) [planktonobur, planktivor] Plankton tüketen, yiyen, planktonla beslenen.

plankton [plankton] Çok zayıf yüzme yeteneği olan, kendi gücü ile yer değiştiremeyen ve akıntılarla taşınan, tabanın üstünde su kolonunda yaşayan çok küçük sucul (hayvansal ve bitkisel) organizmalar. Bitkisel olanları fitoplankton (phytoplankton), hayvansal olanlarına zooplankton (zooplankton) ve çoğunluğu plankton olan balık yumurta ve larvalarına ihtiyoplankton (ichthyoplankton) denmektedir. 

plankton feeder (planktonivorous, planktophagy) [planktonobur, planktivor] ® Planktivore.

plankton net [plankton ağı] Plankton toplamada (örneklemede) kullanılan ince gözlü, koni şekilli ağ.

plankton patches [plankton yamaları] Denizel akıntılar planktonları bir yerden diğerine taşırlar. Taşıma sırasında planktonlar akıntı sınırlarında yoğunlaşır ki bunları da bunlarla beslenen üst tüketiciler izlerler. Denizel akıntıların birçoğu gelişigüzel olmayıp düzenli sistemler olduklarına göre plankton yamaları da gelişigüzel olmayıp düzenlidirler. Balık varlığının bulunacağı kesimler bu tür yerlerdir.

planktonivorous (planktophagy, plankton feeder) [planktonobur, planktivor] ® Planktivore.

planktonology [planktonoloji] Plankton’u inceleyen bilim dalı.

planktophagy (planktonivorous, plankton feeder) [planktonobur (planktivor)] ® Planktivore.

planula [planula] Sölentereler (Coelenterata) grubu hayvanların kirpikli olup yüzücü (pelajik), yassı kurtçuk (larva) tipidir. Kendilerini besleyemezler. Yüzerek uygun bir sert yapı bulduklarında yerleşir ve polip olurlar.

plastid [plastid] Hücre organelidir (ultra-yapısal=çok ince çift zar tarafından sınırlanmıştır) pigment ve/ya da nişasta içerir (kloroplast, feoplast, rodoplast, amiloplast). Homoplasti bireyleri (tüm plastidler benzerdir) heteroplastid olanlardan (fotosentez için nişasta ve kloroplast stoklaması için uzmanlaşmış amiloplastlar) ayırt edilir.

plateau [plato] Bir ya da daha çok tarafı birden bire alçalan düz ya da neredeyse düz alan.

Platichthys flesus (syn. Platichthys flesus luscus) (flounder) [derepisisi, pisi balığı] Platichthys flesus luscus’un geçerli adıdır. Boyu TL=60 cm ve ağılığı 14 kg kadar olabilir. 15 yıl yaşar. Tabansal (demersal), aşağı-göçerdir (katadromdur). Tatlı ve acı-suya girer. Ticari balıkçılığı vardır. Kışın derin ve daha sıcak suya iner ve ilkbaharda yumurtlar. Gece aktiftir. Kendisini tabana gömer.

Platichthys flesus luscus (flounder) [derepisisi, pisi balığı] ® Platichthys flesus.

platy, guppy, molly [Lebistesgiller (Gupigiller)] ® Poeciliidae.

Platycephalidae (flatheads) [Yassıbaşgiller] Işınlı-yüzgeçliler - Actinperygii sınıfı, Scorpaeniformes takımı, Platycephalidae ailesinde 19 cinste 68 türün yer aldığı bilinmektedir. Yassıbaşgiller deniz balıkları ailesidir. Hint Okyanusu bölgesinde kıyısal kesimde görülür. 10-300 m’ler arasında yayılırlar. Birkaç türü Kızıldeniz üzerinden Akdeniz’e geçmiş ve avlanmıştır. Ancak Akdeniz’e yerleşmiş olduğu bilinen tek türü vardır. Küçükten orta boya kadar olan balıklardır. Çoğunluğu 10 cm boyundadır. Ancak 1 m boya ulaşan cinsleri de (Platycephalus) görülmektedir. Bariz özellikleri başlarının yassılmış olmasıdır. Vücudun diğer kısmı normalde bilinen balıklara benzer. Tabanda gezinen yaşam tarzına uygun olarak gözler yukarıdadır. Bazen gezer bazen kendilerini kuma ve çamura gömerler. İki sırt yüzgeci vardır. İlkinde sert ışın bulunur. Etobur canlılardır. Küçük balık ve kabuklularla beslenirler.

Platycephalus indicus (bartail flathead) [?] Okyanus-göçerdir (okyanodromdur). Acı-suya girer. Resiflerle ilgilidir. Boyu TL=100 cm ve ağırlığı 3,5 kg olabilir. 20-200 m derinliklerde rastlanır. Ticari balıkçılığı ve yetiştiriciliği yapılır. Eti beğenilir. Kumlu çamurlu kıyısal sularda bulunur.

Plectognathi (Tetraodontiformes, puffers and filefishes) [Çengelçeneliler]  Üst çeneleri kafatasıyla birleşmiş ve karın yüzgeçleri kalıntı halini almış, vücutları kemiğimsi malzemeyle kaplı balıkları içeren Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfının Plectognathi ya da Tetraodontiformes adlarıyla anılan takımıdır. Bu takımdaki 10 ailede (Aracani-dae, Balistidae, Diodontidae, Molidae, Monacanthidae, Ostraciidae, Tetraodontidae, Triacanthodidae, Triacanthidae, Triodontidae) yaklaşık 360 tür bulunmaktadır. Çoğu denizde ve tropik mercan resifi kesimlerinde bulunur. Birkaçı tatlı ve acı-suda yaşamaktadır. Biçimleri çok farklı olup üçgen biçimliden küreye ya da yanlardan yassılaşmış olanlardan kare şekline kadar değişir. Yavaş hareket ederler. Hemen hepsinde plakaya dönüşmüş düşmanlara karşı koruyucu pul bulunur. Çeneleri kuvvetlidir ve kalın kabuklu canlılarla beslenirler.   

Plectorhinchus mediterraneus (rubberlip grunt) [?] Tabansal (demersal) olup 10-80 metrelerde rastlanır. Boyu TL=100 cm kadar ve ağırlığı 8 kg olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kumlu çamurlu tabanda yaşar. Taban hayvanları ve hayvansal planktonla beslenir.

Pleistocene [Plaistosen] Jeolojik çağ. 1,6-0,01 milyon yıl öncesi.

pleo- (prefix) [pleo-] Çoklu, aşırı.

pleomorphic [pleomorf] Şekli ve büyüklüğü değişen.

Plesionika edwardsii (striped soldier shrimp) [?] Orta irilikte sayılabilecek türdür. Toplam boyu 16, 6 cm ve sıklıkla rastlanan boyları 8 - 12 cm'dir. Rengi kırmızımsı olup çamurlu taban ile resif üstünde 110 m ile 680 m'ler arsında görülür. Türkiye'nin Datça-Antalya körfezi kıyısında bulunur. Balıkçılığı yapılmaktadır.

Plesionika heterocarpus (arrow shrimp) [?] Küçük boyludur (erkeklerde total boy 8,8, dişilerde 10,6 cm'dir. Sık rastlanan boyu 5 cm ile 8 cm arasındadır. Rengi kırmızı pembedir. Karınsal bölmelerden II ile IV arasında mavi-yeşil ışık saçan kromatofor bulunur. Çamurlu tabanda 35 m ile 850 m'ler arasında yayılır ancak çoğunluğuna 300 m ile 500 m arasında rastlanır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında görülür. Avcılığı yapılmaktadır.

Pleuronectidae - Bothidae (lefteye flounders) [yanyüzerler] Yüzgeçleri yanlarda olan bu balıklar iki gruba ayrılır. Bunlardan yaygın bilinen ailelerden biri sağ-gözlü yassıbalıkları içeren (righteye flounders) = Pleuronectidae diğeri ise sol-gözlüleri kapsayan (lefteye flounders) = Bothidae’dir. Yumurtadan çıkan kurtçuklar (larvalar) normal tipli ve bakışımlı (simetrik) olup genelde bilinen balığa benzerler ve yüzücüdürler (pelajiktirler). Büyüyüp şekil değiştirme (metamorfoz) evresine ulaştıklarında ise gözlerden biri yukarı doğru hareket ederek yer değiştirirken vücut yassılaşarak bakışımsız (asimetrik) hale gelir ve genç balık tabansal (demersal) olur. Bothide ailesi fertleri sağ yanları üzerinde tabanda dururken Pleuronectidae ailesi bireyleri sol yanları üzerinde tabanda durur. Bu da birinde sol gözün (Pleuronectidae) diğerinde de sağ gözün (Bothidae) yukarıya yani diğer yana hareket etmesini gerektirmektedir.

Pleuronectidae (righteye flounders) [Yanyüzergiller] Actinopterygii – Işınlı-yüzgeçliler sınıfı, yassıbalıklar (Pleuronectiformes) takımının bir ailesidir. Bu aile Paralichthodinae Eopsettinae, Rhombosoleinae, Hippoglossoidinae, Hippoglossinae, Lyopsettinae, Pleuronectinae, Poecilopsettinae, altailelerini içerir. Bu alt ailelerde 41 cins ve 101 türü kapsamaktadır. Aile bireyleri sol tarafları üzerinde yüzdüklerinden İngilizce’de sağ-gözlü pisi olarak anılırlar. Sırt ve dışkıl (anal) yüzgeçleri uzun ve devamlı olup kafa kısmına ulaşır. Küçük boylular tabandaki omurgasızlarla beslenir. 2,4 metre boya ulaşabilen Hippoglossus hippoglossus, Kafadanbacaklılar ve diğer balıklarla beslenir. Ailede dere pisisi, yaldızlı pisi, dil balığı vb ekonomik önemi yüksek türler yer almaktadır. Akdeniz ve Karadeniz’de 2 cins ve 2 türle temsil edilirler. Soğuk ve ılıman denizlerdeki demersal balıklardır. Bazıları haliç ve tatlı-suya girer. Kuma gömülürler ve renklerini alt katmanla uyumlu kılabilme özelliğine sahiplerdir. Çoğunluğun boyu 40-50 cm kadardır.

pleuston [plöston] 1- Tatlı-suyun çok dar hava-su geçiş tabakasında kısmen su yüzeyine yakın ve kısmen de su yüzeyi filminde yaşayan organizmalar.

pleuston [plöston] 2- Tatlı-su kütleleri üzerinde yüzen bitkisel malzeme.

plimsoll line [kana rakamları] ® Plimsoll mark.

plimsoll mark (plimsoll line) [kana rakamları] Teknenin çektiği su derinliğini gösteren ve başta ve kıçta yer alan Romen rakamlarıyla ya da italik yazılmış sayılar.

Pliocene [Pliosen] Tersiyer dönemde jeolojik çağ. 5-1,6 milyon yıl öncesi.

Plocamium cartilagineum (common Red Sea comb) [?] Sin. Plocamium coccineum, Plocamium vulgare. Kırmızı algdir. Tallus yassılmış dalcıklıdır. Dallanma simpodial'dir. Tek eksenlidir. Uçtan büyür. Üreme trigenetik döngülüdür. Boyu 5 - 10 cm kadardır. Gölgelikli kayalık tabanda 1,5 m'ye kadar yayılır. Tıpta gizil kullanımı vardır. Karadeniz'in Kafkasya kıyısı boyunca bulunur.

Plocamium coccineum (common Red Sea comb) [?] ® Plocamium cartilagineum.

Plocamium vulgare (common Red Sea comb) [?] ® Plocamium cartilagineum.

plumb [iskandil kurşunu] Su derinliğini ölçmede kullanılan ipe bağlı kurşun ağırlık.

plumb the depths [iskandil et (iskandil ver)] Denizcilikte derinliği ölç emri.

plunge basket (ground basket, cover pot) [sepet] ® Basket.

plurilocular [pluriloküler] Bazı Chromophyta bulunan sisttir, birçok odacıktan (bölmeden) oluşur [her odacık (bölme) tek bir zoid’i serbest bırakır].

pluriserie [çok-sıralı] Birçok hücre sırasından (serisinden) oluşmuştur. Çok satırlıdır. Hücrenin yapı ve renk motifine uygulanır (Bakınız: tek-sıralı).

plus class [artı grup] ® Plus group.

plus group (plus class) [artı grup] Bütün diğer yaşlı balıkların katıldığı son yaş ya da boy grubu. Örnek; 5+ = Yaş tayini yapılan bütün balıklar 5 yaşında ya da daha büyüktür. 27+ cm = Ölçülen bütün balıklar 27 cm ya da daha büyüktür.

pluteus [pluteus] Derisidikenlilerin yüzen bir kurtçuk (larva) tipi. Uzun (yüzme) uzantıları dikkat çekicidir.

pluvial [pluvial] Yağışların çok, nehir girdisinin yüksek, buharlaşmanın az, göl seviyesinin yüksek olduğu zaman süreci.

pm = p.m (abbrev) (post meridiem) [öğlenden sonra] Saat 12’den sonra.

pneumatic duct (ductus pneumaticus) [pnömatik kanal] Yutağı gaz (hava) kesesine bağlayan tüp. 

pneumatophore [pnömatofor] Sifonoforlarda (Siphonophora) yüzme görevinde kullanılan içi gaz (hava) dolu kese. 

pocket (cod-end, bag) [torba] 1- Balık tuzağında (ağ dalyanlar) balıkların toplandığı ağın son kısmı, son bölümü.

pocket [cep] 2- Kıyıdan içeriye giren çentikli küçük koy.

pocket [cep] 3- Irmak ya da gölde küçük derin kısım.

pod [pod] 1- Ayak. Örnek; psödopod(yum) (pseudopodium)-yalancı ayak.

pod [sürü] 2- Bireylerin vücut temasında olduğu (sürtündüğü) balık topluluğu.

pod [sürü] 3- Belirli bir nedene bağlı olarak bir araya gelmiş balıklar. Örnek; yumurtlayan balıklar.

pod razor shell [ustura istiridye, ustura midye] ® Ensis ensis.

Poecilia reticulata (guppy) [gupi] Önceleri sık kullanılan bilimsel adı Lebistes reticulatus’tur. Sazangil bir balıktır. Boyu TL=3-6 cm arasında değişebilir. Taban-yüzücü (bentopelajik) olup göçmen değildir. Tatlı-su ve acı-suda bulunur. Tropik bölge balığıdır. Balıkçılığı yapılmaz fakat akvaryum balığı olarak ticareti yapılmaktadır. Her ne kadar sivrisinek mücadelesinde kullanılmak üzere birçok suya aşılanmışsa da etkisinin çok ender ya da hiç olmadığı görülmüştür. Bunun da ötesinde yerel balıklara olumsuz etkisi olduğu bile söylenebilir öyle ki birçok ülke aşılamanın ters etkisi olduğunu rapor etmiştir. Bulanık sudan berrak suya kadar değişik yaşam-alanlarda (kanal, havuz, göl, gölet vs) bulunmaktadır. Zooplankton ve küçük kabuklularla beslenir. Canlı doğurucudur - vivipardır.

Poeciliidae (guppy, molly, platy) [Lebistesgiller, Gupigiller] Actinopterygii; Işınlı-yüzgeçliler sınıfı, dişlisazansılar olarak algılanabilecek Cyprinodontiformes takımının canlı doğuran tatlı-suda yaşayan bir ailesidir. Aile 39 cinsi kapsamaktadır. Bu gruba canlı doğurucu (vivipar) denmekteyse de bazıları arasında belirgin farklar vardır. Bu ailenin bir grup bireyi dişi döllenmeden önce yumurtalara gerekli bütün malzemeyi sağlar ve bunlar anadan bağımsızdır (lecitrophic). Diğerlerinde ise dişi döllenme sonrasında yeni kuşağın gelişmesi için gerekli malzemeyi sağlar (matrotrophic). Akvaryumda beslenen ve bir kısmının ticaretinin yapıldığı küçük boylu balıkları kapsayan aile bireylerinin birkaç türü doğal sivrisinek mücadelesinde kullanılır.

poikilosmosis (poikilosmotic) [poikilozmozis (poikilozmotik)] 2- Değişen çevresel koşullara rağmen vücut sıvılarını sabit ozmos basıncında tutamayan organizmalar. ® Homeostasis.  ® Homeosmotic. ® Homeozmotik.

poikilosmosis [poikilozmos] 1- Bir organizmanın çevredeki duruma göre değişken iç ozmoz basıncına sahip olma yeteneği. Örnek; Myxinidae.

poikilotherm (ectotherm, heterothermic, poikilothermic, cold blooded) [soğuk kanlı (poikiloterm)] Vücut sıcaklıkları ortam sıcaklığıyla değişen (ortam sıcaklığıyla neredeyse aynı olan canlılar). Örnek; gerçek balıklar, sürüngenler vs.

poikilothermic (cold blooded) [soğuk kanlı (poikiloterm)] ® Poikilotherm.

point [nokta] 1- Büyüklüğü olmayan fakat belirli bir yeri olan.

point [nokta] 2- İki doğrunun kesiştiği yer.

point source pollution [noktasal kirlilik] Bir noktada oluşan kirlilik. Örnek; fabrika atık suyunun çıkış noktası.

pointed-snout wrasse [uzunçırçır balığı, çırçır balığı, ot balığı] ® Symphodus rostratus.

poison [ağı (zehir)] Canlılara zarar veren maddeler. Ağılama (zehirleme) ağızdan alınma solunum ya da dokunmayla oluşabilir. ® Venom.

poison fishing [ağı balıkçılığı (zehir balıkçılığı)] Bu balıkçılık yüksek omurgalılara etki etmeyen fakat balıkları bayıltan ağı (zehir) kullanılarak yapılmaktadır. Ağı ya suya atılarak ya da yem içerisine gömülerek kullanılmaktadır.

poisoned bread-paste-bait [ağılı-ekmek hamuru avcılığı] Zehirli ekmek hamuru avcılığı. Ekmeğin zirai ilaçla yoğrulmasıyla oluşturulmuş yem malzemesinin suya atılarak balıkların bayılması sonucu yüzeye çıkanların toplanmasına dayanan avcılık.

poisonous fishes [ağılı (zehirli) balıklar] Zehirli balıklar. Bakteriyel olan hariç ağı (zehir) taşıyan herhangi bir balık. Bazen yalnız ağızla alınmayla oluşan ağılamayla (zehirlenmeyle) sınırlı tutulur ve ağı taşıyan ve ağıyı iğnesiyle aktaranlardan ayrı tutulur.

poke line (lazy deckie, lazyline, recovery rope) [kurtarma halatı (haydros)] ® Lazy deckie, Lazyline (Haydos).

polar [kutupsal] Kutup bölgelerinin 60° ile 90° enlemleri arası için kullanılan terim.

policy [politika] Seçenekler arasından düzenleyici organın balıkçılığa yönelik seçmiş olduğu etki, yol ve yöntem.

Polititapes aurea (golden carpet shell) [?] ® Venerupis aurea.

Polititapes petalina (golden carpet shell) [?] ® Venerupis aurea.

pollutant (contaminant) [kirletici] Çevrenin herhangi bir öğesini kirleten madde.

pollution [kirlilik (kirlenme, pollusyon)] Kirlilik. Bir ortamın kirlenmesi. Çevrenin canlı yaşamına kısa ve uzun süreçte tehlikeli olacak şekilde kirlenmesi, doğal olmayan yolla bozulması. 

poly- (prefix) [poli-] Çok, birçok, aşırı. Örnek; polimer (polymer)-birçok basit molekülden oluşan madde.

polyandry [çokkocalı] Birden çok erkekle çiftleşen dişi.

Polychaeta [Çokkıllılar] Halkalı kurtlar (Annelida) kabilesinin (filumunun) çoğu denizde yaşayan sınıfıdır. Bu sınıfa kum solucanları, tüplü solucanlar ve deniztarakları dahildir. Baş, gelişmiştir. Çoğu kez gelişmiş gözler, antenler ve algılayıcılar taşırlar. Döllenme dışarıda olur. Cinsiyet hücreleri böbrek görevini üstlenen sistem üzerinden atılır. Gelişme trokofora (trochophora) kurtçuğu üzerinden olur. Yaklaşık 10,000 türü tanımlanmıştır. Bunların bir kısmı yer değiştirmez, bir kısmı gezgin yırtıcıdır, diğerleri otlayıcıdır. Önemli ekolojik rolleri vardır. Hem tüketen hem de tüketilendirler. Kirlilik izleme çalışmalarında gösterge (ideks) olarak önemlidirler.

polyculture [çoklu kültür] Birbirini tamamlayan, destekleyen farklı birkaç türün kültürü. Kültüre alınan türler birbiriyle yarış etmedikleri gibi yırtıcılıkları da yoktur. Örnek, pirinç tarlasında Tilapia semirtme ile sazan ve ördek yetiştiriciliği vb.

Polycyclic Aromatic Hydrocarbons [polisiklik aromatik hidrkarbonlar] ® PAH. 

polycyclic fishes [çokdönüşsel balıklar] Tekdönüşsel olanların aksine yaşamlarında aralıklarla yumurtlayan balıklar.

polycyclic spawning [iteropar çoğalma] ® Iteroparity.

polygamous [çokeşlilik] ® Polygamy.

polygamy (polygamous) [çokeşlilik] Her iki cinsiyetin birden çok bireyle (eşle) çiftleşmesi. 

polygyny [çokkarılı] Birden çok dişiyle çiftleşen erkek.

polyhaline [polihalin] Denizel kaynaklı tuzlardan gelen ve tuzluluğu 18,1-30,0 ppt arasında değişen su.

polymorphic [polimorf] 1- Aynı popülasyonda birden çok (değişik) formu ve cinsiyeti olan tür.

polymorphic [polimorf] 2- İki farklı durumu olan özellik.

polymorphism [polimorfizm] Bir türün farklı formlarda var olabilmesi. Aynı çiçeğin farklı renkte olması gibi.

polymorphous [çok-şekilli] Karındanbacaklı bireyinde önemli derecede değişen şekil-bilimsel (morfolojik) özellikler.

Polyodontidae (paddlefish family) [Çokdişli-mersinbalığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Mersin-balığımsılar (Acipenseriformes) takımının bir ailesi olup iki cinsi ve iki türü barındırır. Polyodon Amerika’da ve Psephurus cinsi ise Çin’de yaşar. İri cinslerdir.

polyphagous [polifaj] Birçok ve değişik besinle beslenen canlılar. ® Polyphagy.

polyphagy (polyphagous) [polifaj(i)] Değişik besinlerle beslenme.

polyphil [polifil] Üreme birliği. Farklı yumurtlama malzemesi kullananlar.

polyphydont [polifidont] Tümbaşlılar (Holocephali) ve akciğerli balıklar (Dipnoi) hariç çoğu balıkta olduğu gibi dişlerin sürekli yenilendiği tip.

polyphyletic [polifiletik] Birçok atadan gelen bir grup bitki ve hayvanlar.

polyphyodont [polifiyodont] Köpek balıklarında görüldüğü gibi yaşam süresince birbirini izleyen yeni dişlerin çıkması. ® Monophyodont (Monofiyodont). ® Difiyodont (Difiyodont).

polyploid [poliploid] Haploid kromozom sayısının iki katından fazlasına sahip. Örnek; 4n, 5n vs.

Polyprion americanus (wreckfish) [iskorpithanisi, iskorpithanisi balığı] Taban-yüzücü (batidemersal), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 40-600 m derinliklerde rastlanır. Boyu 2,1 m ve ağırlığı 100 kg olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Gemi enkazı ve mağaraları tercih eder. Gençleri yüzen nesneler altında birikir. Genellikle tek gezer.

polysabrobe zone [polisaprob kuşak] ® Saprobian systems. 

polysaline [polisalin] Karasal kaynaklı tuzlardan gelen ve tuzluluğu 18,1-30,0 ppt arasında değişen su.

polystic [polistik] Uzunlamasına ya da dikey bölünmeyle kompartımanlara ayrılmış hücreler tarafından belirginleştirilen yapı şeklidir (örneğin Halopteris’te olduğu gibi).

polystic growth [polistik büyüme] Bazı alglerin çoğalma bölgesindeki hücreler boylamasına (uzunlamasına) bölünür.

polytypic [politipik] Birçok alt birimi içeren taksonomik birim. Örnek; Politipik bir cinste birçok türün bulunması gibi.

polyunsaturated fatty acids [çoklu-doymamış yağ asitleri] Onsekiz ve daha fazla C-atomu ile iki ya da daha çok çift bağı olan yağ asitleridir. Larva evresinde balığın gelişmesi ile insanların sağlıklı beslenmesinde önemlidirler.

POM (abbrev) (Particulate Organic Matter, POM) [parçacık halindeki organik madde].

Pomacentridae (damselfishes, clownfishes) [Papaz-balığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler - Actinperygii sınıfı, Levreksiler–Perciformes takımı, Labroidei alttakımı, Pomacentridae ailesinde 4 alt aile bulunmaktadır. Alt ailelerde de 28 cins yer almaktadır. Aile bu cinslerde 360 türü barındırmaktadır. Çoğunluğu deniz balığıdır. Akdeniz’de bir türü bulunmaktadır. Birkaç türü tatlı ve acı-suda yaşar. Renkli canlılardır. Renkler sarı, kırmızı, turuncu ve mavi, bazıları esmer, siyah ya da koyu gri olabilir. Çoğunluğu tropik denizlerde birkaç türü ise ılıman sularda yaşar. Mercan resifleri bölgesinde bulunan tür sayısı yüksektir. Ailenin çoğu bireyi sığ sularda (2-15 m derinlikte) yaygınken birkaçı 100 m derinliğe kadar bulunabilir. Tabanda yaşayanlar bulundukları alanı korurlar. Vücut yapıları ovalden uzunlamasına olup yanlardan basıktır. Ağız küçük ve öne çıkabilir (protractile). Dişler çenelerde 3 sıra halindedir. Yanal çizgi kesik kesik olup tam değildir. Pulları taraksıdır (ktenoid). Aile bireyleri yaşam ortam ve tercihlerine bağlı olarak et-ot-obur ve otobur beslenirler. Besinlerini yosunlar (algae), plankton ve tabanda yaşayan kabuklular oluşturur. Üreme yazın gerçekleşir. Erkek yumurtlama yerini hazırlar ve yumurtlama sonrası onları korur.

Pomadasyidae (grunts)   [Gargurgiller] ® Haemulidae.

Pomadasys incisus (bastard grunt) [gargur, yalancı isparoz] Tabansaldır (demersaldır) ve acı-suya girer. 10-100 m derinliklerde sert zemin ve kum üzerinde bulunur. Boyu TL=50 cm olabilir.

Pomadasys stridens (striped piggy) [?] 70 m derinliğe kadar kıyısal sularda bulunur.  Boyu TL=20 cm olabilir. Ticari balıkçılığı vardır.

Pomatomidae (bluefishes) [Lüfergiller] Actinopterygii sınıfı Perciformes takımı, Percoidei alttakımı, Percoidea üstüailesi, Pomatomidae ailesinde 2 cins ve 3 tür bilinmektedir. Güçlü gövdeli iri balıklardır. Ailede tek tür (Pomatomus saltatrix) vardır. Vücut basık, baş büyüktür. Ağız uçta ve büyüktür. İki sırt yüzgeci bulunur. İlki kısa, ikincisi uzun olup sert ve yumuşak ışından oluşmuştur. Kuyruk yüzgeci hafif çataldır. Pullar küçük olup baş ve vücudu kapatır. Yanal çizgi neredeyse düzdür. Sırt rengi yeşilimsi mavidir. Yanlar ve karın gümüşidir. Akdeniz sularında tek türü yaşar. Boyu 110 cm kadar olabilir. Çoğunlukla rastlanan boyu 20-60 cm arasındadır. Kıta sahanlığı üzerinde yüzer (pelajik) balıklardır. Gündüz aktif olan, hızlı yüzen, çok obur yırtıcılardırlar. Balık, kafadan bacaklı ve kabuklular ile beslenir. Gençlerde sürü oluşturma görülür, erinleri ayrı gruplar oluşturur.

Pomatomus saltatrix (lüfer) [bluefish] Yüzücü (pelajik) okyanus-göçerdir (okyanodrom). Acı-suya girer ve 0-200 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=130 cm ve 14,5 kg kadar ve 9 yaşında olabilir. Ticari balıkçılığı çok önemlidir. Küçük olanlar yakın kıyıda ve sürü halinde bulunur. Erinler gevşek gruplar oluşturur ve diğer balıkları ihtiyaçları üzerinde avlarlar. Obur ve saldırgandır. Kışın sıcak suya ve yazın soğuk suya göçer. Türkçede lüferin faklı boy grupları değişik adlarla anılır.

10 cm <           Defneyaprağı. 

10-18 cm         Çinakop.

18-25 cm         Sarıkanat. 

25-35 cm         Lüfer. 

35 cm <           Kofana.

Pomatoschistus bathi (?) [küçükkaya balığı] Tabansaldır (demersaldır). Acı-suya girer. Boyu TL=3 cm olabilir. Kumlu çakıllı zeminde bulunur.

Pomatoschistus marmoratus (marbled goby) [lekelihurmakayası balığı, küçükkaya balığı] Tabansaldır (demersaldır). Acı-suya girer. 20-70 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=8 cm olabilir.

Pomatoschistus microps (?) [küçükkaya balığı, küçükhurmakayası balığı] Tabansal (demersal) olup etraf-göçerdir (amfidromdur). 0-12 m derinliklerde bulunur. Tatlı ve acı-suya girer. Boyu TL=9 cm ve 3 yaşında olabilir. Balıkçılığı yoktur. Kendisini tabana gömer. Yumurtalarını korunaklı yerlerdeki kabuklara yapıştırır. Erkek yumurtaları 9 gün kadar bekler ve havalandırır.

Pomatoschistus minutus (sand goby) [küçükkaya, hurmakayası balığı, kayabalığı] Okyanus-göçer (okyanodrom), tabansaldır (demersaldır). 4-200 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=11 cm olabilir. 3 yıl yaşar. Balıkçılığı yoktur. Türün Akdeniz ve Karadeniz’de yaşayan alt türü Pomatoschistus minutus elongatus’tur. Zaman zaman sürü oluşturur. Kumlu, çamurlu zeminde bulunur. Sığ suda kabuklara yumurtlar. Erkek 10 gün kadar yumurtaları korur. Kurtçuklar (larvalar) önce yüzücüdür (pelajiktir). 17-18 mm boya ulaşınca tabansala (demersale) geçerler.

Pomatoschistus minutus elongates [?] ® Pomatoschistus minutus.

Pomatoschistus pictus (painted goby) [küçükkaya balığı, kayabalığı, benekli-hurmakayası balığı] Pomatoschistus pictus adriaticus’un geçerli adıdır. Tabansal (demersal) olup 1-55 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=6 cm olabilir. Çakıllı kumlu kıyısal kesimde bulunur.

Pomatoschistus pictus adriaticus (painted goby) [küçükkaya balığı, kayabalığı, benekli-hurmakayası balığı] ® Pomatoschistus pictus.

pomfrets [Baltabalığıgiller] ® Bramidae.

pompa [pump] 1- Su almak ya da boşaltmak için kullanılan alet.

pompa [pump] 2- Çok miktardaki küçük balığı aktarmak için kullanılan alet. ® Balık pompası.

pompanos (jacks, jack mackerels, scads) [İstavritgiller] ® Carangidae.

pond [gölet] 1- Gölden küçük, havuzdan büyük doğal ya da yapay su kütlesi. 

pond [havuz] 2- Küçük, sığ, tatlı ya da tuzlu su kütlesi.

pond [havuz] 3- İçerisinde ticari ya da süs amaçlı balık tutulan su kütlesi.

pond culture [havuz kültürü] Kara içerisindeki havuzda balık yetiştiriciliği.

pond fish [havuz balığı] Genelde havuzda büyütülmüş balık.

pond grate [havuz çiti] Havuza giren ve çıkan suya konulmuş olup istenmeyen balık girişi ve çıkışını önleyen bir cins ızgara-çit, çeper.

pond shrimp [hayalet karides] ® Palaemonetes antennarius.

pond spawning [havuzda yumurtlama] Yumurtlama etkinliği için ağ, dal, yuva yeri, yumurtayı yapıştırma olanağı sağlayıcı malzeme ve kısmı olan havuz.

ponding [bentleme] Dere ve ırmaktaki su seviyesini yükseltmek için oluşturulmuş engel.

Pontic shad [Karadeniz ringa balığı, ringa balığı, tirsi] ® Alosa pontica.

Ponto-Caspian fish [Hazarkaya] ® Caspiosoma caspium.

Pontophilus spinosus (spiny shrimp) [?] Küçük boylu benekli kırmızı esmer renkte karidestir. Karapaks beyaz lekelidir. Karın kısmı mavimsidir. Total boyu 5,2 cm, ancak geneli 4 cm ile 5 cm kadardır. 20 m ile 1,550 m derinliklerde rastlanır ancak özellikle 200 m ile 400 m'ler arasında yayılır. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur. Yem olarak kullanılır.

ponyfish (Klunzingers slipmouth) [gümüş balığı, eksi balığı, çıtçıt] ® Leiognathus klunzingeri.

Ponyfishes [Eksi-balığıgiller] ® Leiognathidae.

pool [gölet] 1- Küçük göl.

pool [gölet] 2- Suyun yavaş aktığı görece derin ırmak kesimi. 

pooled data (aggregated fishery data) [birleştirilmiş balıkçılık verisi] Ayrıntısı belli olmayan aynı türden olup birleştirilerek birbirine katılmış veriler.

poor cod [tavuk balığı] ® Trisopterus minutus.

poorly nourished [kötü beslenmiş] Akvakültürde yeterince yem alamamış ya da eksik beslenmiş balık.

poorly ribbed cockle [?] ® Acanthocardia paucicostata.

pop-ap tag [pop-up marka] Balığa takıldıktan sonra belirlenen belirli bir sürede kendiliğinden balıktan ayrılıp yüzeye çıkan ve kayıtlı verileri uydu kanalıyla deney yapana ileten im, marka. Balığın ya da im’in (işaretin) deney yapana iletilmesi gerekmemektedir. ® Carlin tag (Carlin markası). ® Lea tag (Lea markası). ® Petersen tag (Petersen markası). ® Hot branding (Sıcak-dövme marka). ® Cold branding (Soğuk-dövme marka). ® Gill clamp (Solungaç markası). ® Spaghaetti tag (Spagetti markası).

popeye (eye protrusion) [pörtlekgöz] ® Exophthalmia.

population [popülasyon] 1- Bir bölgede yaşayan ve aynı tür’den olan bireyler topluluğu.

population [popülasyon] 2- Genelde, balıkçılıkta stok anlamında kullanılmaktadır. Tanım olarak birbirleriyle çiftleşip yeni kuşak oluşturan ve belirli bir coğrafi alanda dağılmış olan aynı türden bireylerin tümüdür.

population census (census) [popülasyon sayımı] Basitçe sayma işlemidir. Popülasyonu oluşturan bireylerin sayılarının belirlenmesidir. 

population characteristics [popülasyon özellikleri] Popülasyon yapısı tür ile çevre arasındaki ilişkileri yansıtır ve tür’e özgü sınırlar içerisinde değişir. Popülasyon yapısı ya da özellikleri çeşitli şekillerde gösterilebilir. Balıkçılıkta bireylerin her yaş grubundaki sayısı ve ağırlıkları, eşeysel (cinsi) olgunlaşma, eşey (cinsiyet) oranları, büyüme ve ölüm sabitleri, şekilbilimleri (morfolojileri) ve benzeri bu amaçla kullanılabilir. 

population density [popülasyon sıklığı] Belirli bir alana dağılmış popülasyona ait bireylerin sayısı ya da ağırlığıdır.

population dynamics [popülasyon dinamiği] Popülasyona ya da parçasını oluşturan bireylere doğal ve balıkçılık ölümü, doğum, içgöç (stoğa katılma), büyüme vb etkiler ile her türlü değişikliği ele alan disiplin. Popülasyonu (stoğu) artıran ve azaltan olayları açıklayıcı modellerin geliştirilmesi, en iyi (optimal) balıkçılığın temellerinin atılması, gelecekte avlanabilecek ürününün (balık miktarlarının) tahmin edilmesi ve balıkçılığı düzenlemek için konulan önlemlerin etkinliğinin sınanması bu disiplinin hedef ve görevidir.

population equivalent [nüfusa eşdeğer] Genel anlamda, birey başına çevreye verilen besin maddeleri yüküdür (BOD, COD, N, P vs). Atık su arıtma tesisleri, işletmelerinde kirlilik yükünün belirtilmesinde kullanılır.

population model [popülasyon modeli] Stok tahmini modelinin popülasyonun zamanla nasıl değiştiğini gösteren bileşeni. Model, yaş/boy ya da biyokitle temelli, belirleyici ya da kestirimci olabileceği gibi sıklığa bağlı ya da sıklığa bağlı olmayan, yere göre yapılandırılmış, yere göre kümelenmiş (birleştirilmiş) dengesel ya da dengesel olmayabilir.

population structure [popülasyon yapısı] Belirli bir popülasyonun yaş, boy kompozisyonu, eşey (cinsiyet) oranı vb özelliklerini içerir. ® Population characteristics.

population viability analysis [popülasyonun yaşama yeteneği çözümlemesi] Türün yaşam hikayesi ile konulmuş olan belirli idari düzenleyici önlemle ya da bu önlem olmadan bir popülasyonun (stoğun) sönme olasılığının sayısal çözümlenmesiyle yapılan tahmindir.

porbeagle [dik-burunlu harharias, dikburunkarkarias, dikburun] ® Lamna nasus.

porcupinefish [Kirpibalığıgiller] ® Diodontidae.

pore [gözenek] Küçük delik. Hayvan derisi ve bitkilerin yaprakları ile gövdesinde gaz vb değiş tokuşunun yapıldığı küçük deliklerdir. Terim aynı zamanda toprak, kaya ya da yumuşak sedimanda sıvıların geçişmesi için de kullanılan küçük deliklerdir. Alglerde tüylü mahzenin (conceptacle’ın) ya da sistokarp’ın ağzıdır; gözenek ağzı da denir; sistokarp gözeneği için karpostom’da denilir.

pore aquifers [su gözenekleri] Bazı pelajik ahtapotların (Tremoctopus, Ocythoe) kol zarı kaidesinde küçük boşluklar.

pored scale [delikli pul] Üstünde delik olan yanal çizgi pulu.

porgies (Sparidae) [İzmaritgiller] ® Centracanthidae.

porgies [Mercan-balığıgiller] ® Sparidae.

Porifera (sponges) [Süngerler] "Gözenekliler" anlamındaki Porifera filumunda yer alan çok hücreli hayvanlardır. Hücreleri uzmanlaşmamış olup sinir sistemleri, sindirim ve dolaşım sistemleri yoktur. Suda sabit dururlar ve suyu filtrelerler. Su soluklanma (inhalant) ve dışa açılan (ostiol) ve ya da dıştaki gözelerden (ectosom) emilir. Emilen su bir kanallar sisteminde dolaştırılarak dışarı atılır.Dünyada 5,000 türü bilinmektedir. Bunlardan 150’si tatlı-suda yaşar. Bunların ancak bir kaçı (bir düzine kadarı) ekonomik önem taşırlar. Porifera içerisinde 3 sınıf bulunmaktadır. i- Calcarea (kalsiyumlular); kıyısal olanların kalsiyumlu iğneleri vardır. ii- Hexactinellida (silisyumlular); silisyum iğneleri vardır, derin denizde yaşar. iii- Demospongia silisyumlu iğneli ya da iğnesizdir. Akdeniz sular sistemindeki süngerlerin tamamı Demospongia sınıfına aittir. Günümüzde süngerler aşırı sömürü ve hastalıklar nedeniyle çok azalmıştır. Popülasyonları geri kazanma deneyleri yapılmaktadır. Sünger içerisinden su geçen bir kanallar sistemidir ki bunlara ostia denilmektedir. Türe bağlı olarak iskelet elemanları değişir ve kalsiyum ve silisyum içeren iğne şeklindeki sözde iskeletle desteklenmiştir. İğneler esnek ve yapışkan (collagen) organik bir maddeyle (spongin) birbirine bağlanmıştır. Besin bireysel yutucu gözeler (hücreler) tarafından alınır ve sindirilir. Eşeysiz (cinsiyetsiz) çoğalma tomurcuklanmayla olur. Eşeyli çoğalmada atmık (sperm) suya bırakılır. Komşu sünger bunu alarak özel gözelerle yumurtaya götürür. Döllenmiş yumurta blastula evresinde ya da döllenmeden sonra suya bırakılır. Kurtçuk (larva) ya hemen yerleşir ya da bir süre plankton olarak yaşar. Süngerlerin kopan parçaları yenileme yetenekleri yüksektir. Türkiye sularında 37 aileye ait 60 kadar türü bulunmaktadır. ® Banyo süngeri. ® Euspongia officinalis.

porous [gözenekli] Küçük delikleri olan malzemeyi belirtir.

Porphyra atropurpurea (spotted nori) [?] ® Porphyra leucosticta.

Porphyra leucosticta (spotted nori) [?] Sin. Porphyra atropurpurea. Kırmızı algdir. Tallus yapraksı ve mordan-pembeyedir. Hücreleri monostromatiktir. Büyüme dağınıklık gösterir. Üremesi trigenetik döngülüdür. Gametofit ve tetrasporofit heteromorftur. Boyu 10 - 15 cm kadardır. Kayalara ve epifit olarak diğer alglerin üzerinde yaşar. 1 m derinliğe kadar yayılır. Türkiye'nin Karadeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Elle hasat edilir. İnsan tüketimi için sucul kültürünün yapıldığı bilinen en eski türdür. Akdeniz'de kültürü gelişmektedir. Tıpta ve alçı olarak kullanılmaktadır.

Por's goatfish [Nil barbunyası] ® Upeneus pori.

port [iskele] 1- ® Port-side.

port [liman] 2- Balıkçı teknesinin ya diğer teknelerin karaya dayalı üssü.

port of registery (home port) [bağlama limanı] Geminin bağlı olup tescil işlemlerinin yapıldığı yerleşim birimi.

port sampling [limanda örnekleme] Avlanan balıklardan teknelerin boşaltma amacıyla yanaştığı iskelede örnek alma işlemi. Burada genellikle balık vücuduna zarar vermeyen boy ölçümleri ile yaş tayini için pullar ya da gizli otolit alma tekniğiyle otolit alınır.

portable lift-net [taşınabilir çökeltme ağı] Elle kullanılabilir boyuttaki çökeltme ağı.

porter [yalel] Balık halinde taşıyıcı, hamal.

porter crabs [?] ® Homolidae.

porthole (deadlight) [lumbuz (lumboz, lomboz)] ® Bulls eye.

port-side (port) [iskele] Baş tarafa doğru bakıldığında geminin sol tarafı.

Portumnus latipes (slender swimcrab) [?] Karapaksın en ve boyu neredeyse eşittir. Rengi kırmızı esmer, beyaz benekli, ortada ve önde bazen beyaz lekelidir. Karapaks boyu ve eni çok 2,2 cm olabilir. Sıklıkla rastlanan boyları 1 - 2 cm kadardır. Muma gömülür, gel-git kuşağında yaşar. Türkiye'n Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz'de Sinop mevkiine kadar olan kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Portunidae (swimming crabs) [Yüzücü-yengeçgiller] Kıskaçları neredeyse eşittir. Son çift bacak enli ve yassıdır. Bu aileden Akdeniz sular sisteminde 12 cinste 24 tür bulunmaktadır. Çoğu tür balıkçılığın ilgi alanındadır. Aile bireyleri kıyıdan birkaç yüz metre derinliğe kadar yayılır.

Portunus arcuatus (arched swimming crab) [?] ® Liocarcinus arcuatus.

Portunus corrugatus (wrinkled swimcrab) [?] ® Liocarcinus corrugatus.

Portunus depurator (blue-leg swimcrab) [?] ® Liocarcinus depurator.

Portunus hastatus (lancer swimcrab) [?] Kumlu çamurlu tabanda yaşar. 1 ile 55 m derinlikler arasında yayılır. Boyu en çok 2,6 cm, eni 5,6 cm olabilir. Sıklıkla rastlanan boyu 2 cm ve eni 4 cm kadardır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Portunus pelagicus (pelagic swimcrab) [kum yengeci] Karapaks yüzeyi pürüzsüz, dağılmış küçük yumrulu ve sığ olukludur. Son bacak çiftinin parmak kısmı küreksi ve geniş olup ucu yuvarlaktır. Rengi kahverengi ya da mavi olup beyaz lekeli ve düzensiz kısa beyaza yakın çizgilidir. Karapaks boyu en çok 8 cm ve eni ise 18,5 cm olabilir. Genelinin eni 14 cm kadardır. Kumlu ve kumlu-çamurlu tabanda 10 m ile 70 m derinliklerde görülür. Kızıldeniz'den göçmendir.  Türkiye'nin doğu Akdeniz kıyısında bulunur. Avcılığı vardır.

Poseidon [Poseydon] Sakallı, uzun saçlı, huysuz, trident denilen 3 çatallı mızrağı olan Zeus, Hades ve Hera’nın kardeşi, Kronos ve Rea’nın oğlu Amphitrite’nin kocası Yunan mitolojisindeki deniz tanrısı.

Posidonia [Posidonia (posidonya)] Deniz çayırı. 30-40 metre derinliğe kadar, temiz sularda yaşayan bir deniz çiçeklisi cinsi.

Posidonia oceanica (Neptune-grass) [deniz eriştesi] Deniz çiçekli bitkisidir. Kök-gövde (rizom) pullarla kaplı olup ucundaki yaprak demetinde 5-7 yaprak bulunur. Yapraklar dil şeklindedir. Rizom yılda 5 - 12 cm uzar. Posidonia tek evciklidir (monoecious). Çelikleme (vegatatif) çoğalma asıl yayılma yoludur. Posidonia kirlilikten uzak durur. 0 m'den 30 - 40 m derinliklere kadar yaşar. Kök gövdenin yatay ve dikey büyümesi sonucu hasır oluşur. Burada biriken çökeller sonucu taban yükselir. Hayvan yemi ve  kıyıya vuran kurumuş yaprakları sıhhi temizleyici özelliği nedeniyle hayvan yatağı olarak kullanılmıştır. Yaprakların yanmayı geciktirici özelliği ayrıca ısı ve ses yalıtımı nedenleriyle kullanımının yeniden belirlenmesi çabaları görülmektedir. Posidonia Akdeniz ekosisteminin önemli bir öğesi olup yerli (endemik) türdür. Türkiye'nin Akdeniz (doğu Akdeniz'de kaybolmuş olmakla birlikte) ve Ege kıyılarında bulunur.

Posidonia prawn [teke] ® Palaemon xiphias.

position [mevki (yer, pozisyon)] Diğer nesnelere göre konum.

possession limit [mülkiyet sınırı] Mesleki ya da sportif balıkçılıkta herhangi bir zamanda yasal olarak avlanabilecek, bulundurulabilecek, saklanabilecek, taşınabilecek balık sayısı ya da miktarı.

post- (prefix) [post-] 1- Zamansal olarak sonra, arkada, arkasında. Örnek; posterior (posterior) arkadaki.

post [bodoslama] 2- Gemi ya da tekne omurgasının iki ucundan yukarıya doğru uzanan dikmeler. 

postdorsal uzunluk [postdorsal length] Sırt yüzgeci kaidesinden kuyruk yüzgeci kaidesine kadar olan mesafe.

posterior [arkada] Fizyolojik yönelmenin aksine şekilbilimsel morfolojik yönelmedir. Uca son kısma (arkaya) doğru yönelmedir. 

posterior [posterior] Arkasında, arkada, arka, ard.

posterior magrin (apical magrin) [arka sınır] Pulun arka kenarı.

posterior process (pelvic plate, pubic bone, medial plate) [pelvis kemiği] ® Pelvic bone.

postglacial lake [buzul sonrası göl] Buzullaşma sonrası çözülen buzulun oluşturduğu göl.

postlarva [geçkin kurtçuk (larva)] Yumurta sarısını tüketmiş kurtçuk. Terim kurtçuğun yapı ve şekli genç balığa benzemiyorsa kullanılmaktadır.

postorbital [postorbital] Göz-çukuru arkasında.

postrostrum [postrostrum] Otolitin arka ucu.

post-smolt [smolt sonrası] Alabalıkgilin gelişme aşaması. Nehirden denize geçtikten sonra izleyen kış döneminde birinci yaş halkasının oluşmasına kadar geçen dönem.

post-spawning [yumurtlama sonrası] Yumurtlama sonrası dönemle ilgili. 

pot (basket trap) [sepet] Taşınabilir kafes şeklinde tuzak. Tuzağın ağız kısmından giren organizma huni şeklindeki ağız düzeneği nedeniyle bir daha dışarı çıkamaz. Çeşitli boy ve şekilde ağ dahil farklı malzemeden yapılmış olabilir. Bazen balık dahil çoğunlukla yengeç, ve ıstakoz avcılığında kullanılır. Yılan balığı avcılığında kullanılan tuzağa pinter denmektedir.

potable water [içme suyu] ® Drinking water.

potama [potama] Irmak, nehir.

potamadrom [potamadromous] ® Irmak-göçer.

potamadromous [ırmak-göçer] Tatlı suda gerçek göçmen balıklar.

potamadromous fish [ırmak-göçer balıklar (potamadrom balıklar)] Tatlı-sularda gerçek göçmen balıklar (potama= nehir, ırmak). ® Balık göçleri (fish migration).  

potamodrome [potamodrom] Bütün yaşamı tatlı-suda geçen canlılar.

potamology [potamoloji] Akarsu içindekileri inceleyen bilim.

pot-and-line [sepet ve ip] Sepete bağlanmış olup bir şamandırası olan ip. Av aracının yerinin bulunmasında kullanılır.

potassium permanganate [potasyum permanganat] Formülü KMnO4 olan oksitleme özelliği çok yüksek kimyasal bileşendir. Mikropsuzlaştırma (dezenfeksiyon) ajanı olma yanında akvaryum ve balık yetiştiriciliğinde mantarlara (dış-asalaklara) karşı mücadelede kullanılır.

potential [gizil (potansiyel)] Bir olayı gerçekleştirmek için gerekli güç ve yeteneğe sahip olmak.

potential fecundity [gizil doğurganlık (potansiyel fekondite)] Yumurtlama sonrası bir kısım olgunlaşmamış yumurta kaybolsa da mevcut olgun yumurtaların bulunduğu yumurtalık.

potential temperature [potansiyel sıcaklık] Ölçülen sıcaklık - adiyabatik etki = potansiyel sıcaklık.

potential yield [gizil (potansiyel) ürün (gizil hasat)] Tahmin edilen sömürülebilecek balık miktarı.

pouch brooder [kesede-kuluçkacı] Üreme birliği. Yumurtalar vücut dışında karın bölgesindeki zarımsı bir kesede kuluçkaya alınmaktadır. Örnek; deniz iğnesi (Syngnathus spp.) ve deniz atı (Hippocampus spp).

pouched gracilaria [?] ® Gracilaria bursa-pastoris.

pouting [?] ® Trisopterus luscus.

power block [gırgır makarası] Gırgır ağının toplanmasında kullanılan bir makara türü.

pox disease [çiçek hastalığı] ® Carp pox (Sazan çiçeği).

ppb = p.p.b. (abbrev) (Parts Per Billion) [milyarda bir].

ppm = p.p.m. (abbrev) (Part(s) Per Million) [milyonda bir].

ppt = p.p.t. (abbrev) (Part(s) Per Thousand) [binde bir].

prawns (lobsters, crayfish, crabs, shrimps) [Onayaklılar] ® Decapoda.

pre- (önek) [pre-] Zamansal olarak önce, önde, önünde, erken. Örnek; prenatal evre (prenatal phase)-doğumdan önce (yumurtadan çıkmadan önce) olan evre.

pre-adaptation [önuyum (preadaptasyon)].

preanal fin [preanal yüzgeç] Balık kurtçuklarında (larvalarında) anüs önündeki yüzgeç.

precautionary TAC [ihtiyati TAC] Bilimsel öneri, bulgu olmadan konulan TAC.

precious coral  [kırmızı mercan] ® Corallium rubrum.

precipitation [yağış (çökelme)] Parçacıkların tabana inmesi. Atmosferden yere ulaşan sıvı ya da katı haldeki su.  

precocious [erken gelişmiş] Aynı tertipteki (cohort) hemcinslerinden daha hızlı, daha önce cinsi olgunluğa ulaşmış (çoğunlukla erkek) balık.

precocious breeding [erken döl] Akvaryumdaki dişi balığın erken döl vermesi. Büyümek için harcanacak enerjinin önemli bir kısmı bu yolla yitirileceğinden cinsiyetler birbirinden ayrı tutulmalıdır.

precocious maturation [erken olgunlaşma (erken gelişme)] ® Precocious.

predation [yeme] 1- Birinin yararlandığı diğerinin yok olduğu ilişki. Yiyen yenilenden büyüktür (+ -). Örnek; her türlü yırtıcı ve bunlara besin olan organizmalar. Aslan-ceylan, büyük balık-küçük balık, balık-zooplankton vs.

predation [yırtıcılık] 2- Diğer hayvanları yiyerek beslenmek.

predator [yırtıcı] Yiyen, tüketen. Başka hayvanları öldürerek yiyen.

predictive cohort analysis [kestirimci tabur çözümlemesi (analizi)] Geçmiş dönemlerde her yaş grubundan olan balıkçılık ölüm değerleri, tabur analizi ya da sanal popülasyon analizinden elde edilen iç-göçerlerin (stoka katılanların) sayısı ve her yaş grubundaki balıkların ortalama ağırlık verileri kullanılarak gelecekte olası av miktarının tahminidir. ® Age-cohort analysis (Yaşa dayalı tabur çözümlemesi).

predominant [baskın] Her dem hedef tür olmayan fakat avda en çok çıkan tür.

predorsal [predorsal] Sırt yüzgecinden önce.

prefilter [ön-filtre] Asıl filtrelemeyi yapan biyolojik filtrenin tıkanarak etkinliğinin azalmasını önlemek için önüne konulan filtre.

prefix [önek] Kelimenin önüne konulan ek.

prehensile [kavrayıcı] Bir şeyi tutabilen kavrayabilen. Örnek; deniz atının (Hippocampus) kuyruğu.

prejuvenile [ön-jüvenil] Erin birey vücut şeklini almamış genç (çocuksu) balık.

premaxilla [premaksilla] Genellikle dişli, üstçene kemiği.

prenasal (rostral) [burun önü] Burun ucuna yakın kemik.

prenatal phase [prenatal evre] Doğumdan önce (yumurtadan çıkmadan önce) olan evre.

preocular [preoküler] Gözün önünde

preoperculum [preoperkül] Balıklardaki solungaç ön kapağı.

preorbital [preoküler] ® Preocular.

pre-recruit [ön içgöçer] İçgöç yaşına ulaşmamış balık.

preservation [koruma] 1- Organizmaların bozunmadan saklanmasıdır. Bunun için genellikle formalin ya da etanol kullanılmaktadır. Küçük organizmalar doğrudan koruyucuda saklanabilirken büyük olanlarına koruyucunun vücudun her tarafına nüfuz etmesi için şırıngayla verilmesi gerekebilir. Mide muhtevası çalışmalarında balık bütün olarak saklanmak istendiğinde tamponlanmış koruyucunun karın boşluğuna şırınga edilerek sindirimin durdurulması ve formalinde saklanan malzemenin inceleme aşamasında kanserojen olmayan alkole aktarılması önemlidir. ® Conservation.

preservation [koruma] 2- Bireysel organizmaların, popülasyon ya da türlerin devamını sağlayacak idari önlem ve programıdır. ® Conservation.

preservation [koruma] 3- Bugüne ulaşmış özelliklerin bozulmasına izin verilmeden saklanması. ® Conservation.

pre-spawning [ön yumurtlama] Yumurtlama öncesi dönemle ilgili.

pressure change [basınç değişikliği] 2,000 metre derinliğe dalan bir ispermeçet balinanın (Physeter catodon) vücuduna olan basınç 200 bar=2,000 ton/m2 olur. Balinaların hayati olan atardamarlarının büzülmemesi için bunlar kemikler içerisinde korunmaktadır. Kaburgalar esnektir ve basınç altında kırılmazlar. Ayrıca yağ tabakası ile sıvı yağ deposu büyük basıncı dengeleyen diğer unsurlardır. ® Retia (Ağ). ® Wonder net- retia mirabilia (Harika ağ). ® Nitrogen narcosis (Vurgun).

Prestedion cataphractum (African armoured searobin) [dikenliöksüz balığı, dikenli öksüz] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=40 cm kadar olabilir. Balıkçılığı kişisel tüketim düzeyindedir. 50-600 metre derinliklerde rastlanır. Gruplar oluşturur. Çamurlu kayalık sahanlıkta bulunur. Göğüs yüzgeçleriyle tabanda durur ve yürür. Burnuyla tabanı yem için karıştırır. Genç bireyleri kıyıda yaşar sonra derine göçerler.

pretty moon-shell [?] ® Lunatia pulchella.

prevailing wind [hakim rüzgâr] Diğerlerine göre en çok ve sık esen rüzgâr ve rüzgâr yönü. 

prey [prey] Yırtıcının avı, yenen. 

primary consumer (first-level consumer) [birincil tüketici] Topluluğun oluşturduğu beslenme ağında balığın en alt düzeyde bitkisel plankton (fitoplankton) ile beslenmesidir.

primary food source [birincil besin kaynağı] Balığın en önemli besin kaynağı.

primary freshwater fishes [birincil tatlısu balıkları] Tuzlu suya tahammülü olmayan (Cyprinidae, birçok Siluroidei (Siluridae), Centrarchidae, Percidae vs) familyalarından balıkları belirtmek için kullanılır.

primary male [birincil erkek] İkincil erkeğin aksi, normal ve sürekli testisi olan erkek. ® Secondary male (İkincil erkek).

primary phase [başlangıç evresi] ® Initial phase.

primary pollutants [birincil kirleticiler] Ortama girer girmez çevreyi kirleten maddeler.

primary production [birincil üretim] Bir ortamdaki bitkisel üretim.

primates [primatlar] İnsanlar ile maymunların yer aldığı memeliler grubu.

primitive [ilkel] Başlangıç evresindeki biyolojik yapının durumunu (gelişme aşamasını) tanımlar.

principal components analysis [temel bileşenler çözümlemesi] Bütün değişkenlerdeki en yüksek variyansı açıklayacak faktörün hesaplanması. Kalan yüksek sayıdaki variyansın açıklanması için ikinci faktör hesaplanır. 1. ve 2. faktörün uyumlu olmama sınırı vardır. Bunlar orthogonaldır (dik açılıdır). Bu analiz süreci değişkenlerdeki bütün variyansın açıklanmasına kadar sürer (faktör sayısı=değişken sayısı). İlk iki ya da üç temel bileşen, variyansın çoğunu açıklar.

principle of continuity [süreklilik prensibi] ® Continuity principle.

Prionace glauca (blue shark) [pamuk balığı, maviköpek balığı] Yüzücü (pelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). 0-350 m derinliklerde rastlanır. Genellikle 150 m derinliklerde bulunur. Boyu TL=4 m ve ağırlığı 206 kg olabilir. 20 yıldan fazla yaşar. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Canlı doğurucudur (vivipardır). Eşeylerde (cinsiyetlerde) çift yapısallık (seksüel dimorfizm) vardır. Uzun mesafelerde göç edebilir. İnsanlar için korkutuculuğu nedeniyle gizil (potansiyel) tehlike oluşturur. Eti yenir. Diğer kısımları endüstride kullanılır. Yüzgeçlerinden çorba yapılır. 4-5 yaşlarında ve 2,5 m boyda cinsi olgunluğa ulaşır. 40 cm boyunda 80 yavru verir. Gebelik 1 yıl sürer. Soyunun durumu yakın tehdit altındaki türler sınıfında yer alır.

Pristidae (sawfishes) [Testerebalığıgiller] Elasmobranchii - Keskisolungaçlılar altsınıfı, Batoidea alttakımı, Pristiformes takımının bir ailesidir. Aile Anoxypristis ve Pristis olmak üzere iki cinsi kapsar. Testerebalıkları köpek balıkları ve vatozlara yakındır. Önemli özellikleri uzamış ve testeremsi yapıdaki burunlarıdır. Testeremsi burundaki algılama yapılarıyla sudaki hareketler (besin) algılanabilmektedirler. Tabanda gizlenmiş yem, taban kazınarak çıkartılmaktadır. Testere aynı zamanda korunma amaçlı da kullanılmaktadır. Diğer Keskisolungaçlılar gibi Testerebalığıgillerin yüzme keseleri yoktur. Testere balıklarının birçok türü 1,4-7 m toplam boy aralığındadırlar. 25-30 yıl yaşayabilirler. Solungaç yarılıkları karın tarafındadır. Ağız enine bir düz çizgi şeklindedir. Çene boyunca mozaik şeklinde çok sayıda diş bulunu. Göğüs yüzgeçleri geniş değildir. Sırt yüzgeçleri ayrılmıştır. Kuyruk, gövdeden ayrılmamıştır. Sırt düz kahverengi, zeytin yeşili, gri yada sarımsıdır. Karın beyazdır. Akdeniz’de ender ancak tropikal ve alt-tropikal sakin sularda, nehir ağızlarında (kıyısal sularda) yaşarlar. Çamurlu ve kumlu tabanı seçerler. Doğurgandır (viviparous). İki yılda bir çiftleşir ve 8 yavru verirler. İncelenen türleri on yılda eşeysel olgunluğa ulaşırlar. Yavaş çoğalırlar. Gündüz uyurlar ve gece aktiftirler. Her çeşit dip hayvanlarıyla ve sürü oluşturan küçük balıklarla beslenirler. Soyları tehlike altında olup avlanmaları yasaktır.

pristine [bakir (bozulmamış)] Eskiden olduğu gibi duran, el değmemiş, değişikliğe uğramamış balık yaşam-alanı.

pristine population [bakir (bozulmamış) popülasyon] ® Virgin population.

Pristis pectinata (smalltooth sawfish) [incedişlitestere balığı] Etraf-göçer (amfidrom) olup tatlı ve acı-suya girer. Sığ sularda barınır. Boyu TL=7,6 m ve ağırlığı 350 kg kadar olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Canlı doğurucudur (ovovivipardır). Testeresiyle tabanı kazarak yemlenir. Yüzücü (pelajik) balıkları testeresiyle öldürür. Soyu tehlikedeki türler içerisinde yer alır. 

Pristis pristis (common sawfish) [testere balığı] Tabansal (demersal) okyanus-göçerdir (okyanodromdur). Tatlı ve acı-suya girer. Kıyısal sularda rastlanır. Boyu TL=5 metre kadar olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Canlı doğurucudur (ovovivipardır).

pro- (prefix) [pro-] Önce, önünde. Örnek; prognoz (prognosis)-öngörü.

probabilities proportional to size [olasılıkları büyüklüğe oranlanmış] Farklı yoğunluğa (yığılmaya) sahip alanlardan alt örnek alınırken yığılma ya da yoğunluğun örneğe girme olasılığını dikkate alan örnekleme yöntemi. ® Sampling (Örnekleme). 

probe [ölçüm ucu] Genelde ölçme ve deneyde kullanılan cihazın örneğe daldırılan, batırılan, değdirilen ucu. Buna ek olarak deniz bilimlerinde suyun örneğin sıcaklık, tuzluluk, O2, ses hızı, derinlik vs ölçmede kullanılan ve güverteden vinç ve kablo yardımıyla istenen derinliğe ölçümleri yapmak için indirilen cihaz.

problems arising in the application of fisheries acoustic [balıkçılık akustiği uygulamalarında karşılaşılan sorunlar] Bu sorunlar şöyle sıralanabilir: i) Kabarık sert denizdeki çalışmalarda yüzeye yakın tabakalarda oluşan kabarcıkların verdiği yanlış yankı. ii) Balıkların gemi gürültüsünden (gürültü merkezinden) yatay ya da dikey yönde savuşmaları. iii) Göçmen balıkların çalışma yönünde hareket etmeleri. iv) Çok sık (yoğun) sürü oluşturan ve tabana yakın duran balıkların taban yankısından ayırt edilememesi. v) Geminin çalışma hızının optimize edilmemiş olması.

Processa canaliculata (processa shrimp) [?] Sin. Processa mediterranea. Yürüme bacaklarının ilk çifti eşit değildir. Sağ yürüme bacağı ayrı bir kıskaç ile donatılmıştır, soldaki basitçe bir tırnak-pençe ile son bulur. Yürüme bacaklarının 2. çiftinden sağdaki soldakinden çok uzundur. Rengi pembe ve yatay bantları turuncu-kızıldır. Erkelerin boyu en çok 6,7 cm, dişlerinse 7,5 cm olabilir. Sıklıkla rastlanan boyları 5 cm ile 7 cm kadardır. Çamurlu taban üstünde 70 m'den 600 m'ye kadar demersaldir. Türkiye'nin kuzey Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır. Yem olarak kullanılır.

Processa edulis (nika shrimp) [?]  Sin. Nika edulis. Yürüme bacaklarının ikinci çifti eşit değildir, sağdaki çok daha uzundur. Rengi soluk yeşil, pembemsi ya da kırmızı olup gövdenin tamamı beyaz noktasal beneklidir. Erkeklerin boyu en çok 5 cm; dişlerin ise 6 cm olabilir. Sıkça rastlana boyları 2 ile 4 cm kadardır. Sığ kıyısal sularda deniz çayırlarında görülür. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır. Yem olarak kullanılır.

Processa mediterranea (processa shrimp) [?] ® Processa canaliculata.

processa shrimp [?] ® Processa canaliculata.

Processidae (?) [?] Küçükten orta boya kadar olan karideslerdir. Karapaks pürüzsüzdür. Yürüme bacaklarının ilk çifti farklı boydadır. Sağdakinde ayrı bir kıskaç vardır. Bilek ve merus boğumludur. Renkleri pembe esmer ya da kırmızı olup kromatofor hücreleri çoğunlukla solgun yeşildir. Yarı-saydamdır.  Kıyısal sulardan 200 m'den derinde değişik tabanda yayılırlar. Çoğunluğu gündüz tabana gömülür; gece aktiftir. Aile 65 türü içermektedir. Akdeniz sular sisteminde yalnız (Processa)  cinsinden 10 tür yaşamaktadır.

processing [işleme] Balığın alınarak (temizleme, pişirme, konserveleme, tütsüleme, salamura, dondurma vb şekilde) hazırlanmasıdır.

proctal fin (proctopterygium) [dışkıl yüzgeç (anal yüzgeç)] ® Anal fin.

proctopterygium (proctal fin) [dışkıl yüzgeç (anal yüzgeç)] ® Anal fin.

producer [üreticiler] Biyolojik kütleleri üretme ve değiştirme yeteneğine sahip kendibeslek (ototrof) organizmalardır. Bunlar, inorganik maddelerden organik madde üreten canlılardır. Bu üretim için güneş enerjisini kullananlara fotoototrof (photoautotroph), kimyasal enerji kullananlara kimyasal kendibeslek-kemoototrof (chemauototroph) denmektedir. Her iki grup canlıya birden "birincil üreticiler-primer üreticiler" denmektedir. İkincil (sekonder-secondary) üreticiler ise birincil üreticilerin meydana getirdiği organik maddelerle beslenerek bunlardan yeni ürünler meydana getirirlerdir. Bunlar dışbeslek-hetetrof organizmalardır. ® Primary production (Birincil üretim). ® Secondary production (İkincil üretim).

production [üretim] 1- Birim zamanda stokta oluşan toplam yeni biyokitle. Canlının birim zaman süresince yaşayıp yaşamaması öneli değildir, dikkate alınmaz. Bu tür biyokitle artışına net üretim, toplam üretim ya da ürün denmektedir.

production [üretim] 2- Yıllık toplam av. Ürün (hasat).

production biology [üretim biyolojisi] Bir ekosistemdeki organik madde üretimini belirlemeyi, inceleme ve araştırma konusu olarak almış bulunan ekoloji dalıdır. Ekosistemdeki madde üretimiyle, enerji tüketimi arasındaki ilişkileri de inceleyen topluluk (komünite) ekolojisi dalıdır.

production capacity [üretim kapasitesi] Bir su kütlesi ya da vasıtasının balık üretme kapasitesi.

production model [üretim modeli] Biyokitlenin yıldan yıla nasıl değiştiğini ya da biyokitlenin, balıkçılık ölümünün bir fonksiyonu olarak nasıl değiştiğini gösteren model.

production pond [üretim havuzu] Parmak-boy balıkların pazar boyuna kadar semirtildiği büyük havuz.

productivity [üretkenlik] 1- Biyokitle oluşturma oranı (hızı).

productivity [üretkenlik] 2- Biyolojik sistemin kapasitesinin ölçüsüdür. Belirli bir süre ve alandaki balık ürünüdür. Üretkenlik aynı zamanda biyolojik sistemin enerjiyi büyüme ve çoğalmaya aktarma etkinliğidir. Çok üretken balık stoğu yüksek doğum, büyüme ve ölüm oranına sahiptir. Bu tür stoklar tam sömürülebilirler. Çöken bu tip stoklar kendilerini kolay toparlayabilirler.

profile [profil] Yüzeyden derine doğru sürekli alınan sıcaklık, tuzluluk, oksijen ölçümlerine ait grafiklere (sıcaklık profili, tuzluluk profili vb şekilde) verilen ad.

proforma [proforma] Bir malzeme ya da cihazın satış fiyatını belirten teklif mektubu.

prognathous [hipognatus] ® Hypognathous.

project [proje] Tasarlanmış bir şey. Tasarı.

projection [projeksiyon] Bir stoğun ve balıkçılığın gelecekte nasıl davranacağına ait ölçüdür. Kotayla ilgili kısa süreli (1-5 yıl) kararların desteklenmesinde kullanılır. Uzun süreçli projeksiyonlar (5-10 yıl) yeterince hassas (güvenilir) değildir.

prokaryotes [prokaryotlar] Cyanobacteria içerir, eskiden Cyanophyta ve harfiyen bakteri olarak adlandırılırlardı.

prokaryotic [prokaryot] Hücrenin ne 'gerçek' çekirdeği ne de plastidler gibi diğer hücresel organelleri vardır. Geniş anlamda, bu özellikleri gösteren organizma grubudur.

prolarva [önkurtçuk (önlarva)] Hala yumurta sarısını taşıyan kurtçuk.

prolonged speed [sürdürülen hız] ® Sustained speed.

propagation [yayılma] 1- Farklı yöntemlerle ana-baba stoğundan gelen balık sayısını artırmak.

propagation [yayılma] 2- Ses dalgalarının su ortamında yayılması.

property [mülkiyet] Sahip olmak.

property [nitelik] Fiziksel ya da kimyasal özellik.

proportional quota [oransal kota] Balıkçılık kotası kesin bir değere göre değil değişebilen toplam izin verilebilir ava (TAC) göre uygulanmaktadır. TAC değiştikçe verilen kota (avlanabilir balık miktarı) değişir.

prosobranches [Öndensolungaçlılar] ® Prosobranchia.

Prosobranchia (?) [Öndensolungaçlılar] Solungaçları kalbin önünde olan Karındanbacaklıları (Gastropoda) kapsar. Deniz ve kara salyangozlarının önemli bir kısmı öndensolungaçlıdır. Manto boşluğu, solungaç ve anüs kalbin önündedir. Çoğunluk eşeylidir ve çapraz döllemeyi geliştirmiştir. Karındanbacaklıların taksonomisi ve evrimsel durumları son yıllarda hızla değişmektedir. Öndensolungaçlıların yontusu sarmal boyunca yerleşmiş olabilir; sarmal döngülerine ara vermeden çapraz geçebilirler. Hayvanın başında 2 dokunaç, gözler ve ağız vardır. Ayak karınsal, yassı kas kütlesi olarak büyür. Kabuk iç organları, sırt kısmında helezon büklümünde saklar. Önden solungaçlılar çoğunlukla denizel olup tabansaldırlar. Çoğunluğu yenilebilir olup cirkalitoral ve alt gelgit kuşağında bulunur. Ancak kayalık ya da tortullu döküntülü birçok ortamı yurtlandırırlar. Birçok türü üst bentikte yaşar ve bazıları kendisini gömer. Otçul, etçil, çökelcil, leşçil ve mikrofaj beslenenleri vardır. İlkel grupları Patellidae ve Trochidae aileleridir. Bu ailelerde her iki eşeye ait cinsel malzeme döllenmenin gerçekleştiği denize boşaltılır. Gelişmiş gruplarda iç döllenme olur. Kurtçuklar (larvalar) yüzebilen veliger kurtçuğu aşamasında ya da başkalaşmadan (metamorfozdan) sonra sürünen son şekliyle serbest kalır. Önden solungaçlıların Akdeniz sular sisteminde 128 ailesi bulunmaktadır. Akdeniz sular sistemindeki Yumuşakçalar (Malacology) faunası 600 Prosobranchia türünü kapsamaktadır.  

prosogyre [kıvrık yumru] Kanca yumrusunun öne kıvrık olduğu midye kabuğu.

protandrous [tezerlik (protandri)] ® Protandry.

protandrous hermaphrodite [protandri hermafrodit] ® Protandry (Tezerlik).

protandry (proterandrous) [tezerlik (protanri)] Önce erkek sonra dişiye dönüşenler. Örnek; Sparus aurata - çipura.

protected area [korunmuş alan] Coğrafi yeri belli olup korumanın yürütüldüğü alan.

protected fish zone [korunmuş balık kuşağı] Balık avcılığının yasak olduğu su kesimi, kütlesi.

protective membrane [koruyucu zar] Kafadanbacaklılarda deri membran vantuzların (ya da kancaların) her iki yanında ağza yakın kol ve dokunaç çomaklarının ağza dönük yüzeyi, kenarında yan sıra-sırtlar. 

Proteopecten glaber (smooth scallop) [?]  ® Flexopecten glaber.

Proteopecten griseus (smooth scallop) [?]  ® Flexopecten glaber.

proterandrous  [tezerlik (protanri)] ® Protandry.

proterogynous [tezdişilik (protogir)] ® Protogyre.

proterogynous hermaphrodite [protogir hermafrodit] ® Protogyre (Tezdişilik).

Proterorhinus marmoratus (tubenose goby) [kayabalığı] Tabansaldır (demersaldır). Tatlı ve acı-suya girer. Boyu TL=11 cm olabilir.

Proteus [Proteus] Homerus’in “Denizin Yaşlı Adamı” olarak andığı, geleceği gören Yunan mitolojisindeki deniz tanrısı.

prothorax [ön-göğüs (protoraks)] Böceklerde göğsün ilk bölmesi, göğsün ilk kısmı.    

protist [protist] Birinci. Bitki ve hayvanlar aleminde bulunan, farklı beslenme ve üreme tarzı olup serbest yaşayan birgözeli (birhücreli) ya da koloni oluşturan canlı.

protista [protista] Mevcut sınıflandırma sisteminde bitki ya da hayvan olduğunun belirlenmesi zor organizmalar grubu.

proto- (prefix) [proto-] Orijinal. İlk. Örnek; protip (prototype)-ilk tip.

protobranch gill type [ilkel solungaç tipi] Solungaçtaki solungaçlar basit yapraksı şekillidir. Her bir solungaç bir dizi kirpik bağlantısı olan tümleşik dik-düğümlü ipliçiklerden oluşmaktadır.

protocercal [protoserkal] Yüzgecin neredeyse sonuna kadar uzanan kama şeklinde kuyruk sokumu ve kuyruk yüzgecini belirtir. ® Lophocercal.

protoconch [önkabuk] Karındanbacaklının kurtçuk (larva) evresindeki kabuğu.

protocooperation [ön-işbirlikçilik (protokooperasyon)] Her iki türün de yarar gördüğü fakat şart olmayan-koşulsuz ilişki (+ +). Örnek; bazı balık türleri diğer balıkların (yırtıcıların) üstündeki parazitleri temizler ki yırtıcı buna göz yumar. Büyük deniz memelilerinin dışasalaklarını (dışparazitlerini) temizleyen kuşlarda ilginç bir diğer örnektir.

Protogyre (proterogynous) [tezdişilik (protogir)] Önce dişi olup sonra erkeğe dönüşenler Örnek; Pagellus erythrinus – kırma mercan.

protogyre [tezdişilik (protogir)] ® Proterogynous.

protophyte [profitler] Protistlerin bitkisel özelliği fazla olanlarının adı.

protoplasma [protoplazma] Birinci oluşum. Yapısı değişebilen kimyasal ve fiziksel sistem.

protostomes [Birincilağızlılar] ® Protostomia.

Protostomia (protostomers) [Birincilağızlılar] 2- Sölomlu (Coelomata) çokgözelilerin (çokhücrelilerin) bir kabilesi (büyük grubu).

Protostomia (protostomes) [Birincilağızlılar] 1- Eumetazoa aleminde bir üstkabiledir. İki yanlı (bilateral) bakışımlı (simetrik) hayvanları kapsar. Birincilağızlılardan diğerlerinin yanında en yaygın bilinen gruplar şunlardır. Annelida, Arthropoda, Brachiopoda, Chaetognatha, Bryozoa, Mollusca, Nematoda, Platyhelmintes, Rotifera vs.

Protozoa (single-celled organisms, unicellular animals) [birgözeliler (birhücreliler, tekhücreliler)] 1- Hayvanlar aleminin (Animalia) bir alt alemi olup bir göz’den (ev, odacık, hücre) oluşan gözle görünmeyen (0,01-1,05 mm) canlıları kapsar. Bunlara çoğu kez birhücreliler ya da tekhücreliler de denmektedir. Üreme çoğunlukla gözenin ikiye bölünmesi ya da kavuşma (conjugation) aşamasıyla olur. Tatlı-su, deniz ve karada-toprakta yaşarlar. Çokgözelilerin asalak