C [updated last  March 09, 2016]

0C (abbrev) (degrees centigrade) [Santigrat derece]. 

C.G.S System [C.G.S Sistemi]  Santimetre, Gram ve Saniyeyi kullanan birim sistemi.

C/E (c.p.u.e) (abbrev) [birim av] ® Catch per unit of effort.

cabine [kabin, kabuk] ® Nacelle.

cable [gomina] 185 metre mesafe (1/10 deniz mili).

cableway [vargel] Vinç tellerinin tambura düzgün sarılmasını sağlayan düzenek.

cabotage [kabotaj] Ulusun (devletin) hükümranlığı altındaki kıyısal sular ve limanlarında ticaret ve taşımacılık yapma hakkıdır. Türkiye’de Kabotaj Bayramı 01 Temmuz’da kutlanmaktadır.

cachalot (sperm whale) [amberbalığı, adabalığı, kadırga balığı] ® Physeter catodon.

Cadenat's rockfish [?] ® Scorpaena loppei.

cage [kafes] Açık suda balık kültüründe kullanılan tel ya da ağdan yapılarak oluşturulmuş kapalı alan, yer.

cage culture (pen culture) [kafes kültürü] Ağıl tipli ağ kafes düzenekle balıkların kültürü. Tabana demirlenmiş ya da yüzen kafeste balık yetiştirmek ya da beslemek.

calamary (squid) [kalamar] ® Loligo.

calamus [kamış] Octopoda’nın (sekiz kolluların) yüzen kolisindeki (hecto-cotylus) konik meme ucu sperm kanalı (oluğu) ile sona erer ve dilcik (ligula) kaidesine doğru yönelir. 

Calappa granulata (shamefaced crab) [utangaç yengeç] Orta ya da iri boylu yengeçtir. Karapaksı yüksek ve dışbükey olup öne doğru daralır. Rengi sarımsı olup sırtı boylamasına iri ve küçük lekelidir. Karapaks boyu en çok 8 cm eni ise 11 cm olabilir. Çoğunluğun karapaks boyu 4 cm ve eni ise 5 cm kadardır. Kumlu, çamurlu ve kabuklu tabanda yaşar. Kuma gömülür. 13 m'den 400 m^ye kadar yayılır ancak sıklıkla 30 m ile 150 m'ler arasında rastlanır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

calcified [kireç taşlaşmış] Organik madde arasına (Argonaute), aragonit kristalleri halinde yerleşmiş kalsiyum karbonat (CaCo3) örneğin sübye kabuğu.

calcified cartilage [kalkerli kıkırdak] Omur ve dişlerde rastlanan kalsiyum tuzu ihtiva eden ve bu nedenle sertleşmiş kıkırdak.

calcite [kalsit] Kireç, kireçten.

calibration [kalibrasyon (düzenleme, ayar)] Kullanılan cihazın ölçüm değerlerini bir standarda göre düzeltme, uygulama ve işlemidir. Türkçede doğrudan karşılığı olmayan bu terim yerine ayar, ayarlama, düzenleme gibi kelimeler kullanılmaktadır. Çoğunluk ise Türkçeleştirilmiş kalibrasyon kelimesini kullanmaktadır.

Californian incubator [Kaliforniya kuluçkası] Özellikle alabalıkgil yumurtasının çatlamasında kullanılan yatay kuluçkalık.

Callanthias ruber (parrot seaperch) [kırmızıberber balığı, berber balığı] Tabansaldır (demersaldır) ve 50-500 metrelerde rastlanır. Balıkçılığı önemsizdir. TL=60 cm olabilir. Kayalık ve çamurlu kesimde ve su altı mağaralarında bulunur.

Calliactis parasitica (hermit anemone) [?] Hormathiidae ailesi bireyidir. Canlının kolon şeklindeki gövdesi güçlü bir silindir olup boyu 8 - 10 cm'dir. Rengi beyazımsı ya da sarımsı olup boylamasına şeritlidir. Dokunaçları görece kısa olup 3 cm kadardır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bir iki metreden birkaç metreye kadar bulunur. Hormathiidae ailesi bireylerinin çoğu Pagurus yengecinin bulunduğu kabuklara yapışık yaşar. Bu bir ortak-yaşarlık (kommenzalizm) örneğidir. Şakayık besin artıklarından Pagurus ise şakayık tarafından düşmanlardan korunur. Elle ve sürüklenen av araçları ile elde edilir.

Callinectes sapidus (blue crab) [mavi yengeç] İri yengeçlerdendir. Karapaks eni (genişliği) boyundan oldukça (2 kez daha) büyüktür. Kabuk rengi yeşilimsi; olgunlaşmış erkeklerde kıskaç mavidir. Erkeklerde karapaks boyu en çok 9 cm, dişilerde 7,5 cm olabilir. Dikenler dahil edildiğinde karapaks eni erkeklerde 21 cm'ye ve dişilerde 20,4 cm'ye ulaşır. Sıkça rastlanan boyları 10 - 16 cm kadardır. Çamurlu kumlu kıyısal tabanda yaşar. Kuzey Amerika sularının yerlisidir. Kazaen Akdeniz'e taşınmıştır. Zaman zaman boldur. Türkiye'nin çoğunlukla doğu Akdeniz kıyısında bulunur. Avcılığı vardır.

Callionymidae (dragonets) [Üzgünbalığıgiller] Actinopterygii (Işınlı-yüzgeçliler) sınıfı, Levreksiler (Perciformes) takımı, Callionymoidei alttakımının 18 cinsi barındıran ailesidir. Ailede 130 tür bulunmaktadır. Aile daha çok tropik ve alt-tropik (sub-tropik) sularda yaşar. Gövde uzun ve hafif yassıdır. Baş genişçe olup içe çökmüştür. Üst çene öne uzayabilir (protraktil). Genellikle tüysü (villiform) bir sıra dişi vardır. Ön solungaç kapağında diken bulunur. Gözler iridir. Yüzgeçleri büyük ve uzuncadır. Sert ve yumuşak sırt yüzgeçleri ayrılmıştır. Yanal çizgi gözeneklerden oluşur. Gövde pulsuzdur. Kum renginde, bazen çok renkli çubuklar ve lekelerle kaplıdır. Bazı türler cinsiyetlerine göre iki renklidir (dikromatiktir). Yakın kıyısal kumlu ve çamurlu tabandan 650 m civarı derinliklere kadar yaşarlar. Küçük boylu (2-30 cm), bentik (tabansal) balıklardır. Kabuklular, solucanlar ve küçük omurgasızlarla beslenirler. Orta-suda yumurtlarlar.

Callionymus fasciatus (banded dragonet) [şeritliüzgün balığı, üzgün balığı] Tabansaldır (demersaldır). TL=12 cm olabilir. Kumlu zeminde bulunur.

Callionymus flamentosus (blotchfin dragonet) [lekeliüzgün balığı, üzgün balığı] Tabansal (demersal) türdür ve 16-100 m derinliklerde rastlanır. TL=20 cm olabilir. Balıkçılığı yoktur. Kıyısal kesimde kumlu, çamurlu zeminde bulunur.

Callionymus lyra (dragonet) [üzgün balığı] TL=30 cm olup 6 yıl yaşayabilir. Balıkçılığı önemsizdir. Tabansal (demersal) tür olup 5-430 m derinliklerde rastlanabilir. Kumlu, çamurlu zeminde bulunur. Yaşadığı alanı savunur. Erkekler birbirlerine karşı saldırgandır. Yumurta ve kurtçukları (larvaları) yüzücüdür (pelajiktir). Ağılıdır (zehirlidir).

Callionymus maculatus (spotted dragonet) [mine balığı, benekliüzgün balığı, üzgün balığı] Tabansal (demersal) olup 45-650 metrelerde rastlanır. TL=16 cm olabilir. Kişisel tüketim için avlanır. Kumlu zeminde bulunur. Yumurta ve kurtçukları (larvaları) yüzücüdür (pelajiktir).

Callionymus pusillus (sailfin dragonet) [küçüküzgün balığı, üzgün balığı] Erkeği TL=14 cm ve dişisi TL=10 cm olan tabansal (demersal) bir balıktır. Bazen 100 metre derinlikte rastlanır. Sığ sularda kumluk yerlerde yaşar. 

Callionymus risso (dotted dragonet) [noktalıüzgün balığı, üzgün balığı] TL=11 cm olan tabansal (demersal) bir balıktır. 15-150 metrelerde yayılır. Kişisel tüketim için avlanır. Sığ suda kumluk zeminde bulunur. Yumurtlayarak çoğalır. Yumurta ve kurtçukları (larvaları) yüzücüdür (pelajiktir).

Calliostoma conulum (shining top-shell) [?] Yaygın tür değildir. Çamurlu, döküntülü cirkalitoralde yaşar. Boyu en çok 2,7 cm, çapı 2,5 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.

Calliostoma granulatum (granular top-shell) [?] Çamurlu, döküntülü cirkalitoralde yaşar. Boyu en çok 3,6 cm, çapı 3,5 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.

Calliostoma gualtierianum (Gualtieri’s top-shell) [?]  Yaygın tür değildir. Boyu en çok 1,9 cm, çapı 1,3 cm olabilir. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur. 

Calliostoma laugieri (Laugier’s top-shell) [?] Kumlu-çamurlu Posidonia çayırları    kesiminde yaygındır. Boyu en çok 1,5 cm, çapı 1,3 cm olabilir. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur. 

Calliostoma zizyphinum (painted top-shell) [?] Çamurlu, döküntülü kesimde barınır, yaygın değildir. Boyu en çok 4,5 cm, çapı 3,9 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. 

Callista chione (smooth callista) [?] Sin. Cytherea chione; Meretrix chione. Kabuk uzunlamasına oval olup katıdır. Dışı parlak ve hemen hemen pürüzsüzdür. Dış deri (zar) parlak görünümlüdür. Asıl dişler 3 adet olup farklıdır. Manto sinüsü derindir. Kabuğun iç kenarları pürüzsüzdür. Rengi dışta esmerden pembeye çalar, eş merkezli bantlıdır; içte beyazdır. Boyu en çok 11 cm ve sıklıkla rastlanan boyları 6 - 8 cm arasındadır. Temiz kuma sığca gömülür, 200 m derinliğe kadar yayılır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

callosity [nasırlanma]  ® Callus.

callum [kallum] Bazı Pholadidae bireylerinde ayak girişini kapatan kabuğun ön uzantısını oluşturan kalkerli yapı.

callus [nasır] Sarmal eksenin kabuk ağzında (açıklığında) olup göbeği gizleyen ya da onu az ya da çok tamamıyla kaplayan oluşum. Kabuk içi katmanının görünüşü.

calm sea [limanlık] Denizin çalkantısız halini belirten anlatım.

calorimeter [kalorimetre] Isıölçer.

Calypraeidae  (?) [?]Kabuk koni ve ya da şapka şeklindedir. Tepede (dorukta) sarmal hareket görülür. Kabuk ağzı kapağı yoktur. Erselik (hermaphroditic) hayvanlardır. Gençken erkek ancak daha sonra diğer hayvanların durumuna göre dişi olurlar.

Calyptraea chinensis (Chinese cup- and saucer) [?] Cirkalitoral katta diğer boş kabuklar üzeride yaygın türdür. Boyu (yüksekliği) en çok 0,9 cm, çapı ise 2,2 cm kadardır. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur. 

Cambrian [Kambriyen] Jeolojik çağ. 500-400 milyon yıl öncesi dönem. Omurgasızların büyük bir kısmı bu dönemde ortaya çıkmıştır.

Campanulariidae (?) [Campanulariidae] Leptomedusae alttakımının bir ailesidir.

Campogramma glaycos (vadigo) [çıplak] Taban üstünde askıda ve su kolonunda dolaşan yüzücü (pelajik) balık türü olup TL=70 cm boy ve 2,8 kg ağırlığa ulaşabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Dip ve orta-su trolü ile avlanır. Daha çok sığ suda bulunur ve sürü oluşturan balıklarla beslenir.

canal [kanal] Yapay su yolu.

cancer [yengeç dönencesi] Kuzey yarımküredeki dönence. Yaz dönencesi-Gündönümü. Güneşin kuzeyden güneye yönelmesi.

Cancer pagurus (edible crab) [pavurya] Kabuklular (Crustacea) kabilesi, Onayaklılar (Decapoda) takımı, Cancridae ailesi, Cancer cinsi bir yengeç türüdür. Kıyıda kaba çakıllı tabanda ve kayalıkların altında, açıkta çamurlu kumlu zeminde 100 metre derinliğe kadar rastlanır. Kırmızımsı esmer oval kabukludur. Kabuk (bağa=karapaks) boyu 17 cm ve eni 25-29 cm kadar olabilir ama çoğunlukla 15 cm civarındadır. 11 cm civarında cinsi olgunluğa ulaşır. Sürünür gibi hareket eder. Kalın kabuk ve güçlü makaslı kolları vardır. Yırtıcıdır. Diğer kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Avrupa denizlerinde yaşar. Yenir.

Caneva's blenny [horozbina] ® Lipophrys canevae.

cannibalism [yamyamlık, kanibalizm] Kendi türünü yemek. Balıklarda sıkça görülür.

canoe [kano] Hafif, dar kayık.

Cantharus dorbignyi (D’Orbigny’s buccinum) [?] İnfra ve mediolitoralde yaygındır. Kayalık tabanda yayılır. Boyu en çok 2,1 cm, eni 1,1 cm kadardır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.   

canyon [kanyon] 1- Derin, dik geçit. 

canyon [kanyon] 2- Okyanus ve denizlerdeki görece dar, derin ve dik yarıklar. 

cap shells (cap snails) [?] ® Capulidae.

capacity [kapasite] ® Fishing capacity (Balıkçılık kapasitesi).

capacity factor [kapasite faktörü] Bir aracın avlama yeteneğinin göstergesidir ve teknenin boyut, motor gücü ve teknik özelliklerine bağlı olarak değişmektedir.

cape [burun] Denize doğru uzanan kara parçası.

capricorn [oğlak dönencesi] Güney yarımküredeki dönence. Kış dönencesi. Güneşin güneyden kuzeye yönelmesi.

Caproidae (boarfishes) [Peri-balığıgiller] Actinopterygii sınıfı, Zeiformes takımı, Caproidae ailesi 2 cinste (Antigonia 11 tür, Capros 1 tür) toplam 12 türü barındırmaktadır. Hint, Atlas ve Büyük Okyanusta çoğunlukla 50 m derinlikte yayılmışlardır. Akdeniz’de bir türü yaşamaktadır. Gövde uzun ve basıktır. Ağız küçüktür ve öne çıkabilir (protraktildir). Ağız dışa uzatıldığında uzun bir boru halini alır. Sırt yüzgeçleri uzun ve güçlüdür. Göğüs yüzgeçleri yuvarlaktır. Pullar küçük olup taraksıdır (ktenoidtir).  En çok 30 cm toplam boya ulaşırlar. Gövde canlı kırmızıdır, bazen enlemesine sarı renkli çubukludur. Renkler ilk 200 metrede yaşayan örneklerde solgundur.

Capros aper (boarfish) [tambur balığı, trampet balığı, peri balığı] Tabansal (demersal) olup 40-600 metrelerde rastlanır. TL=30 cm olabilir. Balıkçılığı yoktur. Topluluk ve sürü oluşturur. Kayalık ve kumlukta bulunur. Erkekler dişilerden küçüktür.

capsize (overturn) [alabora, alabura] Geminin yan yatarak devrilip ters dönmesi, altüst olması.

capsule [kapsül] Canlılarda herhangi bir yapıyı içine alan kese biçimli zar, kılıf.

Capulidae (cap snails, cap shells) [?] Kabuk kapşona benzer, tepe sağa kıvrıktır. Çapı hızlı büyür, ağız geniş olup kabuk ağzı kapağı bulunmaz. Akdeniz sular sisteminde tek türü bulunmaktadır.

Capulus ungaricus (Hungarian cap-shell, bonnet shell) [?] Yaygın türdür. İnfra ve cirkalitoralde döküntü ve çakıllar ile diğer kabuklara yapışık yaşar. Çapı en çok 6,0 cm ve yüksekliği 2,2 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.  

caramote prawn [jumbo karides] ® Penaeus (Melicertus) kerathurus.

Carangidae (jacks, pompanos, jack mackerels, scads) [İstavritgiller] Actinopterygii sınıfı, Perciformes takımı, İstavritgiller (Carangidae) ailesinde yer alan 30 cinste 151 türü kapsamaktadır. Atlas, Hint ve Büyük Okyanusta yayılmışlardır. Deniz balıklarıdırlar. Çoğu türü hızlı yüzen yırtıcılardır. En irileri Seriola dumerilii 2 m boya ulaşır. Ailenin diğer türleri 25-100 cm boydadır. Gövde şekilleri değişkendir. Bazı türlerin kuyruk sapında yanal bir karina ya da iki taraflı çift karina mevcuttur. İçi yağ dolu gözkapağına sahiptirler. Çenelerde dişler çok sıralıdır, şerit halindedir. Solungaç yayı dikenleri değişkendir. Sırt yüzgeci iki adettir. Dışkıl (anal) yüzgeç değişken yükseklikte ve ön loplu olup sert ve yumuşak ışın tarafından izlenir. Türlerin çoğunda, kuyruk çatallı ve eşit lopludur. Pullar çok küçük ve çemberimsidir (sikloid) fakat 2 türde taraksıdır (ktenoid). Yanal çizgi öne doğru bükülmüştür, kuyruğa kadar düzdür. Dikensi pullar (scutes) iri ve kalın olup yanal çizgi üzerinde sivri ve bazı türlerde de çıkıntılıdır. Sırt koyu renklidir (yeşil ya da siyahımsı mavi). Böğür solgundur (gümüşi beyaz ya da altın sarısıdır). Baş, gövde ve yüzgeçler renklidir. 

Caranx crysos (blue runner) [kral balığı] Mercan resifleriyle ilişkili olup 0-100 m derinliklerde yayılır. Boyu TL=70 cm, ağırlığı 5 kg ve 11 yaşında olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Yakın kıyıda sürü oluşturan bu türün genç bireyleri yüzer malzemeyle birlikte görülür. Erinler açıkta yumurtlar. Beğenilen balıktır.

Caranx hippos (crevalle jack) [kral balığı] Mercan resifleriyle ilişkili okyanus-göçer (okyanodrom) bir balıktır. TL=124 cm ve 32 kg olabilir. 1-350 m derinliklerde yayılır. Acı-suya girer. Ticari balıkçılığı vardır. Erinleşmemiş bireyleri nehir ağızlarının çamurlu tabanında ve kumlu sahillerde bulunur. Hızlı yüzen sürüler oluşturur fakat büyük bireyleri tek gezer.

Caranx rhoncus (false scad, spotfin scad, ten-finned horse mackerel, yellow horse mackerel) [horlayankral balığı] Taban üstünde askıda ve su kolonunda dolaşan taban-yüzücü (benthopelagic) bir balık türü olup TL=60 cm boy ve 1 kg ağırlıkta olabilir. 30-200 m derinliklerde yayılır. Ticari balıkçılığı vardır. Sıklıkla 30-50 m’lerde tabana yakın durur. Sürü oluşturur.

carapax (shild) [bağa (karapaks)] Sırtı tamamıyla örten kitinden yapılmış yaprak şeklinde vücut örtüsü.

Carapidae (pearlfishes) [İğnebalığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Ophidiiformes takımının tropik ve alt-tropik sularda yayılan bir ailesidir. Kıta sahanlığı yamacı ve derinde bulunurlar. Yumurtaları ovaldir. Aile Carapus (6 tür), Onuxodon (3 tür), Echiodon (12 tür), Snyderidia (1 tür), Eurypleuron (2 tür), Encheliophis (6 tür), Pyramodon (4 tür), olmak üzere 7 cins ve 34 türü içermektedir.

Carapus acus (pearl fish) [inci balığı] Göçmen olmayan 100 m derinliğe kadar rastlanan tabansal (demersal) bir balıktır. TL=21 cm. Balıkçılığı yoktur. Sığ sulardaki denizhıyarının karnında ortakçı (komenzal) olarak yaşar. Kısmen hıyarın dışına uzanır, geceleri beslenmek için denizhıyarını terk eder.

Carassius auratus (goldfish) [havuz balığı] Nehir ve göllerde yavaş akan ya da durgun sığ suda (0-29 m) bulunur. Tabansal (demersal) olup ırmak-göçer (potamadrom) balıktır. Bitkiler, kabuklular, böcekler vb ile beslenir. Yumurtalarını su altındaki bitkiler üzerine bırakır. Yumurtlayan (ovipar) olup kurtçukları (larvaları) yüzücüdür (pelajiktir). En çok %o17 tuzluluğa kısa süre dayanabilir. Yenilebilir fakat pek tüketilmez. 3 kg ve kabaca 60 cm olabilir. Akvaryumda 30 yıl yaşayabilir.

Carbon [karbon] 1- Devon ile Permiyen arası evre. 280-210 milyon yıl öncesi dönem.

carbon [karbon] 2- Periyodik tablosunun 4. grubunda yer alan element.

carbon 14 method (14C) [karbon 14 yöntemi (14C)] 1- Birincil üretimi belirlenecek çevreden alınan su örneklerinin konduğu şişelerden biri gündüzü (gün ışığının olduğu üretim dönemine ait) diğeri geceyi gün ışığının olmadığı süreyi yani tüketim sürecine ait değeri verir. Birincil üretim ölçümü yapabilmek için 14C izotopu bir tuz formunda (sodyum karbonate, Na2CO3) olarak verilir. Belirli ve istenen süre sonunda şişelerdeki örnekler süzülür. Filtrelerdeki radyoaktif karbon azalması sintilasyon sayacında sayılır. Hesaplamada üretim eksi tüketim eşittir üretilen organik madde miktarıdır. 

carbon 14 method (14C) [karbon 14 yöntemi (14C)] 2- Karbon 14 yöntemi ile denizlerde fotosentetik hücrelerin (fitoplankton) inorganik maddeleri organik maddeye çevirme hızları saptanır. Denizlerin ışıklı tabakasından yüzeyden ışığın bittiği noktaya kadar olan derinliklerden (yüzey, yüzey ışık düzeyinin sırası ile %50, %25, %10, %1 ve %0,1 seviyelerine düştüğü derinliklerden) Nansen kaplarıyla su örnekleri alınır. Nansen kabındaki sulardan 2’si ışık geçiren (=aynı koşullarda çift ölçüm-deney tekrarı) 1’i ışık geçirmeyen şişeye ışığın çok az olduğu ortamda su örnekleri alınır ve içlerine radyoaktif 14C izotopu (sodyum bikarbonat, NaH-14CO3 formunda) eklenir. Tamamen karartılmış (tüketim) ve diğer aydınlık şişelerle birlikte (üretim) ait oldukları derinliklerde gün ortasına gelecek süreçte (sabah 10:00 - öğleden sonra 2:00) arasında 4 saatliğine yerinde kuluçkaya(NOT) (incubation) alınır. Deney bitiminde tüm şişeler zaman geçirmeksizin karanlık ortamda tutularak uygun filtrelerden (membran filtre 0,2 µm) süzülür. Filtre üzerinde kalan ve fotosentetik hücrelerce tutulan reaktif karbon uygun işlemlerden sonra sıvı sintilasyon cihazında (parıldama sayacında) beta ışıma aktiviteleri ölçülür (sayılır). Bu yolla birim zamanda ortamdaki mevcut fotosentetik hücrelerin karbon asimilasyonu hızları ışık alan almayan şişlerdeki değerlerin farkı hesaplanarak bulunur.

NOT: Gemi zamanının pahalı olması nedeniyle doğada yapılması gereken bu (14C) deneyi gemi  güvertesinde uygun benzeşim (simulasyon) düzeneği ile yapılır. Işığın %100 (yüzeyde) ve yüzey altı derinliklerdeki %50, %25, %10, %1 ve %0,1 şiddetleri üretimin hesaplanabilmesi için benzetilir. Ancak tabakalanmış ve hareketli ortamın sıcaklığının benzetilmesi ile doğada değişebilen ışık şiddetinin aynı şekilde benzetilmesi olası değildir. En iyisi deneyi yerinde yapmak olsa da her iki yöntemin benzer sonuçlar verdiğine dair yayınlar da bulunmaktadır.

carbon cycle [karbon döngüsü] Karbon’un su, toprak, canlı, atmosfer arasında dolaşması.

carbon dioxide [karbon dioksit] Solunum sonucu canlıların ürettiği, yanma sonucu organik maddelerden çıkan boğucu gaz (CO2).

carbon monoxide [karbon monoksit] Organik maddelerin (örneğin kömür) tam yanmaması sonucu oluşan, renksiz, tatsız, kokusuz zehirli bir gaz (CO).

carboniferous [karbonifer] 365-290 milyon yıl önceki Palazoik dönemde bir süreç.

Carcharhinidae (sand sharks, whaler sharks) [Harhariyasgiller] Kıkırdaklılar (Chondrichthyes) sınıfı Lamniformes takımı Odontaspididae ailesini kapsar. Bu aile bazen Carchariidae adıyla da anılmaktadır. Carcharias ve Odontaspis adında iki cinsi vardır. Boyları küçüklü büyüklüdür. Gövde ve kuyruğu silindir biçimlidir. Beş kısa solungaç yarığı vardır. Orta boydaki solungaç yarıkları çifttir. Gözler yanlarda olup iyi gelişmiştir. Alt göz zarı (kapağı)  bulunur. Dişler 3 sıradır. Sırt yüzgeci iki tanedir. İkinci sırt yüzgeçleri büyüktür. Neredeyse bütün denizlerde bulunurlar. İri türleri derinlerde ve okyanuslarda görülür. Güçlü yüzücülerdir. Yakın kıyıda rastlamak mümkündür. 3-6 metre boya ulaşabilirler. Değişken renkli olup sırt genellikle grimsi ya da esmerdir, karın beyazdır. Canlı doğurucudurlar. Bütün türleri eteneli=plasentalı (viviparous) yavru doğurur. Yavru sayısı 2-80 arasında değişebilir ancak çoğunlukla 10’dan azdır. Güçlü olan yavrular doğumdan önce ana karnında zayıf kardeşlerini yerler. Gebelik 9–12 ay sürer. Kedibalıkları, balıklar, kaplumbağalar kuşlarla, deniz memelileri ve ayrıca omurgasızlarla (yumuşakçalar, yengeçler) beslenirler. Akdeniz’de 7 türüne sıkça rastlanır. 

Carcharhinus brevipinna (spinner shark) [sivriburun camgöz] 0-1,000 metre derinliklerde rastlanır. Boyu TL=3 m ve ağırlığı 90 kg olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kıta sahanlığı ve açıkta bulunur. Sürü oluşturur ve okyanus-göçerdir (okyano-dromdur). Ağzı açık iken dikey helezoni hareketle balık sürüsünü avlar. Bu hareketi su yüzeyinden görülür. Canlı doğurucudur (viviparous). Eti yenir, deri ve yağından yararlanılır. Soyu tehlikedeki türler içerisinde, tehdide yakın sınıfında değerlendiril-mektedir. 

Carcharhinus limbatus (blacktip shark) [köpekbalığı] Etraf-göçer (amfidrom) olup acı ve tatlı-su arasında hareket eder. Boyu TL=275 cm, ağırlığı 129 kg ve 12 yaşında olabilir. 0-30 m arasında rastlanır. Balıkçılığı vardır. Kıyı ve açık-su balığıdır. Irmak ağzına, körfez ve limanlara girer. Gençleri kumsal boyunca yayılır. Canlı doğurucu (vivipar) olup bir batında 10 yavru verir. Eti yenir. Kızdırılınca insanlara saldırır. Soyu tehlikedeki türler içerisinde, tehdide yakın sınıfında değerlendirilmektedir.

Carcharhinus melanopterus (blacktip reef shark) [siyah yüzgeçli köpek-balığı] Etraf-göçer (amfidrom) olup acı ve tatlı-su arasında hareket eder. Boyu TL=2 m ve ağırlığı 14 kg olabilir. 20-75 metreler arasında rastlanır. Balıkçılığı vardır. Sığ sularda barınır. Tek ya da küçük gruplar halinde görülür. Canlı doğurucudur (viviparous). Bir batında 46-52 cm boyunda 2-4 yavru verir. Karaciğeri yağ elde etmede, yüzgeçleri çorba yapımında kullanılır. Eti yenir. Soyu tehlikedeki türler içerisinde, hassas sınıfında değerlendirilmektedir. 

Carcharhinus plumbeus (sandbar shark) [büyükcamgöz balığı, camgöz] Okyanus-göçerdir (okyanodrom). 1,800 m derinliğe kadar rastlanır. Boyu TL=2,5 m ve ağırlığı 118 kg olabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Körfez ve limanlara girer. Kumsallık, taşlık kayalık zeminden uzak durur. Mevsimsel göç yapar, cinsiyetlerde çift-yapısallık (dimorfizm) görülür. Yumurtalar anne karnında döllenir. Eti yenir, deri ve yağından yararlanılır. Soyu tehlikedeki türler içerisinde, tehdide yakın sınıfında değerlendirilmektedir.

Carcharias taurus (sand tiger shark) [pamuk balığı] Okyanus-göçerdir (okyanodrom). 1-190 metre derinliklerde yayılır. Ticari balıkçılığı vardır. Boyu TL=320 cm ve ağırlığı 159 kg olabilir. Çoğunlukla taban üstünde ya da tabana yakın ya da bazen orta-suda ve yüzeyde durur. Suda yüzme yeteneğini artırmak için hava yutan tek köpekbalığıdır. Tek, birkaçı bir arada ya da büyük sürü oluşturmuş halde gezer. Canlı doğurucudur (ovovivipardır- yavrular anne karnında yumurtadan çıkar). Yavrular rahim yamyamlığı gösterirler (rahimdeki gelişmiş yavrular daha az gelişmiş kardeşlerini yer). Dağılım alanında yazın kuzeye, kışın güneye göçer. Eti Japonya’da çok beğenilmektedir. Diğer vücut kısımları farklı şekillerde değerlendirilir. Soyu tehlike altındaki türler içerisinde hassas sınıfında değerlendirilmektedir.

Carcharodon carcharias (great white shark) [canavar balığı, karkarias, canavar, harharias balığı, büyük beyaz köpek balığı] Mercan resifiyle ilişkili ve okyanus-göçerdir (okyanodrom). Acı-suya girer ve 0-1,280 m’ler arasında yayılır. TL=7,2 m boyunda, 3,4 ton ve 36 yaşında olabilir. Balıkçılığı önemsizdir. Oltayla avlanır. Tek ya da çift gezerler fakat 10 ve daha fazla bireyden oluşan beslenme ve avlanma grupları da kurarlar. Yumurtalar ana karnında döllenir. Canlı doğurucudur (ovovivipardır). Bir batında 7 yavru verir. İnsanlara saldırdığı söylenir. Balıktan deniz kuşlarına kadar her türlü besini alır. Bilinen en büyük ve tehlikeli yırtıcıdır. Eti, karaciğeri, derisi, yüzgeçleri, çene ve dişleri kullanılır. Soyu tehlike altında olan türler içerisinde durumu hassas sınıfındadır.

carcinogenic (oncogenic) [kanser yapıcı (karsinojenik, onkojenik)] Kansere yol açan (madde).

carcinology [karsinoloji] 1- Kabukluları inceleyen zooloji bilim dalı.

carcinology [karsinoloji] 2- Kötü huylu urları inceleyen tıp bilim dalı.

Carcinus aestuarii (Mediterranean shore crab) [çingene yengeci; çingene pavuryası; çağanoz] Sin. Carcinus mediterraneus. Gövde basık olup aralıklı kıllıdır. Kollar (bacaklar) güçlü, iri ve simetriktir. Yürüme bacakları incedir. Son bacağın parmak kısmı kürek şekilli değildir. Erkeğin gonopod’u düzdür ve dışa bükümlü (eğik) değildir. Rengi değişkendir. Erinleşmiş bireyler çoğunlukla koyu yeşil renkli olup esmer ve siyaha çalan beneklidir. Karın yüzeyi beyazımsı ve ya da sarımsıdır. Bazı bireylerde bu değişebilir. Karapaks boyu en çok 6 cm ve eni 7,5 cm olabilir. Genelinde en 2 - 5 cm kadardır. Kılarda yaşar. Alt litoralda ve acı-sulu deniz kulaklarında ve her türden çökel üstünde yaşar. Türkiye'nin Akdeniz, Ege ve Karadeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Carcinus mediterraneus (Mediterranean shore crab) [çingene yengeci; çingene pavuryası; çağanoz] ® Carcinus aestuarii.

Cardiidae (true cockles) [?] Kalp şeklinde ışınsal kaburgalı midyelerdir. Kabuklar şişkince olup manto bağlantısı yılankavi değildir. İç kenarlar mazgalsı oyuktur. Yapraksı solungaçlıdır. Sifonları kısadır. Askı yük ile beslenir. Dünya denizlerinde 200'den fazla türü bulunur. Aile Akdeniz sular sisteminde 20 delici deniz ve acı-su türünü barınmaktadır. Aile bireyleri korunaklı kıyısal sularda yayılırlar.

cardinal fish [kardinal balığı] ® Apogon imberbis.

Cardinal fishes [Kardinalbalığıgiller] ® Apogonidae.

cardinal plateau [asıl (esas) düzlek] Menteşe (mafsal) ve dişleri destekleyen düzlemsel iç uzantı.

cardinal tooth [asıl diş] Kancaya yakın duran menteşe (mafsal dişi.

cardinal winds [ana yön rüzgârları] Dört ana yönden (doğu, batı, kuzey, güney) esen rüzgârlara verilen ad.

cardita clams [?] ® Carditidae.

Cardites antiquatus (antique cardits) [?] Sin. Venericardia antiquata. Yakın kıyısal kuşağın kayalık ve kumlu, çamurlu tabanında barınır. Boyu en çok 3,5 cm olabilir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı tesadüfidir.

Carditidae (cardita clams) [?] Kabuklar eşit ve çoğunlukla katı olup üçgensi oval şekilli midyelerdir. Kabuklar yanlardan simetrik değildir. Kancalar dışa çıkıktır. Hilal kısa ve güçlüdür. Kabuğun dış yüzeyi ışınsal kaburgalıdır. Eklem yassı, asıl alan güçlüdür. Manto boşluğu yayı yoktur. Yapraksı tipte solungaçlıdır. Askı yükle beslenir. Eşeyler farklıdır. Akdeniz sular sisteminde ailenin 5 türü yaşamaktadır.

Cardium echinatum (European prickly cockle) [?] ® Acanthocardia echinata.

Cardium edule (cockles) [yürek midyesi, kalp midyesi] Genelde yaygın bilinen bir çift-kabukludur. Günümüzde yaklaşık 200 yaşayan türü bulunmaktadır. Kabukları kalp şeklinde ve bakışımlıdır (simetriktir). Sifonları kısadır. Ayak kaslı olup büyüktür ve hayvanın kısa mesafede kendisini iterek hareket etmesini sağlar.

Cardium lamarcki (olive gren cockle) [?] ® Cerastoderma glaucum.

Cardium paucicostatum (poorly ribbed cockle) [?] ® Acanthocardia paucicostata.

Cardium tuberculatum [?] ® Acanthocardia tuberculata.

Caretta caretta (Atlantic loggerhead, loggerhead sea turtle) [karet, sini kaplumbağası] Sürüngenler (Reptilia) sınıfı, Kaplumbağalar (Testudines) takımı, Deniz-kaplum-bağasıgiller (Cheloniidae) ailesi Caretta cinsi ünlü bir deniz kaplumbağasıdır. Ünü son yıllarda soyunu kurtarmak için yapılan çalışmalardan gelmektedir. Hemen hemen bütün denizlerde bulunur. Akdeniz’in yerlisidir. Dişiler ılıman iklim bölgesinde kumsal kesimde yuva yapar ve yumurtalarını bırakır. Akdeniz’de Türkiye kıyılarında insan istilasına uğramamış kumsallarda yumurtlar. Sığ sularda ve mercan resifi kesimlerinde beslenir. Erinleri bazen binlerce km göç edebilir. Yavrular genellikle su yüzeyinde ve yüzer nesnelerle birlikte kalır ve derine inmez. Caretta caretta’nın cinsiyetini kuluçka evresindeki sıcaklık belirler. 24-29 0C’de neredeyse hepsi erkek, 30-340C’de ise neredeyse hepsi dişi olur. Kabuk boyları 50 cm civarında cinsi olgunluğa ulaşırlar. Dişi yumurtaları kumda oyduğu yuvaya bırakır. Kuluçka dönemi 31-65 gün sürebilir. Yaz aylarında dişi 13 gün arayla batında 120 yumurtadan 240 yumurta bırakır. Yumurtlama bir yıl arayla olur. Yumurtadan çıkma hemen hemen aynı anda olur. Yavrular denize ulaşmaya çalışırken büyük kayıplar verirler. Sini kaplumbağası aslında etoburdur ama bazen alglerle ve diğer bitkilerle de beslenir. Yerel toplulukların önemli besin kaynağı olan bu türün günümüzde soyu tükenme tehlikesinde olup kesin koruma altındadır. Yaşam-alan (habitat) kaybı soylarının tükenmesinin en önemli nedenlerin-dendir.

Caribbean Sea (Antilles = Sea of the Antilles [Karayip Denizi (Antil Denizi)] Atlas Okyanusun orta kesiminde ancak Ekvator çizgisinin kuzeyinde, Güney Amerika’nın kuzeyinde olup Tobago, Haiti, Küba, Meksika, Panama’dan yine Tobago ulaşan sınırlar içerisinde 2,640.000 km2’lik alanı kapsar.

carina [omurga] ® Keel.

Carlin markası [Carlin tag] Lea markası benzeri olup balık vücudundan tek tel yerine birbirine yapıştırılmış çift iğne (kanül) yardımıyla geçirilen çift telin sabitlenmesi şeklinde uygulanan bir marka tipidir. ® Lea tag (Lea markası). ® Petersen tag (Petersen markası). ® Pop-up tag (Pop-ap marka). ® Hot branding (Sıcak-dövme marka). ® Cold branding (Soğuk-dövme marka). ® Gill clamp (Solungaç markası). ® Spaghaetti tag (Spagetti markası).

carnivore [etobur (etçil, karnivor)] Et ile beslenen canlı. Yaşam enerjisini hayvansal malzemeden sağlayan. Hayvan ya da et yiyen hayvan.

Carol bobtail [?] ® Neorossia caroli.

carotin [karotin] Balıkların yumurtalık, erbezi ve karaciğerinde, diğer canlıların çeşitli kısımlarında bulunan sarımsı, kırmızımsı ya da portakal rengindeki taraxanthin, canthaxanthin, lutein, zeaxanthin, astaxanthin, carotene gibi maddelerin genel adıdır. Balıklar bu maddeleri üretemezler ve besin maddelerinden alırlar.

carp (common carp) [sazan, adi sazan, pullu sazan] Tatlı-suda yaşayan, çoğunluk tarafından da bilinen Cyprinidae (Sazangilller) ailesinden olup yapay olarak da üretilen bol kılçıklı bir tatlı-su balığı. ® Cyprinus carpio carpio.

carp bream [çapak balığı] ® Abramis brama. 

carp pox (Cyprinid Herpes Virus-I; CHV) [sazan çiçeği] Bilinen en eski balık hastalığı olup kültür sazanları ile akvaryum balıklarında görülür. Hastalık, su sıcaklığının kışın düşmesiyle, deride küçük süt beyazı lekeler oluşturur. Lekelerin birleşmesi sonucu deride dikkate değer beyazlanma görülür. ® Fish pox.

carpogonium [karpogon] Kırmızı alglerde tek hücreli dişi üreme gövdesi. Trikogin (rtichogyne) hareketli uzun tüysü erkek üreme hücresi) ile uzamış dişi üreme hücresidir. Bunlar gamete - erkek ve dişi üreme hücrelerine eşdeğerdir. Dışarıya salınmaz. Döllenme sonrası karpospor oluşur.

carpospore [karpospor] Hareketsiz diploid kırmızı alg sporudur. Döllenme sonrası karpogon (carpogonium) karposorlara bölünür. Kamçısızdır ve karposporosisti oluşturur.

carposporocyste [karposporosist] Karposporofit tarafından üretilen sist’tir (kapsüldür) ve kırmızı alglerde, karpospor üretir.

carposporophyte [karposporofit] Kırmızı alglerde, genellikle diploid döl (kuşak) gonimoblastlara denk olan (genellikle diploid) nesildir. Her zaman dişi gametofit paraziti olarak mevcuttur.

carpostome [karpostom] Kırmızı alglerde sistokarp’ın (cystocarp) sporları dışarı attığı gözenek, delik.

carpus (carpal) [bilek] Kafadanbacaklılarda çomağın genişleme alanıdır; küçük vantuzlu ve bazen de düğme-vantuzlu olup çomak kapalı iken karşıt vantuza yapışır.

carrageenan [karragenan] Pelteleşen karbonhidrattır (süt şekeri tabanlıdır) gıda endüstrisinde kullanılır; Gigartina, Hypnea gibi bazı kırmızı alglerin özüdür (ruhudur).

carrier crabs [?] ® Homolidae.

carrying capacity [taşıma kapasitesi] 1- Bir ekosistemin doğal özellikleri fazlaca bozulmadan meydana gelen değişiklikleri taşıyabilme (kabul edebilme, kaldırma) konusundaki yeteneği.

carrying capacity [taşıma kapasitesi] 2- Çevrenin bir tür ya da tip’in biyokitlesi ya da sayısını uzun süre sürdürebilme yeteneği. Terim aynı zamanda bir çevrenin insan eliyle oluşturulan ya da doğal olarak oluşan kaynağını kendi yetisi ile uzun süre sürdürmesi ile işletilme düzeyi için de kullanılmaktadır.

cartilage (chondral) [kıkırdak] Kollajen lifli ve az kalsiyum ve fosfat tuzu içeren yarı katı, esnek, yuvarlak hücreli (Chondrocytes’te olan) bağ doku. Vücuda destek hizmeti veren bu oluşum kemik kadar kuvvetli olmayıp hafif ve esnektir.

cartilaginous [kıkırdaklı] ® Cartilage (Kıkırdak).

cartilaginous fish [kıkırdaklı balıklar] Omurgalı olup Selachii (ya da Chondrichthyes) sınıfında yer alan köpek balıkları, vatozlar, elektrikli balıklar, kedi balıkları gibi gerçek kemiği olmayan, kıkırdak iç-iskeletli; yüzme kesesi bulunmayan deniz canlılarına verilen genel addır.

cascade [şelale] 1- Dere ve ırmaklardaki çoğunlukla 1 m’den kısa, dik çöküntü.

cascade [şelale] 2- Balık çiftliklerinde suyun havalandırılması için basamak gibi kademeli yükselti(ler) ve bu yükseltilerden havuza suyu akıtma düzeneği.

Caspian shad [tirsi, Hazartirsi] ® Alosa caspia.

Caspiosoma caspium (?) [Hazarkaya] Tabansal (demersal) balık olup tatlı ve acı-suda 2-8 metre derinliklerde, çamurlu, kumlu, kabuklu yerlerde bulunur.

Cassidae (helmet snails, bonnet snails) [?] İriden çok iriye olan kabuk katı ve ağırdır. Kabuk ağzı uzun ve dardır, bir kanalla devam eder. Aile 100 türden oluşmakta olup bireyleri tüm denizlere yayılmıştır. Kumlu tabanda yaşar, Echinodermata ile beslenir. Kabuk ağzı kapağı nasırsıdır. Salyası nörotoksin ihtiva eder. Hayvanlar bunu bir püskürterek avını felç eder. Cinsiyetler ayrıdır.

Cassidaria echinophora (spiny bonnet) [?] Sin. Galeoda echinophora. Kabuk küre gibidir. Boyu eninden uzundur. Kabuk ağzı uzamış olup dikiş seviyesinde geriye doğru daralır; öne doğru uzun açık bir kanalla devam eder ve göbek deliğini kapatır. Kabuk ağzı kapağı nasırsı olup ağız açıklığından küçüktür. Rengi bej sarı esmer. İçi porselen beyazıdır. Boyu en çok 11,7 cm, çapı 7,7 cm olabilir. Yaygın türdür. Kumlu çamurlu tabanda yaşar. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Cassis saburon (saboron helmet) [?] ® Phalium saburon.

Cassis sulcosa (grooved helmet) [?] ® Phalium granulatum.

cast-net (trow net, cover net) [serpme] ® Throw net.

cat’s paw scallop (?) ® Manupecten pesfelis.

cata- (prefix) [cata-, kata-] Aşağı, aşağı doğru, tersi. Katadrom balık (catadromous fish) – aşağı-göçer balık.

catabolism [yıkım (katabolizma)] Metabolizmanın bir parçasıdır ve maddenin parçalanarak küçük maddelere (birimlere) ayrılmasıdır. Yani canlı malzemenin bozunma ve bozulma yoluyla değerini yitirme (artık haline gelme) olaylarının tamamıdır. Bu olay, canlı gözenin (hücrenin) ihtiyaç duyduğu enerjiyi kimyasal yoldan sağlar. Anabolizmanın tersi olup kısaca karmaşık moleküllerin daha küçük parçalara dönüştürülmesidir. ® Anabolism (Özümlenme).

catadromous [aşağı-göçer (katadrom)] Aşağı doğru giden. Yaşamlarını tatlı-suda geçiren ve yumurtlamak için deniz ve okyanuslara göçen balıklara verilen ad. Örnek; yılan balığı (Anguilla angilla).

catadromous fish [aşağı-göçer balıklar (katadrom balıklar)] Dere ve ırmaklardan (aşağıya) denize göçen balıklardır. Tatlı-suda yaşam sürecinin büyük bir kısmını geçiren ve yumurtlamak için tuzlu-suya (denize ya da okyanusa) göçen balıklar. (cata = aşağı, aşağıya). Örnek; yılan balığı (Anguilla anguilla). ® Fish migration (balık göçleri).

catalogue [katalog] Belirli bir sıraya, sınıflandırmaya göre dizilmiş.

catamaran [katamaran] Kızak tipinde yapılmış deniz aracı.

catch [av] 1- Canlı ya da cansız balıkların güverteye alınması ya da karaya çıkartılması.  ® Yield.

catch [av] 2- Herhangi bir yöntemle elde edilen sucul organizmaların bütünü.

catch [av] 3- Balıkçılıkta elde edilen balıkların ağırlık ya da sayısıdır. Bu terim avlanan ve balıkçılar tarafından tüketilen, denize kazaen düşürülen kısmı kapsamayabilir. Bu nedenle çoğunlukla karaya çıkartılan av ifadesi kullanılarak belirginleştirilmektedir.

catch composition [(av bileşimi) av kompozisyonu] Avdaki balıkların türleri, yaşı, boyu, sayısı vb’ni kapsar.

catch control [av kontrolü] Balıkçılığı düzenlemek için idarece konulan önlemler.

catch curve [av eğrisi] Birbirini izleyen yaş ya da boylardaki balık sayılarının logaritmasına ait çizge (şekil). Yani farklı yaş gruplarındaki balık sayısının (Nt) doğal logaritmasının yaşa (t) karşı yerleştirilmesi ile elde edilen şekildir. Av eğrisi, toplam ölüm’ün, eğrinin azalan tarafındaki verilerden elde edilmesinde kullanılmaktadır.

catch limit [av sınırı] Mesleği ticari balıkçılık olmayan (sportif amaçlı) oltacıların bir günde avlayıp kişisel tüketimleri için saklayabilecekleri balık sayısıdır. Türkiye’de henüz olmayan ‘av sınırı’ uygulamasına tuzlu, acı ve tatlı-sularda geçilmelidir.

catch per unit of effort [birim av (birim çaba başına düşen av, harcanan güç birimi başına düşen av)] 1- Belirli bir araçla, belirli bir süre harcanan çaba sonucu, avlanan balıkların ağırlığı ya da sayısını ifade eden eski bir terimdir. Çoğunlukla balık bolluğunun ya da biyokitlenin (artma ve azalmasının) bir göstergesi olarak kullanılır. Azalan birim av stokta azalmayı ifade eder.

catch per unit of effort [birim av (birim çaba başına düşen av, harcanan güç birimi başına düşen av)] 2- Harcanan güç birimi (çaba) başına düşen av miktarıdır. Bazı koşullarda filonun ekonomik etkinliği için de kullanılabilir. Kısaltılmış olarak c.p.u.e ya da CPUE ya da C/E olarak da yazılmaktadır. Son zamanlarda kısaltma olarak C/g ya da Y/g de kullanılmaktadır. Burada C = Sayı olarak av; Y = Ağırlık olarak av ve g = Tanımlanmış çaba birimi yani kısaca çabadır.

catch quota [av kotası] ® Quota.

catch rate [av oranı] Birim çaba başına ağırlık ya da sayı olarak düşen avı elde etmek için harcanan zamandır.

catchability [avlanabilirlik] 1- Av aracının hedef türü avlama yeteneğidir.

catchability [avlanabilirlik] 2- Tanımlanmış bir çabayla balık stokundan alınan küçük kısımdır. Stoktan değişik parçalar alınıyorsa o zaman avlanabilirlik katsayısı ya da balıkçılık gücü dikkate alınmalıdır. 

catchability coefficient [avlanabilirlik katsayısı] Balıkçılık ölümünün şiddetidir. Öz olarak örneğin bir sürütme ağı (trol) önüne çıkan bütün balıkları avlıyorsa buradaki avlanabilirlik katsayısı q=1 yani %100’dür. Avlanabilirlik katsayısının %100 olamayacağı bilinmesine rağmen taranan alan yöntemiyle yapılan balık biyokitlesi tahminlerinde genellikle ve deneye dayalı ölçüm değeri yoksa q=1 yani %100 alınır. Bu yapılan tahmini (biyokitleyi) daha az gösterir. Bu ise yapılan tahminde daha güvenli tarafta olmayı sağlar ki model uygulamalarında aşırı avcılığa yol vermeyeceği için seçilebilecek en doğru yol ve yaklaşımdır.

catch-at-age [yaşa göre av] Yaşa dayalı av da denilebilir. Avlanan tahmini balık sayısının balık yaşına ve avlandığı yıla ya da diğer faktörlere (araç ya da ülkeye) göre tablosu.

catch-at-length (catch-at-size) [boya göre av] Boya dayalı av da denilebilir. Avlanan balık boyu sınıflarının yaşa ya da diğer faktörlere (araç ya da ülkeye) göre tablosudur. Bir türün boya dayalı avı balıkçılıkta (yalnız karaya çıkarılanları değil) avlanarak öldürülen bütün balıkları kapsamalıdır.

catch-at-size [boya göre av]  ® Catch-at-length.

catch-at-weight [ağırlığa göre av] Ağırlığa dayalı av da denilebilir. Avlanan tahmini balık ağırlığının, balık ağırlığı sınıflarına ya da diğer faktörlere (araç ya da ülkeye) göre tablosudur. Bir türün ağırlığa (ve boya) dayalı avı balıkçılıkta (yalnız karaya çıkarılanları değil) avlanarak öldürülen bütün balıkları kapsamalıdır.

catcher vessel [avcı bot–gemi] Aktif avcılık yapan ve avını ana gemiye (fabrika gemiye), karaya ya da fabrikaya aktaran gemi.

catchment area [drenaj alanı] Bir ırmak ya da su kütlesinin aktığı bölge.

category [kategori] Aynı tür ya da cinsten olan.

cation [katyon (artın)] Pozitif yüklü iyon (Fe2+, Na+). Elektrolizde katyonlar katoda (-) doğru hareket eder.

catsharks [Kedibalığıgiller] ® Scylliorhinidae.

Caucasian dwarf goby [Kafkaskaya (kayabalığı)] ® Knipowitschia caucasica.

caud (cauda tail) [kuyruk (kaud)] ® Tail.

caudal (tail) [kuyruk] 1- Ard uç ya da uzantı. Ard’a ait. ® Caudal fin (Kuyruk yüzgeci).

caudal [kaudal] 2- Kuyruk ya da kuyruğa ait.

caudal artery [kaudal atardamar] Sırttaki atardamarın (aorta), kuyruğa ulaşan uzantısı.

caudal fin [kuyruk yüzgeci (kaudal yüzgeç)] 1- Balığın ardda olan yüzgeci.

caudal fin [kuyruk yüzgeci (kaudal yüzgeç)] 2- Omurun sonunda yer alan yüzgeç. Uropterygium olarak da adlandırılır. Fakat Centriscidae ailesinde vücudun arka kısmı döndüğü için kuyruk yüzgeci karın kısmında (ventral’de) yer alır. Bazı Trachipteridae ailesi bireylerinde kuyruk yüzgecinin üst parçası vücudun üst (sırt) kısmında olabilir ve ayrık olan alt parça kaybolmuş olabilir. Diğer ailelerde, örneğin Zoarcidae ve Anguillidae’de sırt, kuyruk ve dışkıl (anal yani anüsle ilgili) yüzgeçler birleşmiş olup ayırt edilemezler.

caudal gland [kaudal bez] Olgun erkek bireylerin kuyruk sapının her iki tarafında dişileri cezp etmek için salgı ürettiği sanılan bezler. Örnek; Glandulocaudinae ailesi.

caudal notch (caudal pit) [kuyruk çentiği] Bazı köpek balıklarının kuyruk yüzgecinin hemen önünde olup sırt ya da karın tarafında bulunan çentik.

caudal peduncle (peduncle) [kuyruk sapı] Sap, kuyruk sapı. Balığın dışkıl (anal) yüzgeci ile kuyruk yüzgeci kökü arasında kalan kısımı.

caudal pit [kuyruk çentiği] ® Caudal notch.

caudatus (tailed) [kuyruklu].

Caulerpa prolifera (leafy caulerpa) [?] Yeşil algdir. Boyu 1 m'den azdır. Birçok ortak köksüden ayrılan demetler oluşturur (dallanmış saplı bir sürünücüdür). Büyümesi yaygındır (difüz). Üreme holokarpiktir. Boyu genelde 15 - 25 cm'dir. 1 - 15 m derinliklerde ışıklı ve yumuşak tabalı kesimde yayılır. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur. Hasadı elle ya da kepçelerle olur. İnsan gıdası ve tıbbi kullanım potansiyeli vardır.

cauliflower disease [karnabahar hastalığı] Virüslerin neden olduğu bulaşıcı bir balık hastalığıdır. Buna limfosist (lymphocystis) hastalığı da denilmektedir. Çoğunlukla yılan balığı ve bazı akvaryum balıklarının sıkça ağız kenarlarında, seyrek olarak yüzgeç ve derilerinde karnabahar görüntüsünde damara bağlanmış ise pembemsi ya da kırmızı; melanocytes varsa gri-esmerden siyaha kadar giden renkli oluşum. Ağız kenarında aşırı gelişmesi balığın beslenmesine engel olabilir. Tedavisi henüz bilinmemektedir.

caulking [kalafatlamak] Ahşap gemi ve güverte kaplamalarının aralıklarına üstüpü sıkıştırılıp macunlanmaya (eskiden ziftlenmeye) hazır hale getirilmesidir. Bu yolla su geçirmezliği sağlanmaktadır.

caulking iron [kalafat demiri] Kalafat işleminde üstüpünün sıkıştırılmasında kullanılan bir tür kör keski.

cave fish [mağara balığı] Su kuyuları dahil yeraltı suyunda yaşayan balıklara verilen ad. Bunun gerçek bir mağara olması gerekmez.

caviar [havyar] Mersin balığı cinslerinden Acipenser ve Huso’nun hazırlanmış, tuzlu yumurtaları. Diğer balıklardan Salmonidae, Cyclopteridae, Mugilidae aileleri fertlerinin yumurtaları ile bazı Gadidae, Cyprinidae fertlerinin yumurtaları da havyar olarak hazırlanmaktadır. Acipenser ve Huso cinsi dışında kalan balık yumurtalarından hazırlanmış havyara genel olarak yalancı havyar denmektedir.

cavity brooder [çukurda kuluçkalayan] Bir çukur, mağaramsı yapı ya da korunaklı yere yumurta bırakan balıkları belirtmek için kullanılan terim. Yumurtalar ana-baba tarafından korunur. Örnek; Sihlidgiller (Cichlidae) ailesi.

CE (abbrev) [denge avı] ® Equilibrium catch.

cell types in algae [alglerde hücre tipleri] Üç hücre tipi ayırt edilmektedir. Bunlar, arkeoplastid, mezoplastid ve neoplastid tiptir.

cellulose [selülöz] Büyük ekonomik öneme sahip (kağıt yapımında kullanılan) karbonhidrattır (glükoz tabanlıdır); genelde kara bitkilerinden elde edilir fakat aynı zamanda çiçekli bitkilerin ve bazı alglerin (Cladophora) hücre çeperinde bulunur; yararlanılabilen bir özelliğe sahiptir.

census [sayım, sayma] Sayma, sayma işlemi. ® Population census.

cent- (prefix) [sant-] Yüz, yüzüncü.  Örnek; santrimetre (centimeter) - 1/100 m.

centner (zentner) [zentner] 50 kg.

Centracanthidae (picarels) [İzmaritgiller] Actinopterygii sınıfı, Perciformes takımı, İzmaritgiller (Centracanthidae) ailesindeki 2  cinste (Spicara 8 tür ve Centracanthus 1 tür) toplam 9 tür yer almaktadır. Gövde  hafifçe basık ya da silindire benzer. Ön çene bir hayli öne çıkar (protraktildir). Dişler tüysüdür (villiform). Sırt yüzgeci sert ve yumuşak ışınlıdır. Kuyruk çatallaşmıştır. Yanal çizgi tek olup aralıksızdır. Baş ve gövde taraksı (ktenoid) pullarla kaplıdır. Yüzme kesesi vardır. Rengi kırmızımsı yeşil ya da esmerimsi olup karın kısmına doğru gümüşidir. Birçok türde çok belirgin siyah leke bulunur. Türlerinin çoğu sürü oluşturur. 200 m derinliğe kadar otlarla kaplı, çamurlu, kayalıklı tabana yakın yaşayan, ılıman ve sıcak deniz (Atlas Okyanusu ve Akdeniz) balıklarıdırlar. 

Centracanthus cirrus (curled picarel) [istrangiloz] Taban üstünde askıda ve su kolonunda dolaşan taban-yüzücü (bentopelajik) balık türü olup TL=34 cm boya ulaşabilir. Yüzeyden 464 m derinliğe kadar yayılabilir fakat çoğunlukla 200 metreye kadar bulunur. Balıkçılığı önemsizdir. Kayalık ve kaba taşlı zeminde bulunur.

central nervous system [merkezi sinir sistemi] Beyin ve omurilik.

Centrarchidae (sunfishes) [İzmarit-balığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sını-fının Perciformes takımı, Percoidei alttakımında yer alan ailedir. Türkçede İstrangiloz-balığıgiller adı da kullanılmaktadır. Aile 8 cinste 27 türü barındıran tatlı ve acı-suda rastlanan balıkları kapsar. Kısmen akvaryumda beslenirler.

centrifuge [santrifüj] Askı malzemenin çökeltilmesinde merkezkaçtan yararlanılan, dönme hızı yüksek alet.

Centriscidae (shrimpfishes, snipefishes, trumpet fishes) [Çullukbalığıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Sygnathiformes takımının bir ailesidir. Aile Centriscinae ve Macroramphosinae altailelerini içine alır. Aeoliscus, Centriscops, Centriscus, Macroramphosus, Notopogon adlarını alan 5 cinste 13 tür bulunmaktadır. Ailenin sınıflandırılması biraz karışıktır. Kullanılan kaynağa göre Macroramphosinae aile düzeyine yükseltilirken Centriscops cinsinin yeri belirsiz kalmaktadır. Ancak ITIS (Integrated Taxonomic Information System) bunu Macroramphosinae’ye yerleştir-mektedir. Tropik ve alt-tropik sularda 600 m derinliğe kadar yayılırlar. Akdeniz’de tek türü bulunur. Gövde yüksek ve yanlardan basıktır. Uzun yüz ve burnun ucundaki ağız küçüktür. Gözler iridir. İkinci sırt yüzgecindeki 2. ışın uzundur. Pullar küçük olup zımparamsı görünüm verir. Yanal çizgi yoktur. En çok 20 cm kadar olabilirler. Sıkça rastlanan boyları 7-14 cm arasındadır. Renkleri gümüşi-kırmızıdır. Büyük sürü oluştururlar. Üreme kışın olur. Yetişkinler tabansal omurgasızlarla, gençleri kürek-ayaklılarla (Copepoda) beslenir.

Centroceras cinnabarinum (vermilion ceramium) [?] ® Ceramium ordinatum.

Centrolophidae (medusafish) [Karabalıkgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Levreksiler (Perciformes) takımı, Karabalıkgiller (Centrolophidae) ailesindeki 7 cinste (Centrolophus, Hyperoglyphe, Icichthys, Psenopsis, Schedophilus, Seriolella, Tubbia) 31 tür yer almaktadır. Gövde uzunca ve az basıktır. Yüz küttür. Ağız iridir ve iki çenede de koni biçiminde bir sıra küçük diş vardır. Sırt yüzgeci tek ve aralıksızdır. Kuyruk geniş olup az çatallaşmıştır. Yanal çizgi öne doğru yay gibi eğiktir. Çemberimsi (sikloid) pullar kolayca kopabilir. Vücut  mavimsi siyah, yeşilimsi esmer ya da  sarımsı lekelerle parlak gümüşidir. Ilıman okyanussal sularda kıta sahanlığında, üst- ve orta- yüzücü (epi ve mezopelajik) olan orta boylu balıklardır. Gençleri gruplar oluşturup suda yüzen nesnelere ve denizanalarına katılır. Kabuklularla, salpalarla ve küçük balıklarla beslenirler. Akdeniz’de 4 türüne rastlanır. 

Centrolophus niger (blackfish) [karabalık, kara balığı] Derin suda (40-450 m) yaşayan  yüzücü (pelajik) balık olup TL=160 cm kadar olabilir. Ticari balıkçılık gizil gücü (potansiyeli) vardır. Erinleşmemiş bireyler yüzey sularında yüzücü (pelajik) medüzlerle birlikte, erin bireyleri derinde bulunur. Küçük sürüler oluşturur.

Centrophorus granulosus (gulper shark) [köpekbalığı] Tabansaldır (demersaldır) ve 100-1,200 m derinliklerde rastlanır. Balıkçılığı önemsizdir. Boyu TL=160 cm olabilir. Tek gezer ve su kolonunda da bulunur. Yumurtadan canlı doğurucudur (ovovivipary). Soyu tehlikedeki türler içerisinde, hassas sınıfında değerlendirilmektedir. 

Centrophorus uyato (little gulper shark) [köpekbalığı] Tabansal olup 50-1,400 m’ler arasında derin sularda yayılır. Boyu TL=110 cm ve ağırlığı 7 kg civarında olabilir. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Yumurtadan canlı doğurucudur (ovovivipary). Eti yenir ve artıkları balık unu ve yağı yapımında kullanılır.  

cephalic [sefalik] Kafaya ait kafa ile ilgili.

cephalic fin (cephalic flipper) [kafadanyüzgeç, sefalik yüzgeç] Göğüs yüzgecinin önünde, ağız’ın iki tarafında yer alan etimsi, kalın kulağı andıran uzantı. Örnek; Mobulidae ailesinden Mobula mobular (kulaklı folya ya da şeytan balığı).

cephalic flipper [kafadanyüzgeç, sefalik yüzgeç] ® Cephalic fin (Kafadanyüzgeç).

cephalic index [kafa-boy göstergesi, sefalik indeks] Kafa uzunluğunun standart boya oranı.

Cephalochordata [Kafatassızlar] Hayvanlar aleminde çok solungaçlı küçük bir alt kabiledir (filum). Kordalılarda bulunan kafatası ile diğer aksamları sert değildir (kemikleşmemiştir). Ayrı eşeyli küçük hayvanlar olup boyları 3-6 cm kadardır. Denizel olup en bilinen bireyi (eskimiş adıyla Amphioxus bugünkü adlandırmaya göre) Branchiostomata’dır

Cephalopoda (head-feet) [Kafadanbacaklılar] Bu sınıf Nautiloidea, Ammonoidea (†), Coleoidea ve Neocoleoidea altsınıflarını içerir. Günümüze ulaşmış yaklaşık 650-700 türü vardır ve hepsi denizlerde yaşarlar. Kafadanbacaklı olarak bilinen grup iki taraflı (bilateral) simetrik Yumuşakçalardan olup ayrılmış belirgin kafaya sahiptir. Ağız etrafındaki (dolayağızsal) taç üzerinde vantuzlar ya da kancalar olan kaslı kollar taşımaktadır. Çene, papağan gagası gibi boynuzsu maddeden olup kazıyıcı (radula) kitinden dişlidir. Kabuk indirgenmiş, değişikliğe uğramış ya da bulunmaz. Kafadanbacaklılarda üç ana grup vardır: Mürekkepli balıklardan sübyeler (Sepioidea takımı), kalamarlar (Teuthoidea takımı) ve ahtapotlar (Octopoda takımı). Dördüncü takım (Vampyromorpha) Akdeniz’de bulunmaz. Dünyada kafadanbacaklı faunası 650-700 türü kapsamaktadır. Bunlardan 50 tür Akdeniz’de bulunmaktadır. Buna karşın Karadeniz’de hiçbir Kafadanbacaklı türü yaşamaz. Nautilus cinsi hariç deri rengini kolaylıkla değiştirebilirler. Bütün kafadanbacaklılar besin ağının üst basamaklarında yer alırlar; kuluçkadan çıktıkları andan itibaren etobur (karnivor) yırtıcıdırlar. Çift (cinsiyetli) eşeylidirler. Döllenme hectocotylus olarak bilinen kolla olur. Kabuk içtedir. Yalnız Nautiloidea’de kabuk dıştadır. Octopoda ve Vampyromorphida takımlarında kabuk tamamen kaybolmuştur. Hareket su fışkırtılarak sağlanır. Octopoda koları üzerinde yürüyebilir. Sinir ve duyu organları gelişmiştir. Ticari balıkçılıkları önemlidir.

cephalothorax [başlıgöğüs (sefalotoraks)] Akrepler (Scorpionidea), kabuklular (Crustacea), örümceklerde (Araneida) baş kısmı ile göğüs kısmının birleşmesinden oluşan bölge.

Cepola macrophthalma (red bandfish) [kurdelebalığı, flandra balığı] Tabansal (demersal) olup 15-400 m’lerde yayılır. TL=80 cm olabilir, balıkçılığı önemsizdir. Kumlu, çamurlu kesimde dik oyuklarda yaşar fakat su kolonunda da yüzer. Tek ya da grup halinde bulunurlar.

Cepolidae (bandfishes) [Kurdele-balığıgiller] Işınlıyüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı Levreksiler (Perciformes) takımı, Cepoloidea süper-ailesi, Kurdele-balığıgiller (Cepolidae) ailesinde yer alan 5 cinste (Acanthocephala 4, Cepola 5, Owstonia 11, Pseudocepola 1 ve Sphenanthias 1 olmak üzere) toplam 23 tür bulunmaktadır. Atlas Okyanusu’nun Avrupa kıyısının yerli balıkları olup Büyük Okyanus’ta Yeni Zelanda dahil yayılmıştır.  Akdeniz’de tek türü yaşar. Vücut uzunca ve basıktır, kuyruğa doğru sivrilir. Kıyısal sularda, acı su ve  deniz kulaklarında (lagünlerde) 10-30 metreler arasında sıkça rastlanan ancak 400 metreye kadar dağılan balıklardır. Ağız geniş ve çeneler eşit ya da bazen alt çene daha uzundur. Dişler küçük, ince ve kılsıdır (villforme). İki sırt yüzgeci ayrılmıştır. Kuyruk yüzgeci değirmileşmiştir. Pullar yapışkan ve taraksıdır (ktenoidtir). Yanal çizgi kuyruğa kadar devam eder. Kendisini kuma gömen ve zooplankton ile beslenen orta boydan büyük boya kadar tabansal balıklardır. Yumurtaları yüzücüdür (pelajiktir). Küçük kabuklularla (Copepoda, Amphipoda, Euphasiacea kurtçuklarıyla (larvalarıyla) ve Chaetognatha’larla (Sagitta) beslenir. Rengi değişken ancak sırt çoğunlukla koyu gri (ya da kırmızımsı), karın gümüşi (turuncu ya da sarı) renklidir.

Ceramium ciliatum (velvet ceramium) [?] Sin: Ceramium ciliatum var. robustum.  Kırmızı algdir. Boyu 10 cm'ye ulaşır. 10 m derinliğe kadar sert tabanda yayılır. Elle toplanır. İlaç sanayisinde kullanılır. Türkiye'nin Karadeniz kıyısında ve orta Ege kesiminde görülür.

Ceramium ciliatum var. robustum (velvet ceramium) [?] ® Ceramium ciliatum.

Ceramium cinnabarinum (vermilion ceramium) [?] ® Ceramium ordinatum.

Ceramium ordinatum vermilion ceramium) [?] Sin. Centroceras cinna-barinum,  Ceramium cinnabarinum.  Kırmızı algdir. Boyu 5 cm kadar olabilir. İnfra ve sirkalitoral katlarda, 1 - 30 m'lerde kayalık tabanda yaşar. Elle toplanır. Tıpta   kullanılabilir. Türkiye'nin orta ve güney Ege kıyılarında rastlanır.

Ceramium rubrum (common ceramium) [?] Kırmızı algdir, koyu kırmızı renklidir, tek eksenli, çatal (dikotom) dallıdır. Büyüme uçtadır. Üreme trigeniktir. Boyu 5-6 cm kadar olup orta ve üst litoral katmanda sert taban üstünde koloni oluşturur. Türkiye'nin Karadeniz kıyısında ve orta Ege kesiminde görülür. El ile toplanır ve bazı endüstriyel madde üretiminde kullanılır.

Cerastoderma glaucum (olive gren cockle) [?] Sin. Cardium lamarcki. Kabuk değişik kalınlıkta olup neredeyse üçgensidir. Kaburgalar dışta ve içte belirgindir. Dış zar (deri) ince ve liflidir. Rengi beyazımsıdan gri-sarıya doğru kirlidir. Kabuk içi beyaz ve sıklıkla esmer renklidir. Boyu en çok 5,5 cm olabilir. Sıklıkla rastlanan boyları 3 - 4 cm'dir. infralitoral kuşağın farklı malzemeden oluşan tabanında yaşar. Lagün ve mansaplarda yaygındır. Eşeyler ayrıdır. Türkiye'nin tüm deniz kıyılarında bulunur. Avcılığı ve yetiştiriciliği vardır.

Cerastoma erinaceum (hedge hog murex) [?] ® Ocenebra erinacea.

Ceratium [Ceratium] Bir dinoflagellata cinsi.

Ceratoscopelus maderensis (Madeira lantern fish) [ışıldak balığı] Taban üstünde asılı durur ve açıkta okyanus-göçerdir (okyanodrom). TL=9 cm civarında olabilir. 50-1,000 metre arasında yayılır. Açıkta sürü oluşturur. Gündüz 650-700 metre ve gece 50-250 metlerde bulunur. Erinleşmemiş bireyleri yüzeye yakın kesimde gece yüzücüdür (üst-niktipelajiktir).

cerebellum (little brain) [beyincik (serebellum)] Küçük beyin.

cerebrum (brain) [beyin (serebrum)] Büyük beyin. Omurgalılarda kafatası içerisindeki merkezi denetleme ve karar organı.

Cerithiidae (cerithiids, ceriths) [?] Kabuk kule yapılı ve birçok sarmal turludurlar. Aile bireylerinin 400'den çok türü dünya denizlerinin sığ sularındaki, taban çökellerinde yaşamaktadır. Otobur olup yosunlarla ve diğer döküntülerle beslenirler. Yumurtalarını paketler halinde jelatinli şeritlerle bırakırlar. Akdeniz sular sisteminden 19 tür rapor edilmiştir. Ekonomik değerleri azdır.

cerithiids (ceriths) [?] ® Cerithiidae.

Cerithium alucastrum (spicate cerithe) [?] Kayalık ve çamurlu cirkalitoralde yaygındır. Boyu en çok 7,7 cm, çapı 3,0 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur.    

Cerithium ponticum (common cerithe) [?] ® Cerithium vulgatum.  

Cerithium rupestre (Mediterranean cerithe) [?] Kayalıklı mediolitoral de yaşar Boyu 2,5 cm, çapı 1,0 cm (?) olabilir. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur.   

Cerithium vulgatum (common cerithe) [?] Sin. Gourmya vulgata; Thericium  vulgatum; Cerithium ponticum. Kayalık, çamurlu mediolitoralde yaygındır. Boyu en çok 6,6 cm, çapı 2,5 cm olabilir. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur.

ceriths (cerithiids) [?] ® Cerithiidae.

certificate of registry [gemi tasdiknamesi] Gemiye ait bilgilerin (adı, bayrağı, sahibi vb) yer aldığı belge.

Cetacea (whales, marine mammals) [balinalar] Suda yaşayan memeli hayvanların olduğu kadar dünyada bilinen hayvanların da en büyüklerini barındırırlar. Balinalar buradaki tanım gereği ne Yunusbalığıgildir (Delphinidae) ne Irmakyunusbalığıgildir (Platanistoidea) ne de Fokgildir (Phocidae). Katil-balina adıyla anılan Orca cinsi  balina değildir. Aynı şekilde Globicephala karabalina adını alan cinste balina olmayıp Orca ile birlikte Yunusbalığıgiller’dendir. Balinalar, yunuslar vb 50 milyon yıl önce karadan yeniden denize dönmüş canlılardır. Balinalar dişli (Odontoceti) ve dişsizler - süzgeçliler (Mysticeti) olmak üzere iki alttakıma ayrılır. Sıcak kanlı hayvanlardır. Akciğerle solunurlar. Ön ayakları yüzgeç biçimindedir. Ard ayakları yoktur. Tüysüzdürler. Kalpleri 4 bölmelidir. Harika ağlar sistemiyle donatılmış olup uzun süre su altında kalabilir ve derine dalabilirler. Günde 8 saat uyudukları tahmin edilmektedir. 160 dB civarında ses çıkarıp haberleşebilirler. Tek bebek doğururlar. Emzirme 1 yıl kadar sürebilir. Cinsi olgunlaşma 7-10 yıl gibi geç bir süreçte olur. Çok eşlidirler. Akılı hayvanlardır. Beyinleri cüsseleri oranında büyüktür. Balinaların çoğunluğunun soyu tehlike altındadır.

Cetorhinidae (basking sharks) [Köpekbalığıgiller] En iri köpek balıklarını barındırır. Beş solungaç yarığı bulunur. Yüz uzun ve koni şeklindedir. Dişler kopça gibi olup tabaka oluşturmaz. İki sırt yüzgeci vardır. Kuyruk sapı yassıdır. Sırt siyahımsı, gri-mavi, grimsi esmerdir. Karın ve yüzde beyaz benekler yer alır. Sık rastlanan boyu 3-5 m olup nadiren en çok 15 m’ye ulaşır. İyi yüzücüdür. Beslenme/yumurtlama göçü yaparlar. Planktonla beslenir, cinsel olgunluk 3-4 yaşlarında gerçekleşir.

Cetorhinus maximus (basking shark) [büyükcamgöz balığı, büyük camgöz] Yüzücü (pelajik) okyanus-göçerdir (okyanodrom). Bilinen ikinci büyük köpekbalığıdır. TL=9 m boy ve 4 ton ağırlıkta olabilir. 0-2,000 m derinliklerde rastlanır. Ticari balıkçılığı vardır. Yüzeyde 3’ü 4’ü (bazen 100’ü) bir arada yavaş yüzerler ve kıyıya yaklaşırlar. Yumurtanın döllenmesi anne karnında olur. Canlı doğurucudur (ovovivipardır). Eti yenir, karaciğerinden yağ üretilir, yüzgeçlerinden çorba yapılır ve kadavrası kullanılır.

Chaetognatha (arrow worms) [Kıllıçeneliler] Denizel hayvan kabilesi. Sagittoidea ve Archisagittoidea sınıflarını kapsar. 20 cinse dağılmış 200 türü bilinmektedir. Yırtıcı deniz kurtları olup dünya denizlerindeki plankton topluluklarının önemli bir parçasıdır. Vücut saydam olup torpil şeklindedir. Boyları 3 mm ile 12 cm arasında değişir. Orta derinlikte ve soğuk suda rastlanırlar. Kafa, gövde ve kuyruk belirgindir. Tüm türleri erselik (hermafrodit) olup yumurta ve atmık taşır.

Chaetomorpha aerea (hairy chaetomorpha) [?] Yeşil algdir. Tallus ip şeklinde ve dalsızdır. Küme oluşturur. Büyüme eklemelidir (interkalar). Üreme eş-yapılı digenik döngü ile olur. Genelin boyu 10 - 20 cm'dir. 1 m derinliğe kadar taşlık ve su birikintili yerlerde yaygındır. Türkiye'nin Ege ve Karadeniz kıyısında bulunur. Elle toplanır.

Chaetomorpha capillaris (crisp chaetomorpha) [?] Yeşil algdir. Yuvarlak, top şeklinde kümeler oluşturur. Boyu 5 - 20 cm arasındadır. Türkiye'nin Ege kıyılarında ve Karadeniz'de Kafkasya kıyılarında bulunur.

Chaetomorpha linum (floating chaetomorpha) [?] Yeşil algdir. Karışık yumak şekli görünümündedir. Bir yere sabitlenmemiştir. Hızlı nitrat tüketicidir. Deniz suyu akvaryumlarında temizleyici olarak kullanılır. Boyu 15 - 20 cm kadardır. Türkiye'nin Datça ve Karadeniz kıyısında bulunur.

chain bracket (back board chain,  angle iron chain,  board chain,  chain triangle, towing chain) [açı demiri] ® Angle iron chain. 

chain locker (bin) [zincirlik] Teknelerin başaltında çapa zincirinin saklandığı bölme, yer.

chain mat [zincir gergi] Trol ağının ön kısmına gerilen ve tabandaki balıkların ürkütülerek ağa girmesine neden olan kalınca zincir. Bu zincire daha kısa aralıklarla yine zincirler eklenerek gözlerde oluşturulmaktadır.

chain triangle (angle iron chain, back board chain, board chain) [kapı zinciri] 1-  ® Towing chain (Kapı zinciri).

chain triangle (back board chain,  chain bracket,  angle iron chain,  board chain,  towing chain) [açı demiri] 2-® Angle iron chain. 

chained moon-shell [?] ® Lunatia catena.

Chaireddin Barbarossa [Barbaros Hayreddin Paşa]  ® Barbarossa.  

Chalcalburnus tarichi (tarek) [inci kefali] Alburnus tarichi olarak da bilinmektedir. Öncelikle kefal değildir. Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfına ait olup sazangiller (Cyprinidae) ailesinden Chalcalburnus cinsi bir balıktır. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan yerli türdür. Ortalama 20 cm boy ve 70 g ağırlığa ulaşır. Et-ot-oburdur (omnivordur), bitkisel ve hayvansal planktonla beslenir. En çok 7 yıl yaşadığı düşünülmektir. 3 yılda eşeysel (cinsi) olgunluğa ulaşır. Nisan-Haziran aylarında yumurtlamak için ırmağa sürüler halinde göçer. Göç öncesi tatlı-suya uyum için ırmak ağzında bekler. Yumurtadan çıkan balıklar birkaç hafta sonra göle iner ve sığ kesimde yoğunlaşır. Yaz aylarında 25 m ve kış aylarında 70 m derinliğe kadar iner. Rengi değişken olup gümüşidir. Ticari avcılığı yapılmakta olup yerel öneme sahiptir.

Challenger expedition [Challenger Seferi] Oseanografinin temelini oluşturan buluşların yapıldığı bilimsel bir deniz çalışmasıdır. Sefer 1872-1876 yılları arasında Kaptan Sir. G. Nares idaresinde yürütülmüş olup toplam 70 bin deniz mili kat edilmiştir. Seferde daha önce bilinmeyen 4 bin yeni tür belirlenmiştir. Seferin adı ise seferin yapıldığı HMS Challenger gemisinden gelmektedir.

chamber venus [?] ® Circomphalus casinus.

Chamelea gallina (striped venus) [?] Sin. Venus gallina; Venus striatula. Kabuk üçgensi ve ovaldir. Kabuğun dış yüzeyi kaburgalıdır. Eklem 3 asıl dişten oluşur. Kabuğun iç kenarları ince tırtıklıdır. Rengi Beyazdan esmere ya da griye çalar, motiflidir; içi sarımsı beyazdır. Boyu en çok 5 cm ve sıklıkla rastlanan boyları 2,5 ile 3,5 cm arasındadır. Temiz ve kumlu çamurlu tabana sığ gömülen türdür. İnfralitoral kuşakta bol topluluklar oluşturur. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

changeable nassa [?] ® Nassarius mutabilis.

channel [kanal]  1- Karındanbacaklılarda kabuk ağzı (açıklığı) kenarını sıklıkla kesen az ya da çok uzantıya verilen addır. Bu tam olarak bir sifonsal kanaldır.

channel [kanal] 2- Belirli süreçlerde içinden su akan yapay ya da doğal su yolu.

channel [kanal] 3- Geniş su yolu. Örneğin İngiliz kanalı da (English Channel)  denilen Manş denizi.

channel [kanal] 4- İki kara parçası arasında dar uzantı.

chapel gibbula [?] ® Gibbula fanulum.

characteristic species [indikatör tür] ® Indicator species (Belirteç tür(ler).

Charonia seguenziae (variegated triton) [?] ® Charonia tritonis.

Charonia tritonis (variegated triton) [?] Sin. Charonia tritonis variegata (alt tür); Charonia seguenziae. Kabuk iri ve ince sarmallıdır. Kabuk ağzı oval olup ön ucunda çok kısa sifonsal kanal bulunur. Kabuk ağzı kapağı ovaldir. Rengi bejden kırmızıya, zikzaklı esmer lekelidir. Boyu 40 cm'yi geçer, çapı 22 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

Charonia tritonis variegata (sub-sp) (variegated triton) [?]  ® Charonia tritonis.

chase spawner [tacizen yumurtlayıcı] Yumurtlama esnasında erkek bireyin dişiyi takip ve taciz ettiği yumurtlama davranışı. Örnek; Carassius auratus.

Chauliodus sloani (Sloane's viperfish) [büyük-ağızlı balık, engerek balığı] Taban-yüzücü (benthopelagic) bir türdür. Askıda ya da su kolonunda gezer. TL=40 cm olabilir. 473-1,800 metrelerde rastlanan derin deniz formudur. Gece yüzeye yükselir, gündüz 1,000 m’den daha derinde bulunur. Orta-sudaki balıklar ve kabuklularla beslenir.

check ring [kesinti halkası] Balıkların sert aksamlarından yaş tayininde kullanılan halkalara benzeyen fakat bir şekilde devam etmeyen halka ya da yapı.

Cheilopogon heterurus (Mediterranean flyingfish) [uçan balık] En çok TL = 40 cm olabilir. Yüzücü (pelajik) olup kıyısal ve okyanus-göçerdir (okyanodrom). Eti leziz olmasına karşın balıkçılığı yoktur. Balıkçılıkta potansiyel ürün olabilir. Uzun mesafeleri uçabilir. Uçmak, yırtıcılardan korunma şekli olarak yorumlanmaktadır. İplikcikli yumurtaları su yüzeyini kaplar.

chelation [kıskaçlama, çelatlama] Akvaryum ve su arıtma tesislerinde metal iyonlarının tutulmasında kullanılan kimyasal yöntem.

Chelidonichthys lastoviza (streaked gurnard) [mazak, mazak balığı, kırlangıç] Tabansaldır (demersaldır). 10-150 m derinliklerde rastlanır. Boyu TL=40 cm olabilir. 18 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kayalık ve kumluk üzerinde bulunur.

Chelidonichthys lucernus (tub gurnard) [deniz horoz balığı, uçan balığı, kırlangıç balığı, kırlangıç] Bugünkü geçerli adıyla değil, daha çok Trigla lucerna olan eski adıyla tanınmaktadır. Tabansaldır (demersaldır). 20-318 metre derinliklerde rastlanır. Boyu TL=75 cm ve ağırlığı 6 kg olabilir. 15 yıl yaşayabilir. Ticari balıkçılığı vardır. Kumlu, çamurlu, çakıllı tabanı seçer. Göğüs yüzgecinde yalıtılmış 3 ışın bulunur. Bunlar dinlenmek için hem ayak hem de yem bulma (algılayıcı) görevini yerine getirirler.

Chelidonichthys obscurus (longfin gurnard) [kırlangıç, antenli kırlangıç] Sık kullanılan bilimsel adı Aspitrigla obscura’dır. Boyu TL=34 cm civarında olup su kolonunda 170 m derinliğe kadar inebilir ancak daha çok 70 m civarında yumuşak zeminde bulunur.

Chelon labrosus (thicklip grey mullet) [kefal, top baş kefal, mavri balığı, mavraki] Tabansal (demersal) olup tatlı ve acı-su ile denizde etraf-göçer (amfidrom) bir balıktır. TL=80 cm, 4,5 kg kadar ve 25 yaşında olabilir. Balıkçılığı vardır. Ara sıra göçer. Sıcaklık arttıkça kuzeye yönelir. Yumurta ve kurtçukları (larvaları) yüzücüdür (pelajiktir).

Chelonia mydas (green sea turtle) [yeşil kaplumbağa] Eskiden çorba kaplumbağası olarak ta anılmıştır. Sürüngenler (Reptilia) sınıfı, Kaplumbağalar (Testudines) takımı, Deniz-kaplumbağasıgiller (Cheloniidae) ailesi Chelonia cinsi bir deniz kaplumbağasıdır. Sıcak ve ılıman iklim kuşağındaki denizlerde yaşar. Hint okyanusunun yerlisidir. Birkaç yüz km ile birkaç bin km göç edebilir. Atalarının yumurtladığı kumsalda yumurtlar. 205 kg ağırlığa ve 153 cm boya ulaşabilir. Etinin rengi nedeniyle yeşil kaplumbağa adını almıştır. Bu tür, kafasını kabuğu içine çekmez. Erkek ve dişiler 10-24 yılda cinsi olgunluğa ulaşır. Ömürleri 100 yıldır. Çifteleşme su kolonunda ya da yüzeyde kıyıdan 1 km açıkta olur. Dişi kumsalda açtığı çukura 100-200 yumurta bırakır. Yumurtadan çıkan yavrular denize yönelir. Bu aşamada büyük kayıplar verirler. Yeşil kaplumbağalar ot-oburdur. Yosun ve otla beslenirler. Yerel topluluklar için önemli bir ticaret ve besin kaynağı olan bu türün günümüzde soyu tükenme tehlikesinde olup kesin koruma altındadır. Yaşam alan (habitat) kaybı soylarının tükenmesinin en önemli nedenlerin-dendir.

Chelonidae (green turtles) [Deniz-kaplumbağasıgiller] Büyük deniz kaplumbağa-sıdırlar. Bağa, baş, kol ve bacaklar sert pullarla (kabuk) kaplıdır. Ağız kıvrıktır, bacakları bir ya da iki tırnaklıdır. Akdeniz’de 4 türden 2’si yaşamaktadır. Diğer 2’sinin varlığı tartışmalıdır. ® Chelonia mydas.

chemical filtration [kimyasal filtreleme (kimyasal süzme)] Kömür, yüzeyde tutucular, zeolit, turba, reçine gibi maddelerden suyun süzülerek temizlenmesi.

chemical oceanography [kimyasal oseanografi] Deniz ve okyanus suyunu kimyasal özellikleri yönünden inceleyen dal.

Chemical Oxygen Demand (COD) [kimyasal oksijen ihtiyacı] Su kalitesi göstergesidir. Su örneğindeki organik ve oksitlenebilir inorganik bileşikleri yükseltgemek için gerekli oksijen miktarıdır.

chemocline [kemoklin] Su kolonunda suyun kimyasal özelliklerinin (örneğin besin tuzlarının) hızlı değiştiği geçiş tabakası.

chemoreception [kemoresepsiyon] Kimyasalları algılama yeteneği.

chemosensor [kemosensor] Balığın tad ve koku alma duyuları.

chemosynthesis [kemosentez] Bazı bakteriler ışıksız ortamda kimyasal reaksiyonlar yoluyla elde edilen enerjiyi kullanarak organik bileşenlerin sentezini yaparlar ki buna kemosentez denmektedir. Örnek; nitrit ve nitrat bakterileri.

chemotropic [kemotropik] Kimyasal uyarıcıya yönelme.

chemotype [kemotip] Şekilbilimsel (morpholojik) yönden ayırt edilemeyen popülas-yonun kimyasal özellikleri belirlenmiş parçası.

Chenopus pespelecani (common pelican-foot) [?]  ® Aporrhais pespelecani.

Chenopus serresianus (Serre’s pelican foot) [?] ® Aporrhais serresianus.

chestnut goby [?] ® Chromogobius quadrivittatus.

Chicory sea lettuce [?] ® Ulva rigida.

chief [efendi kaptan] İkinci kaptan ve izleyen diğer kaptanlara hitap şekli.

chief cook [aşçıbaşı] Beslenme ve mutfak işlerinden sorumlu gemi adamı.

chief engineer [çarkçıbaşı] Gemideki makinelerin işleyişinden sorumlu baş mühendis.

chief scientist [başuzman] Kuruma ait ya da kiralanmış geminin deniz çalışma programının gerçekleştirilmesinden sorumlu kişisidir. İstasyon seçimi, çalışma süresi ile neyin ne zaman örnekleneceği ve nasıl bir çalışma düzeni izleneceğini başuzman belirler. Alınan örneklerin hiçbir kısmı başuzmanın oluru olmadan denize atılamaz. 

Chimaera monstrosa (rabbit fish) [deniz kedisi, sıçan balığı, tavşan balığı, fare balığı] Tabanda ve tabanın üstünde su kolonunda bulunan taban-yüzücü (bentopelajik) türdür. Okyanus-göçerdir (okyanodrom). TL=150 cm boy ve 2,5 kg ağırlıkta olabilir. 40-1,000 m derinliklerde rastlanır fakat daha çok 300-500 m’lerde yayılır. Uyuşuktur, küçük gruplar oluşturur. Çoğalma yumurtlamayla olur. Yumurta kapsülü 17 cm boyunda olup yumurtadan çıkan erin bireylere benzeyen yavrular 10 cm boyundadır. Trol balıkçılığında yan av olarak avlanır. Yazın kıyıya, 40-100 metre derinlikteki sığ sulara çıkar. Ticari balıkçılığı önemsizdir.

chimaeras (shortnose chimaeras) [Denizkedisigiller] ® Chimaeridae.

Chimaeridae (shortnose chimaeras) [Denizkedisigiller] Bazı sınıflandırma çalışma-larında Denizkedisigiller Tümbaşlılar (Holocephali) altsınıfı altında verilmektedir. Diğer sınıflandırma sistemlerinde ise sınıf düzeyinde değerlendirilmektedir. Denizkedisigiller, kıkırdaklılar (Chondrichthyes) sınıfı, deniz-kedimsiler (Chimaeriormes) takımındaki Callorhynchidae, Chimaeridae, Rhinochimaeridae ailelerini kapsar. Üç ailede 6 cins ve 40 tür bulunmaktadır. Denizkedisigiller 2 cinste 36 tür barındıran, kemikli balıkların görünüşüne sahip gerçek kıkırdaklı balık ailesidir. Yanlarda dört çift solungaç yarığı ya da tek bir dış solungaç yarığına açılan solungaç kapağı (operculum) boşluğu vardır. Nefes delikleri yoktur. Anüs ve urogenital ayrılmıştır. Atlas Okyanusu, Büyük ve Hint Okyanuslarının tropik ve ılıman kuşağında 200 metreden daha derinde okyanus tabanında ve üstünde yüzücü (pelajik) yaşam sürerler. Boyları 1-2 metreye ulaşabilir. Köpek balıklarıyla akrabadırlar. Pulsuzdurlar. Sırt yüzgeçlerinin önünde ağı (zehir) taşıyan diken bulunur. Birkaç tane olan dişlerini değiştirmezler (monofiyodont). Erkekler, çiftleşme organlarını (pterygopode), dişilerin iç döllenmesi için kullanır. Dişiler, uzun iğ şeklindeki kabukla kapalı yumurta bırakırlar. Yumurtlama ilkbahar ve yazın olur. Kıta bayırlarının üst yamaçlarında, tüm okyanuslara yayılmış tabansal balıklardır. Akdeniz’de tek bir türle temsil edilirler. Küçük omurgasızları ve taban balıklarını diş plakalarının arasında ezen leşçillerdir. Sırt mavi, gümüşi-yeşil gölgeli, karın krem rengindedir. Türkiye kıyılarında (Chimaera monstrosa) türü bulunmaktadır.

Chinese cup- and saucer [?] ® Calyptraea chinensis.

chitin [kitin] Örtü. Bir polisakarid (C8H13O5N)n olup nerdeyse bütün eklembacaklıların, kabuklular ve diğer omurgasızların dış iskeletinin ana maddesini  oluşturmaktadır.

chitinous [kitinli] Nasırsı madde (polisakkarid) ile karakterize edilir ki bu vantuz halkalarını, kancaları ve çene kemiğini (mandibles) oluşturur.

chitons (sea cradles) [İlkel-yumuşakçalar (amfinöra)] ® Amphineura.

Chlamys clavata (club scallop) [?] ® Pseudamussium clavatum.

Chlamys flexuosa (flexuous scallop) [?] ® Flexopecten flexuosus.

Chlamys glabra (smooth scallop) [?] ® Flexopecten glaber.

Chlamys multistriata (little bay scallop) [?] Tabandaki çakıl ve değişik malzemeye yapışır. Kumlu çamurlu tabanda görülür. Boyu en çok 4,1 cm olabilir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.

Chlamys opercularis (queen scallop) [?] ® Aequipecten opercularis

Chlamys pesfelis (cat’s paw scallop) [?] ® Manupecten pesfelis.

Chlamys varia (variegated scallop) [?] Bu çenetlinin kabukları yanlardan eşit değildir. Kulaklar farklıdır; ön kulak arkadakinden 2-3 kat daha iridir. Kabuktaki kaburgalar pullu ve dikenciklidir. Rengi çok değişken ve düzensiz desenlidir. Kabuk içi beyaz, esmer, pembe ya da mor olabilir. Boyu en çok 8 cm olabilirken sıklıkla rastlanan boyları 4,5 ile 5,5 cm arasındadır. Kayalık ve kaba çakıllı ve kumlu tabanda yaşar. Çamurlu olup çayırların bulunduğu kesimler ile lagünlerde görülür. Değişik malzemeye yapışır. Erkek dişi döngüleri birbirini izler (ardışık erdişidir). Türkiye'nin Akdeniz, Ege, Marmara ve İstanul Boğazı'nın karadeniz çıkışı kısmında bulunur. Avcılığı vardır.

Chlopsis bicolor (bicoloured false moray) [yalancı mıgrı] Boyu TL=42 cm olabilir. Kıta sahanlığı ve kıta yamacının üst kısımlarında bulunur. Kendisini tabana gömer.

chloricity [klorisite] Bir litre deniz suyunun 200C’deki içerdiği halojenlerin gram cinsinden miktarıdır.

chlorinated hydrocarbons [klorlü hidrokarbonlar] Endrin, heptaklor, aldrin, toksafen, dieldrin, DDT, klordan ve met-oksiklor gibi yapay ağıların (zehirlerin) genel adıdır. Bu tür yapay ağılar toprakta, akarsu ve deniz dibinde uzun süre bozunmadan kalırlar.

chlorination [klorlama] Musluk ve atık sulardaki mikropların kırılması için bu sulara klor verilmesi.

chlorinity [klorinite] 1- Bir kilo deniz suyunun flor hariç içerdiği halojenlerin gram cinsinden miktarına denir.

chlorinity [klorinite] 2- Bir kilogram sudaki klor, brom ve iyot miktarlarının gram cinsinden toplamıdır. Burada brom ve iyot iyonlarının yerine klor konulduğu kabul edilmektedir. Binde tuzluluk (‰) = 1,80655 x Cl (‰).

chloro- [kloro-] Yeşil. Örnek; klorofil (chlorophyll) - yapraklardaki yeşil renk (boya) maddesi.

Chlorophceae [Chlorophyceae] Yeşil alg türlerini barındıran sınıf (classis).

Chlorophthalmidae (greeneyes) [Yeşil-gözlügiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Aulopiformes takımı, Yeşil-gözlügiller (Chlorophthalmidae) ailesi iki cinsi (Chlorophthalmus ve Parasudis) kapsamaktadır. Küçükten orta boya kadar olan balıklardır. Ilıman ve tropik sularda dolay-küreseldir. Ailedeki 2 cinste 18 tür yer almaktadır. Gövde önde neredeyse silindirik, arkaya doğru basıktır. Adları yeşil gözleriyle özdeşleşmiştir. Gözler büyük Chlorophthalmus’ta gözbebeği damla şeklindedir, Bathypterois’da çok küçüktür. Yüz geniştir, ağız genişçe yarıktır. Çenelerde   şerit halindeki dişler çok küçüktür. Yüzgeçlerde sert ışın bulunmaz. Sırt yüzgeci tektir. Yağ yüzgeci vardır. Kuyruk çift lopludur. Pullar çemberimsi (sikloid) ya da taraksıdır (ktenoid). Derin çukurlar ve deniz altı ovalarında, kıta bayırlarında ve kıta sahanlığı kenarlarında yaşayan tabansal balıklardır. Akdeniz’de, 150-3,500 m arasında ve çamurlu diplerde yaşarlar. Kabuklularla ve tabancıl (bentik) yumuşakçalarla beslenirler. Yumurtalıklarını ve erbezlerini aynı anda geliştirebilen eşzamanlı erdişidirler. Larvaları yüzücüdür (pelajiktir).

Chlorophthalmus agassizi (shortnose greeneye) [yeşilgöz balığı] Tabanda ve tabanın üstünde ve su kolonunda asılı olabilir ya da su kolonunda gezer. TL=40 cm olabilir. 50-1,000 metrelerde rastlanan ve acı-suya da giren bir derin-tabansal (derin-demersal=bathydemersal) balıktır. Ticari balıkçılığı önemsizdir. Erdişilik gösterir. Gençleri yüzücüdür (pelajiktir) ve yüzeye yakın bulunurlar. Erinler tabansaldır ve sıkça 50-1,000 metreler arasında rastlanırlar.

chlorophyll [klorofil] Yeşil fotosentez boyasıdır. Birçok çeşidi bulunur: klorofil-a tüm deniz bitkilerinde fakat klorofil b ve c ’ye sadece bazı gruplarda rastlanır.

Chlorotocus crassicornis (green shrimp) [?] Sin. Pandalus crassicornis. Orta boylu karidestir. Gaga-burun telson arasında 7,8 cm'dir; geneli ise 6 cm kadardır. Rengi kırmızı tonlu gövde beyazdır. Kumlu ve kumlu-çamurlu tabanda demersaldir. 50 m ile 600 m derinliklerde görülür ancak sıkça 200 m ile 400 m'ler arasında rastlanır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. Avcılığı yapılır. Yem olarak kullanılır.

chock [kurtağzı] Baş ve kıç omuzluklarda içinden halat geçebilecek demir yastıklar.

chomata [kıvrım, komata] Bazı midyelerde (Ostreidae ve Gryphaeidae) kabuk iç kenarını saran az belirgin tırtık ve kıvrım ile menteşe yakınında sağ kabukta yumru, solda da karşılığı olan çukurcuk.

chondr [kondr] Kıkırdak. Chondrichthyes - Kıkırdaklı balıklar.

chondral [kıkırdak] ® Cartilage.

chondrocrania (chondrocranium) [kondrokranya] Cyclostomata, Elasmobranchii ve Holocephali’nin beyin ve koku alma organı bölgesi ile göz ve iç kulağını saran kıkırdaksı iskelettir.

chondrocranium [kondrokranya] ® Chondrocrania.

Chondrostei (sturgeons) [Mersin-balıkları] Actinopterygii - Işınlı-yüzgeçliler sınıfının altsınıfıdır. Acipenseriformes ve Polypteriformes takımlarını kapsar. Kısmen kemikleşme gösteren kıkırdaklı balıkları içerir. Vücutları ya çıplak ya da plakalarla örtülüdür. Kuyruk yüzgecinin üst kısmı (heteroserk) ile baş kısmı uzundur. Günümüzde iki aile ile temsil edilmektedirler (Mersin-balığıgiller, Acipenseridae ve çok dişli Mersin-balığıgiller Polyodontidae).

chorda (corda) [sicim (korda, sicimsi)].

chorda dorsalis [sırt ipliği (korda dorsalis)] Balıklardan itibaren daha yüksek düzeydeki hayvanlarda yalnız cenin (embriyon) evresinde görülen sonra yerini omurganın aldığı ince uzun kıkırdak sertliğinde ipliğimsi yapı.

Chordata (chordates) [Kordalılar] Kordalılar, sırt iplikli yapıya sahip (notochord) hayvanlar olarak bilinirler. İki yanlı (bilateral) bakışımlıdırlar (simetriktirler). Kaslar dahil bölmeli vücutludurlar. Kalp ve kan dolaşım sistemi ile sindirim sistemi gelişmiştir. Kemik ya da kıkırdak iç-iskeletin varlığı kordalıların önemli özellikleridir. Yaklaşık 45,000 türü mevcuttur. Cephalochordata-Kafatassızlar, Urochordata-Tulumlular ve Vertebrata-Omurgalılar alt-kabilelerine ayrılırlar.

chordates [Kordalılar] ® Chordata.

chorophyll [klorofil] Bitkilerde bulunan yeşil renk (boya) maddesi. Fotosentez olayının katalizatörü. 

Christian Andreas Victor Hensen [Victor Hensen] ® Hensen.

Christian Doppler [Doppler] ® Doppler.

chrom- (prefix) [krom-] Renk. Örnek; kromatik (chromatic)-Renklerle ilgili.

chromatic aberration [kromatik aberasyon] Dalga boyu farklı ışığın ortak odak noktasında toplanmaması yani renklerle (dalda boylarıyla) ilgili mercek hatası. 

chromatography [kromatografi] Çözülenler karışımının gözenekli geçirgen bir ortamda hareket eden çözücünün etkisi altında farklı hızlardaki hareketlerinden yararlanarak, birbirinden ayırmada kullanılan tekniktir. Balıkçılık araştırmalarında stokların birbirinden ayırt edilmesinde kullanılan en güvenilir yöntemdir. Kromatografinin birkaç çeşidi vardır. Bunlar; i) ayrılma (partition); ii) kağıt (paper); iii) ince tabaka (thin layer); iv) kolon (column); v) adsorpsiyon (adsorption); vi) iyon değiş-tokuş (ion-excahange); vii) gaz (gas) kromatografileridir.

chromatophore [renk gözesi (hücresi), (kromatofor)] Genelde boya maddesince zengin göze(ler) = hücre(ler). İçinde renk maddesi taşıyan göze). Örnek; deri ve yaprak gözeleri. Yumuşakçalarda bunlar boya maddesi ile dolu derideki kasılabilen (kontraktil) hücreler olup ışınsal kaslıdırlar. Sinirsel kontrol edilmekte olan bu gözeler renk değişimini (kamuflajı) ya da özel desenleri oluşturur.

Chromis chromis (damselfish) [rahip balığı, papaz balığı] Balıkçılığı önemsiz, göçmen olmayan bir balıktır. 2-40 m’ler arasında bulunur. Kayalık resiflerin ve deniz çayırlarının üstünde ya da yakınında küçük sürüler oluşturur.

Chromogobius quadrivittatus (chestnut goby) [?] Boyu 7-8 cm’dir. Akdeniz ve Karadeniz’de yaşayan tabansal (demersal) bir balıktır. Sığ sularda, kayaların altında saklanır. 

chromosome [kromozom] Kalıtım bilgilerini taşıyan protein zinciri.

chromosome aberration [kromozom aberasyonu] Mitoz ve mayoz bölünme sürecinde kromozom dağılımında oluşan düzensizlik.

chron- (prefix) [kron-] Zaman. Örnek; kronolojik (chronological) - zamandizinsel.

chrysos (golden) [altın renkli]. 

chub mackerel [kolyoz, kolyoz balığı] ® Scomber japonicus.

CHV (abbrev) [sazan çiçeği] ® Cyprinid Herpes Virus.

Cichlidae (cichlids) [Sihlidgiller] Tatlı-suda yaşarlar. Dişi balık, yavruları ya ağzında ya da taban malzemesi içerisinde kuluçkalandırır. Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı Levreksiler (Perciformes) takımının önemli bir ailesidir ve yaklaşık 2,500 türü içine alır. Aile bireylerinin boyları 2,5 cm’den 100 cm’ye kadar değişir. Sihlidgillerin bir kısmından akvaryum balığı olarak yararlanılırken, diğerlerinden örneğin Tilapia besin balığı olarak yararlanılmakta ve ayrıca yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Çeşitli besinleri tüketirler. Genellikle yırtıcıdırlar. Pul, sünger, yengeç, böcek, yumuşakça, detritus, diğer türlerin yumurta ve kurtçuğu (larvası) ile genç bireylerini besin kaynağı olarak kullanırlar.

cichlids [Sihlidgiller] ® Cichlidae.

cigarfishes (driftfishes, drift fishes) [Sürüklenirgiller] ® Nomeidae.

cilia (cilium) [kirpik] 1- Titreyebilen ya da kırbaç gibi hareket ettirilebilen daha çok birgözelilerde (birhücrelilerde) rastlanan ve hareket etmeye yarayan tüysü yapı.

cilia [kirpik] 2- Göz kirpiği.

Ciliata (ciliates) [Kirpikliler] Çoğu karmaşık birgözeli (birhücreli) canlılar olup vücutlarında kirpiğimsi, kısa, sık tüyler taşırlar. Kirpiklerin hareketi canlının pervane gibi dönerek suda ilerlemesini sağlar. Kirpikler aynı zamanda besin maddelerinin ağza yönlendirilmesinde de kullanılır. Kabaca 7,000 türü bilinmektedir. Bazıları 2 mm boya ulaşabilir. Her türlü su birikintisi, okyanus, deniz, göl, havuz, ırmak ve toprakta yaşayabilirler.

ciliates [Kirpikliler] ® Ciliata.

Cilicia [Kilikya] Çukurova. Kelime Yunanca olup eski çağlarda bugün Çukurova olarak bilinen bölge için kullanılmaktaydı. Çoğu kez bu adla Türkiye’nin bugünkü güneydoğu kıyılarındaki politik birim belirtilmekteydi. 

Cilician Basin [Çukurova Baseni] Kilikya adı eskiden günümüz Türkiye’sinin Adana Çukurova bölgesini belirtmede kullanılmaktaydı. Günümüzde ülkemizin Akdeniz kıyısının doğu kesiminin yani Anamur-Kıbrıs-Akıncı Burnu (Samandağ) arasındaki denizel kısmının belirtilmesinde kullanılmaktadır.

ciona [?] ® Ciona intestinalis.

Ciona intestinalis (ciona) [?] Gövde silindir şeklinde yumuşak; gömlek pürüzsüz sarımsı, yeşilimsi ya da kırmızımsı-sarıdır. Boyu 30 cm olabilir ancak genelde sıklıkla rastlanan boyu 1 - 15 cm kadardır. Sabittir, kıyısal yapılar üzeride yayılır. Denizel fouling türüdür. Sıcak sularda hızlı büyür (10 cm/ay). Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur. Kullanımı vardır.

circadian [gündevir (sirkadyan)] Günlük dizemli (ritmik) dönüş. 24 saatlik ya da gece-gündüz değişimli biyolojik (davranışsal ve fizyolojik) olaylar.

circalittoral [sirkalittoral] Altlittoral (sublittoral) bölgenin 100-200 m derinliklerdeki alt kısmı.

Circomphalus casinus (chamber venus) [?] Sin. Venus casina. Değişik tabanda bulunur. Çamurlu-kumlu, kumlu, çakıllı-kumlu, organik maddelerin bulunduğu alt gel-git katmanda yaşar. Boyu 5 cm'den büyük olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. Avcılığı vardır.

circular pond [yuvarlak havuz] Merkezinde boşaltma tertibatı olan ve içerisinde dairesel akıntı oluşturulabilen ve balık yetiştiriciliğinde kullanılan yapay havuz.

circulation [deveran (sirkülasyon)] Oldukça geniş alan ve uzun mesafeyi kat eden su akıntıları. Örnek; Karadeniz’i kıyı boyunca dolaşan akıntı.

circulation [dolaşım (sirkülasyon)] 2- Başladığı yere dönen hareket.  Örnek; kanın damarlardaki hareketi ile denizlerde suların dönen akıntı hareketi.

circum- (prefix) [sirkum-] Etrafını, çevresini, saran, dolanan. Örnek; sirkumpolar canlılar (circumpolar organisms) – dolaykutupsal canlılar, kutupsal kuşakta yaşayan canlılar.

circumoral [dolay-ağızsal] Sekiz kol (sübye, kalamar, ahtapot) ve iki dokunaç (sübye, kalamar) ağzı çevreler (ağız çevresinde yer alır).

circumpolar [dolaykutupsal] Kutup etrafında az ya da çok düzenli dağılım gösteren canlılar.

circumtances [durumlar] Canlıya etki edebilen ya da etmeyen ve canlının çevresinin tamamını oluşturan parçalar. Koşulların tersi.

circumtropical [dolaytropikal] Tropik kuşakta az ya da çok düzenli dağılım gösteren organizmalar.

cirri [püskül] Kafadanbacaklılarda 1- Kolda: Kolun ağız tarafındaki yüzeyinin kenarı  üzerindeki etsi uzantılar.

cirri [püskül] Kafadanbacaklılarda 2- Gövdede: Özellikle gözlerin üstündeki kabarcık şeklinde deri çıkıntıları.

cirripede [Dolaşıkayaklılar]  ® Cirripedia.

Cirripedia (cirripede, curl-footed) [Dolaşıkayaklılar] Dolaşıkayaklılar, (Arthropoda) eklembacak-lılardan olup (Crustacea) Kabuklular altsınıfında yer almaktadırlar. Kabukluların Dolaşıkayaklılar (Cirripedia) alt sınıfına dahil olan barnacle(s) (düğme(ler) en yaygın bilinenleri olup Dolaşıkayaklılar birçok planktonik, kurtçuk ve erin evresi geçiren canlılardır. Dolaşıkayaklılar tabana (sert malzemeye) yapışık yer değiştirmeden yaşarlar. Boyları birkaç mm'den 20 cm'ye kadar değişir. Akdeniz sular sitemindeki boyları 12 cm'yi nadiren geçer. Cirripedia (araştırmacı görüşüne bağlı olarak) 5 takıma ya da daha farklı taksonomik gruplara ayrılır. Bunlardan yalnız Thoracica, takımı 3 alt takımı içermektedir. Bunlar; Lepadomorpha (saplı düğme - barnacle), Verrucomorpha (simetrik olmayan) ve Balanomorpha (simetrik olan) bireyleri içeren alt takımlardır. Gövdeleri bir sap ve değişik sayıda kalkerli/kitinli plakalardan oluşur. Akdeniz'de dolaşıkayaklılar (Cirripedia) Lepadidae ve Scalpellidae aileleri ile temsil edilmektedir. Cirripedia’da erdişilik (hermafroditizm) kuraldır. Ancak kendi kendisini dölleme nadiren olur. Eşeysel çoğalma sabit canlılar için zordur. Bu nedenle Dolaşıkayaklılar vücut ölçülerine göre beklenmedik oranda çok uzun penisleriyle genetik değiş tokuşu sağlarlar. Nauplii kurtçukları (larvaları) oluştuktan sonra suya serbest bırakılır. Larvaların plankton evresi nauplius evresinin sona ermesi ve cypris evresinin başlamasına, tabana yapışmasına kadar sürer. Uygun tabana cypris antenleri ile yapışır ve önemli başkalaşım (metamorfoz) geçirir ve küçük bir Balanidae ve Lepadidae oluşur.

 

Citharidae (large-scale flounders) [Kancaagızgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Pleuronectiformes takımı, Pleuronectoidei alttakımı, Citharidae ailesi 4 cinsi (Brachypleura 1 tür, Citharoides 4 tür, Citharus 1 tür, Lepidoblepharon 1 tür) kapsamaktadır. Akdeniz, Hint Okyanusu ile Büyük Okyanus’ta Japonya’dan Avustralya’ya kadar yayılmıştır. Akdeniz’de tek türü yaşar. Gövde oval, baş sivridir. Gözler soldadır. Ağız oldukça eğiktir, dişler güçlüdür. Sırt yüzgeci yumuşak ışınlıdır. Belirgin bir eğriliğe sahip olan yanal çizgilidir. Yüz (üst taraf) esmerimsidir. En çok 30 cm boya ulaşırlar. Çoğunluk 10-20 cm’dir 450 m’ye kadar iner, kıta sahanlığında tabansaldır. Küçük balıklar ve kabuklularla beslenirler.

Citharus linguatula (Atlantic spotted flounder) [kocaağızpisi, iripulpisi balığı, kanca ağız pisi balığı, kancaağız pisi balığı] Tabansal (demersal) balık olup yüzeyden 300 m derinliğe kadar yayılır fakat çok ender 200 m’den sonra avlanır. Ticari balıkçılığı önemsizdir.

cladomothallus [kladom (giyinik-örtülü) tallus] Karmaşık, küme oluşturan tallustur. Birkaç kuşaktan oluşmuş olabilir. Her kladom bir eksen olup kısa kaliteli büyüme ve belirli ploridi (pleuridie = yanlara) dallanma gösterir. Bunlar tek ya da çok eksenli olabilir.

Cladophora prolifera (branchy hawkweed) [?] Yeşil algdir.Boyu 10 - 15 cm'dir. Koyu yeşil renklidir. Dikotom dallanır.  Yayılmacı (invasive) türdür. İki çok hücreli döngüsü vardır (haploid gametofit ve diploid sporofit). Elle toplanır. Gizil tıbbi ve hayvan besini olarak kullanımı vardır. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur.

Cladostephus hirsutus (marine bottle brush) [?] Sin. Cladostephus verticillatus. Esmer algdir. Tallus siyah olup az dallıdır. Tek eksenlidir. Büyüme uçtadır (apikal). Üreme eşyapılı digenetik döngülüdür. Çoğunlukla 10 - 25 cm boyundadır. Üst infralitoral kuşakta yaşar. Türkiye'nin Ege ve Karadeniz kıyılarında görülür. Elle ya da kepçe ile toplanır. Tıbbi kullanımı olabilir.

Cladostephus verticillatus (marine bottle brush) [?] ® Cladostephus hirsutus.

cladus [kladus] Dal. Canlıların sınıflandırılmasında sınıfın üstünde filumun altında yer alan grup.

Clanculus jussieui (Jussieu’s chanculus) [?] Kayalık tabanda yaşar. Boyu en çok 1,1 cm çapı 1,4 cm olabilir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunur. 

Clariidae (airbreathing catfishes) [?] Silluriformes (yayınsılar) takımından hava soluyan yayıngil ailesidir. Birkaç saat su dışında kalabilirler. 13 cins ve 100 kadar türü vardır. Yalnız tatlı-suda bulunurlar. Mezopotamya ve Filipinler’den Java’ya kadar yayılırlar. Sırt yüzgeçleri aralıklı ve kuyruğa kadar uzanır. 4 çift sakalları vardır. Bazı türleri kısa mesafeleri yürüyebilir. Diğer bazıları kendisini tabana gömer. Hava solumasını solungaç yayları ve labirent organlarıyla yaparlar.

class (classis) [sınıf] 1- Canlıların sınıflandırılmasında takımların birleştirilmesiyle oluşturulan gruba verilen ad.

class (classis) [sınıf] 2- Canlıların sınıflandırılmasında takım’ın üstünde ve kol’un (kladus) altında yer alan grup.

classical [klasik] Eskiye (çok eskiye) ait olan.

classification [sınıflandırma] Organizmaların sıradüzenli – hiyerarşik gruplandırılması ya da bu işlemin kendisi.

classification of fish acc. to oxygen consumption [oksijen tüketimine göre balıkları sınıflandırma] Balıklar yüksek oksijen tüketenden (yüksek oksijen değerine ihtiyacı olandan) daha az oksijen tüketenler (daha az oksijene ihtiyacı olanlar) şeklinde (izleyen satırlarda olduğu gibi) sınıflandırılabilir.

 

a) Suda 7-11 mgO2/l (>5 mg/l): Örnek; Salmonidae-Salmo trutta (alabalık), Cyprinidae - Phoxinus phoxinus (mini inci balığı); Nemachilus barbatulus (?), Cottidae- Cottus gobio (taşaltı balığı, dere iskorpiti).

 

b) Suda 5-7 mgO2/l: Örnek; Salmonidae-Thymallus thymallus (gölge balığı), Cyprinidae- Leuciscus cephalus (ak balık, tatlı-su kefali), Cyprinidae-Chondrostoma nasus (kababurun balığı), Cyprinidae-Gobio gobio (dere kaya balığı), Gadidae-Lota lota (tatlı-su gelinciği).

 

c) Suda ≈ 4 mgO2/l: Örnek; Cyprinidae-Rutilus rutilus (kızılgöz), Percidae- Acerina cernua (platika).

 

d) Suda >0.5 mgO2/l: Örnek; Cyprinidae-Carassius carassius (havuz balığı), Cyprinidae-Tinca tinca (kadife balığı), Cyprinidae-Cyprinus carpio (sazan).

clay [kil] Büyüklüğü 0,2 mm’den küçük tortul (sediman) malzemesi.

clean tidy [neta (nete)] Denizcilikte tehlikesiz, güvenli anlamında iletişim sözü.

cleaner [temizleyici] Labridae ailesinin bazı bireyleri bir tür ortak yaşayış gösterip büyük yırtıcıların üzerindeki aslakları (parazitleri) temizlerler. Temizlenmek isteyen yırtıcı temizleme istasyonuna (temizleyicilerin bulunduğu alana) gelip temizlenmeyi beklerler. Temzilik sırasında bu küçük lapinalar yırtıcının açık ağzına bile girerek solungaç boşluklarını (parazitleri yiyerek) temizler.

cleaner shrimp [?] ® Hippolytidae.

clear [açık] Bulutsuz gökyüzü.  

clear water [berrak su] İçerisinde askı yükün çok az, ışık geçirgenliğinin yüksek olduğu su.

clear water method [berrak su yöntemi] Balık larvalarının kültüründe, besinin bir başka tank ya da kapta kültürünün yapıldığı ve bununla zaman zaman asıl balık larvalarının beslendiği kültür yöntemi.

climate [iklim] Bir yer ya da bölgenin uzun süreli ortalama meteoroloji olaylarının bütünü.

climatology [klimatoloji] İklimbilim.

cline [arı balığı] ® Clinitrachus argentatus.

Clinitrachus argentatus (cline) [arı balığı] Sığ sulardaki sık yosunlar (algler) arasında yaşar. TL=10 cm olur.

cloaca [dışkılık] Omurgasızlar ve memeliler hariç omurgalılarda vücut dışına atılacak malzeme kanallarının açıldığı ortak oda.

cloaca [kloak] Elasmobranchii ve Acipenseridae ailelerinde ürogenital (üreme ve boşaltımla ilgili) kanalların açıldığı yer.

cloacal aperture [kloak açıklığı] Kloak’ın açıldığı yer.

clone [klon] Aynı genetik yapıda (tek ebeveynden) olan soy.

closed area [kapalı alan] Mevsim, üreme dönemi, genç kuşağın korunması amacıyla geçici olarak balıkçılığın yasak olduğu yer.

closed area for fishing [balıkçılığa kapalı alan] Belirli aletlerle balıkçılığın yasaklandığı avcılık alanı ya da bunun bir parçasıdır. Alanın kapatılması stok ya da stok bileşenlerinin (yumurtlayanlar, genç bireyler) korunması amacıyla uygulanmakta olup yasaklama mevsimsel olabileceği gibi sürekli de olabilir.

closed containment system [tam kapalı sistem] Karada ya da denizde kurulmuş balık artığı ve kaçağının olamayacağı, oluşan atıkların işlenerek arındırıldığı özelde balık ve genelde sucul canlı kültürü.

closed sea [kapalı deniz] Okyanus ya da denizin ulusal hükümranlık alanına giren kısmı. Açık deniz’in (open sea) tersi.

closed season [kapalı mevsim (sezon)] Belirli bir zaman süresince, belirli yer ya da tür için balıkçılığın yasak olması. Çoğunlukla yumurtlayan ana-baba ya da genç balıkların korunması için uygulanmaktadır.

closed system [kapalı sistem] 1- Dışındaki nesne ve maddeyle ilişkisi olmayan sistem.

closed system [kapalı sistem] 2- ® Closed-cycle system (Kapalı-döngü sistemi).

closed waters [kapalı sular] Balıkçılığa yasaklanmış sular.

closed-cycle system [kapalı-döngü sistemi] Balık ya da sair sucul kültüründe kullanılan suyun atılmayıp arındırılarak yeniden kullanıldığı sistem. Bunun tersi olup suyun bir kez kullanıldığı sistemlere “flow through system - tek kullanım sistemi” denmektedir.

clownfishes (damselfishes) [Papaz-balığıgiller] ® Pomacentridae.

club scallop [?] ® Pseudamussium clavatum.

Clupea harengus (Atlantic herring, herring) [ringa] Clupeidae ailesi bireyi. Taban-yüzücü (bentopelajik), sürü oluşturan okyanus-göçer (okyanodrom) balıktır. Acı-suya girebilir. Ticari önemi yüksektir. Farklı şekilde işlenerek pazarlanır. Hayvansal plankton ile beslenir. Kuzey Atlas Okyanusu ve yan denizleri ile Baltık Denizi’nde birçok ırk şeklinde yayılmıştır. 11 yıla kadar yaşar, 45 cm boy ve 1 kg ağırlığa ulaşabilir. Türkiye sularında bulunmaz. 

Clupeidae (herrings, shads, sardines) [Ringagiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopteygii sınıfı, Clupeiformes takımı, Clupeidae ailesi 5 altaileyi (Dussumieriinae- 8 cins, Clupeinae- 8 cins, Alosinae- 7 cins, Pellonulinae- 15 cins, Dorosomatinae- 6 cins) içermektedir. Bunların dışında yeri belli olmayan (incertae sedis) 18 cins daha bulunmaktadır. Küçükten orta boya kadar balıkları barındırır. Gövde iğ biçiminde neredeyse silindiriktir. Bazen de yanlardan basıktır. Alt çene kısa fakat yukarı büküktür. Yüzgeçler yumuşak ışınlıdır. Sırt yüzgeci tektir. Kuyruk yüzgeci derin çatallıdır. Başta pul bulunmaz, bazılarında ise hiç pul bulunmaz, kolay düşen pullar çemberimsidir (sikloidtir). Yanal çizgi kısa ya da yoktur. Sırt genellikle koyu mavi-yeşil mavidir. Böğür gümüşidir. Türlerin çoğu denizel olup kıyısal kesimde yüzücüdür (pelajiktir) ve büyük sürüler oluştururlar. Birkaçı acı-suya girer. Bazıları tatlı-suda bulunur. Dişler varsa küçüktür. Planktonla beslenirler. En küçükleri 2 ve en büyükleri 75 cm olabilir. Yüksek sayıda (bazıları 200,000)yumurta bırakırlar. Aile ekonomik yönden önemli türleri barındırır (Brevoortia tyrannus, Clupea harengus, Clupea harengus membras, Clupea pallasii, Sardina pilchardus).

 

Clupeidae ailesinin beş alt-ailesinde yer alan cinsler şunlardır:

 

Dussumieriinae (Dayella, Dussumieria, Etrumeus, Gilchristella, Jenkinsia, Sauvagella, Spratelloides, Spratellomorpha).

 

Clupeinae (Amblygaster, Clupea, Clupeonella, Escualosa, Harengula, Herklotsichthys, Lile, Opisthonema).

 

Alosinae (Alosa, Brevoortia, Ethmalosa, Ethmidium, Gudusia, Hilsa, Tenualosa).

 

Pellonulinae (Clupeichthys, Clupeoides, Congothrissa, Corica, Ehirava, Hyperlophus, Laeviscutella, Limnothrissa, Microthrissa, Minyclupeoides, Odaxothrissa, Pellonula, Poecilothrissa, Potamalosa, Potamothrissa).

 

Dorosomatinae (Anodontostoma, Clupanodon, Dorosoma, Gonialosa, Konisirus, Nematalosa).

 

Bunların dışında taksonomik durumu kesin olmayan cinsler de vardır (incertae sedis);

Chirocentrodon, Ilısha, Nannothrissa, Neoopisthopterus, Odontognathus, Opisthopterus, Platanichthys, Pliosteostoma, Raconda, Ramnogaster, Rhinosardinia, Sardina, Sardinella, Sardinops, Sierrathrissa, Sprattus, Stolothrissa, Thrattidion.

Clupeonella cultriventris (Black Sea sprat) [sardalya balığı, tülka, kilka, kilka balığı, tirsi, flisa balığı] Yüzücü (pelajik) ve yukarı-göçer (anadrom) olup 0-10 m’lerde bulunur. Balıkçılığı çok önemlidir. TL=15 cm boy ve 5 yıla kadar yaşar. Temelde acı-su formudur fakat 34 ppt tuzluluğa kadar dayanır. Beslenme ve yumurtlama göçü yapar. İki alt türü olduğu belirtilmektedir. Karadeniz ve Azov Denizinde Clupeonella cultriventris cultriventris ve Clupeonella cultriventris caspia ise Hazar Denizi’ndeki alt türdür.

cluster [küme] 1- Bir popülasyon ya da birkaç balık sürüsünün geçici bir grup oluşturması. 

cluster [küme] 2- Birbiriyle gerçekten ya da soyut olarak ilintili, bağlı nesneler.

cluster analysis [küme analizi] Benzerlik ya da mesafe temelinde organizmaların gruplandırıldığı yöntem.

Cnidaria [Knidliler, deniz ısırganları] Çokgözeliler’in (çokhücrelilerin) alt bölümünün bir kabilesidir. Önceleri bu kabile selentereler olarak anılmaktaydı. Selentereler altında taraklıların da (Ctenophora) yer alması bu adın terk edilmesine neden olmuştur. Knidliler dokusu farklılaşmış ilkel canlılardır. Kabile Anthozoa (mercanlar ve deniz şakayıkları) Cubozoa (ağılı–zehirli-medüzler), Hydrozoa (hidra ve polipler) ile Scyphozoa (gerçek medüzler) sınıflarını kapsamaktadır. Yaklaşık 11,000 türü olan basit hayvanlardır. Adları taşıdıkları, ısırgan gibi yakıcı gözelerinden gelmektedir. Bunların temel özelliklerinden biri ışınsal (radyal) (bakışımlı) simetrik olmaları ve diğeri de yakıcı (ısırgan) kapsüle (nematocysts) sahip olmalarıdır (® nematocyst). Knidliler çok şekillidir. Birbirini izleyen polip ve medüz olmak üzere 2 forma sahiptirler. Polipler tabanda sabit yaşarken medüzler su kolonunda yaşar (ve planktondur). Farklı türlerin yapısal özellikleri ya da yaşamları faklı olsa bile temel anatomileri aynı kalıptadır. İki epitel doku (ektoderm ve endoderm) arasında bir jölemsi malzeme (mesoglea) bulunur. Gövde içi boşluğu bir sindirim boşluğu olup ağız açıklığı ile dışa açılır. Sindirim, kas ve algılama sistemleri az ya da çok gelişmiştir. Solunum, boşaltım ve dolaşım sistemleri yoktur. Beslenme dokunaçlara (tentakül) çarpan besininin yakalan-masıyla olur. Bir kısmı ortakyaşar (sembiyoz). Üreme eşeyli (cinsiyetli) ya da eşeysiz olur. Eşeysiz çoğalma tomurcuklanmayla olur. Tomurcuk gövdeden kopmazsa koloni oluşur. Eşeyli çoğalmada zigottan planula kurtçuğu (larvası) oluşur. Yüzücü (pelajik) planula uygun yere yapışır ve bundan da polip gelişir. Scyphozoa ve Cubozoa sınıfında polipten medüz evresi gelişir. Diğerlerinde medüz evresi bulunmaz. Knidlilerin özellikle ağılı olanları insanlar için de tehlikelidir. Sucul ortamdaki knidlilerin 11,000 türünden ancak birkaçı tatlı-sularda yaşar. Diğerlerinin tümü denizeldir. Knidlilerin üç ana sınıfından (Anthozoa, Hydroza ve Scyphozoa) yalnız Scyphozoa ve Anthozoa balıkçılık açısından ilgi çekicidir.

cnidoblast [yakıcı göze (hücre), (knidoblast)] Knidlilerde (Cnidaria) zıpkın yapılı, kamçılı olup ağı (zehir) taşıyan, avlama ve korunma amaçlı kullanılan göze (hücre). ® Nematocyst.

cnidocyl [knidosil] Yakıcı gözedeki (hücredeki) algılama (duyarga) ucu, çıkıntısı.

co- (prefix) [ko-] Eş. Koenzim (coenzyme)-Eş zamanlı etkin enzim.

coach whipping [façunalık] Façuna işleminde (sarmada) kullanılan malzeme.

coagulant [koagulan] Akvaryum suyunun temizlenmesinde askıdaki parçacıkların yapışıp büyümesini ve filtrede tutulmasını sağlayan kimyasal.

coagulation [topaklanma] Çözünmüş ya da koloidal maddelerin birbirine tutunarak çökelebilen hale dönüşmesi.

coarse sediment [kaba çökel (kaba sediman)] Parçacık boyu 2 mm’den daha büyük kum, çakıl, taş ve taş parçası gibi çöken maddeler.

coast [kıyı] Karasal ve sucul çevrenin çakışma sınırı. 

coast line [sahil çizgisi] Deniz sakinken suyun kara ile birleştiği hat.

coastal fishery [kıyı balıkçılığı] Yakın kıyı bölgesinde yapılan mesleki balıkçılık.

coastal pelagic [kıyısal yüzücü (kıyısal pelajik)] Gerçek açık deniz balığı olmayıp kıyı boyunca göç eden açık deniz balığı.

coastal zone [kıyı kuşağı (kıyı bölgesi)] Münhasır ekonomik kuşağın denize doğru 200 deniz mili açığa kadar uzandığı kuşak.

coastal zone management [kıyı kuşağı (bölgesi) yönetimi] Kıyısal (kara ve su) kesimden bir bütünlük içerisinde planlı yararlanma yönetimi ve idaresi. Günümüzde, genel kural olarak kıyı kuşağı yönetiminin karasal ve sucul kesimde ekosistem yaklaşımını dikkate alması beklenmektedir.

coastline [kıyı çizgisi] Karanın denize doğru uzanan sınırı. Genellikle gel (med) sınırına eşittir.

coat [manto] Yumuşakçalarda kabuk içini saran deri (zar) olup hem büyümeyi ve hem de dış yüzeyi (kalınlaşma) salgılar.

coccolith [kokolit] Tek gözeli (hücreli) kokolitoforların (örneğin bir alg olan Emiliania huxleyi’inin) CaCO3’tan oluşan bireysel delikli plakaları olup deniz tabanındaki tebeşir tortulların oluşmasına neden olmuştur.

cock-eyed squid [?] ® Histioteuthidae.

cockles [yürek midyesi, kalp midyesi] ® Cardium edule.

COD (abbrev) [Kimyasal oksijen ihtiyacı] ® Chemical Oxygen Demand.

cod (Atlantic cod) [morina] ® Gadus morhua.

cod likes (Gadiformes) [Dikensizler] ® Anacanthini.

cod-end (bag, pocket) [torba] Asıl seçiciliğin oluştuğu trol ağının en sondaki (torba) kısmı.

cod-end cover (trouser codend) [koruyucu torba] 1- Trol ağının dar gözlü torba kısmının sert tabanda aşınmasını ve yırtılmasını önlemek için kullanılan ikinci yani üstüne geçirilen geniş gözlü ve dayanıklı koruyucu ağ torba. ® Outer net.

cod-end cover [torba örtüsü] 2- Trol ağı seçicilik deneyinde, seçiciliği belirlenecek ağın torbasının üstüne geçirilen dar gözlü ve daha büyük ve bol ikinci ağ.

codend lashing (codline) [uçkur] Trol torbasının son kısmının (torbanın büzülerek) bağlanmasında kullanılan yumuşak halat. 

Codium bursa (purse codium) [?] Yeşil algdir. Yaprağı küremsi kütle halindedir. Boyu 5 - 15 cm'dir. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur. Biyokitleden metan elde edilmesinde kullanılır.

Codium coralloides (crusty codium) [?] Yeşil algdir. Alt infralitoral katta yayılır. Boyu 10 ile 20 cm arsındadır. Gizil tıbbi kullanımı vardır. Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunur.

Codium vermilara (wormlike codium)  [?] Yeşil algdir. Boyu 10 - 20 cm'dir. İnfralitoral katta yayılır. Yayılmacıdır (invasive). Potansiyel kullanımı vardır. Türkiye'nin Ege ve Karadeniz kıyılarında bulunur.

codline [uçkur] ® Codend lashing.

cods and haddocks [Mezgitgiller] ® Gadidae.

coefficient of decrease [anlık toplam ölüm oranı] ® Instantaneous rate of mortality.

coel [söl] İçi boş, boşluk. Örnek; selenteron (coelenteron)-selenterelerin vücut boşluğu.

Coelenterata (coelenterates) [Sölentereler] Knidliler (Cnidaria) ve Taraklılar (Ctenophora) olmak üzere iki hayvan kabilesini içermektedir. Vücut boşluklu hayvanlar olup iç ve dış olmak üzere iki göze (hücre) tabakasıyla basit doku organizasyonuna sahiptirler.

coelenterates [Sölentereler] ® Coelenterata. 

coelom (abdominal cavity, perivisceral cavity, gut cavity) [karın boşluğu (sölom)] 1- Ana vücut boşluğu.

coelom (abdominal cavity, perivisceral cavity, gut cavity) [karın boşluğu (sölom)] 2- İç organları içine alan ikincil vücut boşluğu.

Coelomata [sölomlular] Vücut boşluğu olan hayvanlar.

Coelorhynchus coelorhynchus (hollowsnout grenadier) [boş-burun, fare balığı] Taban üstünde ve su kolonunda gezer (bentopelajiktir) fakat göçmen değildir. 90-1,250 metrelerde rastlanır. Çoğunlukla 200-500 m’lerde bulunur. Balıkçılığı önemsizdir.

coeno- (prefix) [kono-] Eş. Örnek; konosit (coenosite)-diğer organizmalarla aynı besini paylaşan.

coenospecies [kenotür] Birbirleriyle çoğalma yeteneği olan melez veren bitki türleri.

cohort [tertip (tabur)] 1- Aynı yaşta olan, popülasyona (stoğa) aynı zamanda katılan bireylerin oluşturduğu grup. 

cohort [tertip (tabur)] 2- Bir yıllığa ait olup (aynı yaş grubunda olan ve) ortak istatistiki niteliğe sahip bireyler. 

cohort [yıllık sınıfı (tertip)] 3- Buna tertip de denmekte olup aynı yıl doğan balıkları ifade eder. Örneğin 2004 yılı tertibi lagos balıkları 2004 yılında yumurtadan çıkmış (doğmuş !) bütün keserbaş barbunya (Mullus barbatus) balıklarını kapsar. Bu balıklar 2005 yılında 1 yaşında olurlar. Stoklar bazen çok az bazen çok yüksek sayıda tertip verirler. Bu durum izleyen yıllardaki stok bolluğunun belirlenmesinde önemli bir yer tutar.

cohort analysis [tertip çözümlemesi (tertip analizi)] Bir sanal popülasyon çözümlemesi (analizi) yöntemidir. Bir yıllıktan (aynı tertipten) avlanan balık miktarının tam olarak bilindiği var sayılarak stoktaki en yaşlı balıkların (en yaşlı yaş grubundaki) ölüm oranı ve sayılarından hareket edilmek suretiyle yukarından -en yaşlıdan en gencine doğru kayıpların eklenmesi suretiyle denizde olması gereken balık sayılarının tahmin edilmesidir.

coil (fake) [roda] ® Rope coil.

cold blooded (poikilothermic) [soğuk kanlı (poikiloterm)] ® Poikilotherm.

cold branding [soğuk-dövme marka] Soğuk nesne ile yakarak işaretleme. ® Carlin tag (Carlin markası). ® Lea tag (Lea markası). ® Pop-up tag (Pop-ap marka). ® Petersen tag (Petersen markası). ® Hot branding (Sıcak-dövme marka). ® Gill clamp (Solungaç markası). ® Spaghaetti tag (Spagetti markası).

cold resistance [soğuğa dayanıklı] Sıfır (00C) derecenin altındaki sıcaklıkta yaşayabilme yeteneği.

cold smoking [soğuk tütsüleme] Proteinlerin pişirilmemesi için balıkların 330C’den düşük sıcaklıkta tütsülenmesi.

cold water [soğuk su] Yazın sıcaklığı 200C’yi geçmeyen su kütlesi.

cold water disease [soğuk su hastalığı (kuyruk sapı hastalığı)] Çoğunlukla 13 0C’den soğuk suda kalan alabalıkgil balıkların deri ve yüzgeçlerinde doku bozukluğu (yara/bere) şeklinde görülür. Yüzgeçler koyu ve yırtık bir hal alır; tamamıyla da kaybedilebilir. Balık beslenmeyi bırakır.

cold-blooded (ectotherm, poikilotherm, heterothermic) [soğuk kanlı] Çoğu balıkta olduğu gibi vücut sıcaklığını çevrenin belirlediği yani vücut sıcaklığı çevre sıcaklığıyla değişen hayvan(lar).  

cold-kill [soğuktan ölüm] Sıcaklığın ani düşmesi sonucu deniz balıklarında görülen ölüm.

cold-smoked [soğuk tütsülenmiş] Düşük sıcaklıkta hafif tütsülenmiş balık. Bunlar pişirilerek yenmelidir.

cold-water fish [soğuk su balığı] 200C ve altındaki sıcaklıklarda, optimal olarak 4-150C’lerdeki sularda bulunan balık.

coldwater Vibrio [soğuk su vibriyo’su] Atlantik som balığında görülen ve Vibrio türlerinin neden olduğu hastalık. Vibrio 100C’den daha düşük sıcaklıklarda aktif olup vücutta kırmızı bantlarla birlikte yüzgeçlerin çürüyüp düşmesine yol açar. ® Vibrio (Vibriyo).

coliform bacteria [koliform bakteriler, dışkı organizmaları]. 

collapse [çökme] Balık bolluğunun (hasadın-ürünün yani karaya çıkarılan avın) balıkçılık ya da diğer etkenler nedeniyle aniden azalması ve çok düşük (eski değerler karşısında önemsiz kalacak) düzeye inmesidir. Çökme terimi yanlış olarak aşırı avcılığı belirtmek için de kullanılabilmektedir.

collection [koleksiyon] Gösteri ya da bilimsel amaçlı olarak bir balığın koruyucular içerisinde saklanması, depolanması.

collector [kolektör] Herhangi bir malzemeyi toplamaya yarayan aygıt.

colloids [kolloidler] Genellikle sıvılarda asılı olup büyüklüğü 10-1,000 angström arasında değişen, çok küçük parçacıklar. 1 Å = 10 -8 cm = 10-10 m.

colonisation [kolonizasyon] Daha önce o alan ve bölgede bulunmayan bir türün o bölgeye yerleşerek üreyebilmesidir.

colonisation [yurtlanma (kolonizasyon)] Daha önce o alan ve bölgede bulunmayan bir türün o bölgeye yerleşerek üreyebilmesidir.

colony [koloni] Türün yaşama şansını artırmak için bireylerin birliktelik oluşturmasıdır.

colorimeter [renkölçer (kolorimetre)].

coloured egg cockle [?] ® Monodacna colorata.

columella [küçük kolon; merkezi sarmal eksen yapısı] Kabuk sarmalının sanal ekseni. Sarmal turları bitişikse tam eksenli, eğer sarmal turları bitişik olmayıp yalnız birbirine değiyorsa oyuk eksenlidir. Bunlar kabuk ağzı açıklığının bir parçası olup eksen boyunca uzanan merkezi sarmal kenarına columella denmektedir.

comb jellies [Taraklılar (Kteneforlar)] ® Ctenophora.

comber [hanı balığı, deniz hani balığı, asıl hani, hani, asılhani balığı, hanoz] ® Serranus cabrilla.

combination vessel [çok amaçlı av aracı] ® Multipurpose vessel.

comblike [taraksı (ktenoid)] ® Ctenoid.

combtooth blennies (blennies) [Horozbinagiller] ® Blenniidae.  

commensal [komenzal] Aynı besinle beslenen.

commensalism [besin ortakçılığı (ortakçılık, komenzalizm)] Kelime anlamı besin ortakçılığıdır. Anak biyolojide türlerden birinin yararlandığı diğerinin ne zarar ne de yarar gördüğü-etkilenmediği ilişki (+ 0) olarak anlaşılmaktadır. Örnek; köpek balığına yapışıp kendisini taşıttıran yapışkan ya da vantuz balığı (Echeneis remora). Bir diğer örnek ise Eupagurus cinslerinin boş, ölmüş karındanbacaklı (Gastropoda) kabuklarını korunak olarak kullanmasıdır. Deniz şakayığı (Anemonia)-balık birlikteliği de ortakçılığa verilebilecek örneklerdendir.

commercial catch [ticari av] Mesleki (ticari) avcılık ile elde edilen, avlanan balıklar.

commercial fish culture [ticari balık kültürü] Ticari gelir (kâr) sağlamak için yapılan balık kültürü.

commercial fishery [ticari balıkçılık] Mesleki balıkçılıkta denir. Bir ya da birden çok balık türünü gelir elde etmek amacıyla avlayıp alıcılara satma faaliyeti.

commercial size [ticari boy] Balıkçılıkta avlanabilecek en küçük balık boyu.

commercial stock [ticari stok] Balıkçılığın potansiyel olarak avlayabileceği stok yada onun bir parçası.

commissure [komissür] Midye kabuklarının birleşme hattı.

common Atlantic grenadier [fare balığı] ® Nezumia aequalis.

common bobtail [?] ® Sepietta oweniana.

common carp [sazan, pullu sazan, adi sazan] ® Cyprinus carpio carpio.

common ceramium [?] ® Ceramium rubrum.

common cerithe [?] ® Cerithium vulgatum.  

common cuttlefish [sübye] ® Sepia officinalis.

common dentex [sinagrit] ® Dentex dentex.

common dolphinfish [lambuga, lampuka, yaldızlıuskumruazmanı balığı] ® Coryphaena hippurus.

common eagle ray [fulya, folya, denizkartalı balığı, çuçuna balığı] ® Myliobatis aquila.

common European bittersweet [?] ® Glycymeris glycymeris.

common fisheries [ortak balıkçılık] Herhangi bir devlete ait olmayan balıkçılık.

Common Fishery Policy (CFP) [Ortak Balıkçılık Politikası, OBP] ® European Union Common Fisheries Policy (AB-Ortak Balıkçılık Politikası).

common goby [küçükhurmakayası balığı, küçükkaya balığı] ® Pomatoschistus microps.

common guitarfish [iğnelikeler, uzunkeler balığı, kemane, kemane balığı] ® Rhinobatos rhinobatos.

common jellyfish [ay denizanası] ® Aurelia aurita.

common jellyfish (common sea jelly, saucer jelly, moon jelly) [medüz] ® Aurelia aurita.

common jingle shell [?] ® Anomia ephippium.

common mora [adi morina] ® Mora moro.

common name (trivial name, ordinary name) [yerel ad (lakap)] 1- ® nomen triviale (nom. triv.)

common name [yerel ad (lakap)] 2- Bir yöreden, dil ya da ağızdan diğerine değişebilen balık adı.  ® Vernacular name.

common octopus [?] ® Octopus vulgaris.

common otter shell [?] ® Lutraria lutraria.

common pandora [mercan, kırma, mercan balığı, kırma mercan] ® Pagellus erythrinus.

common pelican-foot [?] ® Aporrhais pespelecani.

common piddock [?] ® Pholas dactylus.

common prawn [teke] ® Palaemon serratus.

common prawn [küçük karides, teke] ® Palaemon serratus (sin: Leander serratus)

common property resource [topluma ait kaynak] Topluma ait olup hükümet tarafından denetlenen balıkçılık kaynağı. Serbest kullanma hakkı (open access) anlamını taşımaz.

common red sea comb [?] ® Plocamium cartilagineum.

common remora [yapışkan, yapışan balığı, kılavuz balığı, vantuz balığı] ® Remora remora.

common sargassum [?] ® Sargassum vulgare.

common sawfish [testere balığı] ® Pristis pristis.

common sea pen [kürdan, deniztüyü] Pennatulidae ailesinden bir hayvandır. Bazen kürdan olarak da adlandırılmaktadır.

common seabream [mercan, mercan fangri, sinagrit, trança balığı, fangri, mercan balığı] ® Pagrus pagrus.

common shrimp [teke, çalıkaridesi] ® Crangon crangon.

common sole [dil balığı] ® Solea solea.

common spiny lobster [böcek]  ® Palinurus elephas.

common starfish [deniz yıldızı] ® Starfish.

common stingray [denizkedisi, kazık kuyruklu balığı, dikenli uyuşturan balığı, iğnelivatoz, rina] ® Dasyatis pastinaca.

common torpedo [beneklielektrik balığı, büyükuyuşturan balığı, çarpan, elektrik balığı, uyuşturan] ® Torpedo torpedo.

common two-banded seabream [karagöz balığı, karagöz, baltabaşkaragöz balığı] ® Diplodus vulgaris.

community [topluluk (komünite)] Çeşitli organizmaların belirli bir ortam ve zaman ile farklı beslenme basamaklarındaki yaşam birlikteliği. ® Biyosönoz.

community analysis [topluluk çözümlemesi (komünite analizi)] Belirli bir yaşam-alandaki canlıların yaşam birlikteliği topluluk olarak tanımlanmaktadır. Bu topluluklar öncelikle 2 gruba ayrılmaktadır. Bunlar ana (major) topluluk ve küçük (minor) topluluklardır. Toplulukların çözümlemesi bazı göstergelerin kullanılmasıyla yapılmaktadır. Gösterge kullanımı uzun süreçli tür tayinlerini gerektirmemektedir ve bu nedenle de hızlı bilgi verirler. Topluluk çözümlemelerinde kullanılan belli başlı göstergeler şunlardır: i) ® Index of dominance (Baskınlık göstergesi), ii) ® Index of similarity (Benzerlik göstergesi), iii) ® Index of species diversity (Tür çeşitliliği göstergesi).

comparison experiment [karşılaştırma deneyi] Balıkçılıktaki bir zaman serisi çalışmasının bir kısmı (a) teknesi ve bir diğer kısmı herhangi bir (b) teknesi ile yapılmış ise o zaman teknelerin avlama güçlerinin farklılığını içeren bu verilerin tekdüze (standart) hale getirilmesi gerekmektedir. Bunun için her iki teknenin istenen istatistiki güvenirliği verecek sayıda aynı av alanı ve aynı anda (zaman) paralel avcılık yapmaları ve bu deney sonucunda elde edilen verilerin teknelerden hangisi ile gelecekte de çalışılacak ise ona göre düzeltilmelerini sağlayan zorunlu (bir) çalışmadır.

comparison fishery [karşılaştırma balıkçılığı] ® Comparison experiment (Karşılaştırma deneyi).

compass [pusula] Seyir yönünü belirlemede kullanılan alet.

compensation [karşılama (kompenzasyon)].

compensation depth [karşılama derinliği (kompenzasyon derinliği)] Fotosentez ile üretilen oksijenin, solunum ile tüketilen oksijene eşit olduğu derinliktir. Bu derinlik genellikle gelen ışığın %1’inin bulunduğu derinliğe denk düşer. Karşılama derinliği, ışıklı tabakanın alt sınırı olup bunun altında net bitkisel plankton (fitoplankton) üretimi yoktur.

compensatory [karşılayıcı] Popülasyonun, bir faktörün etkisini başka bir faktörü zorunlu değiştirerek karşılama ve dengeleme mekanizması. Örnek; azalan stok sıklığının artan yumurta üretimiyle (ya da erken cinsi olgunlaşma ile) karşılanarak etkisinin azaltılmaya çalışılması.

compensatory growth [karşılayıcı büyüme] Popülasyon büyüklüğünün belirli bir seviyenin altına düşmesi halinde balıkların büyüme oranlarında gösterdikleri artıştır. Bu seyrelmiş stokta besin yarışının daha az olmasından kaynaklanabilir.

competition [yarış (doğrudan müdahale)] 1- Her iki türün de olumsuz etkilendiği-zarar gördüğü ilişki (- -). Örnek; Eupomacentrus planifrons yaşadığı yeri hemcinslerine karşı koruma ve tecavüzü önleme davranışı göstermektedir. Bu davranış, doğrudan müdahale ve saldırganlık şeklinde oluşan bir yarıştır.

competition [yarış (dolaylı müdahale)] 2- Besin kaynağının kıtlığı ve her iki türün de zarar gördüğü-olumsuz etkilendiği ilişki (-  -). Örnek; kıyıdan açığa doğru gel-git ve dalga etkisi altındaki taşlık kayalık kesimin orta kısmında yer alan iri Balanus balanoides ile üst kısımda yer alan cüce Chthamalus stellatus’un oluşturduğu kuşak bu iki türün birbirleriyle besin için yarıştığı dolaylı bir müdahale yarışıdır.

competition [yarış (kaynak yarışı)] 3- Burada yarıştan anlaşılan, kaynak olan besin maddeleri için yapılan mücadeledir. Aynı kaynakla yani aynı (ortak) besin malzemesi ve organizmalarla beslenen canlılar söz konusu besinin azalması halinde (dolaylı olarak) olumsuz etkilenirler. Bu durum besin zinciri çerçevesinde ele alındığında aynı beslenme basamağında bulunan canlılar besin organizmalarının azalması halinde olumsuz etkilenirler şeklinde de açıklanabilir. Olumsuz etkilenme (-  -) aslında bu canlıların ortak besinlerinin azalması sonucu aç kalmalarıdır.  

competition [yarış] 4- Aynı alan ve kaynağı kullanan, aynı ya da farklı türden iki ya da daha çok organizmanın birbirleriyle zararlı (- -) etkileşimidir. Bu tanıma yırtıcı davranışı (yeme/yenme) dahil değildir.

competition index [yarış göstergesi] Akvakültürde birden çok türün bir arada yetiştirilmesi halinde üründeki değişikliklerin göstergesi.

competitive exclusion [yarıştan atılan] Benzer gereksinimi olan ve sınırlı kaynağı kullanan iki tür bir arada yaşayamazlar. Bunlardan biri (daha zayıf olan) yarışı yitirir ve atılır.

competitive total allowable catch [izin verilebilir yarışçı av] Avlayanlara, kısmi miktarın avlanma hakkının verilmediği, buna karşın balıkçılığa katılanların tümünün av miktarlarının toplamının TAC’ı (Total Allovable Catch) geçmediği toplam avdır.

complemental male [cüce-erkek] Genellikle yozlaşmış (dejenere) olup dişi üzerine yapışmış olarak yaşayan küçük erkek. Nadiren parazit erkek olarak da anılmaktadır. Bazı Ceratiidae bireylerinde görülmektedir.

complete diet [tam-besin] Akvakültürde balığın gereksindiği bütün besleyicileri içeren yem.

complete regeneration [tam-yenilenme] ® Regenaration (Yenilenme).

complex [karmaşık, kompleks] Düzgün bir şekilde, birleşmiş, birbirine bağlı ve ilintili basit parçalardan oluşan yapı, sistem ve olayların oluşturduğu bütünü tanımlar.

compound eye [petekgöz, fasetgöz] Eklembacaklılarda birçok göz biriminin bir araya gelmesiyle oluşmuş göz tipi.

compressed pellet [presyem] Buhar ve basınçla muamele edilerek yapılmış yem. Ekspande ya da ekstrude yemlere göre daha az dayanıklı topak.

concave [içbükey (konkav)] Bir yüzgecin ortasının uçlardan daha kısa oluşu. Dışbükey’in tersi.

concave gibbula [?] ® Gibbula rarilineata.

concentration of marine plankton [denizel plankton konsantrasyonu] Yüzey tabakalarındaki deniz suyunun 35 g’ı tuzdur. Kabaca 1 mg kadar çözünmüş organik malzeme ve 0,5 µ filtreden süzüldüğünde 0,05-1 mg kuru ağırlık olarak parçacık halindeki madde bulunur. Açık suda belki 10-100 µg alg bulunabilir. Ancak çok yoğun alg patlamasında sudaki miktarı 1 mg/l kadar olabilir.

concentration phase [toplanma evresi] Balıkların yaşam döngülerinde örneğin nehir ve kollarında yumurtlamak için özellikle bir araya gelerek yığılmaları.

concentric [eşmerkezli] Merkezleri aynı olan birbirini izleyen halkalar.

conceptacle (cavity) [boşluk, kavite] Bazı deniz ve tatlı-su alglerinde üreme organları taşıyan özel bölmelerdir (boşluklardır). Bu boşluklar Corallinaceae, Hildenbrandiales ve esmer Fucales türlerinde (Tallus içinde) bulunur. Not: Receptacle (çiçek taşıyıcı hazne) ile karıştırılmamalıdır. 

conchiolin [konkiolin] Yumuşakçaların kabuklarındaki organik madde.

condensation [buğulaşma] Buharın sıvıya dönüşmesi.

condition [kondisyon] Balığın beslenme durumu. Üreme ve beslenmeyle değişen gövdedeki et miktarı.

condition coefficient (condition factor, condition index) [kondisyon katsayısı] Balığın boy ve ağırlıktan hesaplanan yağlılık, şişmanlık, dolgunluk durumunu gösteren sayıdır. Kondisyon faktörü (k), balık ağırlığının boyun küpüne oranıdır (k = w/L3). Burada w = balığın gram olarak ağırlığı ve L = balık boyu (cm)’dir. Yaklaşık aynı boydan olup bir türe ait balıkların kondisyonlarının karşılaştırılmasında Fulton kondisyon faktörü (w= a/Lb) de kullanılabilir. Burada (Fulton kondisyon faktöründe) b’nin hangi değerde olduğunun (3>b>3] bir önemi yoktur. (a) değeri büyükse, o balığın beslenmeyle ilgili genel kondisyonu daha iyidir. Not: Kondisyonun beslenmeyle ilgili olması bunun da zamanla değişmesi nedeniyle farklı zamanlarda yapılmış ölçümler kullanılarak Fulton kondisyon değerinin hesaplanarak kullanılması yanlıştır.

condition factor [kondisyon faktörü] Bir tür’e ait balıkların yer ve zamana göre beslenmelerine dayalı sağlıklılığının ifadesi olarak kullanılmakta olup k = w / L3 x 100 ilişkisi olarak hesaplanmaktadır. Burada; k = kondisyon faktörü, w = ağırlık (g), L = boy (cm). ® Condition coefficient.

condition index [kondisyon göstergesi (kondisyon indeksi)] ® Condition coefficient.

conditional fishing mortality rate [koşullu balıkçılık ölüm oranı] Diğer ölümlerin etkili olmadığı (katılmadığı) durumda, başlangıçtaki stok’un bir kısmının bir yıl ya da sezonda balıkçılıktan gelen ölüm oranıdır ki buna yıllık ya da mevsimlik balıkçılık ölüm oranı da denmektedir.

conditional natural mortality rate [koşullu doğal ölüm oranı] Balıkçılıktan kaynaklanan ölümlerin etkili olmadığı (katılmadığı) durumda, başlangıçtaki stok’un bir kısmının bir yıl ya da sezondaki doğal ölüm oranıdır ki buna yıllık ya da mevsimlik doğal ölüm oranı da denmektedir.

conditions [koşullar] Organizmanın katıldığı ve organizmayı etkileyen parçalar, olaylar.  Durumların tersi.

conductivity [geçirgenlik] Suyun elektriği geçirmesi, aktarmasıdır. Geçirgenlik yeteneği sudaki pozitif (+) yüklü (Na, Mg, Ca, Al, Fe gibi) katyonlar ve negatif (-) yüklü (Cl, NO3, SO4, PO4 gibi) anyonlar tarafından belirlenir. 

Condylactis aurantiaca (golden  anemone) [?] Actiniidae ailesindendir. Boyu yaklaşık 10 cm'yi geçer. Neredeyse her zaman gömülüdür. Kumlu taban kesiminde 1 - 10 m arasında yayılır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.

cone of vision [görme konisi] Balığın yukarı, aşağı, öne ve arkaya doğru görebildiği alan.

congenital [irsi] Doğuştan gelen.

Conger conger (European conger) [deniz yılan balığı, mıgrı] Tabansal (demersal) olup okyanus-göçerdir (okyanodrom). 0-1,170 m derinliklerde yayılır. Çoğunlukla 0-500 metreler arasında görülür. Ticari balıkçılığı vardır. Kayalık ve kumluk kesimlerde bulunur. TL=3 m boy ve 110 kg olabilir. Gece aktif ve yırtıcıdır. Yaşamında 1 kez yumurtlar. 5-15 yıl arasında cinsi olgunluğa ulaşır ve 3-8 milyon yumurta üretir.

conger eels (congers, marine eels) [Mığrı-balığıgiller, Mığrıgiller]  ® Congridae.

congers (conger eels, marine eels) [Mığrı-balığıgiller, Mığrıgiller]  ® Congridae.

conglomerate  [yığışma (yığışım)].

Congridae (congers, conger eels, marine eels) [Mığrı-balığıgiller, Mığrıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Anguilliformes takımı, Congridae ailesinde 3 altaile (Bathymyrinae-6 cinste 45 tür), Congrinae–23 cinste 111 tür, Heterocongrinae 2 cinste 35 tür) yer almaktadır. Ilıman ve sıcak denizdeki kemikli balık ailesidir. Çok sayıda omuru olan uzun ve oldukça ağır (3 m, 160 kg) olup 30 yıla kadar yaşayabilen balıklardır. Akdeniz de 3 türü bulunur. Arkaya doğru basıklaşan gövde silindir şeklindedir. Gözler iyi gelişmiştir. Üst çene, alt çeneden hafifçe daha uzundur. Değişken şekilli ve boylu dişler her iki çenede de bulunur. Solungaç yarıkları yanaldır. Sırt ve dışkıl (anal) yüzgeçler kuyrukla birleşir. Yanal çizgi bütün halindedir, pulsuzdur. Renk genellikle donuk esmer ya da gridir. Mığrıgillere kıyıdan 2,000 m derinliğe kadar rastlanır. Daha çok 800 m civarında bulunurlar. Taşlık ve kayalıkların oyuklarında dururlar. Etçil (karnivor) olup her türlü besini alırlar. Etleri yenilebilir ve kıymetlidir. Balıklar ve omurgasızlarla beslenirler. Bazı türleri geceleri aktiftir. Diğer yılan-balıksılar gibi uzak mesafe göçleri yoktur. Üremek için göç etmezler derine inerler. Yumurtaları tabansal (demersal) fakat kurtçukları (larvaları) yüzücüdür (pelajiktir). Sularımızda en çok mığrı balığına (Conger conger) rastlanmaktadır.

conjugation [konjugasyon] Birleşme. Bir tür eşeysel (cinsi) birleşme. İki gözenin bir araya gelerek kalıtsal malzemelerini değiş-tokuş etmesi.

connective buccal membrane [bağlayıcı ağız zarı] Kafadanbacaklılarda Ağız dikmelerini kolların kaidesine bağlayan kaslı sırt.

connective tissue [bağ doku] 1- Gözeler (hücreler) arasında ölü ve salgılanmış malzemeden yapılmış tel ve telcikleri içeren (kan, kemik, kıkırdak vb) doku.

connective tissue [bağ doku] 2- Şekilsiz gözeli (hücreli) ara madde içindeki destek doku.

connemarra clingfish [yapışkan balığı, ördek balığı] ® Lepadogaster candolii.

consecutive hermaphrodite [ardışık erdişilik] Önce erkek sonra dişi (protandrous) ve önce dişi sonra erkek olan (protogynous) balıklarda birbirini izleyen çift eşeysellik (cinsiyetlilik) durumu.

conservation [koruma] 1- Doğal kaynakların planlı idaresi, işletilmesi. ® Preservation.

conservation [koruma] 2- Canlı ve cansız ortamın (çevrenin) doğal yapısı bozulmayacak şekilde korunması. ® Preservation.

conservative elements [konservatif elementler] Diğer elementlere göre deniz suyunda oranı değişmeyen elementlere verilen ad.

constituent [bileşen] Bir karışımı oluşturan maddelerden biri.

constrict [daraltma] Tüp, boru, açıklık, delik, ağız vb’nin çapının küçülmesi. Daralma. Örnek; dıştaki sıcaklığın düşmesi sonucu deri altındaki damarların daralması.

consumer [tüketici] Üretileni tüketenler (yiyenler).

consummatory beahviour [tüketme davranışı] Besinin önce ağza alınıp tadının anlaşılmasından sonra ya yutulması ya da geri atılması şeklinde beliren yeme davranışı.

contaminant  [kirletici] ® Pollutant.

continental climate [karasal iklim] Denizsel özellik göstermeyen iklim. Yazları kurak ve sıcak, kışları az yağışlı ve soğuk iklim.

continental drift [kıtasal kayma] Kıta kütlelerinin jeolojik süreçte birbirlerinden ayrılarak kaydığını belirten kuramdır (teoridir).

continental island [kıtasal ada] Ana karaya yakın ve jeolojik olarak kıta ile bağlantılı ada.

continental margin [kıta sınırı] Genellikle sahanlık, eğim ve yükseltiden oluşan ve kıtayı abissal düzlükten ya da derin deniz tabanından ayıran kesim.

continental rise [kıta yükseltisi] Kıta yamacı ve abissal düzlük arasındaki hafif eğimli kesim.

continental shelf [kıta sahanlığı] Sahilden yaklaşık 200 metre derinliğe kadar uzanan alan.

continental slope [kıta yamacı] Kıta sahanlığını izleyen, yüksek eğimli kara kısmı. Genelde 200 metreden 2,000 metreye kadar uzanan, kıtanın 3-60 eğimli (üst kesimde en çok 200 eğimli) kısmına denmektedir.

continuity principle (principle of continuity) [süreklilik prensibi] Şimdiki durum geçmişin anahtarıdır. Bugünkü değişkenleri belirleyen fiziksel ve biyolojik faktörler geçmişte de etkiliydi.

continuous culture [sürekli kültür] Yaşlı balıkların sürekli pazarlandığı ve genç bireylerin ilave edildiği yetiştiricilik ve işletme şekli.

continuous fishing [sürekli balıçılık] Trol torbasına bağlanan pompa ile avlanan balıkların güverteye aktarıldığı, ağın güverteye alınmadığı balıkçılık. Bu avcılık ışık kaynağı ve pompa ile manyetik alan kullanılarak da yapılabilmektedir.

continuous speed [sürekli hız] ® Sustained speed (Sürdürülen hız). 

contour pond [kontur havuzu] Eğimli arazideki balık kültür havuzu.

contra- (prefix) [kontra-] Ters yönde, ters, karşı. Örnek; kontranatant (contranatant)-akıntıya karşı.

contractile [kasılabilir] Kasılma ve büzülme yeteneği olan. Örnek; amiplerdeki göze (hücre) suyu miktarını düzenleyen organel.

contraction [kasılma] Boy, alan ve hacmi küçültme. Örnek; medüzlerin hareket için kasılmaları.

contranatant [kontranatant] Balıkların akıntıya karşı yüzmesi ya da göçüdür. Erin balıkların üreme alanına olan göçü genellikle akıntıya karşıdır yani kontranatanttır.

control rule (decision rule) [kontrol kuralı] Stok durumuna göre yararlanma (sömürme) oranını belirlemedir. Yararlanma (sömürme) stratejisinden beklenen uzun dönemde ortalama avın sürdürülebilir ürüne (MSY) yaklaşmasıdır.

convection [konveksiyon] Genellikle dikine yukarı hareket için kullanılan bir kavramdır. Özelliklerin taşınıp karıştığı sıvı hareketidir. Bu harekette madde içerisindeki enerjide birlikte taşınır. Konveksiyon bir ısıyayım olup kütle hareketiyle ısının aktarılmasıdır.

converge [yaklaşma] Birbirine doğru birleşecek şekilde hareket etme. Örnek; deniz ve okyanus akıntıları.

convergence [konverjans] 1- Açık sularda yoğunluğu yüksek suların dibe batması. Dibe batma olayının oluştuğu hat.

convergence [konverjans] 2- Birbiriyle ilişkili olmayan taksonomik gruplarda benzer karakterlerin evrilmesidir. Buna paralellik de denmektedir. Örnek, balinalar ve balıkların vücut şekilleri ile yüzgece benzeyen yapıları.

convergence [konverjans] 3- Gastrula evresinde embriyonun sırt (dorsal) tarafına göze (hücre) hareketidir.

convergence [konverjans] 4- Yakınsama. Yaklaşma.

conversion efficiency [dönüşme etkinliği] Balık büyümesinin yüzde olarak ölçülmesi. Dönüşme etkinliği = Özgül büyüme oranı/Vücut ağırlığına göre günlük yüzde yem ağırlığı x 100.

convex [dışbükey (konveks)] Bir yüzgecin ortasının uçlardan daha uzun oluşu. İçbükey’in tersi.

cookie [lastik bobin (bobin)] Dip trol ağının kurşun yakasının yıpranmasını önlemek ve tabanı karıştırarak balıkları ağın ağzına doğru (korkutarak) yönlendirmek için oto lastiğinden kesilmiş ve bir zincir ya da halata takılmış değirmi halkalar.

cool-water [serin-su] Sıcaklığı yazın 20-240C olan su kütleleri.

cool-water fish [serin-su balığı] Sıcaklığı 10-210C arasında olan sularda yaşayan balıklar.

Copepoda (copepods) [Kürekayaklılar (kopepodlar)] Eklembacaklılar (Arthropoda) kabilesi, Kabuklular (Crustacea) altkabilesi, çeneden-ayaklı anlamında Maxillopoda sınıfının alt sınıfıdır. Bu alt sınıf Calanoida, Cyclopoida, Gelyelloida, Harpacticoida, Siphonostomatoida, Misophrioida, Monstrilloida, Mormonilloida, Poecilostomatoida, Platycopioida cinslerini ve bu cinslerdeki 14,000 türü kapsar. Kürekayaklılar küçük kabuklular olup deniz ve tatlı-suda bulunurlar. Çoğu planktondur. Daha çoğu ise tabanda yaşar. Bir kısmı bataklık ve nemli-sulu karasal kesimde bulunur. Bir diğer kısım ise asalaktır (parazittir). Plankton olarak yaşayan Kürekayaklılar deniz ekosisteminde balıktan balinaya önemli bir besin kaynağıdırlar. Çoğu bitkisel planktonla beslenir. Beslenme yüzeye yakın kesimde ve genellikle gece olur. Gündüz derine inerler. Boyları küçük, uzun duyargalıdırlar (antenlidirler).

copepods [Kürekayaklılar (kopepodlar)] ®  Copepoda.

coprophagy [koprofaj] Dışkı yiyen. Dışkıyla beslenen.

copulasyon [çiftleşme] İki cinsiyetin eşeysel üremeyi gerçekleştirmek için birleşmesi.

copulation [çiftleşme (kopulasyon)] Dişi ve erkeğin eşeysel birleşmesi.

copulatory bursa [çiftleşme kesesi] Kafadanbacaklılarda yanağa (ağza) ait zarla bütünleşmiş poşet ya da bazı türlerin dişilerindeki manto boşluğu derisinde [vücut çeperinde] yumurtlamaya kadar spermlerin saklandığı kese.

coral reefs [mercan resifleri] Mercanlar denizlerde su yüzeyine kadar uzanan kayalar oluşturur. Kısaca resif ya da mercan resifi olarak adlandırılan bu kayasal yapılar Ekvator’un kuzey ve güneyinde kalan 300’ler arasında yayılırlar. Oksijence zengin, temiz suda 40 m derinliğe kadar bulunurlar. Dayanabildikleri en düşük sıcaklık 200C’dir. Bilinen en meşhur resif Avustralya’daki Great Barrier Reef’tir (Büyük Engel Resifi’dir). ® Reef (Resif).

Corallina elongata (rough coral moss) [?] Sin. Corallina mediterranea. Kırmızı algdir. Pembemsi ya da sarı renklidir. Kayalara sabitlenmiş olup sert (kireçleşmiş) yapılıdır. Çok eksenlidir. Büyüme uçtadır. Üreme trigenetiktir. Boyu çoğunlukla 2-12 cm'dir. Kıyısal kesimde sert katman üzerinde koloni oluşturur. Türkiye'de Orta Ege ve Karadeniz kıyısında yaşar. Elle toplanır, eczacılıkta kullanılır. Türün Corallina officinalis ile karıştırılması mümkündür.

Corallina mediterranea (rough coral moss) [?] ® Corallina elongata.

Coralliophila alaucoides (lamellose  coral-shell) [?]Sin. Coralliophila lamellosa. Cirkalitoralin kayalık, çamurlu tabanında yaygın bulunur. Boyu en çok 2,5 cm'dir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.

Coralliophila babelis (Babel’s latiaxis) [?] ® Latiaxis babelis.  

Coralliophila brevis (short coral-shell) [?] Ender türdür. Boyu en çok 2,3 cm olabilir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.

Coralliophila lamellosa (lamellose  coral-shell) [?] ® Coralliophila alaucoides.

Coralliophila meyendorffi (Meyendorff’s coral-shell) [?] İnfralitoralin üst kısmında çamurlu ve döküntülü tabanda yaygındır. Boyu en çok 3,8 cm olabilir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur.

Coralliophilidae (?) [?] Kabuk küremsidir. sarmal yapı iyi gelişmiştir. Kule basamaklı ve sifonsal kanallıdır. Yontusu güzeldir. Kabuk ağzı kapağı yoktur.

Corallium rubrum (Mediterranean red coral, Sardinia coral; precious coral; red coral) [kırmızı mercan] Gorgonaria takımı Coralliidae ailesi bireyidir. Mercanlar tropik ve alt tropik sularda birkaç bin metre derinliğe kadar yayılmaktadır. Kurtçukların yayılmasında medüz evresi yoktur. İlkel algılama ve koloniyi uyarma sistemleri vardır. Planktonu filtreleyerek beslenir. Poliplerin kabuğu içerisinde (gastro-dermal) bağlantı kanalları bulunur. Gelişmeleri (büyümeleri) yavaştır. Kalker iskeleti oluşturmak çok zaman alır. Corallium cinsindeki 27 türden yalnız 1 tür (C. rubrum) Akdeniz'de yaşar. 10-280 metreler arasında rastlanır. C. rubrum sert dallı koloniler oluşturur. Rengi aslında koyu kırmızı, nadiren pembe ya da beyazdır. Bazı kolonilerinin boyu 20 cm'ye ulaşabilir. Balıkçılık baskısı kolonilerin yitirilmesine yol açmıştır. Kırmızı mercanlar az ışık alan kayaların üzerinde yaşarlar. Doğ Akdeniz'de varlığı tartışmalıdır ancak bir olasılıkla da gerçekten vardır. Mercanlar dalgıç marifetiyle toplanır. Kuyumculukta mücevher üretilir.

corallivore [koralivor] Mercan resifleriyle beslenen. Örnek; Scaridae ailesi (Papağanbalığıgiller).

corallophile [koralofil] Mercan resifi seven. Yalnız mercan resiflerinde yaşayan balıklar. Örnek; Scaridae ailesi (Papağanbalığıgiller).

corals [mercanlar] Knidliler (Cnidaria) kabilesinin Anthozoa sınıfından hayvanlar grubudur. Deniz şakayıkları ve resif oluşturan mercanları içine alır. Mercanların medüz evresi yoktur. Yumurta ve atmıktan planula kurtçukları (larvaları) oluşur ki bu da sert malzemeye yapışır. Tomurcuklanmayla da çoğalabilirler. Denizşakayıkları nemato-sistleri kullanarak balık bile yakalayabilirken resif oluşturan mercanlar plankton avlar. Dinoflagelletlarla ortaklık (sembiyoz) oluşturur. Koloni kurar. Mercanlar  Alcyonaria ve Zoantharia altsınıflarına ayrılır.

corda [sicim (sicimsi, korda)] ® Chorda.

core [karot] Tabandan dikey ve derin örnek almada kullanılan boru şeklindeki alet.

Coriolis [Gaspard Gustave de Coriolis] ® Gaspard Gustave de Coriolis.

coriolis effect [Koriolis etkisi] Dünyanın ekseni etrafında dönmesi sonucunda oluşan ve birim kütleye etki eden saptırıcı güçtür. Sapma kuzey yarımkürede hareket yönünün sağına, güney yarımkürede ise soluna doğrudur. 

Coriolis force [Koriolis kuvveti] Hareket halindeki rüzgârın ya da suyun dünyanın dönmesi nedeniyle yönünü değiştirmesine denir. Bu dünyanın dönmesinin bir sonucudur. ® Coriolis effect (Koriolis etkisi).

Coris julis (Mediterranean rainbow wrasse) [güneş balığı, yunker balığı, gün balığı, gelin balığı] Balıkçılığı önemsizdir. En çok TL=35 cm olabilir. 0-120 m derinliklerde, kıyısal kuşakta bulunur. Çoğunlukla tek bazen gruplar halinde kayalığa yakın yüzerler. Gece ve korku anında kuma gömülür. Protogirdir yani önce dişidir sonra erkek olur. 18 cm’den büyük bireylerin hepsi erkektir. Yumurtaları yüzücüdür (pelajiktir).

cork [mantar] Çoğunlukla av araçları ya da av aracının bir kısmının yukarıya kaldırılması için kullanılan yüzdürücüleri (mantar, ağaç, plastik küre vb) ima etmek için kullanılmaktadır.

corkline (float line, float rope, top line, head line) [mantar yaka] Ağların üst kısmının yüzeye doğru çekilmesi ya da çuval tipli ağlarda ağın ağız kısmının dikey açılması için kullanılan ve üzerine yüzdürücülerin bağlanmış olduğu halatın bulunduğu üst kısım.

corkwing wrasse [çırçır balığı, ot balığı] ® Symphodus melops.

cormophyta [kormofita] Eski bir tanımlama olup yaprakları, sapları ve kökleri olan bitkiler bütününü kapsar (tallofita ile karşılaştırınız).

cormorant [karabatak] Perde ayaklı, sivri gagalı, uzunca boyunlu ve balıkla beslenen bir deniz kuşu (Phalacrocorax carbo). ® Cormorant fishing (Kormoran balıkçılığı).

cormorant fishing [karabatak (kormoran) balıkçılığı] Bir deniz kuşu olan karabatağın boynuna avladığı büyük balıkları yutamaması için bir halka takılmaktadır. Suya dalarak balığı avlayan kuş, yutamadığı balığı sahibinin bulunduğu kayığa getirmektedir. Çin ve Japonya’da kullanılan bu yöntem ile bir kuş saatte 150 balık avlayabilmektedir. ® Otter fishing (Su samuru balıkçılığı).

cornea [saydam tabaka (kornea)] Gözü öreten dış tabakanın saydam olan ön kısmı. Işığın retinaya düşmesine izin veren ışık geçirgen tabaka.

corneous wedge clam [?] ® Donacilla cornea.

cornetfishes [Hortumağızlıgiller] ® Fistulariidae.

cornish blackfish [?] ® Schedophilus medusophagus.

cornish duck (European pilchard) [sardalya] ® Sardina pilchardus.

cornish sucker [ördek balığı] ® Lepadogaster purpurea.

corona (crown) [taç].

corpus (body) [gövde] Canlı ya da cansız gövde.

corral reef [mercan resifi (koral resifi)].

correlation [bağıntı (korelasyon)] Değişkenlerin birbiri ile bağlantısı.

corrosion [korozyon (aşınma, paslanma)] Bir maddede zamanla ve ya da kimyasal etkiyle oluşan yıpranma. Metal aksamın paslanması.

Corsican moss [?] ® Alsidium helminthochorton.

corum (cürüm) [?] Kalabalık anlamındandır ve İstanbul ve İzmit’te uskumruların karaya vurmasına verilen addır. Terim aynı zamanda balık sürüsü karşılığı olarak da kullanılmaktadır.

Coryphaena hippurus (common dolphinfish) [yaldızlıuskumruazmanı balığı, lambuga, lampuka] Okyanus-göçer (okyanodrom) ve yüzücü (pelajik) bir balıktır. TL=210 cm ve 40 kg ağırlıkta olabilir. Balıkçılığı önemlidir. Sürü oluşturur. Açıkta yumurtlar. Suda yüzen malzemeye cezp olur.

Coryphaenidae (dolphinfishes) [Lambugagiller, Yaldızlı-uskumru-azmanıgiller] Işınlı-yüzgeçliler (Actinopterygii) sınıfı, Perciformes takımı, Coryphaenidae ailesi, Coryphaena cinsinde 2 türü yer almaktadır. Uzun ve basık balıklardır. Yetişkin erkeklerde alın kemiği gelişmiş çıkıntılıdır. Ağız iridir, dişler incedir. Neredeyse kuyruğa dek uzayan sırt ve dışkıl (anal) yüzgeçleri  uzundur. Göğüs yüzgeçleri orak şeklindedir. Kuyruk yüzgeci derin çatallıdır. Yanal çizgi göğüs yüzgeci üstünde belirgin bir eğriliğe sahiptir. Canlıyken sırt parlak metalik mavi-yeşildir. Ölümden sonra hızla gri-yeşil renge dönüşür. Böğürler gümüşi, nokta şeklinde siyah lekelidir. Akdeniz’de iki türüne de rastlanır. Açıklarda üstte yüzücüdürler (epipelajiktir). Kıyıya tesadüfen yaklaşırlar. Suda yüzen kalıntıların altında küçük gruplar halinde toplanırlar. Üreme açık denizde gerçekleşir. Yumurta ve larvalar yüzücüdür. Özellikle balıklarla aynı zamanda kabuklular ve kalamarlarla beslenirler.

Coryphoblennius galerita (Montagu's blenny) [horozbina] Tabansaldır (demersaldır). TL=8 cm olabilir. Balıkçılığı yoktur. Dalga etkisi altındaki kayalık kıyıda yaşar. Su dışında kayaların altında ve arasında hava soluyarak kalabilir. Yumurtaları yapışkan ve tabansaldır.

cosmoid scale [kosmoid pul] Dört tabakadan oluşan bu pullar günümüzde yaşayan balıklardan yalnız Latimeria’da bulunur. 

cosmopolitan [kozmopolit] Genellikle kuzey ve güney kutup bölgeleri hariç bütün kara, deniz ve okyanuslarda bulunan.

cosmopolitan species [kozmopolit tür] Belirli bir yaşam alanda (habitat) örneğin deniz ve okyanuslarda küresel ölçekte yayılmış tür.

costulation(s), cote(s) [kaburga(lar), kenar(lar)] Karındanbacaklılarda kabuk yontusunda uzamış kabartmalar.

Cottidae (cottids) [Dereiskorpitigiller]  Actinopterygii sınıfı, Scorpaeniformes takımı, Cottoidei alttakımı, Cottoidea üstailesi, Cottidae ailesi 70 cinste yaklaşık 300 türü barındırmaktadır. Çoğunluğu denizel olmak üzere tabansal balıklardır. Tatlı-suda yaşayan türleri birkaç tanedir. Bir tür acı-suda yaşar. Sığ kıyısal kuzeyli ve kuzey kutupsal sularda da bulunurlar. Tür çeşitliliği Büyük Okyanus’un kuzey kesimlerinde yüksektir. Boyları küçük balıklardır (10-72 cm). Akdeniz’de bir türü yaşar. Sert ve yumuşak ışınlı iki sırt yüzgeci ayrıdır. Koyu renklidirler. Dikey şeritli olabilirler.  Yüzgeçler genelde koyu renkli lekelidir. Küçük tabancıl (bentik) kabuklularla, çok-kıllılarla yumuşakçalarla, yılan-yıldızlarıyla ve küçük balıklarla beslenirler.

cottids [Dereiskorpitigiller] ® Cottidae.

cotton spinner [?] ® Holothuria tubulosa.

cotyle [kotil] Fincan gibi yuvarlak çukur anlamında.

counter- [kontra] Aksi, tersine.

countershading [karşıt gölgeli] Su kolonunda bir balığın üstten bakıldığında taban gibi koyu, alttan bakıldığında açık gökyüzü, yandan bakıldığında ise yayılmış ışık şeklinde yırtıcıyı yanıltıcı görüntü vermesi. 

country fishery [ülke balıkçılığı] Bir ülkenin bütün balıkçılığı. O ülkede yaşayan grupların yerel durumunu kısaca belirtmek için kullandıkları anlatım şekli.

course [erim] Yer ve zamanda alınan yol.

courses [yönler] Denizcilikte 4 ana yön ile bunların arasındaki yönler şunlardır:

Batı

[west]

Günbatısı.

Doğu

[east]

Gündoğusu.

Güney

[south]

Kıble.

Kuzey

[north]

Yıldız.

Güneydoğu

[south-east]

Keşişleme.

Güneybatı

[south-west]

Lodos.

Kuzeydoğu

[north-east]

Poyraz.

Kuzeybatı

[north-west]

Karayel.

Batı-güneybatı

[west-southwest]

Günbatısı-lodos.

Batı-kuzeybatı

[west-northwest]

Günbatısı-karayel.

Doğu-güneydoğu

[east-southeast]

Gündoğusu-keşişleme.

Doğu-kuzeydoğu

[east-northeast]

Gündoğusu-poyraz.

Güney-güneybatı

[south-southwest]

Kıble-lodos.

Güney-güneydoğu

[south southeast]

Kıble-keşişleme.

Kuzey-kuzeydoğu

[north-northeast]

Yıldız-poyraz.

Kuzey-kuzeybatı

[north-northwest]

Yıldız-karayel.

cover [örtü] Balığa sığınma (korunma) alanı oluşturmak için suya konulan doğal (yaban otu, taş, kaya, ağaç kökü vb) malzeme.

cover net (trow net, cast-net) [serpme] ® Throw net.

cover pot (ground basket, plunge basket) [sepet] ® Basket.

covering (lid) [operkulum] ® Operculum.

cow sharks [Altıyarıklıgiller] ® Hexanchidae.

Cownose rays [İnekburunlu-vatozgiller] ® Rhinopteridae.

coxa [kalça, koksa] Böcek bacağının ekli olduğu kalça. 

CPOM (abbrev) (Coarse Particulate Organic Matter) [Büyük parçacıklı organik madde].

CPUE (abbrev) [birim av] ® Catch per unit of effort.

CPY (abbrev) [güncel potansiyel ürün] ® Current Potential Yield.

crabs (lobsters, crayfish, shrimps, prawns) [Onayaklılar] ® Decapoda.

Crangon crangon (common shrimp) [çalı-karidesi, teke] Sin. Crangon vulgaris. Kabuklular (Crustacea) altkabilesi, Onayaklı (Decapoda) takımı Crangonidae ailesinde Crangon cinsi bir türdür. İskandinavya’dan Akdeniz sular sistemine kadar yayılmış olup ticari balıkçılığı önemli küçük boylu bir karidestir. Erinleri 3-5 cm boya ulaşır. Kumsu esmer renkte olup bulunduğu bölgeye göre farklı renkte olabilir. Sığ suda ve acı-suda bulunur. Kumlu çamurlu tabanda demersaldir. 0 - 20 m derinliklerde yayılır.  Gece beslenir. Gündüz tabana gömülür, yalnız antenleri dışarıda kalır. Türkiye'nin tüm kıyılarında bulunur. Bazı Akdeniz ülkelerinde avcılığı vardır. Olta yemi olarak kullanılır.

Crangon vulgaris (common shrimp) [çalı-karidesi, teke] ® Crangon crangon.

crangonid shrimps [?] ® Crangonidae.

Crangonidae (crangonid shrimps) [?] Silindir şekilli küçük karideslerdir. Yürüme bacaklarının (pereiopod) ilk çifti birbirine eşittir, izleyen bacaklardan güçlüdür ve kuvvetli yalancı kıskaç (subchela) taşır. Rengi gri-esmer, yeşilimsi ya da kırmızımsı esmer ya da tekdüzedir. Sığ sularda kumlu çamurlu taban üstünde yaşarlar. Bazı türleri 500 m'ye biraz fazlasına inebilir. Akdeniz sular sisteminde 11 türü yaşamakta olup bunlardan ancak üçü balıkçılığın ilgi alanına girer.

crayfish (broad-fingered crayfish, Galician crayfish) [kerevit] ® Astacus leptodactylus.

creel census [kesişen inceleme] ® Intercept survey.

Crenidens crenidens (karenteen seabream) [?] Tabansal (demersal) balık olup TL=30 cm boya ulaşabilir. Balıkçılığı vardır. Sığ kıyısal sularda avlanır. Çamurlu sakin suları tercih eder. 

crenobiont [krenebiyont] Pınar ve pınar suyunun oluşturduğu suda (derede) bulunan organizmalar.

Crepidula gibbosa (slipper limpet crepidula) [?] Sin. Crepidula moulinsi. İnfralitoral ve cirkalitoral katlarda diğer boş kabuklar üzeride yaygın türdür. Boyu   en çok 3,5 cm, yüksekliği ise 0,6 cm kadardır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. 

Crepidula moulinsi (slipper limpet crepidula) [?] ® Crepidula gibbosa.

Crepidula unguiformis (nail-shaped crepidule) [?] İnfralitoral ve cirkalitoral katlarda diğer boş kabuklar üzeride yaygın türdür. Boyu en çok 2,7 cm, yüksekliği 0,4 cm kadardır. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında bulunur. 

crested murex [?] ® Hadriania craticuloides.

crested oarfish [tepeli kağıt balığı] ® Lophotus lacepede.

Crestfishes [Tepeli-kâğıtbalığıgiller] ® Lophotidae.

crevalle jack [kral balığı] ® Caranx hippos.

crew (seaman) [tayfa] ® Sailor.

Crinoidea (feather stars, sea lilies) [Deniz laleleri] Echinodermata - Derisidikenliler kabilesi, Crinoidea sınıfında yer alan Articulata takımdaki deniz laleleri ailesi ve cinslerini kapsar. Aile bireyleri sığ sudan 6,000 metre derinliğe kadar yaşayabil-mektedirler. Üstte bir ağız ve etrafında beslenme kolları önemli özellikleridir. U şeklinde mide-sindirim sistemi ağız yakınında son bulur. Çoğu bir gövdeyle tabana yapışık yaşar. Bir kısmı yalnız erken evrelerde yapışık kalır fakat erinleşince suda yüzer. Saplı bireylerin saate 140 m hızla hareket ettiği son yıllarda belirlenmiştir. Filtreleyerek beslenirler.

crisp chaetomorpha [?] ® Chaetomorpha capillaris.

crisp phyllomorpha [?] ® Phyllophora nervosa.

criteria [ölçütler] Dayanak alınan kararlar ya da kurallar (standartlar).

critical age [kritik yaş] Anlık doğal ölüm oranının, ağırlık cinsinden anlık büyüme oranına eşit olduğu anda, bir yıllıktaki balıkların ortalama yaşıdır. Bu yaşta yaş sınıfının biyokitlesi en yüksek düzeydedir.

critical areas [kritik alanlar] Çevresel yönden hassas ya da tehlikeli alanlar. 

critical dependation level [kritik bağımlılık düzeyi] Bu düzeyin altında stok ya da popülasyonun, ürün alınmasa (avlanmasa) bile kendisini ayakta tutamayacağı sınırdır.

critical flow [kritik debi] Balık ölümlerinden sakınmak için gerekli olan en az akı.

critical habitat [kritik yaşam-alan, kritik habitat] Balığın yaşam döngüsü için çok önemli olan yumurtlama alanı, beslenme alanı gibi yaşam-alanlar.

critical period [kritik dönem] Balıkların kurtçuk (larva) evresinde besin kesesinin tüketildiği ve açlıktan kaynaklanan ölümlerin yüksek olduğu evre.

critical size [kritik büyüklük] Anlık doğal ölüm oranının, ağırlık cinsinden anlık büyüme oranına eşit olduğu anda, bir yıllıktaki balıkların ortalama büyüklüğüdür. Optimum büyüklük olarak da anılır.

critical stock [kritik stok] Ürün almaya devam edilmesi halinde kalıcı zarar görecek ya da halihazırda görmüş olan, verim (ürün) düzeyi çok düşmüş balık stoğu.

critically endangered [kritik tehlikede] Doğada, soyu yakın gelecekte yüksek derecede tükenme tehdidi altında olan tür(ler).

croakers (drums, hardheads) [Gölgebalığıgiller] ® Sciaenidae.

crossing over [çaprazlama] Eş kromozomların mayoz bölünmede genlerin bir kısmını değiş-tokuş etmek üzere çapraz duruma gelmesi.

Crossopterygii (lobe-finned fish) [Saçakyüzgeçliler] Sarcopterygii sınıfı altında yer alan akciğerli balıklar (Dipnoi), kolakant (Coelacanth) ile dörtayak (Tetrapod) canlıları kapsar. Kemikli balıklar olup karasal omurgalıların ataları olarak kabul edilmektedirler. Türlerinin hemen hepsi taşlaşmıştır (fosildir). Devon çağından bu yana yaşayanları vardır. Bilinen en yaygın örneği Latimeria chalumnae’dir. Yüzgeçleri yuvarlak ve çifttir. Sınıflandırmaları kesin değildir. Nisan 2006’da gazetelerde de yer alan ve yeni bulunan Tiktaalik roseae‘de bu grupta yer almaktadır.

crozier weed [?] ® Hypnea musciformis.

crucial habitat [önemli yaşam-alan] Yılın belirli mevsiminde (örneğin üreme döneminde) balık popülasyonlarının yaşayabilmelerinin temelini oluşturan alandır.

cruciformis muscle [haç şekilli kas] Haç şeklideki kas 2 küçük iz oluşturur. İzler her 2 kabukta manto sinüsü altında olup bazı midyelerde (Tellinidae) sifonları çekme uzatma hizmeti görür.   

crude [ham] Saf olmayan, bulaşık kimyasal madde. Örnek; petrol.

cruising [seyir] Denizcilikte bir yerden diğerine gitme.

cruising speed [gezme hızı] Balıkların gerginlik duymadan ve yorulmadan yüzmelerini devam ettirdikleri hızdır.

cruising speed [seyir hızı] Geminin normal seyir koşullarında yaptığı hız.

Crustacea [Kabuklular] Eklembacaklılar (Arthropoda) kabilesinin altkabilesidir. Altkabilenin genelde Branchiopoda, Remipedia, Cephalocarida, Maxillopoda, Ostracoda ve Malacostraca olmak üzere altı sınıftan oluştuğu kabul edilir. Mystacocarida ve Branchiura bazen ayrı bir sınıf olarak alınır. Kabuklular 55 bin tür ile Eklembacaklılar’ın tür sayısı yüksek gruplarından biridir. İstakozlar, yengeçler, karidesler bu gruptan canlılardır. Çoğu suculdur. Tatlı-su, deniz ve karada yaşayanları da vardır. Çoğunluk hareketlidir. Bir kısmı asalaktır (parazittir). Vücutları, kafa, göğüs daha doğrusu kafa-göğüs (sefalotoraks-cephalothorax) ve karın kısmına ayrılır. Kafada iki anten ve bileşik-göz bulunur. Göğüs ve karın diğerlerinin yanında solungaç uzantısı taşır. Kabuk dış iskelet görevini yapar. Canlı büyüdükçe dış iskelet yenilenir. Gelişme evrelerinde başkalaşma (metamorfoz) ve nauplius adı verilen kurtçuk (larva) evresi söz konusudur. Birkaçı erselik (hermafrodit) olmakla birlikte çoğunluk çift eşeylidir (çift cinsiyetlidir).

crusty codium [?] ® Codium coralloides.

cryal zone [buzul kuşağı] Buzulların bulunduğu kesimdeki akarsu ya da nehir kısmı.

cryptic biomass [gizli biyokitle] Stoğun, balıkçılığın ulaşamadığı parçası.

cryptic species (sibling species) [gizli tür(ler)] Çoğalma yönünden izole fakat yapısal özellikleri açısından birbirinden ayırt edilemeyen geçerli türler.

CTD (abbrev) (Conductivity Temperature Depth) [CTD] İletkenlik, sıcaklık ve derinlik ve bunları ölçen cihaz.

ctenoid (comblike, pectinate) [taraksı (ktenoid)]