G [updated last March 25, 2016]
G (abbrev) [G] Anlık büyüme oranı. Ağırlık artışı ölçüsü. Örnek; belirli, genellikle
bir yıllık sürede, bir yıllığın, son ağırlığı ile başlangıçtaki ağırlığının
doğal (n tabanına göre) logaritmasının oranıdır. G=[ln(Wt)-ln(W0)]/(t1-t0).
Burada; W0=Başlangıç ağırlığı; Wt=t Anındaki ağırlık; t1=Zaman
sürecinin sonu; t0=Zaman sürecinin başlangıcı; (t1-t0)=Geçen
süre.
G.S.I. (abbrev) [gastro
somatik gösterge (indeks)] ® Gastrosomatic index.
gadella [kara mezgit] ® Gadella maraldi.
Gadella maraldi (gadella) [kara mezgit] Taban üstünde askıda yani taban-yüzücü (bentopelajik) olup 150-
Gadiculus argenteus argenteus (silvery cod) [pamukçuk
balığı] Yüzücüdür
(pelajiktir). Göçmen değildir. Boyu TL=15 cm ve 3 yaşında olabilir. 100-1,000 m
derinliklerde rastlanır. Balıkçılığı önemsizdir. Büyük sürüler oluşturur.
Gadidae (cods and
haddocks) [Mezgitgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) snıfı, mezgitsiler (Gadiformes)
takımının, Gadidae ailesi 12 cinste 22 türü içermektedir. Son dönemlerde
sistematiğine ekleme çıkarma yapılmıştır. Tür ve cins sayıları kullanılan
kaynağa göre değişebilir. Denizel balıklardır. Akdeniz sular sisteminde 12
cinste 12 tür vardır. Deniz balıkları içerisinde ekonomik önemi yüksek türleri
barındırır, bazıları bu nedenle çokça avlanır. Gövde iğ biçiminde olup uzundur.
Türlerin birçoğunda iyi gelişmiş dişler vardır. Sakalcık sürekli bulunur.
Yüzgeçler yumuşak ışınlıdır. Sırt yüzgeçleri 3, dışkıl (anal) yüzgeçleri 2
tanedir. Çemberimsi (sikloid) olup kolay dökülen pullar gövde ve başta yer
alır. Deri koyu esmer fakat bazı türlerde ise gümüşidir. Taban ve tabana yakın
yaşayan balıklar olup sakallarıyla besin maddelerini seçerler. Daha çok soğuk
sularda yaşarlar. Değişik yaşam alanlarında (sığdan 3,000 m’ye kadar)
bulunurlar. Birçok türü sürü oluşturur, yer değiştiren (göçmen) ve
değiştirmeyen türleri vardır. Göçler mevsimseldir. Yumurtlama Kış sonu-İlkbahar
başında olur. Bırakılan yumurta sayısı yüksektir. Yumurtaları yüzücüdür
(pelajiktir). Kurtçuk (larva) ve genç balık evrelerinde yüzücü (pelajik)
yaşarlar ve daha sonra derine tabana inerler. Etobur canlılardır. Oburdurlar.
Örneğin 120 cm boyundaki bir Gadus morhua
el büyüklüğünde 15 yaldızlı pisiyi yutabilmektedir. Küçük balık ve kabuklularla
beslenirler. Kuzey yarımkürede avlanan bazı önemli türlerini Gadus morhua, Gadus ogac, Melanogrammus
aeglifinus, Merlangius merlangus,
Micromesistus poutassou, Pollachius virens oluşturmaktadır.
Gadiformes (cod likes) [Dikensizler] ® Anacanthini.
Gadus morhua (cod, Atlantic cod) [morina] Mezgitgiller (Gadidae)
ailesinden kuzey Atlas Okyanusu ve yan denizlerinde yaşayan Türkçede morina
olarak tanınan, beyaz löp etli balık türüdür. Yumurtalarından yalancı havyar
yapılır. Boyu
Gadus poutassou (mavimezgit balığı) [blue whiting] ® Micromesistius poutassou.
gage [ölçek] ® Gauge.
Gaidropsarus mediterraneus (shore rockling) [gelincik
balığı] Tabansal (demersal),
okyanus-göçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=50 cm olabilir. 450 m’ye kadar
rastlanır. Genellikle sığ sularda ve kayalıkların üstünde
Gaidropsarus vulgaris (three-bearded
rockling) [gelincik balığı] Tabansal (demersal) olup göçmen değildir. Boyu TL=60 cm olabilir. 20-
Galapagos Islands [Galapagos Adaları] Büyük Okyanus’ta güney Amerika’da Ekvator’un batısında
yer alır. 13 büyük ve 47 küçük takımadadan oluşur. Adalar kıyıdan bir hayli
açıkta yer almaktadır. En ünlü hayvanları dev kaplumbağalardır. Darwin’in ünlü
doğal ayıklama kuramını bu adalardaki gözlemleri sonrası geliştirdiği
bilinmektedir. 1959’da Ekvator’un ilk ulusal parkı ve 1978’de de UNESCO
tarafından dünya mirası olarak ilan edilmiştir. Kurulan Darwin Vakfı’nın görevi
adalardaki doğal yaşamın korumasını sağlamaktır. Eskiden korsan sığınağı ve
üssü olan bu adaların yüzölçümü 7,882 km2’dir. Adaların yayıldığı
okyanus alanı ise 45,000 km2 ’dir.
gale warning [fırtına ihbarı] Deniz ve karalar için rahatsızlık verebilecek, tehlike
seviyesindeki hava durumunun (şiddeti ve hareket yönünün) önceden
duyurulması.
Galeoda
echinophora (spiny bonnet) [?] ® Cassidaria echinophora.
galeophobia [galeofobi] Köpek balığından korkma. Köpek balığı fobisi. Fobinin oluşmasında balığı
güvenli bir ortamda (akvaryumda) görmek bile yeterlidir
®
Selakofobi.
Galeorhinus galeus (tope shark) [camgöz balığı] Taban üstünde asılı yani taban-yüzücü (bentopelajik), okyanus-göçerdir (okyanodromdur). Boyu TL=195
cm ve ağırlığı
Galeus melastomus (blackmouth catshark) [lekelikedi balığı, lekeli kedi balığı, lekeli kedibalığı, kedi] Balıkçılıktaki önemi azdır. 55-1,200m’ler
arasında rastlanan bir derin deniz balığıdır. TL=90 cm, ağırlığı 1,4 kg
olabilir.
Galician crayfish (Astacus, broad-fingered crayfish, freshwater
crayfish, crayfish) [tatlısu istakozu,
kerevit, göl istakozu] ® Astacus leptodactylus.
gall bladder [öd kesesi (safra
kesesi)] Karaciğerle ilişkili
olup sindirim için kullanılan ödün içinde bulunduğu kese.
galvanized steel wire [galvanizli tel] Balıkçı gemilerinde kullanılan çelik tellerin deniz
suyuna karşı (oksitlenmeye karşı) dayanıklılığını artırmak için üstü çinko ile
kaplanmış olanı.
galvanotaxis [galvanotaksi] Elektrikle avcılıkta balığın anoda doğru yüzmesi. ®
Electrotaxis (Elektrotaksi).
Gama [Vasco da Gama] ® Vasco da
Gama.
Gambusia affinis (mosquitofish) [?] Doğal ortamda sivrisinekle mücadelede kullanılır.
Akvaryumlarda beslenir. Boyu TL=4 cm (erkek) ve TL=7 cm (dişi) olabilir ve en
çok 3 yıl yaşar. Taban-yüzücü (bentopelajik) ırmak-göçerdir (potamadromdur).
Ticari balıkçılığı önemsizdir. Dünyada birçok ülke ve suya taşınmıştır. Durgun
ve yavaş akan suyu sever. Havuz ve göllerde ve acı-suda bulunur. Canlı
doğurucudur (vivipardır). Her ne kadar sivrisinekle etkin mücadelede
kullanılmakta ise de yerli türlerle yarış eder ve aşılandığı suyun ekolojik
dengesini etkiler. Gizil (potansiyel) musibet olarak da algılanır.
Gambusia holbrooki (eastern
mosquitofish) [?] İngilizcede doğu sivrisinek-balığı adıyla anılan
bu tür birçok suya sivrisinek mücadelesi amacıyla aşılanmıştır. Ancak ya hiç ya
da ender olumlu etkisi görülmüştür. Aşılandığı suda doğal yapıyı etkilediği
konusunda endişe duyulmaktadır. Erkeğinin boyu TL=3,5 cm ve dişisi TL=8 cm
kadar olabilir. Taban-yüzücü (bentopelajik) ırmak-göçerdir
(potamadromdur). Acı-suya girer.
Akvaryumda tutulur ve ticareti yapılır.
gamete [gamet, eşeysel hücre(ler)] Erkek ve dişi üreme gözeleri (hücreleri). Bu hücrelerin birleşmeleri sonucunda
yumurta ya da zigot oluşur.
gametic migration [üreme göçü (yumurtlama
göçü)] ® Spawning migration.
gametocyst
(gametosist) [?] Tallofitlerde eşeysel hücrelerin bulunduğu kesedir.
gametogenesis [gamotogenez] Erkek ve dişi gözelerin (hücrelerin) gelişmesi. Ovogenez dişi gözelerin ve
spermatogenez erkek gözelerin gelişmesidir.
gametophyte
[gametofit] Eşeysel hücreleri üreten öğedir. Bitkilerin nesil değişiminde çok hücreli
olgun evresidir; alglerde genellikle haploidtir.
gang way [lumbara ağzı] Gemilere girip çıkmada
kullanılan bordoda açılmış dörtgen kapak.
gangava [kankava] ® Kankava.
ganglion [ganglion] Düğüm. Sinir düğümü.
ganoid scale (squama ganoidea,
squamae ganoideae - pul.) [ganoit pul] Örtüşen (üst üste binen) ya da örtüşmeyen pullar. Çoğunlukla paralel kenara
benzerler. Paleoniskoit ve lepisosteit olmak üzere iki tipi bulunur.
Paleoniskoit ganoit pullar Polypteridae; lepisosteit ganoit pullar ise
Lepisosteidae ailelerinde bulunur.
gape-and-suck feeding [açma-emme beslenmesi] Balıklarda beslenme mekaniz-masıdır. Balık avlayacağı,
ağzına almak istediği besinin yakınında ağzını hızla açar. Bu yolla ağız içinde
negatif basınç oluşur ve besin ya da av balığın ağzına emilerek girmiş olur.
garfish (garpike) [zargana balığı] 2- ® Belone belone
euxini.
garfishes (gars, garpikes) [Kemikliturnabalığıgiller] ®
Lepisosteidae.
Gari
bornii (Faeroe
sunset clam) [?] ® Gari fervensis.
Gari
depressa (depressed sunset clam) [?] Kumlu
çamurlu tabanda 100 m derinliğe kadar yayılır. Boyu en
çok 6,5 cm olabilir. Türkiye'nin
Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.
Gari
fervensis (depressed sunset clam) [?] Sin. Gari bornii. Farklı kaba malzemenin bulunduğu tabanda görülür. Boyu en çok 6 cm olabilir.
Türkiye'ni Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.
Gariidae (sanguins) [?] ® Psammobiidae.
garpike [zargana balığı] 3- ® Belone belone
gracilis.
garpike [zargana] ® Belone belone.
garpikes (garfishes, gars) [Kemikliturnabalığıgiller] ®
Lepisosteidae.
Garra rufa (doctor fish) [Kangal balığı, doktor
balık, yağlı balık] Sazansılar (Cypriniformes) takımı, Sazangiller
(Cyprinidae) ailesindendir. Bu cinsin (Garra)
birkaç alt türü vardır. Ayrıca pek çok denilebilecek sinonim ismi
bulunmaktadır. Tür orta- doğunun özellikle kuzey kesiminde yer alan doğal
tatlı-su kaynaklarında yaşar. Yabanda bulunanlar algler (su yosunları), küçük
kabuklular, Rotifera ve Protozona elemanlarıyla beslenirler. Böcek kurtçukları
da besinleri arasında yer alır. Bu küçük balığın özelliği insan derisinin ölü
kısımlarını tüketmesi ve canlı dokuyu bırakmasıdır. Bu nedenle sedef ve
egzamada oluşan ölü dokunun alınmasında kullanılmaktadır. Doktor balık adını
daha doğrusu lakabını bu özelliğinden dolayı almaktadır. Dünyanın çeşitli
ülkelerinde ticari Garra rufa
merkezleri kurulmuş ve işletilmektedir.
garrick [ışık balığı] ® Cyclothone braueri.
gars (garfishes, garpikes) [Kemikliturnabalığıgiller] ®
Lepisosteidae.
garth [bent] Balık saklamak için akarsu önüne kurulmuş set, baraj vb.
gas [gaz] Belirli bir hacmi ve şekli olmayan.
gas bladder (air bladder) [yüzme kesesi, hava kesesi, gaz kesesi] ® Swim
bladder.
gas bubble disease (decompression sickness) [gaz kabarcığı hastalığı] Suda aşırı doymuş (süper satüre olmuş) (>%115-%125) gazın balık vücuduna
girmesiyle oluşan gaz kabarcığı hastalığıdır. Hastalık gaz geçirgenliği yüksek
olan solungaç, göz, deri ve yumurta sarısı kesesinde görülür. Aşırı gaz
doymuşluğundan çok küçük balıklar daha çok ve tehlike düzeyinde etkilenirler.
Küçük balıkların etkilenme düzeyi %103 ve biraz altında gerçekleşir. Hastalığa
yakalanan balıklar sırtüstü ya da baş aşağı yüzer. Fabrika soğutma suyunun
değiş tokuşçulardan geçerken birden ısınması sonucu sıkça görülmektedir. Bu
hastalığa hava embolizmi (air embolism) ya da hava kabarcığı hastalığı da
denmektedir.
gas chromatograph (GC) [gaz kromatografisi] Gazların ve uçucu sıvıların oranlarının
belirlenmesinde kullanılan cihaz.
gas gland [gaz bezesi] Gaz salgılama bezesi. Gaz kesesine kandaki gazı aktaran beze.
gas supersaturation [aşırı gaz doygunluğu] Hareketli sularda çözünmüş gazların aşırı fazla oluşu.
Balıklar için (hava kabarcığı hastalığı benzeri) ölümcüldür.
gasket [salmastra] Halat tellerinden saç örgüsü şeklinde örülmüş halat (conta). ® Shaft seal.
Gaspard Gustave de Coriolis [Gaspard Gustave de Coriolis] Fransız
mühendis ve matematikçi (1792-1843). 1808’de École Polytechnique girmiş ve mezun olmuştur. Değişik yerlerde
çalıştıktan sonra 1829’da École Centrale des Artes et Manufactures’da profesör
olmuştur. Mühendislik matematiğiyle ilgilenen Coriolis özellikle sürtünme,
hidrolik ve makinelerin yetenekleri konularında çalışmıştır. İş ve kinetik
enerji terimlerini ortaya atmıştır. Coriolis, deniz bilimcilerce anılan
çalışmaları nedeniyle değil de daha çok hareket halindeki rüzgar ya da suyun
dünyanın dönmesi nedeniyle yönünü değiştirmesi şeklinde tanımlanabilecek
Coriolis kuvvetinden dolayı tanınmaktadır.
gaster [mide] Sindirim organı.
Gasterosteidae (sticklebacks, tubesnouts) [Dikenlibalıkgiller] Actinopterygii, Işınlı-yüzgeçliler sınıfı,
Gasterosteiformes takımının bir ailesidir. Apeltes, Culaea, Gasterosteus, Pungitius,
Spinachia cinslerini barındırır.
Toplam 16 türü bilinmektedir. Pulları yoktur, vücut yüzeyleri kaygandır.
Gasterosteus aculeatus aculeatus (three-spined stickleback) [üç iğneli dikenli balığı, adi dikenli
balığı, üç-dikenli balık, dikence balığı] Taban üstünde askıda yani taban-yüzücü (bentopelajik) yukarı-göçer
(anadrom) balıktır. Boyu TL=11 cm olabilir. 0-
Gastrana fragilis (fragile tellin) [?] Döküntülü ve çamurlu kıyısal
tabanda ve lagünlerde bulunur. Boyu en çok 4,5 cm kadardır. Türkiye'nin tüm
kıyılarında bulunur.
gastric artery [mide atardamarı] Balıkların sırt atardamarından (aortundan) karına, mideye
ulaşan atardamar.
gastric vein [mide toplardamarı] Mide ve karındaki kanı toplayarak karaciğere ileten
toplardamar.
gastro- (prefix) [gastro-
(gastr-)] Karın, mideyle ilgili. Örnek; karındanbacaklılar- Gastropoda.
gastrolith (stomach stones) [midetaşı (gastrolit)] 1- Onayaklı (Decapoda) kabuklulardan
yengeçlerin midesinin her iki tarafında bulunan (CaCO3) oluşumları
olup kabuk değişikliği dönemlerinde çözünür ve gövde tarafından emilir ve dış
iskeletin sertleşmesinde kullanılır.
gastrolith (stomach stones) [midetaşı (gastrolit)] 2- Besinin öğütülmesinde ya da denge ve ağırlık unsuru olarak kullanılmak üzere
bilinçli ya da kazaen yutulmuş taş.
Gastropoda (gastropods, snails and slugs) [Karındanbacaklılar (Karındanayak-lılar)] Yumuşakçalar
(Mollusca) takımının bir sınıfıdır. Eogastropoda ve Ortho-gastropoda alt
sınıflarına ayrılır. Köken olarak her iki tarafı simetrik olan ancak bugünkü
türlerde değişikliğe uğramış canlıları kapsar. Yumuşakçaların günümüzde yaşayan
tahmini 60-75 bin türü ile en geniş grubunu oluşturur. Çoğu kabukludur. Yumuşak
gövde bölümlü değildir, eklemli uzantılar yoktur. Gövde 3'e ayrılır: kafa, ayak
(kaslı karınsal organ) ve iç organlardır. Türlerinin 2/3’si denizde yaşar. Denizde
yaşayanlar otobur (herbivor), çürükçül (skavenjer) ve etoburdur (karnivor).
Suda yaşayanlar solungaçla solurlar. Karadakilerde akciğer bulunur. Bilimsel
sınıflan-dırmaları sürekli yenilenmektedir. Kullanılan sınıflandırmalar ise
yazarlara göre değişebilmektedir. Ayak hareket etme sürünme ve çukur açmada
kullanılır. İç organlar bir gövde çeperiyle (integumen) sarılıdır. Manto bir
kıvrım oluşturur ki bu manto boşluğunu belirler. Sucul Karındanbacaklılarda bu
boşluk su ile dolu olup içinde solungaçlar yer alır. Karındanbacaklıları tipik
sarmal kabukları ve ayak tabanına yerleşmiş kabuk ağzını kapatabilen boynuzsu
ya da kalkerli kapak karakterize eder. Karındanbacaklılarda dört ana alt-sınıf
ayırt edilmektedir: i) Prosobranchia (önden solungaçlılar), ii) Opisthobranchia (ardtan
solungaçlılar), iii) Pulmonata
(akciğerli salyangozlar), iv) Gymnomorpha
(Çıplak-karındanbacaklılar). Çoğu karındanbacaklı kabuğu Prosobranchia
alt-sınıfına aittir. Pulmonata aslında karasaldır ancak birkaç tür ile sucul
ortamda temsil edilmekte olup balıkçılık ve denizel çevre bağlamında ilgi
çekmemektedir. Opisthobranchia’da ticari yönden ilginç değildir. Yalnız
birkaçının kabuğu vardır. Gymnomorpha’nın küçük bir grubu deniz ve kara
türlerini içermekte olup ekonomik ilgi çekmektedir. Tüm diğer Karındanbacaklı
kabuklarında olduğu gibi, önden solungaçlılar tek parça, konik ve columella
denilen bir eksen etrafında sarmal dolanımlı kabukludurlar. Kabuğun ucuna tepe
denmektedir. Kaide kısmı son tur döngüdür (sarmaldır). Son turda peristome [=
ağız (açıklığı) çevresi] kabaca dairesel,
oval ya da girintili-çıkıntılı, ya da kanallar nedeniyle karmaşık olabilir.
Birbirini izleyen sarmalların birleşme yerindeki ize dikiş ya da dikiş izi
denmektedir. Büklüm eğer sarmal ortasında bir boşluk bırakırsa, görülebilir bu
boşluk göbek (umbilicus) adını alır. Büklüm döngüleri genellikle saat yönünde
dönerek ilerler ki buna sağa doğru (dextral kabuk); bunun tersi ise sola doğru
(sinistral) kabuk olarak anılır.
gastropods (karındanbacaklılar) ® Gastropoda.
gastrosomatic index [gastro somatik gösterge (indeks)] Balığın iç organlarının ağırlığı x 100/Balığın ağırlığı. Ağırlıklar gram.
gastrula [gastrula] Çokgözelilerde
(çokhücrelilerde) döllenmiş yumurtanın gelişme evrelerinden üçüncüsü. Morula,
blastula, gastrula. Embriyonun çift katmanlı halidir. Dış tabakadaki gözeler
ektoderme ve iç tabakadaki gözeler ise mezoderm ve endoderme dönüşürler.
gauge (gage) [ölçek] Herhangi bir ölçü aletinin genel adı.
GC (abbrev) [gaz
kromatografisi] ® Gas Chromatograph.
gear [donatı] 1- Balıkçılıkta kullanılan ekipman. Örnek, solungaç ağı, olta, çapari, büyük
çapari, mızrak, gırgır, orta-su ve dip trolü, tuzaklar vb. Gemi, tekne, bot,
sandal değil.
gear [donatı] 2- Gemilerde kullanılan urgan, halat, kerye, makara vb malzeme.
gear conflict [araç çatışması] Av alanında av araçlarının birbirine etki etmesi.
Trollerin sabit ağlara takılarak parçalaması.
gear restriction [araç sınırlaması] Bir av aracının miktar ve tipinin belirli bir dönem
kullanılmasının kanunen yasaklanması.
geç yumurtlama [late spawning] Bir tür için alışılagelmişten daha sonra yumurta bırakmayla ilgilidir.
GEF (abbrev) (Global Environmental
Facility) [Küresel
Çevre Fonu] (Birleşmiş
Milletler ve Dünya Bankası).
Geldiay [Remzi Geldiay] Prof. Dr. Remzi
Geldiay (1919-1989). Ege Üniversitesi-Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Enstitüsü
kurucu öğretim üyelerindendir. Curt Kosswig’in öğrencisidir. İngilizce ve
Fransızca bilen Geldiay Türkiye’de deniz biyolojisinin gelişmesine önemli
katkılar sağlamış bir bilim adamıdır.
gelgit akıntısı [tidal current] Suyun gelgitle oluşan birbirini izleyen yatay hareketi.
Gelidium [Gelidium] Kırmızı yosun cinsidir. Jöle ihtiva etmesi nedeniyle besi ortamı
(agar-agar) yapımında kullanılır.
Gelidium crinale (hairy gelidium) [?] Kırmızı algdir. Dallanma düzensiz ve tüysü çatallıdır (dikotom). Tek
eksenli olup büyüme tek bir hücrelerin enine bölünmesiyle uçta gerçekleşir.
Üreme trigenetik döngülüdür. Boyu 3 - 8 cm kadardır. Gel-git kuşağının kumlu
kesimlerinde 5 m derinliğe kadar rastlanır. Türkiye'nin Karadeniz ve orta Ege
kıyısında bulunur. Elle toplanır ve agar üretiminde ve tıpta kullanılır.
Gelidium latifolium (broadleaf gelidium) [?] Kırmızı algdir. Şekli değişken olup 1-3 metre derinliklerde kayalık ve
çamurlu tabanda yaşar. Boyu yaklaşık 10 cm kadardır. Türkiye'nin Karadeniz ve
orta Ege kıyılarında rastlanır.
Gempylidae (snake mackerels, escolars) [Kalas-balığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı,
Perciformes takımı, Gemplidae ailesi 16 cins ve 24 türü kapsamaktadır. İğ
biçimi, uzun bedenli ve sırt yüzgeçli balıkları barındıran ailedir. Ağızlarında
güçlü dişler bulunur. Yüzgeççikler hariç 2 sırt yüzgeci vardır. Birinci sırt
yüzgeci daha büyüktür. Kuyruk yüzgeci orta boyda olup çatallıdır. Karın yüzgeci
küçüktür. Pullar küçük ya da yoktur. Boyları 2-3 m olabilir ancak genelde
60-150 cm arasındadır. Akdeniz’de bir türü yaşar. 100-800 m derinliklerde kıta
sahanlığı ve yamacında dibe yakın yüzücü (derin deniz, bentopelajik balıkları)
olarak yaşarlar. Renkleri genellikle esmer ya da koyu esmerdir. Hızlı yüzen
etobur yırtıcılar olarak çoğunlukla balıklar, kabuklular ve kafadanbacaklılarla
beslenirler.
gen. (abbrev) [cins] ® Genus.
gen. et sp. nov. (abbrev) [yeni
cins ve tür] ® Genus et
species nova.
gen. nov. (abbrev) [yeni cins] ® Genus novum.
gen. rev. (abbrev) [iade cins adı] ® Genus revivisco.
gender limit [cinsiyet sınırlaması] Cinsiyetine göre balıkçılıkta korunan balık. Genellikle
yumurtlama dönemindeki dişi.
genecology [genekoloji] Bitki popülasyonlarının kalıtsal bileşenleri ve
yaşam-alan ilişkilerini ele alan ekoloji. ® Ecology. ®
Demecology. ® Autecology. ® Synecology.
genera [genera] Cins’in çoğulu = cinsler.
general characteristic of Turkish fishery [Türkiye balıkçılığının genel özelliği] Türkiye Avrupa Birliği üyesi
olmadığından balıkçılık düzenlemeleri de henüz Ortak Balıkçılık Politikası
çerçevesinde ele alınmamaktadır. Avrupa Birliği üyeleri, genellikle kıyıdan 12
deniz mili açığa kadar uzanan kesimi, ‘Münhasır Balıkçılık Kuşağı’ (Exclusive
Fishing Zone - EFZ) olarak kullanmaktadırlar. Türkiye uluslararası Münhasır
Ekonomik Kuşak sözleşmesini Ege Denizi’nin özel konumu nedeniyle
imzalamamıştır. Bu çerçevede AB’ce kabul edilmiş olan 12 millik ‘Münhasır
Ekonomik Kuşak’ uygulaması da tartışmalı olup Türkiye açısından
sonuçlanmamıştır. Bunların ötesinde
kıyısal sınır dışında kalan alanlarda diğer AB üyesi ülkeler balıkçılık
faaliyetinde bulunabilmektedirler. AB üyesi olmayan ülkeler ancak antlaşmalar
çerçevesinde bu alanlardan yararlanabilirler. Bu bağlamda kıyısal alan dışında
kalan birçok kesim, eğer önemli yumurtlama ve büyüme alanları iseler,
balıkçılık faaliyetine ayrıca kapatılabilmektedir. Türkiye, Karadeniz’deki
Münhasır Ekonomik Kuşak hariç henüz hükümranlık alanı dışında (uzak mesafede)
önemli sayılabilecek bir balıkçılık faaliyeti göstermemektedir. Bu yönüyle
zamanla kullanılan teknelerin boyutları artmış olsa bile Türkiye balıkçılığının
genel özelliği kıyısal olmasıdır.
general hardness (GH) [genel sertlik] Genel, toplam sürekli
su sertliği. Ca, Mg ve diğer iyonların konsantrasyon ölçüsüdür ve 1 derece 17,9
mg/l’ye eşittir.
generation
[kuşak, nesil,
döl, jenerasyon] 1- Yaşam evresinin bir parçasıdır, yumurtadan (ya da bir spordan)
başlar ve spor oluşmasıyla sonlanır (sporofit döl) ya da tamamlayıcı olarak
başlangıç ve sonlanma spor ve gametlerle olur gametofit döl).
generation [kuşak, nesil, döl, jenerasyon] 2- Kuşak, nesil. Balıkçılık biyolojisinde ana-babaların ortalama
yaşı.
generation time [döl süresi (döl
süreci)] 1- Doğum ile çoğalma arsında geçen
ortalama yaşam döngüsü süreci.
generation time [döl süresi (döl
süreci)] 2- Popülasyon biyolojisinde yeni
kuşak üretimindeki aralıkların (zaman süreçlerinin) görece büyüklüğüdür.
generation time [döl süresi (döl
süreci)] 3- Bir popülasyonda yumurtlayan
dişilerin ortalama yaşıdır.
generotype (type-species) [tiptür] Cinsi belirleyen tipik tür. Aynı kalıtsal özelliğe sahip birey ya da
bireyler. Bir cins (genus) altında birçok tür yer alabilir ama taksonomide cins
bir tiptür ile betimlenir.
genetic [genetik] Kalıtımbilim. Kalıtımsal.
genetic drift [kalıtsal
sürüklenme (genetik sürüklenme)] Küçük izole popülasyonda kalıtsal birim malzemenin
değişmeye (mutasyona) ve seçilmeye yol açmadan rastgele değişmesi.
genetic pollution [kalıtsal kirlilik] Balık çiftliklerinden kaçan balıkların doğadaki yabani
olanlarla çiftleşmesi sonucu daha dayanıksız kalıtsal malzemeyi yabani stoklara
aşılaması.
geniş deniz ekosistemi [large marine ecosystem] Kıyısal kesimden, delta bölgesinden kıta sahanlığı ve
kıyısal akıntının denize olan sınırına kadar uzanan akıntı sistemini içine alan
kabaca 200 km2 ya da daha büyük bölge. Böyle bir bölge çevresel
koşullar, üretim ve beslenme ilişkileriyle karakterize edilir.
genitalium [gonopodyum] ® Gonopodium.
genom [genom] 1- Atmık ve yumurtada bulunan kromozomların hepsi.
genom [genom] 2- Canlıların sahip olduğu genlerin tümü. Haploid genom ve diploid
genom olarak ayırt edilebilirler. Diploid genom döllenmede erkek ve dişiden
gelen haploid genomların birleşmesinden oluşur.
genome [genom] 3- Gözenin (hücrenin)
düzgün işlemesi için gerekli olan minimum kromozom seti.
genotype [genotip] 2- Canlının kalıtsal yapısı.
genotype [genotip] 3- Dişi ve erkekten gelen genomların (kromozomların) birleşmesi yani diploid
2N kromozom sayısına eşit kalıtsal yapı.
genotype, generitype [genotip] 1- Genetik özellik.
genus (pul. genera) [cins] 1- Canlıların sınıflandırılmasında birbirine çok benzeyen türler topluluğunu
barındıran grup.
genus (pul. genera) [cins] 2- Türün üstünde, (alt) ailenin altında yer alan canlılar grubu. Örnek; Bothus, Solea, Trachurus, Zeus.
genus
et species nova (gen. et sp. nov.) [yeni cins ve tür] Yeni bulunan cins ya da türü belirtme ve önermede
kullanılan terim.
genus
novum (gen. nov.) [yeni cins] Yeni tanımlanan türü belirtme ve önermede kullanılan terim.
genus
revivisco (gen. rev.) [iade cins adı] Yeniden gözden geçirilen ve eski haline iade edilen cins adı.
geo- [jeo-] Yer. Örnek; jeoloji (geology)-yerbilim.
geochemistry
[jeokimya] Öz olarak yerküreyi kimyasal yönden inceleyen bilim
dalıdır. Bir diğer anlatımla yerküredeki kimyasal değişmeleri (elementlerin
mutlak ve göreceli değişmelerini) inceleyen bilim dalıdır.
geochemistry
[jeokimya] Yerkürenin kimyasal yönden incelenmesi.
geochronology [jeokronoloji] Yerküredeki malzemenin (kaya,
fosil, sediment vb) yaşını kullanılan yöntemin hata payı içerisinde belirleyen
bilim.
geodesy [arzbilim (jeodezi)] Yerbilimin (jeolojinin), yerküredeki şekillerin kesin coğrafik konumlarını
yani yeryüzünün biçim ve
büyüklüğünü belirleyen bilim dalı. Buna yeryüzü bilimi ya da arz-bilim de denilmektedir. Öz
olarak arazi ölçme bilgisi denilebilir.
geoecotype [yerekotip (jeoekotip)] Sınırlı, yerel bir yaşamalana doğal seçilmeyle uyum
sağlamış popülasyon. Taksonomiyle ilgisi yoktur.
Geographic Information System (GIS) [coğrafi bilgi sistemi] Yerel ya da bölgesel
çalışmalarda sonuç ya da planların görsel olarak sunulabildiği bilgisayar
temelli grafik programlar.
geographical speciation [coğrafi evrilme] Coğrafi uzaklık, ayrılık (yalıtılmışlık- izolasyon) süreci
sonucu evrilme.
geologic
map [jeolojik harita] Karasal oluşumları (fay hatları vb’ni) diğer fiziksel
özellikler ve dağılımlarıyla gösteren harita.
geological oceanography [deniz jeolojisi (jeolojik oseanografi)] Deniz ve okyanusları jeolojik yönden inceleyen dal.
geology [jeoloji]
Yerbilim. Yerküreyi inceleyen bilim dalı.
geomagnetism [jeomanyetizma] Yer manyetizması.
geomorphology [yerbiçimbilim (jeomorfoloji)] Yerküredeki engebeleri ve
aşınım olaylarını inceleyen bilim.
geophagy [jeofaj] Yer (toprak) yiyen.
geophysics [jeofizik] Yerkürenin fiziksel olaylarını ve bileşenlerini
inceleyen bilim dalıdır. Bir diğer deyişle karalar ve atmosfer dahil,
oseanografi, sismoloji, volkanoloji ve jeomanyetizma yönleriyle yerkürenin
fiziksel olaylarıyla ilgilenen jeoloji dalıdır.
geosphere [yerküre (jeosfer)] Yeryüzünün katı ve cansız bölümü. Yerkürenin atmosfer (havaküre), hidrosferden (suküre)
ayrılan katı kısmı ya da bu üç tabakanın bileşimi.
geostrophic current [jeostrofik akıntı] Dünyanın ekseni etrafında dönmesi (Coriolis etkisi) ile buna dik
yerçekiminin dengelenmesiyle yön değiştiren yatay okyanus akıntısıdır. Bu akıntılar eşbasınçlara (isobarlara)
paralel yönde olup yüksek basınç merkezlerinde saat yönünde ve alçak basınç merkezlerinde ise saat
yönünün tersi yönündedir. Güney yarımkürede ise verilen yönlerin tersi geçerlidir.
Geryon longipes (Mediterranean geryon) [?] Sin. Geryon
tridens longipes. Boyundan daha enlidir. Karapaks yüzeyi oyuklu ve
kılsızdır. Rengi parlak kırmızıdan kiremit kırmızısına kadar değişir. Karapaks
boyu 5 cm, eni 8 cm (erkekler) ve 5 cm'dir (dişiler). Kabaca 300 ile 1,370 m
derinliklerde yayılır. Eşeysel çift
yapısallık belirgindir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı
vardır.
Geryon
tridens longipes (?) [Mediterranean geryon] ® Geryon
longipes.
Geryonidae (deepsea crabs) [?] Karapaksları
az dışbükey, pürüzsüz ve tanecikli olup eni yaklaşık
olarak boyuna eşittir. Orta ve büyük boylu yengeç ailesidir.
Kıta sahnlığı ve kıta yamacında 20 ile 1,400 metre
derinliklerde sert taban üstünde yaşarlar. Aileden 2
tür Akdeniz'de yaşamaktadır.
GFCM (abbrev) (General Fisheries
Council of the Mediterrranean) [Akdeniz balıkçılık genel konseyi]. FAO’nun Akdeniz’deki koludur.
GH (abbrev) [genel sertlik] ® General hardness.
ghost carp [hayalet sazan] Beyaz görünüşlü sazan balığı (Cyprinus carpio).
ghost fishing [hayalet avcılık] Iskartaya ayrılarak atılmış ya da kazaen kaybedilmiş bir
ağın avı.
ghost net [hayalet ağ] Kötü hava ya da ihmal nedeniyle yitirilmiş pasif balıkçılık ağı. ® Drift net (Sürüklenme ağı).
giant goby [yuvarlak
kayabalığı, kocabaşkaya, kovit
balığı, kayabalığı] ® Gobius cobitis.
giant red shrimp [?] ® Aristaeomorpha foliacea.
gibbosus [gibbous] Kambur, eğik.
Gibbula adansoni (Adanson’s gibbula) [?] Yaygın türdür.Deniz yosunları
üzerinde yaşar. Boyu en çok 1,7 cm, çapı 1,2 cm olur. Türkiye'nin tüm
kıyılarında bulunur.
Gibbula albida (white gibbula) [?] Acı su ortamlarının kayalık
tabanında yaygın türdür. Boyu en çok 2,3 cm, çapı 2,3 cm olabilir. Türkiye'nin
tüm kıyılarında bulunur.
Gibbula ardens (red-brown gibbula) [?]
Algler arasında, çamurlu çevre ve kayalık tabanda oldukça
yaygındır. Boyu en çok 1,7 cm, çapı 1,9 cm
olur. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.
Gibbula
divaricata (divaricate gibbula) [?] Kayalık
tabanında yaygındır. Boyu en çok 1,9 cm, çapı 2
cm olur. Türkiye'nin Marmara Denizi kıyılarında
bulunmaz; diğer kıyılarda bulunur.
Gibbula
fanulum (chapel gibbula) [?] Posidonia çayırlarında
yaygındır. Boyu en çok 1,9 cm, çapı 1,8 cm
olur. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.
Gibbula
magus
(Magus
gibbula) [?] Kayalık tabanda yaygındır.
Boyu ve eni en çok 3,8 cm, çapı olabilir. Türkiye'nin
Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.
Gibbula
philberti (Philbert’s gibbula) [?] Kayalık tabanında oldukça
yaygındır. Boyu en çok 1,4 cm, çapı 1,2 cm
olur. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.
Gibbula
rarilineata (concave gibbula) [?] Kayalık tabanında yaygındır. Boyu ve çapı 1,4 cm kadardır. Türkiye'nin Ege ve
Akdeniz kıyılarında bulunur.
Gibbula
richardi (Richard’s gibbula) [?] Kayalık
tabanında yaygındır. Boyu 2,1 cm ve çapı 2,3 cm
kadardır. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında
bulunur.
Gibbula
umbilicaris (umbilicate mediterranean gibbula) [?] Posidonia çayırlarında yaygındır.
Boyu en çok 2 cm, çapı 2,5 cm olur. Türkiye'nin
Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.
Gibbula
varia
(variegate
gibbula) [?] Kayalık ve çamurlu ortamda
yaygındır. Boyu 1,5 cm, çapı 1,7 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.
Gibraltar
[Cebelitarık Boğazı (Gades
Boğazı)] Afrika ve Avrupa kıtalarını ayıran ve Akdeniz ile
Atlas Okyanusu’nu birleştiren genişliği
Gigartina acicularis (spurweed) [?] Kırmızı algdir. Tallus
koyu kırmızı olup her yöne dallanmıştır. Çok eksenlidir. Üreme trigenetik
döngülüdür. Boyu 10 cm kadar olup 5 m derinliğe kadar yayılır. Elle toplanır.
Lambda (λ) karragenan verimi iyi olup kıvam artırıcı olarak kullanılır. Türkiye'nin
orta Ege ve Karadeniz kıyısında görülür.
gill [solungaç, (galsame, galsama)] 1- Balıkların çiftli
solunum organı. Kafanın arka tarafında solungaç yayı üzerinde ipliksi
uzantılarla kaplıdır. Kandaki gazların çevredeki su arasındaki değiş tokuşunu
sağlar.
gill [solungaç, (galsame, galsama)] 2- Suda yaşayan bazı hayvanların solunum organı.
gill [solungaç, galsame,
galsama] 3- Bazı diğer hayvanlarla birlikte midyelerde de solunum
organıdır. Sırtsal eksende yer alan 2 yassılmış solungaç iplikçikleri tek ya da
kendi üstüne kıvrılmış olup bunlardan her biri iki yaprak oluşturur. Yapraklar
birçok kirpikten (silden) oluşmakta olup karmaşık bağlarla birleşmiştir. Dört
tip solungaç ayırt edilmektedir. Bunlar i)
protobranch - ilkel solungaç, ii)
filibranch - lifsi solungaç, iii)
eulamellibranch - yapraksı solungaç, iv)
septibranch - yedi-yapraklı solungaç.
gill arch [solungaç yayı] Solungaçların kıkırdağımsı iskelet desteği. Üzerinde ipliksi uzantılar ile
tırmıksı çıkıntılar bulunur. Bu çıkıntılar kemikli balıklarda (Teleostei)
çoğunlukla 4 tanedir ancak daha çok da olabilir. Örnek; Cyclostomata’da 16
adet.
gill cavity [solungaç boşluğu] Solungaçların bulunduğu alan.
gill chamber [solungaç odacığı] Kafanın her iki tarafında ve arka kısmında solungaç
kapağı ve zarıyla örtülü kısım.
gill chamber brooder [solungaç odacığında kuluçkalayan] Yumurtalarını solungaç boşluğunda kuluçkaya alan balık.
gill clamp [solungaç markası] Solungaç kapağına sıkıştırılarak takılan atkı tipi,
kıskaçlı işaret. ® Carlin tag (Carlin markası). ® Lea tag (Lea markası). ® Petersen tag (Petersen markası). ®
Pop-up tag (Pop-ap marka). ® Hot branding (Sıcak-dövme marka). ® Cold branding (Soğuk-dövme marka). ®
Spaghaetti tag (Spagetti markası).
gill cover [solungaç kapağı] Operkulum. Kafanın her
iki tarafında solungaçları örten vücut kısmı ve parçaları.
gill filament [solungaç ipliği] Solungaç yayı üzerinde sıralanmış yumuşak, kırmızı
ipliklerdir. Gaz değiş tokuşunu sağlarlar.
gill membrane [solungaç zarı] Kafadanbacaklılarda az ya da çok derin zar kollar arasındaki zar.
gill net [solungaç ağı] Üstteki mantar yaka ve alttaki kurşun yaka ile bir perde gibi kıyıya
çaprazi olarak çeşitli derinliğe yerleştirilen bu av aracında ağ göz genişliği
avlanan balık boyunu belirler. Avlama prensibi balıkların hareket halindeyken
ağa çarparak kafalarının solungaç yarığına kadar ağın gözüne geçip balığın
kurtulamamasına dayanmaktadır.
gill net selection [solungaç ağında seçme] Belirli göz genişliğine sahip bir solungaç ağıyla avlanan
bir türe ait balıkların o bölgedeki aynı türden olan balıkların boy dağılımına
oranı (solungaç ağındaki balıkların boy dağılımı/bölgedeki balıkların boy
dağılımı) olup bir çan eğrisi şeklindedir. ® Selection (Seçme). ®
Trawl net selection (Trol ağında seçme).®
Knife-edge-selection (Bıçak ağzı seçme).
gill opening [solungaç açıklığı] Solungaç odacığına giden, dıştan açıklık. Keski
solungaçlılarda (Elasmobranchii) kafanın her iki tarafında 5-7 solungaç
açıklığı vardır ki buna solungaç yarığı denmektedir. Solungaç açıklığı
solunurken alınan suyun solungaçlardan geçerek tahliyesini sağlamaktadır.
gill pouch [solungaç kesesi] Petromyzontiformes’de solungaçların bulunduğu ağız
boşluğu ve dışarıyla ilintili torba, kese.
gill raker [solungaç dikenleri] Solungaç yayı üzerinde yer alan tırmığımsı, dikensi
çıkıntılar. Besin maddelerinin tutulmasını sağlar. Solungaç dikenlerinin sayılmasında
birinci yayın ön yüzündeki gelişmemiş olanlar dahil bütün dikenler sayılır.
gill slit [solungaç yarığı] Keski solungaçlılarda (Elasmobranchii) kafanın her iki
tarafında olup sayısı 5-7 arasında değişen solungaç açıklığına verilen ad. ® Gill opening
(Solungaç açıklığı).
gill teeth (pharyngeal teeth) [solungaç dişleri] Balıklarda gırtlakla ilişkili kemik üzerindeki dişler.
gilled and gutted weight [solungaçsız ve iç-organsız ağırlık] Solungaçları ile mide ve bağırsağı çıkartılmış balık
ağırlığı. Bu işlem kuzeyli ülkelerde çoğunlukla denizde yapılır ve çıkartılan
malzeme geçmişte denize atılırdı. Günümüzde bunların azalan girdi nedeniyle
balık yemi endüstrisinde kullanılması sonucu artık saklandığı ve atılmadığı
bilinmektedir.
gill-helix [solungaç burgusu] Yutağın (farinks) önünde ileri çıkmış tırmıksı yapılar.
Bunlardan biri yutak, diğeri solungaç kapağı tarafına olan boşluğu iki kısma
ayırır. Küçük besin maddeleri (plankton) ileri çıkmış bu tırmıksılar tarafından
tutulur. Sümüğümsü malzemeyle (mukus) birleştirilerek yutağın arkasına, yemek
borusuna iletilir. Örnek; Ringagiller (Clupeidae), Hamsigiller (Engraulidae).
gilson strop [makara] ® Pulley.
gilthead
seabream [çipura, alyanak, (çupra)] ® Sparus
aurata.
gimp [kaytan] İki ağı birleştiren örgü ipten bağ.
gin pole (stout pole) [bum (bumba)] 1- ® Boom.
gin pole [palanga direği (bumba, bum)] 2- ® Stout pole.
ginandromorf [gynandromorph] ®
Karmaeşeyli.
girdie (winch barrel) [tel makarası] ® Warp drum.
girth [vücut çevresi (kalınlık)] Birinci sırt yüzgecinin önünden alınan en kalın yerindeki vücut çevresi,
kısaca kalınlıktır.
gırtlak [pharynx] Vücudun ağız ve yemek
borusu arasında kalan kısmı.
GIS (abbrev) [coğrafi
bilgi sistemi] ® Geographic Information System.
give slack [boş vermek] Gerilmiş halatı gevşetmek (kaçırmak, salmak).
glacial lake [buzul gölü] Özellikle Pleistocen’de buz örtüsünün erimesiyle oluşan göl.
glacial relict [buzul çağdan kalma] Kuzey yarımkürenin buzlarla kaplı olduğu ve balığın
bulunmadığı buzul dönemindeki olaylarda tecrit edilmiş (ayrılmış).
glacialis (glacious) [buzumsu].
glacier
lanternfish [ışıldak balığı] ® Benthosema
glaciale.
glacious
(glacialis) [buzumsu].
gladius [kılıç] Teuthoidea ve Sepioidea’da (Sepiidae değil) kalem ya da çubuk şeklindeki
kitinli yapı.
gland [bez] Kullanılması ve/ya da vücut dışına atılması için salgı üreten organ,
doku.
glandula rectalis (rectal gland) [dışkılık bezi (makat
bezi)] Önceleri sindirimle
ilgili olduğu sanılan fakat sonraları yoğun NaCl’in (tuzun) dışarı atılmasında
kullanılan makata yakın salgı bezi. ® Rectal
gland (Dışkılık bezi).
glass eel [glas aal] Yaklaşık 5-
glass shrimps [?] ® Pasiphaeidae.
glasshead grenadier [zarkafa balığı] ® Hymenocephalus
italicus.
glazing [sırlama] Çözülmüş balığın kurumadan korunması için soğuk suya batırılması ya da
üstüne soğuk su serpilerek yüzeyde koruyucu ince buz tabakasının oluşturulması.
Global Positioning System (GPS) [küresel yer bulma sistemi]
Deniz aracının bulunduğu yeri uydular yardımı ile derece dakika
cinsinden veren alet.
Globicephala melaena (pilot whale) [karabalina]
Katil
balina (Orcinus orca)
gibi çok iri bir yunus balığıdır. Eşeylerde çift yapısallık vardır. Dişiler 5,8
m boya ve 1,800 kg'a erkekler önemli derecede daha iridir ve boyları 7,6 m ve
ağırlıkları 3,500 kg'a ulaşır. Kafasının ön kısmı soğan şekilli olup rengi
siyah ya da koyu gridir. Boğaz ve karın kısmında açık gri ya da beyaz
işaretlidir. Uzun yüzgeçli karabinalar sosyal hayvanlar olup çoğunlukla 20 ile
150 arasında değişen bireyler birarada bulunur. Uzun süreli sosyal grupları 8
ile 12 bireyden oluşur. Karabinalar ses çıkarır ki bu da iletişimi
andırmaktadır. Dişileri 3,7 m boy ve 6-7 yıl sonra eşeysel olgunluğa erinleşir.
Erkeklerde eşeysel olgunlaşma 4,6 m boy ve 12 yılda gerçekleşir. Gebelik 12-15
ay sürer. Her 3-5 yılda yavrular. Yavrular 1,8 m boy ve 102 kg olur. Emzirme 27
ay sürer.
Globigerina [Globigerina] Foraminifera sınıfı, Globigerinida
takımı Globigerinacea süperailesinin yaygın tanınan bir cinsidir. Denizel
plankton olup okyanusların çok geniş alanlarındaki çökelleri bu cins
oluşturmaktadır.
globose octopus [?] ® Bathypolypus sponsalis.
glomerulus [glomerulus] Azotlu atıkları kandan atan
ve Bowman kapsülü içerisinde yer alan böbrek tüpçükleri ağı (kapilar sistemi).
glossa [tongue] Dil.
Glossus
humanus (oxheart
cockle) [?] Sin. Isocardia
cor. Kabuklar eşit, küresel ve önden kalp şeklinde görünür. Kancalar kıvrıktır. Eklemde 3 asıl ve 1 yanal diş vardır. Manto sinüsü yoktur. Dış kabuk rengi küçük kızıl alazlı ve
kirli beyazdan esmere çalar. İçi mat beyaz, fonda
pembe renklidir. Boyu en çok 12 cm ve sıklıkla rastlanan
boyları 6 - 7 cm kadardır. Cirkalitoral katmanın
kumlu, kumlu-çamurlu tabanında barınır. Cinsiyetler ayrıdır Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.
glossy tellin
[?] ® Tellina albicans.
glycerine [gliserin] Yaş tayinlerinde pürüzlü otolit yüzeyinin mikroskopta bir düzlem halinde
görünmesini sağlamak için kullanılan koyu kıvamlı renksiz, üç hidroksilli alkol
(CH2OH-CHOH-CH2OH).
glycerol [gliserol] ®
Glicerine.
Glycymerididae (dog cockles, bittersweets) [?] Kabuklar
eşit, güçlü, neredeyse değirmi olup
basık ve köşeli olabilir. Dışı neredeyse pürüzsüz ışınsal kaburgalıdır. Eklem
kıvrık ve yanlara doğru iki seri dişlidir. İki kas izi vardır. Solungaçları
lifsi tiptir. Bisus ve sifonlar yoktu. Akdeniz sular sisteminde 5 türü ilgi
çekmektedir.
Glycymeris bimaculata (two-spotted bittersweet) [?] Kabuk neredeyse değirmi, kalın ve
ağırdır. Kabuk dışı kafessi, ışınsal sıra-sırtlıdır. Rengi dışta açıktan
kırmızıya olup dairesel bantlı ve soluk lekelidir. Kabuk içi beyazdır. Boyu en
çok 13 cm ve sıklıkla rastlanan boyları 7 - 8 cm kadardır. Değişik döküntülü
taban ile deniz çayırları kuşağında yayılır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege
kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.
Glycymeris
gaditanus (violet bittersweet) [?] ® Glycymeris
violacescens.
Glycymeris glycymeris
(common
European bittersweet) [?] Kaba malzemeli ve değişken tabanda
barınır. Boyu en çok 8 cm olabilir.
Diğer Glycymeris türleriyle karışık
avlandığı için Türkiye'nin Akdeniz ve Ege
kıyılarındaki dağılım ve dağlım sıklığı belirsizdir.
Glycymeris
glycymeris pilosa (pilose bittersweet) [?] ® Glycymeris
pilosa.
Glycymeris
insubrica (violet bittersweet) [?] ® Glycymeris
violacescens.
Glycymeris
nummaria (violet bittersweet) [?] ® Glycymeris
violacescens.
Glycymeris
pilosa (pilose
bittersweet) [?] Sin. Glycymeris
glycymeris pilosa. Kabuk değişken değirmi olup
kancalar belirgin kıvrıktır. Kabuk dışı kafessi,
ışınsal sıra-sırtlıdır. Rengi dışta kahverengi ve az
ya da çok alazlıdır. İçi beyazdır. Boyu
en çok 8 cm ve genelin boyu ise 6 cm kadardır. Türkiye'nin
Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.
Glycymeris
violacescens (violet bittersweet) [?] Sin. Glycymeris gaditanus, Glycymeris insubrica,
Glycymeris nummaria. Kabuk şişkin dörtgensi oval ve
görece incedir. Dış yüzeyi dairesel sıra sırtlıdır. Rengi gri-esmerden mora çalar. Kabuk içi beyaz ya da gridir. Boyu en çok 7
cm ve sıklıkla rastlanan boyları 4 - 6 cm kadardır. 40 m derinliğe kadar
yayılır ve kuma gömülü yaşar. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.
Avcılığı vardır.
GMT (abbrev) [Grenviç saati] ® Greenwich Mean Time.
Gnathophis mystax (thinlip conger) [mığrı] Tabansaldır (demersaldır). 8-
Gnathostomata (jawed vertebrates) [Çeneliağızlılar] Omurgalılar (Vertebrata) altkabilesine dahildir. Placodermi, Chondrichthyes, Acanthodii, Osteichthyes sınıflarına ayrılır.
Önemli özellikleri adlarından da anlaşılabileceği gibi çenedir. Diğer
özellikleri ise miyelin örtü, nöronlar ile bağışıklık sistemidir.
goatfishes (red mullets) [Barbunyagiller] ® Mullidae.
gobies [Kayabalığıgiller] ® Gobiidae.
Gobiidae (gobies) [Kayabalığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Levreksiler (Perciformes)
takımının, Gobioidei alttakımının bir ailesidir. Aile oldukça geniş olup birçok
tür ve cinsi barındırmaktadır. Kayabalığıgiller 200 cinste 2,000 türü
barındırır. Bu haliyle Kayabalığıgiller deniz balıkları içerisinde tür sayısı
en yüksek ailedir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 10 yeni tür tanımlanarak bu
aileye katılmaktadır. Akdeniz’de 30 cinste 67 tür yaşamaktadır. Bunların 16’sı
Karadeniz’in yerlisidir, 2’si ise Kızıldeniz göçmenidir. Küçükten orta boya
kadar olan balıklardır. Akdeniz’deki boyları 3-35 cm arasındadır. Ailedeki
bireylerin boyları 1-35 cm arasında olabilir. Ancak çoğunluğun boyu 10 cm ve
daha küçüktür. Aile en küçük boylu omurgalıların temsilcilerini (Trimmatom
nanus, Pandaka pygmaea) barındırır.
Bilinen en küçük omurgalı olarak Japonya’da yaşayan türü
Gobius auratus (golden goby) [sarıkaya
balığı] Tabansal (demersal)
olup 5-
Gobius bucchichi (Bucchich's goby) [çizgilikaya, lekelikayabalığı, kaya
balığı, küçük kayabalığı] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=10 cm olabilir. Yakın
kıyıda rastlanır. Deniz şakayıklarının dokunaçları arasına sığınır.
Gobius cobitis (giant goby) [yuvarlak kayabalığı, kocabaşkaya, kovit balığı, kayabalığı] Tabansal (demersal) okyanus-göçerdir (okyanodromdur).
Acı-suya girer.
Gobius cruentatus (red-mouthed goby) [tekirkaya balığı, tekir
kayası, tekirkayası balığı, kırmızı dudaklı kayabalığı] Tabansal (demersal) ve okyanus-göçerdir (okyanodromdur).
15-
Gobius geniporus (slender goby) [kayabalığı] Tabansaldır (demersaldır). Boyu TL=16 cm olabilir. Yakın kıyısal kesimde
deniz çayırlarının yakınındaki kumlu ve çamurlu zeminde bulunur.
Gobius niger (black goby) [kömürcükaya balığı, kömürcin
kayası, kömürcükayası balığı, kömürcü kayabalığı] Tabansaldır (demersaldır) ve acı-suya girer. Boyu TL=18
cm ve 4 yaşında olabilir. 1-
Gobius paganellus (rock goby) [hortumkaya balığı, hortumkayası balığı, hortum kayası, kayabalığı] Tabansal (demersal) okyanus-göçerdir (okyanodromdur).
Tatlı-su ve acı-suya girer. 3-
Gobius vittatus (striped goby) [çizgili kayabalığı] Tabansaldır (demersaldır). 15-85 metreler arasında rastlanır. Boyu TL=6,5
cm olabilir. Ender avlanır.
Gobiusculus flavescens (two-spotted goby) [beneklikaya balığı] Tabansal (demersal),
göçmen olmayan, acı-suya giren ve boyu TL=6 cm olan bir balıktır. Balıkçılığı
yoktur. Yumurtaları yapışkan olup armut şeklindedir.
goiter [guatr] Beslenmeyle ilgili olup iyot eksikliğinin neden olduğu balık hastalığı.
gold dust disease [altın tozu hastalığı] Balık derisine altın sarısı-esmer tozlu görüntü veren
dinoflagellatların neden olduğu bulaşıcı hastalık.
goldband
goatfish [Nil barbunyası, paşabarbunyası
balığı, paşa barbunyası, paşa
barbunu] ® Upeneus
moluccensis.
golden anemone
[?] ® Condylactis aurantiaca.
golden carpet shell [?] ® Venerupis aurea.
golden caviar [altın havyar] Yaşı altmışın üstündeki Acipenser gueldenstaedtii balığından alınan kremsi, tadı hafif ve
kolay algılanmayan havyar. Bu havyara elmas (=almas) havyarı da
denmektedir.
golden Cystoseira [?] ® Cystoseira barbata.
golden goby [sarıkaya balığı] ® Gobius auratus.
golden
grey mullet [altınbaşkefal, sarı yanak kefal, altın renkli kefal, kefal, singil] ® Liza aurata (Sin Mugil auratus).
Golden Horn [Haliç] İngilizcedeki kelime anlamı Altınboynuz olan İstanbul Boğazı’nın Marmara
ağzında yer alan ve karaya doğru giren suyu.
goldfish [havuz balığı (goldfiş)] Sazangillerden bir akvaryum ve süs balığı. ® Carassius
auratus.
goldsinny-wrasse [taraklı
guban balığı, taraklıçırçır balığı,
çırçır balığı, ot balığı] ® Ctenolabrus
rupestris.
golgi apparatus (golgi body) [golgi cihazı] Göze (hücre) plazmasında, çekirdeğin yakınında bulunan ince ve uzunca
taneciklere verilen ad.
golgi body [golgi cihazı] ® Golgi apparatus.
gonad [gonad] Yumurtalık (ovaryum) ve erbezi
(testis). Eşey (cinsiyet) organları.
gonad maturation stage [gonad olgunlaşma evresi] Gonad gelişmesinin derecesi. Derecelendirmede dörtlü,
beşli sekizli olgunlaşma evreleri kullanılabilmektedir.
Gonado-Somatic Index (GSI) [gonado-somatik gösterge (indeks)] Gonad ağırlığının vücut ağırlığına oranıdır. GSI = Gonad ağırlığı /Vücut
ağırlığı x 100 şeklinde hesaplanır. Balıkların yumurtlama mevsiminin
(zamanının) belirlenmesinde kullanılır. Gonado somatik indekse bazen gonado
somatik gösterge de denmektedir.
Gonado-Somatic Ratio (GSR) [gonado-somatik oran] ® Gonado somatik index.
gonangium [gonangiyum] Polip kolonilerinde üremeyle ilgili tomurcukların bulunduğu kesecik.
Gonichthys coccoi (?) [?] TL=6,5 cm olabilir. Okyanus-göçerdir
(okyanodromdur). Taban üstünde 0-1,000 metre derinliklerde bulunur.
gonimoblast [gonimoblast] Gonimoblast kırmızı alglerin
ürettiği bir hücre tipidir. Zigot kuşağı hücresinin
döllenmesi sonrası karpospor oluşmasıyla ilişkilidir. Kırmızı alglerde
karpogondan doğrudan ya da dolaylı karpospor üreten bir set hücredir. Döllenmeden sonra genellikle diploid.
gonopodium (genitalium) [gonopodyum] Erkek bireylerin anal yüzgecinin önünde değişikliğe uğramış ve dişiye atmık
aktarma işlevi gören ışın.
good
luck [rastgele (rasgele)] Balıkçıya iyi dilek sözü. Zorluk çıkmasın, işlerin düzgün gelişsin
anlamında kullanılmaktadır.
goose-barnacle [?] ® Lepas anatifera.
Gouania wildenowi (blunt-snouted clingfish) [ördek
balığı] Tabansal (demersal)
olup boyu TL=5 cm’dir. Sığ sularda bulunur.
Gourmya
vulgata (?) [common cerithe] ® Cerithium vulgatum.
GPS (abbrev) [küresel
yer bulma sistemi] ® Global Positioning System.
grab [kumkapar] Deniz tabanından örnek almada kullanılan, serbest mola edilirken ağzı açık
inen, tabana çarptığında ya da viraya başlandığında kapanarak zemini içine alan
örnekleme aletlerine verilen genel ad. ® van Veen
grab.
Gracilaria bursa-pastoris (pouched gracilaria) [?] Sin. Gracilaria compressa. Kırmızı algdir. Kıyısal lagünlerde önemli miktarlarda yığılma oluşturur. Demet şeklinde kumlu-çamurlu tabanda 1 - 5 m derinliklerde yaşar.
Boyu 15 - 35 cm olabilir. Agar
kaynağı olarak kullanılır. Türkiye'de orta Ege
kesiminde görülür.
Gracilaria compressa (pouched gracilaria) [?] ® Gracilaria bursa-pastoris.
Gracilaria confervoides (warty gracialis) [?] ® Gracilaria verrucosa.
Gracilaria dura (leather gracilaria) [?] Kırmızı algdir. Tallus sert ve tabak görünümünde olup kıyısal
lagünlerde kumlu çamurlu zeminde bulunur. Boyu 10 - 20
cm arasındadır. Karadeniz'in Kafkasya kıyılarında
bulunur.
Gracilaria verrucosa (warty gracialis) [?] Sin. Gracilaria confervoides. Kırmızı alg olup kıkırdağımsı
tallusa sahiptir. Tek eksenli olup büyümesi uçta
gerçekleşir. Üreme trigenetik döngülüdür. Boyu 20 - 80 cm arasındadır. Türkiye'nin
Ege ve Karadeniz kıyısında rastlanır. Çoğunlukla kıyısal
lagünlerde 1 - 5 m derinliklerde bulunur. Elle ve
kepçe ile toplanır. Agar kaynağı ve ilaç sanayisinde
kullanılır, ziraatta gübre olarak kullanımı olabilir.
gracile (gracilis) [gracilis] Narin.
gracilis (gracile) [gracile] Narin.
gradient [değişim derecesi
(gradyan)] 1- Bir değişkenin mesafeyle değişme
oranı.
gradient [değişim derecesi
(gradyan)] 2- Bir değişken ya da faktörün
düzenli artma ya da azalması.
gradient [eğim] 3- Bir nehrin dikeydeki düşüş oranı (m/km).
grading [sınıflama] 1- Elek ya da ağ benzeri
aygıtla balıkları boylarına göre ayırma.
grading [sınıflama] 2- Elle, balıkları boy, kalite, sınıf ve türler olarak ayırmak.
grading [tesviye] 3- Yüzeyi düzeltmek, görünüşü iyileştirmek.
graduate schools of marine
sciences [yüksek
lisans okulları (Deniz bilimleri enstitüleri)].
Graham's Great Law of Fishing [balıkçılığın büyük yasası] Aslında ‘Graham’in Balıkçılığın Büyük Yasası’ olarak
bilinir. Buna göre düzenlenme yapılmayan (sınırlanmayan) balıkçılık
kazançsızlaşır (all fisheries that are unregulated become unprofitable).
grain alcohol (ethanol) [etil alkol (etanol)] ® Ethyl alcohol.
gram [gram] CGS sisteminde
ağırlık birimi. Kilogram’ın binde biri.
grandeur (grandis) [görkemli].
grandis (grandeur) [görkemli].
granular top-shell [?] ® Calliostoma
granulatum.
grappling gear [yaralayıcı araç] ® Wounding gear.
grappling
hook [kanca] Çengel. Ucu sivri ve
kıvrık demirden yapılmış, bir ağaç kola bağlı olup denizdeki malzemeyi alma,
kurtarma, güverteye çekme işlerinde kullanılan araç.
grass
goby [sazkaya balığı, yeşil kaya, liman kaya, yosun kaya balığı, sazkaya,
sazkayası balığı, sazkaya balığı] ® Zosterisessor
ophiocephalus.
grassbed [çayır] Deniz ve tatlı-su bitkilerinin yayıldığı alan. ® Sea grass (Deniz çayırı).
gravel (pea gravel) [ince çakıl] Bezelye boyutlarındaki çakıl. Buna ince çakıl da denmektedir. İzmarit –
istrangiloz-balığıgiller (Centrarchidae) bu tür tabanı (zemini) yumurtlama
alanı olarak beğenirler.
gravel [çakıl] Yuvarlak, küçük, çapları 2-
gravel permeability [çakıl geçirgenliği] Çakıllar arasında suyun geçtiği boşluklar. Kuluçka
evresindeki balık yumurtalarına yeterince oksijenin ulaşması yönünden
önemlidir.
grazer [otlayıcı] Bitkiyle beslenen balık ve diğer canlılar.
grazing [otlama] Bitkiyle beslenmek. Bitkisel plankton ile beslenen hayvansal plankton.
grease (lubricant) [gres yağı] Makine yağı. Balıkçılıkta çelik trol tellerinin korunmasında sıkça
kullanılır.
Great Barrier Reef [Büyük Bariyer Resifi] Avustralya’da 1,900 km
uzunluğunda ve 30-
great line [büyük çapari] Üzerine 12 bin oltanın bağlandığı boyu
great Mediterranean scallop [?] ® Pecten jacobaeus.
great sandeel [büyük kum yılan balığı, kum balığı] ® Hyperoplus lanceolatus.
great whales (baleen whales, whalebone whales) [Çatalkuyruklu-balinagiller] ®
Balaneopteridae.
great white shark [canavar balığı, karkarias, canavar, harharias balığı, büyük beyaz köpek balığı] ® Carcharodon carcharias.
greater
amberjack [sarıkuyruk balığı, avcı, avcı balığı, sarıkuyruk, avcı] ® Seriola dumerili.
greater argonaut [?] ® Argonauta argo.
greater
forkbeard [gelincik balığı, çatalsakal
gelincik, eşek balığı] ® Phycis
blennoides.
greater
pipefish [deniziğnesi balığı] ® Syngnathus acus.
greater
weever [trakonya, trakonya balığı, trakunya, çarpan balığı, deniz akrebi, ejderha
balığı] ® Trachinus
draco.
Greek bathing sponge [banyo süngeri] ® Spongia officinalis alt
tür adriatica.
green algae [yeşil suyosunları] Klorofilli su yosunları sınıfı olup çoğu tatlı-suda
bulunur. Bir kısmı ise denizlerin üst kesimlerinde görece kıyıya yakın
yaşarlar. Dört takıma ayrılır: i) Volvocales; ii) Protoccales; iii) Siphonales;
iv) Siphonoclodales; v) Ulotricales.
green eggs [yeşil yumurta] Yeni sağılmış ya da yeni döllenmiş yumurta.
green sea turtle [yeşil kaplumbağa, çorba
kaplumbağası] ® Chelonia mydas.
green shrimp
[?] ® Chlorotocus crassicornis.
green tiger prawn [?] ® Penaeus (Penaeus) semisulcatus.
green turtles [Deniz-kaplumbağasıgiller] ® Chelonidae.
green water [yeşil su] İçerisinde bitkisel planktonların bol bulunduğu verimli su.
green
wrasse [yeşillapin balığı, ot
balığı, lapin, lapina, çil balığı, Karadeniz guban] ® Labrus viridis.
Greeneyes [Yeşil-gözlügiller (örümcek balıkları)] ®
Chlorophthalmidae.
Greenwich Mean Time (GMT) [Grenviç saati] Greenwich’ten geçen sıfır boylama göre günün saati.
Gregorian calendar [Gregor takvimi] 15 Ekim 1582’de 10 gün atılarak gün değişiminin 21 Marta
denk getirildiği takvim. Bu takvimi İngiltere 1752’de Rusya 20. yy’da kabul
etmişlerdir. Bugün dünyada genellikle bu takvim kullanılmaktadır.
gren sea urchin [?] ® Psammechinus
microtuberculatus.
grenadiers (rattails, whiptails) [Uzunkuyruklu-balıkgiller (Farekuyruklugiller)] ® Macrouridae.
grey (griseus) [boz] Kül rengi, gri.
grey blenny [horozbina] ® Paralipophrys
trigloides.
grey cataract [gri katarakt] Havuz balığının göz merceğinin birinde görülen beyazımsı durum.
grey gurnard [benekli
kırlangıç balığı, beneklikırlangıç, kırlangıç
balığı] ® Eutrigla gurnardus.
grey mullets (mullets) [Kefalgiller] ® Mugilidae.
grey
rough shell [?] ® Mactra
glauca.
grey
triggerfish [çotira balığı, çotra balığı, çütre, çütra balığı, domuz balığı] ® Balistes capriscus.
grey
wrasse [çilçırçır balığı, çırçır balığı, ot balığı] ® Symphodus
cinereus.
grilde anemone [?] ® Actinia cari.
grilse [ilk dönen] Daha deniz elbisesini değiştirmemiş erken olgunlaşmış ve ırmağa ya girmek
üzere ya da kısa bir süre önce yumurtlamak için girmiş ırmak-göçer
(potamadromous) balık. Erin bireyden hem daha küçük hem daha gençtir.
griseus (grey) [boz] Kül rengi, gri.
grooved carpet shell [?] ® Ruditapes decussatus.
grooved helmet
[?] ® Phalium granulatum.
grooved razor clam [?] ® Solen marginatus.
gross catch [gerçek av] ® Real catch.
ground basket (cover pot, plunge basket) [sepet] ® Basket.
ground cable [halat] ® Sweep line.
ground fishing [taban balıkçılığı] Yem kullanarak tabanda ya da tabana yakın kesimde yapılan
avcılık.
ground net [taban ağı] Tabanda kullanılan her türlü balık ağı.
groundfish [taban balığı] ® Bottom fish.
groundrope (lead line,
footrope) [kurşun
yaka] Ağın ağzını aşağı
çekerek altta kalmasını sağlayan üstünde kurşun, demir vb batırıcı malzemenin
bağlanmış olduğu halat kısmı. Fanyalı, fanyasız ağlar, troller vb’de üstüne
ağırlık bağlanmış alttaki halat. Dip trol ağında tabanın sert olması halinde
oto lastiğinden kesilmiş diskler ya da bobin tipi dönebilen koruyucuların da
takılmış olabileceği alt halat.
groundwater [yeraltı suyu] Yer yüzeyi altındaki su.
group [grup] Birlikte olan birçok organizma ve nesneler için kullanılır.
grouper [Hanigiller] ®
Serranidae.
growing bands [büyüme
bantları] ® Büyüme
halkaları.
growing pond (rearing pond) [büyüme havuzu] Yapay havuz. Doğaya salınmadan önce erinleşmemiş balıkların saklandığı
havuz.
grow-out [pazar boyu] Balık besiciliği/yetiştiriciliğinde satma–pazarlama boyuna ulaşmış balık.
grow-out pond [semirtme havuzu] ® Fattening pond.
growth [büyüme] 1- Ağırlık, boy ya da sayıca
artıştır.
growth [büyüme] 2- ® Haplostik büyüme.
growth [büyüme] 3- ® Monopodial büyüme.
growth [büyüme] 4- ® Simpodial büyüme.
growth curve [büyüme eğrisi] Büyümenin zamana göre grafiğidir.
growth equations [büyüme denklemleri] v. Bertalanffy’nin geliştirdiği ve Beverton ve Holt’un balıklar için yazış
tarzına göre büyüme denklemleri şunlardır: Burada balığın t anındaki boyu ya da
ağırlığı onun sonuşmaz boyu ya da ağırlığının küçük bir parçasıdır.
-K(t – t0) Boyca büyüme denklemi: lt = L∞ [1 – e
] -K(t – t0) Ağırlıkça büyüme denklemi: wt = W∞ [1 – e
]3 t = zaman (yıl); lt ve wt = Balığın t zamanındaki boyu ve ağırlığı; L∞ ve W∞ = Sonuşmaz boy ve ağırlık. K = Vücutca büyüme katsayısıdır (yıl). |
growth hormone [büyüme hormonu] Büyümeyi, enerji değişimi ve canlıdaki kimyasal olayları
düzenleyen peptit.
growth mark [büyüme markası] ® Growth ring (Büyüme halkası).
growth model [büyüme modeli] Balığın (canlıların) büyüklüğünün matematiksel olarak farklı yaşlar için
ifade edilmesidir. Örnek; von Bertalanffy’nin büyüme modeli. ® Growth equations (Büyüme denklemleri).
growth overfishing [büyüme aşırı avcılığı] 1- Toplam ölümlerle ağırlık kaybının, büyümeyle kazanılan ağırlıktan fazla
olması. İç-göçer (stoğa katılan) başına düşen üründe balıkçılık oranının büyük
olması hali.
growth overfishing [büyüme aşrı avcılığı] 2- Stoğa katılan birey
başına düşen ürün (=iç-göçer başına düşen ürün) eğrisindeki balıkçılık payında
kayıplar, büyümeyle artıştan fazla ise büyümede aşırı avcılık söz konusu olur.
Bu da basitçe Fmax olup genç balığın daha büyüme potansiyelini
gerçekleştirmeden avlanmasıdır. Burada, avlanan balıkların çoğunun küçük, yani
ağ göz genişliğinin çok küçük ve harcanan çabanın ise çok büyük olması, büyüme
aşırı avcılığına yol açar. Eğer balıklar daha büyük olduklarında avlansalardı,
balıkçılıkta, ağırlık olarak daha fazla ürün elde edilebilirdi. Aşırı
balıkçılık baskısının kaldırılması halinde ilgili türün ömrü sürecinde stok
kendisini toparlayabilir. ® Recruitment overfishing (İç-göç aşırı
avcılığı). ® Economic overfishing (Ekonomik aşırı
avcılığı).
growth phases [büyüme evreleri] 1- Bir popülasyon ya da stok
miktarının zamana göre değiştiği aşamalar. i-
Alışma evresi (lag phase); organizmanın ortama alıştığı, büyümenin çok az
olduğu süreç. ii- Logaritmik artma
evresi (log growth phase); hızlı büyüme (artış) süreci. iii- Gecikme evresi (delay phase); büyümenin yavaşladığı süreç. iv- Durağan evre (stationary phase);
birey sayısının değişmediği süreç. v-
Logaritmik azalma evresi (log extinction phase); birey sayılarının hızla
azaldığı süreç. vi- Bu süreci ya da
evreyi (vii-) logaritmik olmayan
gecikmeli azalma izleyebilir.
growth phases [büyüme evreleri] 2- Erken
gelişme dönemlerinde organizmaların geçtikleri farklı büyüme süreçleri. Bu
süreçlerde organizmaların şekil ve fizyoloji-lerinde ani değişiklikler olur.
Aşırı değişme durumu (başkalaşma) metamorfoz olarak tanımlanır.
growth rate [büyüme hızı] 1- Bir yıl ya da mevsimde balığın ağırlık artışının başlangıç ağırlığına
oranıdır. Ortalama ağırlığın yaşa göre bir fonksiyonu olarak çoğunlukla v.
Bertalanffy eğrisinde (K) olarak ölçülür; W=Wmax[1-exp (-K yaş)]. Balıklar sürekli büyürler fakat yaşlandıkça
büyümeleri giderek yavaşlar. Balıkçılık idaresinde balıkların hızlı büyüdükleri
verimli dönemde büyümelerine izin verilir ve ne genç ne de yaşlı olan (orta
yaşlı) bireylerin verdiği (iyi) ürünün elde edilmesi amaçlanır.
growth rate [büyüme hızı] 2- Belirli bir sürede bir popülasyonun ne kadar büyüdüğüne ait değerdir. Bu
içsel büyüme hızı çoğunlukla büyüme modellerinde tahmin edilir ve
sürdürülebilir hasat düzeyinin belirlenmesi için önemlidir.
growth ring [büyüme halkası] Balığın sert aksamında ağaç halkaları gibi yeni
malzemenin bir öncekinin üstüne biriktirilmesiyle oluşan ve balığın yaş
tayininde kullanılan halka. Balıkların hızlı büyüme döneminde daha çok CaCO3
ve yavaş büyüme döneminde daha az CaCO3’ı sert aksamlarında
biriktirmeleriyle oluşan ve yaz ve kış halkaları olarak da adlandırılan
büyümeye ait işaretler.
growth sculpture [heykelsi büyüme] Yumuşakça görünüşünün
heykelsi (yontu gibi) olması.
growth zone [büyüme kuşağı] ® Growth ring
(Büyüme halkası).
grunts (Pomadasyidae) [Gargurgiller] ® Haemulidae (Sin: Pomadasyidae).
Gryphaeidae (foam oysters, honeycomb oysters) [?] Günümüzde yaşayan
türleri azdır. Türler katı tabansal malzemeye sol kabukları yapışıktır. Alt
(yapışan) kabuk dışbükey üst kabuk yassı ya da içbükeydir.
GSI (abbrev) [gonado-somatik indeks] ® Gonado-Somatic Index.
GSR (abbrev) [gonado-somatik
oran] ® Gonado-Somatic Ratio.
Gualtieri’s top-shell [?] ® Calliostoma gualtierianum.
guide [klavuz] 1- Yol gösterici. Oltacıları en
uygun av alanına götüren meslek erbabı kişi.
guide [yönlendirici] 2- Balıkları bir yere yönelterek avlamak ya da tehlikeden uzaklaştırmak için
kullanılan ışık, hava kabarcığı, ses, elektrik, çit, perde vb, gibi her türlü
vasıtadır.
Guillemin’s
moon-shell [?] ® Lunatia guillemini.
Guitarfishes [Kemane-balığıgiller] ®
Rhinobatidae.
gulf (bay) [körfez] ® Bight.
Gulf Stream [Gulf Stream] Dünyada bilinen
büyük nehirlerin toplamından daha büyük deniz akıntısı olup 80-
gulper shark [köpekbalığı] ® Centrophorus granulosus.
gunnels (Pholididae) [Tereyağıbalığıgiller] ® Pholidae (syn.) Pholididae.
guppy (molly, platy) [Gupigiller,
Lebistesgiller] ® Poeciliidae.
guppy [gupi] ® Poecilia reticulata (syn. Lebistes reticulatus)
guppy experiment [gupi (guppy) deneyi] İki bilim adamı (Silliman ve Gutsel) guppy balığını Poecilia reticulata
(Sin. Lebistes reticulatus)
4 ayrı su tankında 174 hafta boyunca laboratuarda tutarak balıkçılığın stok
üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Bu süre 58 guppy kuşağına denktir. Deney
süresince sıcaklık ve besin miktarı sabit tutulmuştur. Olası yamyamlık, yeni
kuşaklara yeni alanlar açılarak önlenmiş ve stok biyokitlesi her hafta yapılan
tartımlarla belirlenmiştir. 40. haftadan sonra tanklardan ikisine 3’er haftalık
aralıklarla balıkçılık uygulanmış ve mesleki balıkçılıkta olduğu gibi genç
balıkları koruyan ağ göz genişliği kullanılmıştır. Balıkçılık şiddeti %10, %25,
% 50 ve %75 olarak artırılarak uygulanmıştır. Avcılığın uygulanmadığı tanktaki
stok 60. haftaya (20 kuşağa denk) artmış ve bundan sonra denge durumuna
ulaşmıştır. Avlanan tanklardaki stok %75’lik avcılıkta 7 kuşağa denk düşen 21
hafta sonra tamamen çökmüştür. Bu deney aşırı balık avcılığının stokları
çökerteceğine verilen önemli örneklerdendir.
gurdy [vinç] ® Winch.
gurnards (sea
robins) [Kırlangıçbalığıgiller] ® Triglidae.
gut [karın] Sindirimle ilgili olan vücut kısmı.
gut cavity (coelom, abdominal cavity) [karın boşluğu] ® Body cavity.
gutted [iç-organsız] Balığın sindirimle ilgili kısmının vücuttan çıkartılması. Solungaçlı ya da
solungaçsız olabilir.
gutted weight [iç-organsız ağırlık] Sindirimle ilgili (mide ve barsak vs) kısımları
denizdeyken çıkartılmış balık ağırlığı. Balığın toplam ağırlığının bulunması
için bir çevirme faktörü kullanılır.
gw; GW (abbrev) [brüt ağırlık] Gross Weight.
Gymnammodytes cicerelus (Mediterranean sand eel) [kum
balığı] Tabansaldır
(demersaldır). Boyu TL=17 cm olabilir. Balıkçılığı vardır. Kaba kumlu çakıllı
tabanda bulunur.
gymno- (prefix) [gimno-] Çıplak.
Gymnodinium [Gymnodinium]
Tek bir kamçı (flagellum) taşıyan bir Dinoflagellate
cinsidir. Bu cinsin önemli özelliği kızıl gelgit oluşturan türleri
barındırmasıdır.
Gymnothorax unicolor (brown moray) [kahverengi
müren] Tabansaldır
(demersaldır). 0-20 metreler arasında rastlanır. Boyu TL=100 cm olabilir.
Balıkçılığı önemsizdir. Kaba çakıllı, kayalık kıyı kesiminde bulunur. Oyuk,
kovuk ve mağaralara girer. Tehlikesizdir.
Gymnura altavela (spiny butterfly
ray) [iğnelivatoz, kazıkkuyruk balığı] Tabansaldır
(demersaldır). Acı-suya girer. 5-
gyn [gin] Dişi, dişi özellik. Örnek;
jinandromorf (gynandromorph). Erkek ve dişi özellikleri taşıyan.
gynandromorphy [karmaeşeyli] Erkek ve dişi özelliklerini birlikte taşıyan. Her iki eşeye ait
özellikleri vücudunda taşıyan. Erkek ve dişi özellikleri ve organlarını taşıyan
ve doğumunda erkek ya da dişi olduğu kesin belirlenemeyen birey.
gynogenesis [ginogenez] İstikrarlı bir şekilde dişi kuşak oluşmasıdır. Burada diploid ya da
triploid yumurtalar çift eşeyli (cinsiyetli) bireylerin atmığı ile uyarılır.
Babadan gelen kromozomlar embriyon oluşumunda herhangi bir rol almaz. Yavrular
yapı ve kromozom sayısı bakımından ananın tekrarıdır. Bu şekildeki üremede dişi
bireyler oluşur. Örnek: Poeciliidae ailesinde Poecilia (Mollienisia) formosa
ve Poeciliopsis monacha-lucida.
Cyprinidae ailesinde Carassius auratus ve Phoxinus neogaeus.
gypsum [alçıtaşı] Sulu (hidratlı) kalsiyum sülfat (CaSO4-2(H2O).
gyre [döngü (dönen,
deveran)] Okyanus ve deniz
akıntısının dairesel hareketi. Kuzey yarımkürede saat yönünde, güney
yarımkürede saat yönünün tersine hareket.